gebe
  1. ESDE

    ESDE Hamiş Melek

    Kayıt:
    9 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    710
    Beğenilen Mesajlar:
    204
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    FRANSA

    Utangaçlık hayat boyu değişmeyen bir karakter mi ?

    Konu, 'Kişisel Gelişim' kısmında ESDE tarafından paylaşıldı.

    utangaclik, utanc, hayat, degismeyen, karakter konularini incelemektesiniz
    Merhaba Melekler,

    Yapılan bilimsel çalışmalar öyle gösteriyor ki herhangi bir kişinin yeniliklerden kaçınması ya da onlarla başa çıkabilmeyi başarması çocukluğundaki beyin fizyolojisi ve kimyasıyla yakın ilişki içinde bulunuyor...

    [​IMG]


    Tanımadıkları fotoğraflar gösterildiğinde çocukluğunda utangaç olan yetişkinlerin amigdala adı verilen beyin bölgelerindeki etkinleşme diğer bireylere göre daha yüksek oluyor. Küçüklüğünde daha sosyal olan yetişkinlerinse bu beyin bölgelerindeki etkinlik daha düşük oluyor.

    Bilim insanları uzun yılladır kişilerin mizaçlarındaki bu farklılıkların nedenlerine dair açıklamalar bulmaya çalışıyor. Huy ya da mizacın en önemli öğelerinden biri sayılan yeniliklere karşı nasıl tepkilerin verildiğiyse bahsettiğimiz çalışmanın odak noktası olmuş. Çekingen çocuklar yeni kişiler ya da durumlar karşısında ürkek davranıyorken, sosyal çocuklar onlara yaklaşmaktan çekinmiyor.
    Harvard Tıp Okulu'ndan Carl Schwartz huy olarak çocukluk dönemiyle yetişkinlik dönemi arasında bir bağlantı olduğunun altını çiziyor. Bireyler arası huy farklılıklarının altında yatan nedenlerden biri olaraksa amigdala faaliyetlerindeki farklılıkları öne sürüyor.
    Harvard Üniversitesi'nde Jerome Kagan tarafından yapılan çalışmada 2 yaşlarında bir grup çocuk çekingen ve sosyal olmak 2 alt gruba ayrılıyor. Araştırmacılar 11 yıl sonra aynı çocukların 13 yaşlarındaki davranışlarını gözlemliyorlar. 9 yıllık bir aradan sonraysa 21 yaşlarındaki beyin MR'ları çıkarılıyor. Araştırmacılar çocukların küçüklüklerindeki huylarının 21 yaşında da halen gözlemlendiğini ve bu bulguların beyin görüntüleme teknikleriyle de desteklendiğini öne sürüyorlar. Ancak halen alanda daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu da belirtiyorlar.
    Küçüklüğünde çekingen olan çocukların sosyal kaygı bozukluğu geliştirebileceğine yönelik bir takım araştırmalar bulunuyor. Schwartz, çocuklukta deneyimlenen bu hastalığın yetişkinliğe dair bir depresyon işareti olabileceğine işaret ediyor. Sosyal kaygı bozukluğu yetişkinlerde SSRI adı verilen bir takım ilaçlar ve davranışçı terapiyle tedavi edilebiliyorken, çocuklardaki tedavi için hangi yöntemin izlenmesi gerektiği ne yazık ki çok da net değil.
    Sonuç olarak yapılan bu çalışmayla araştırmacılar amigdala etkinliğinde saptanacak farklılıkların erken dönemde fark edilip geleceğe yönelik önlemler alınabileceğini öne sürüyorlar. Son olarak belirttikleriyse her çekingenliğin sosyal kaygı bozukluğu ya da depresyona yol açmayacağı. Çünkü mizaçlarımız patolojik kategoriler değil.
    Türk Bilim Küçüklüğünde daha sosyal olan yetişkinlerinse bu beyin bölgelerindeki etkinlik daha düşük oluyor.
    Bilim insanları uzun yılladır kişilerin mizaçlarındaki bu farklılıkların nedenlerine dair açıklamalar bulmaya çalışıyor. Huy ya da mizacın en önemli öğelerinden biri sayılan yeniliklere karşı nasıl tepkilerin verildiğiyse bahsettiğimiz çalışmanın odak noktası olmuş. Çekingen çocuklar yeni kişiler ya da durumlar karşısında ürkek davranıyorken, sosyal çocuklar onlara yaklaşmaktan çekinmiyor.
    Harvard Tıp Okulu'ndan Carl Schwartz huy olarak çocukluk dönemiyle yetişkinlik dönemi arasında bir bağlantı olduğunun altını çiziyor. Bireyler arası huy farklılıklarının altında yatan nedenlerden biri olaraksa amigdala faaliyetlerindeki farklılıkları öne sürüyor.
    Harvard Üniversitesi'nde Jerome Kagan tarafından yapılan çalışmada 2 yaşlarında bir grup çocuk çekingen ve sosyal olmak 2 alt gruba ayrılıyor. Araştırmacılar 11 yıl sonra aynı çocukların 13 yaşlarındaki davranışlarını gözlemliyorlar. 9 yıllık bir aradan sonraysa 21 yaşlarındaki beyin MR'ları çıkarılıyor. Araştırmacılar çocukların küçüklüklerindeki huylarının 21 yaşında da halen gözlemlendiğini ve bu bulguların beyin görüntüleme teknikleriyle de desteklendiğini öne sürüyorlar. Ancak halen alanda daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu da belirtiyorlar.
    Küçüklüğünde çekingen olan çocukların sosyal kaygı bozukluğu geliştirebileceğine yönelik bir takım araştırmalar bulunuyor. Schwartz, çocuklukta deneyimlenen bu hastalığın yetişkinliğe dair bir depresyon işareti olabileceğine işaret ediyor. Sosyal kaygı bozukluğu yetişkinlerde SSRI adı verilen bir takım ilaçlar ve davranışçı terapiyle tedavi edilebiliyorken, çocuklardaki tedavi için hangi yöntemin izlenmesi gerektiği ne yazık ki çok da net değil.
    Sonuç olarak yapılan bu çalışmayla araştırmacılar amigdala etkinliğinde saptanacak farklılıkların erken dönemde fark edilip geleceğe yönelik önlemler alınabileceğini öne sürüyorlar. Son olarak belirttikleriyse her çekingenliğin sosyal kaygı bozukluğu ya da depresyona yol açmayacağı. Çünkü mizaçlarımız patolojik kategoriler değil.




    kaynak: Türk Bilim


     
Utangaçlık hayat boyu değişmeyen bir karakter mi ? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bir Ömür Boyu Mutluluk

    Bir Ömür Boyu Mutluluk

    ömür boyu mutluluk bir ömür boyu mutluluklar Eşinizi seçerken fiziksel görünüş ve çekiciliğinden çok ruhsal ve kişilik sağlığıyla değerlendirmeye çalışın. Nişanlılık sürenizi 1 yıldan az tutmayın. Evliliğe seçeceğiniz adayların olayları yargılayış ve değerlendirme kriterlerinin size uyup uymadığını tartın. Şu an için kişiliklerimiz farklı ama ileride belki...
  2. Aşı ömür boyu hayat kurtarıyor

    Aşı ömür boyu hayat kurtarıyor

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Ünal çocukluk çağı aşılarının büyük önem taşıdığını, ancak hastalıklardan korunmada yetişkin aşılamasının da gerekli olduğunu söyledi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadriye Yurdakök de aşıların aşı takvimine uygun ve zamanında yaptırılmasının büyük önem...
  3. Hayat boyu zayıflık formülü

    Hayat boyu zayıflık formülü

    Bildiğiniz tüm diyet recetelerini çöpe atın. Bu formülde hayat boyu ince kalmanın püf noktaları var. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bilinen tüm diyet reçetelerini çöpe atıyor. Ünlü diyetisyen, "Total yaşam, total diyet" kavramı ile herkesi tanıştırmaya hazırlanıyor. Total diyet, hayat tarzı demek. Bu kilo verme yöntemi için düzenli uyku ve stresten uzak durmak şart. Tek besin...
  4. Polisan'dan yepyeni bir boya

    Polisan'dan yepyeni bir boya

    İç cehpe boyası Polisan Rush & Brush iç cehpe boyası Polisan yepyeni bir boya ile piyasaya girdi. Ürün raflarda yerini aldı bile. Adı Rush & Brush. Peki özelliği ne bu boyanın? Bu boyanın en büyük özelliği kullanıma hazır olması. Bu özelliği ile Rush & Brush Türkiye'nin tek kullanıma hazır dış cehpe boyası ünvanına sahip. bu boyanın diğer bir önemli özelliği ise yüksek ölçüde...

Sayfayı Paylaş