gebe
  1. gülfem_MG

    gülfem_MG Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2011
    Mesajlar:
    221
    Beğenilen Mesajlar:
    105
    Ödül Puanları:
    43

    Uyku: Beyni Yeniliyor...

    Konu, 'Magazin' kısmında gülfem_MG tarafından paylaşıldı.

    uyku.jpg Melatonin Hormonu Gece Karanlıkta Salgılanıyor [TABLE="align: right"]
    [TR]
    [TD][​IMG][/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]
    Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Başkanı Doç.Dr. Ergun Çetinkaya, çocukları büyüten büyüme hormonunun gece uyurken daha fazla salgılandığını belirtti. Çetinkaya: "Büyüme hormonunu arttırıcı özelliği olan melatonin hormonunun salınımını engellememek için çocuklarımızın yatak odalarında gece lambalarını yakmamamız ve karanlıkta uyumalarını sağlamamız daha doğru olur"dedi.
    Melatonin'in hücreleri yenileyici, bağışıklık sistemini düzenleyici, vücudun biyolojik ritmini ayarlayıcı, anti-oksidan ve yaşlanmayı geciktirici özellikleriyle her derde deva hormon olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Çetinkaya, bu hormonun gece salgılandığı için ‘Karanlıklar hormonu' olarak bilindiğini söyledi. Özellikle büyümeyi artırıcı ve ergenliği başlatıcı özelliklere sahip melatoninle ilgili olarak açıklama yapan Özel Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Başkanı Doç.Dr. Ergun Çetinkaya, “Işığı sevmeyen, ışıkla karşılaştığında engellenen melatonin için yatak odalarımızdan, özellikle çocuklarımızın uyuduğu odalardan gece lambalarını kaldırmamız gerekiyor” dedi. Melatoninin sağlıklı yaşam için çok önemlidir. Bu hormonun üretimi ve salınımı karanlık ile başlar, aydınlık ile sona erer. 23.00- 05.00 saatleri arasında salgılanan melatonin 02.00-04.00 arasında en yüksek değerlerine ulaşır. Aydınlık döneminin uzaması veya aniden ışığa çıkılması melatonin üretimini durdurur.”
    Doç.Dr. Çetinkaya, “Özellikle görme engelli kişilerde kanser olma riskinin diğer kişilere oranla çok daha az olmasının sebebini görme engellilerde melatonin hormonunun fazla olmasıdır” diye konuştu.
    Doç. Dr. Çetinkaya, melatonin hormonunun yeterince salgılanmadığı durumlarda vücut direncinin düştüğünü, hücrelerin yeterince yenilenemeyeceğini bildirirken, “Vücudumuzun biyolojik saati korunup, ritmi ayarlanamaz ve ‘jetlag' diye tanımlanan, genellikle uzun süreli uçak yolculuklarından sonra görülen klinik bulgular ortaya çıkar. Bunlar; uykusuzluk, yorgunluk hissi, iştahsızlık, hazımsızlık, zihinsel ve fiziksel performans kaybı, reaksiyon zamanında uzama, hafızada azalma gibi bulgulardır” dedi.
    Geceleri her yerin ışıl ışıl aydınlık olmasının yaşamımızı aslında olumsuz etkilediğini belirten Doç.Dr. Çetinkaya, “Bu farkında olmadan insan hayatında melatonin hormonunun azalması anlamına geliyor. Işıklı ortamlar bu hormonu azaltırken aynı şekilde depresyon da melatonin hormonunu olumsuz etkiliyor. Bu nedenle depresyon tedavisinde kullanılan birçok ilaç melatonin seviyesini arttırarak etki eder” dedi.
    Doç.Dr. Ergun Çetinkaya, karanlıkta uyumak gerektiğini gerekiyorsa solgun ve kırmızı ışığın tercih edilebileceğini anlatırken “Televizyon karşısında uyuklamamalıyız. Düzenli ve yeterli uyumalıyız. Mümkünse gece çalışmalarını gündüze kaydırmalıyız. Stres, üzüntü ve öfkeden uzak durmalıyız. Alkol, sigara, kahve, fazla çay tüketmemeli, uykudan önce egzersiz yapmamalıyız” diye konuştu.
    Melatonin için vişne, lahana, badem, fındık, yer fıstığı, kızılcık, papatya çayı, anason-rezene çayı, soya fasulyesi, ton balığı yememiz gerektiğini belirten Çetinkaya, bu gıdaların akşam saatlerinde alınmasının daha faydalı olduğunu söyledi. Çetinkaya, “Melatonin ilaç olarak alınabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Melatonin ilaç olarak özellikle jetlag için kullanılmaktadır. Bilinçsiz ve düzensiz kullanımı hiçbir şekilde tavsiye edilmez. Nedeni sadece geceleri yükselen bir hormon olması nedeniyle yüksek olmaması gereken gündüz saatlerinde kan düzeyini yükseltecek şekilde ilaç alımının yarar yerine zarar vermesidir. Dolayısıyla doğal yollarla vücudun kendi salgısını arttıracak davranış kalıplarına geçilmesi daha uygun olur.”
    milliyet, 26/01/2011
    [h=1]Problem Çözmenin bir Yoluda Uyku[/h] Yapılan bir araştırmaya göre, uykunun, problem çözmede en iyi yol olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, bir sorundan kendinizi birkaç dakikalığına uzaklaştırmak veya hatta sorunu ertesi güne dek bir kenara bırakmanın beynin ideal çözümü bulmasına yardımcı olduğunu keşfetti. Psikolog Maarteen Bos, deney sonuçlarının bir sorunu unutmanın, bilhassa karmaşık meselelerde, genelde en iyi çözümü sağladığını kanıtladığını söyledi.
    akşam, 02/11/2010

    Uyku: Beynin Yenilenme Süreci
    VKV Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi Bölüm Şefi Dr. Sabri Derman, "Yeni bir bilim dalı olan 'Somnoloji', yani Uyku Sağlığı Bilimi, uykuyu sadece dinlenme süreci değil, beynin yenilenme süreci olarak da tanımlıyor" dedi.

    Uykunun, aslında tıbbın tam da çözemedi, beynin keşfedilememiş gizemli bir alanı olduğunu da vurgulayandı.

    Hemen hemen bütün canlılar belirli bir süre çalışıyor, belirli bir süre dinleniyor. Canlılar geliştikçe, beyinde uyku ve uyanıklık döngüleri, gündüz veya gece o canlının aktif olmasına göre değişiyor. Kertenkeleler düzeyinin üstündeki bütün hayvanların uykusunda rüya gördüğü bir dönem var, REM uykusu denen bir uyku süreci. Uykuda vücut tamamen felç olmuş duruma geçerken, bütün kaslar gevşek ama sadece beyin oldukça aktif işliyor. Eskiden uyku pasif bir eylem zannediliyordu.

    Canlıların yaşamında en önemli üç olgu; su içmek, yemek yemek ve uyumaktır. [​IMG]

    Uykuda neler olur:
    Uykunun kalite, süre, zamanlama olarak bozulmasının ne gibi bir maliyeti olduğunu genel olarak bilinmiyor.

    Ancak, uyku sanıldığı gibi sadece dinlenme demek değildir. Uyku beyin için şart olan bir süreçtir. Bütün canlıların uyku sürecinde kendini yenilemesi, beynin işlevlerini düzenlemesi, bellekle ilgili çalışmaları yapması, gün içinde gelen bilgileri değerlendirip çeşitli şekilde belleğe atması, o bellekten lüzumsuz ayrıntıların çıkartılması, beynin değişik yerlerindeki bilgilerin birbirleriyle ilintilendirilmesi, alınan bilgilerin günlük hayat için önem sırasının belirlenmesi, kısa süreli bellek uzun süreli bellek arasındaki geçişlerin yapılması açısından uyku olmazsa olmazdır.

    Uyurken çekilen EEG'ye ya da fonksiyonel MR'a bakıldığında özellikle rüya görürken beynin kan akımının, uyanıkken olduğundan daha fazla ve metabolizmasının daha yüksek olduğunu da belirten Dr. Derman, "Yani biz uyurken beynimiz harıl harıl çalışıyor" dedi.

    Herkesin beyni 8 saat uykuya ihtiyaç duymayabilir. 4-5 saat de yeterli gelebiliyor ve kişi 3 saat yatakta anlamsız bir şekilde dönüp durur. Bir insanın uyuması için gerekli zaman; 'ertesi gün kendisini dinlenmiş, dinç, keyifli ve mutlu hissettiği süre' olarak tanımlanıyor.

    Bazen kişiler saatlerce ya da günlerce uyumak isterler. Birikmiş yorgunluğunu ödemeye çalıştığında böyle olur. Uykuyu kredi kartı hesabına benzetirsek; siz biyolojik ihtiyacınızdan daha az uyursanız uyku kredi kartı hesabınızdan para çekmiş oluyorsunuz. Bu kart sonunda size ekstrenizi gönderiyor. Sizin borcunuz var ve bu dekontu ödemek zorundasınız. Bazen bu ödeme; kalp krizi şeklinde de olabiliyor, gün içinde keyifsizlik, unutkanlık, dikkatsizlik, motivasyon eksikliği şeklinde olabiliyor. Ama o kredi kartı borcunuz size Uyku Bankası'ndan gelir.

    Kişilerin optimum uyku süresini nasıl belirleyeceğine de değinen Dr. Derman, "Tatilde 5-6 gün, çok düzenli ve dengeli beslenmeyle, içki, kahve, çaydan uzak duracaksınız. Uykunuz geldiğinde yatacaksınız, uykunuzu tamamen aldığınızda kalkacaksınız. Bunu, rutin olarak ortalama 4-5 gün yapacaksınız. Vücudunuzun uyku borçları ödendiğinde, size vücudunuz kendiliğinden ideal uyku sürenizi söyleyecektir" dedi.
    ntvmsnbc,14/01/2008
    Gece Işıkta Uyumak Kansere Yol Açıyor[​IMG]
    Karanlıkta uyumak beynin melatonin hormonu salgılamasını sağlayarak kişiyi kanserden koruyor. Işıkta bu hormon salgılanmadığı için kanser hücreleri daha çabuk gelişiyor. Uzmanlar, "Gece lambası da olsa ışıktan kaçının." uyarısında bulunuyor.
    Bulguyu destekleyen Dünya Sağlık Örgütü, gece çalışmayı 'muhtemel kanserojen etkisi bulunanlar' listesine dahil etti. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi ise gece aydınlatmalarının zararlarını anlatmak için hazırladığı raporda melatonin hormonunun önemini vurguluyor.
    Raporun önümüzdeki günlerde bütün belediyelere gönderileceğini açıklayan Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, "Belediyelere, sağlığımız için 'gereksiz aydınlatmayla karanlığımızı kısmayın' çağrısında bulunacağız." dedi. Konuyu görüşmek üzere önümüzdeki hafta Ulusal Kanser Danışma Kurulu toplanacak. Buradan çıkan sonuç bildirgesinde yeterli aydınlanma dışındaki ışığın gece insan sağlığına zararlı olduğu mesajı verilecek. Şehirlerdeki bilinçsiz gece aydınlatmaları ve bunun insan sağlığı üzerindeki etkilerine yer verilecek. Belediyelerden şehir merkezlerini ayrı, yerleşim yerlerini ayrı aydınlatmaları istenecek. Sokak lambalarının sadece aşağıya ışık vermesi, evlere yansıtılmaması gerektiği aktarılacak. Rapor Enerji Bakanlığı'na da gönderilecek.
    Melatonin hormonu saat 23.00 ile 05.00 arasında tam olarak salgılanıyor. Bu saatler arasında karanlıkta uyunduğunda hormon, hücreleri yeniliyor. Bağışık sistemini düzenliyor. Vücudun biyolojik saatini koruyor, ritmini ayarlıyor. Üreme sistemini geliştiriyor. En önemlisi kanserli hücrelere karşı koruma sağlıyor. Görme engellilerin kansere daha az yakalanması bu durumu destekliyor. Bu sebeple çocukların gece kesinlikle ışıkta uyutulmaması gerekiyor.
    Sağlığınız için bunlara dikkat edin
    -Gece mutlaka karanlık ortamda uyuyun.
    -Gece lambası kullanmayın. Zaruriyse solgun kırmızı ışık olanları tercih edin.
    -Erken yatarak hücreleri yenileyen melatonin hormonunun tam salgılanmasını sağlayın.
    -Televizyon karşısında uyumayın.
    -Akşam çalışmalarınızı mümkünse gündüze kaydırın.
    -Vişne, lahana, badem gibi melatoninden zengin besinler tüketin.
    Zaman, 11/02/2009

    Işık, Melatonin Üretimine Engel Oluyor
    Vücudun biyolojik saatini koruyup, doğal ritmini ayarlayan melotonin hormonu, ancak gece siz uyuduğunuz saatlerde ve karanlıkta salgılanabiliyor. Melotonin, kişiyi çeşitli hastalıklara karşı korumasının yanısıra; kansere karşı da kalkan görevi görüyor
    Nöroloji Uzmanı Dr. Abdullah Özkardeş, "Melotonin hormonunun sağlığa olumlu etkileri" hakkında şu bilgileri verdi:
    Hormonların üretim ritmi değişiyor

    [TABLE="align: center"]
    [TR]
    [TD="class: tabloyesil, align: left"][TABLE="align: center"]
    [TR]
    [TD][TABLE="align: center"]
    [TR]
    [TD="class: tabloyesil, width: 621"]Işığın insan fizyolojisi ve davranışları üzerine geniş etkileri vardır, onları düzenler ve etkiler. Bu nedenle, uygunsuz bir zamanlama ile insan fizyolojisini değiştirebilir. Işığın tetiklediği bozulmalara bir örnek; günlük vücut organizasyonlarının etkilenmesidir.
    (Hormonların üretim ritminin değişmesi gibi) Işık ve karanlığa maruz kalma saatlerindeki değişiklikler, vücut organizasyonlarının zamanlamalarında kaymalara neden olabilir. İnsanın içindeki ritimlerin, dış çevreyle uyumu kaybolabilir. Uyku ve uyanık kalma saatlerinde etkilenme olabilir. Ayrıca ışık; nöroendokrin sistemleri akut bir şekilde etkiler, melatonin üretimini azaltır, kortizol üretimini artırır.
    Melatonin, beyindeki epifiz bezinden özellikle geceleri karanlık ortamda salgılanan bir hormondur. Triptofan isimli bir maddeden elde edilir. Hormonun temel görevi, vücudun biyolojik saatini ve ritmini (sirkadien ritm) ayarlamaktır. Melatonin üretimi, gecenin uzunluğu ile ilgilidir, gece ne kadar uzarsa, üretim de o denli uzar.
    Karanlık fazın başlangıcında veya sonundaki ışık, melatonin üretimine engel olur. Işık kısa süreli de olsa yeterli şiddette ise, melatonin salınımını baskılar. Günlerin kısa olduğu kış mevsiminde melatonin üretimi artar, yaz günleri ise azalır. Uykusuz kalmak, melatonin üretimini etkilemez.
    Depresyon hastalığında kortizol seviyesi yüksek ve melatonin seviyesi düşük bulunmuştur. Birçok depresyon ilacı, etkilediği beyin kimyasal maddeleri aracılığı ile melatonin salgılanmasını artırır. Melatonin seviyesindeki artış ve tedaviden faydalanma arasında bir paralellik kurulabilmektedir.
    Melatoninin bağışıklık sistemini olumlu etkileyerek ve stresi azaltarak yaşam süresini artırdığına ve yaşlanma bulgularını azalttığına dair yapılmış çalışmalar vardır.
    Melotonin kanser kalkanı
    Melotonin, başta kanser olmak üzere hastalıklar üzerinde baskılayıcı etki yapıyor. Gece çalışan kadınlarda meme kanseri gelişimi çok daha fazla.
    Melatonin ve kanser ilişkisi için birçok çalışma yapılmıştır. Melatoninin kanser engelleyici bir ajan olduğuna dair çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır.
    Deneysel olarak melatoninin birçok tümör tipinde büyümeyi sınırlandırdığı gözlenmiştir. Melatonin, deneysel meme tümörlerinde baskılayıcı bir rol oynamaktadır. Melatonin, tedavi edici dozlarda verildiğinde direkt olarak tümör hücrelerini öldürücü etkiye sahiptir. Gece çalışan bayanlarda geceleri aydınlık nedeniyle melatonin salgılanması azaldığı için, gündüz çalışan bayanlar göre meme kanseri gelişimi oldukça fazla bulunmuştur. Gece çalışılan yerlerde, karanlık ortamların aydınlatılması ve bu nedenle melatonin düzeyinin baskılanması ile kanser riski artmaktadır.
    Daha fazla melotonin için.
    -Düzenli ve yeterli bir melatonin salınımı için, karanlık ortamda uyumak gerekmektedir.
    -Eğer kullanılıyorsa gece lambaları solgun kırmızı ışık vermelidir.
    -Televizyon karşısında uyuklama yapılırsa, televizyon kapatılmalıdır.

    -Düzenli ve yeterli bir uyku düzeni oluşturulmalıdır.

    -Aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterilmelidir.

    -Gece çalışmaları mümkünse gündüze kaydırılmalıdır.

    haber7, 28/02/2008
    Öğle Uykusunun Faydaları
    Öğleyin 15 ila 30 dakika arasındaki bir şekerleme 2 saatlik gece uykusuna bedel.

    Kalp hastalıklarından ölme riski haftada 3 gün öğle vaktinde yarımşar saat kestirenlerde, kestirmeyenlere oranla yüzde 37 azalıyor.
    Bu yargılara, Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü ve Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 23 bin sağlıklı yetişkin üzerinde yaptığı bir araştırma sonunda varıldı.

    Uyku üzerine incelemeler yapan bilim çevreleri, 14.00 civarı uyuyan, günün sonraki bölümlerinin daha zinde geçirilmesi ve gece ihtiyacımız olan uyku süresinin azaltılabilmesi gibi faydaları olduğunu belirtiyor.
    Memorycenter Nöropsikoloji Merkezi"nden Prof. Nevzat Tarhan, bu uykuların yarım saatle sınırlanması gerektiğine dikkat çekiyor: "Öğle uykusu; yorgun, enerjisi azalmış vücudun ve beynin soluk almasını sağlıyor.
    Beynin yıpranmasını önleyici etkisi var; fakat yarım saati geçmemeli. Yoksa gece uykusuzluğa sebep olur."

    Öğle uykuları özellikle sıcak iklim kuşaklarında geleneksel bir hal almış durumda. Öyle ki, Japonya"da bazı işyerlerinde öğle uyuyanlara ek ücret ödeniyor. Bu uygulama ile işçilerin günün kalan vakitlerinde daha verimli çalıştıkları gözlemlenmiş.

    Aksiyon,
    12/03/2007
    İş Yerindeki Şekerleme İşte Verimliliği Artırıyor


    Almanya'nın Hamburg kentinin Vechta belediyesi, iki yıldır çalışanlarının öğle yemeğinden sonra 20 dakika 'kestirmesine' izin veriyor.

    Yetkililer, az sayıda çalışana çok iş düşmesi üzerine başlattıkları projeye önceleri şüpheyle yaklaşan memurların şimdi daha verimli çalışmaya başladıklarını belirtti.
    Regensburg' daki Uyku Araştırmaları Enstitüsü'nün bir araştırmasına göre, Almanya'da nüfusun yüzde 22'si her gün şekerleme yapıyor.
    Uykusuzluk Kilo Aldırıyor
    Bir obezite konferansında sunulan çalışmalar, uykuyu iyi almanın zayıflamaya yardımcı olduğunu, uykusuzluğun obeziteye yol açabileceğini ortaya koydu.

    Kanada'nın Vancouver kentinde Kuzey Amerika Obezite Birliği tarafından düzenlenen yıllık toplantıda, iyi uyku uyumamanın kilo artışına, diyabet ve hipertansiyon gibi ciddi rahatsızlıklara neden olabileceği belirtildi.

    2 bin araştırmacı, doktor ve sağlık uzmanının katıldığı ve 900 kadar bilimsel bildirinin sunulduğu toplantıda araştırmacılar, obezite ve diyabet tedavisinde, hastaların uzun ve kaliteli uyku uyumasının sağlık açısından önemli olduğunu açıkladı.

    Yeme alışkanlıkları değişiyor

    Çalışmalara göre, uyku eksikliği ya da uyku ritminin bozulması vücutta kimyasal değişiklikler meydana geliyor, yemek yeme alışkanlıkları değişiyor ve bu da kilo alımına neden oluyor.

    Kaliteli ve yeterli uyku uyuyamamak, gelişmiş ülkelerde daha yaygın bir durum. Bunun, obezitenin gittikçe artmasında bir rol oynayıp oynamadığının belirlenmesi için, sağlıklı genç yetişkinlerin metabolizmasındaki değişiklikler incelenecek.

    Az uyku diyabet gibi

    Araştırmada sağlıklı genç yetişkin denekler üç gruba ayrıldı ve bir hafta boyunca birinci gruptakiler gecede dört saat, ikinci gruptakiler sekiz saat, üçüncü gruptakiler ise 12 saat uyudu.

    Dört saat uyuyanların metabolizması kalori açısından zengin şekerli gıdaları hızla emerek, diyabetli hastalarınkine benzer bir durum arz etti.

    Günlük 7.7 saat

    Bir başka çalışma ise, kalitesiz ve yetersiz uykunun, hipertansiyon, kalp problemleri ve diyabet gibi tehlikeli hastalıklara yol açabileceğini ortaya koydu.

    Yaklaşık 800 kişi üzerinde yapılan bu çalışma, gecede 7-8 saat uyumanın, bu tip hastalıkların ortaya çıkma ihtimalini düşürebileceği ve günlük ideal uyku süresinin 7.7 saat olarak belirlendiğini gün ışığına çıkardı.
    ekolay.net

    Çok Uyuyanmı Kilo Alır, Az Uyuyanmı?
    Uyku ile kilo kontrolü arasındaki ilişki, günümüzde dikkatle inceleniyor. Her geçen gün yeni şeyler öğreniyoruz. Fazla kilolu insanların ya da asla kilo alamayanların çoğunun, uyku sorunu var.

    Uykuda da aktifiz

    Uyku, hem vücudumuzda hem de beynimizde son derece önemli fizyolojik değişimlerin oluştuğu, dinamik bir süreçtir, hatta hummalı bir faaliyettir. Ve uyku sağlığımız için en az hareket ve besinler kadar önemlidir. Ciddi derecede uyku sorunları olan insanlarda, metabolizmanın darmadağın olduğu, yaşamsal hormonların dibe vurduğu artık gayet iyi biliniyor.

    Tokluk hormonu

    Uyku ile kilo dengesi arasındaki ilişkinin en önemli etkenlerinden birisi, bize doyma hissini veren 'Leptin' hormonudur ve uykudayken salgılanır. Uyku sorunları ise iştahımızı arttıran hormonları harekete geçirir. Öte yandan strese karşı direncimizi düşürür, irademizi zayıflatır. Ve en önemlisi kilo dengesi için son derece önemli olan glikoz toleransımızı düşürür. Yani yediğimiz her şey çabucak yağ olarak depolanmaya başlar. Bütün bunlar doğal olarak kilo dengesini allak bullak eder.

    Uykusuzluk
    Yetersiz uyuduğumuz bir geceden sonra, sinirlerimiz bozulur. Kendimizi azıcık daha iyi hissetmek için tatlılara, hamur işlerine ve keyif verici maddelere sarılmaktan başka bir çare bulamayız. Gelsin kahveler, gitsin çaylar, bisküvitler, çikolatalar... Hatta alkol ihtiyacı bile hissederiz. Her fırsatta uykumuzdan feragat ederiz. 7 saat, 6 saat, 5 saat yeter derken, başımıza yeni dertler açarız.

    Uykusuzluğun sonucunda yavaş yavaş fiziksel sağlığımızı, mantığımızı, hafızamızı kaybedebileceğimizi, koordinasyon bozuklukları ile karşılaşabileceğimizi biliyorduk.​
    Şimdi yeni bir sorun daha çıkıyor karşımıza; kilo artışı! İnsanı kısa sürede çökertebilen az etken vardır. Bunlardan birisi susuzluksa, diğeri uykusuzluktur. Açlığa da, hareketsizliğe de, alkole de, acıya da, karanlığa da bir süre direnebiliriz ama susuzluk ve uykusuzluk farklıdır..​
    Hiçbir ilaç, hiçbir estetik müdahale; sağlıklı olmamıza, genç ve fit kalmamıza, güzelliğimize uyku kadar yararlı değildir. Uyku, tüm kozmetiklerden ve ilaçlardan daha değerlidir!
    sabah, 28/11/2007 ​
    Kaliteli Uykunun İpuçları!
    Aşıksın, streslisin, yorgunsun... Hal böyle olunca, gözüne uyku girmiyor, girse de sürekli bölünüyor. Her sabah kendini yataktan spatula ile kazımak zorunda kalıyorsun! Öyleyse gel, sorununa çözüm bulalım.
    Gözünü tavana dikip uyumaya çalışıyorsun, ama ne mümkün? Koyunlar sayıyor, sevdiğin ünlüyle buluşuyorsun... Sonuç olarak da sabah saatin alarmını sürekli 10 dakika sonrasına erteleyerek yataktan bir türlü çıkamıyorsun!
    Önce rahatla
    En bilinen ve işe yarayan yöntemlerden biri kitap okumaktır. Ama kitabını dikkatli seçmelisin. Seni içine alacak ve bir sonraki sayfayı okumadan duramayacağın macera türü kitaplar, uykunun büsbütün kaçmasına neden olabilir! Ayrıca, Sudoku gibi bulmacalar çözmeyi de deneyebilirsin. Bu tür aktiviteler sayesinde zihnin rahatlayacak ve uykuya hazır bir hale gelecek.
    Uykuya hazırlan
    Yiyeceğin bazı yiyeceklerle vücudunu uykuya hazırlayabilirsin. Bunun için yediklerinin aminoasit içermesi gerekiyor. Örneğin, yeşil salata ile birlikte kepek ekmeğine hazırlanmış bir hindili sandviç işine yarayabilir. Çünkü bu sandviçin içinde bulunan aminoasitler mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonunun vücudunda düzenlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca bal ile tatlandırılan bitki çayları, özellikle de papatya çayı yardımcı olabilir. “Çay sevmem” diyorsan da, muz yiyerek kaslarını gevşetmeyi deneyebilirsin.
    Egzersizlerle gevşe
    Uykusuz bir gecenin ardından gelen gün çok daha yorucu olur. Bu yüzden özellikle ertesi gün çok önemli bir sınavın olduğunda, uyku öncesinde gevşeme egzersizleri yapmayı deneyebilirsin. Böylece 10 dakikanı ayırarak, rahat bir uykuya dalabilirsin. Yapacağın nefes egzersizleriyle de stres hormonlarını düzenleyerek, kalp atışlarını yavaşlatabilir, vücudunu uykuya hazır bir hale getirebilirsin.
    Odanı düzenle
    Odanı bir uyku limanı haline getirmek için yapabilecekler...
    -Odan için kayısı rengi ve zeytin yeşili gibi yumuşak renkler seçmeyi dene.
    -Sakın yatağına yakın alanları dağınık bırakma.
    -Yastık seçimine dikkat et. Yastığın mutlaka temiz ve uygun yükseklikte olmalı.
    -Yatağının yerini, yattığın yerden odaya girenleri görecek şekilde ayarlamalısın.
    -Yatağının ayak ucu doğrudan kapıya bakmamalı.
    -Yatağın başını bir duvara dayamalısın. Aksi halde kendini dengesiz ve rahatsız hissedebilirsin.

    Bunları da dene
    -Uykudan önce ılık bir duş al.
    -Yemeğini yatmadan en az üç saat önce ye.
    -Yatma vaktine yakın saatlerde çay, kahve gibi kafeinli içecekler tüketme.
    -Her akşam aynı saatte yatmayı alışkanlık haline getir.
    -Uyuyacağın odanın sessiz olmasına özen göster.

    milliyet, İpek Koşan, 19/12/2008

    Uykuya Dalmanın Yolları​
    Yatmadan yaklaşık 1.5 saat önce mutfağa girin. Yaklaşık 200 kalori civarındaki bazı sihirli yiyecekler ile hem sindirim sisteminizi yormamış olursunuz, hem de kaslarınızı gevşetip, sakinleşirsiniz. Serotonin ve melatonin hormonları sayesinde ise deliksiz bir uykuya kavuşursunuz. Bu listeden 1 veya 2 adedi geçmeyecek şekilde istediğiniz seçimi yapabilirsiniz.
    Papatya Çayı: Sizi yatağa huzurlu bir şekilde yatıracak bir çaydan bahsediyoruz. Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı , kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.
    Bal: Bitki çayınızın veya ılık sütünüzün içine atacağınız bir çay kaşığı kadar balın etkileri hiç de göründüğü kadar küçük değildir. İçeriğindeki şeker her ne kadar vücudu hareketlendirmeye niyetlense de, az miktarda glikoz oreksine dur işareti yapar. Oreksin son zamanlarda keşfedilmiş ve beyni hareketlinderen bir nörotransmiterdir.
    Yulaf Unu: Yulaf içeriğindeki melatonin sayesinde iyi bir uykunun en iyi ilaçlarındandır. Bir miktar Akçaağaç şerbetiyle karıştırsanız hem de lezzeti ile sizi büyüleyecektir.
    Keten Tohumu: Hayat bazen ters gittiğinde ve siz de kendinizi kötü hissettiğinizde, 2 kaşık keten tohumunun sizlere yardımcı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Süt veya yoğurt içine katabileceğiniz keten tohumu, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir ve doğal bir moral verici etkisi bulunmaktadır.
    Haşlanmış Hindi: Güzel bir uykunun 2-3 saat öncesi, bir ince dilim kepek ekmeği üzerine koyacağınız küçük bir parça haşlanmış hindi eti yararlı olacaktır. İçeriğindeki tripofan sayesinde midenizde çok miktarda protein olmadığı zamanlarda bile sizi rahatlatır.
    Muz: Açık olarak söylemek gerekirse sarı bir poşet içindeki uyku hapları olarak adlandırabiliriz. Seratonin ve melatonin dışında aynı zamanda magnezyum içeren bu meyve, kaslarınızı gevşetip sizi rahatlatır.
    Ilık Süt: Süt içeriğinde bulunan ve tripsin etkisiyle serbestlenen ve organizma için gerekli bir aminoasit olan triptofan sayesinde beyniniz yatışır ve daha sağlıklı bir uykuya dalarsınız. Elbette ki sıcak sütün yıllardır duyduğumuz birçok iyileştirici özelliği sayesinde psikolojik bir etkileşim de duyabilirsiniz.
    Badem: Bir avuç kalp dostu bu yemişlerden yediğiniz takdirde, sizi tatlı bir şekerlemeye götüren yolculukta en büyük yardımcınızı bulmuş olacaksınız. Hem tripofan içeriği hem de uygun ölçüde içerdiği kalsiyum sayesinde kaslarınızın rahatlamasına yarar.
    Kepek Ekmeği: Bal kattığınız çayınız ile birlikte yiyeceğiniz bir ince dilim kepek ekmeği, vücuttaki insülinin biraz serbest kalmasına ve tripofan ile seratonininize ''uyku vakti'' mesajını yollamasını sağlamaktadır.
    Realage
    bugun,18/05/2008
    Rahat Bir Uyku İçin!​
    İyi ve bir o kadar kaliteli uyku için sadece konforlu bir yatak seçmek yeterli olmuyor. Yerine getirmeniz gereken bir dizi etkinlik daha bulunuyor.​

    Yediklerinize de dikkat etmeniz şart!


    200 kalori civarındaki yiyeceklerle sindirim sisteminizi yormadan, kaslarınızı gevşetip, sakin bir uyku çekebilirsiniz.

    Serotonin ve melatonin hormonları içeren muz, papatya çayı, ılık süt veya bademden ikisini seçtiğinizde belki de aylardır hayalini kurduğunuz uykuya dalabilirsiniz.

    Muz kaslarınızı gevşetir, papatya çayı sizi sakinleştirir. Ilık süt; içeriğindeki triptofan sayesinde beyninizi yatıştırırken, badem ise kaslarınızı rahatlatacaktır.
    haber7, 28/10/2007 ​

    Az Uyuyan Çok Yaşıyor
    ABD'de yapılan bir araştırmada, az uykunun ömrü uzattığı belirlendi. Araştırmaya göre, gece 8 saat uyuyan kişilerin ömrü, 7 saat uyuyan kişilere göre 6 yıl içinde yüzde 12 oranında azalıyor.
    Araştırma kanseri önleme çalışmaları çerçevesinde California Üniversitesi tarafından yapıldı.Yaşları 30 ila 102 arasında değişen kişiler üzerinde yapılan araştırmayı yürüten psikiyatri profesörü Dr. Daniel Kripke, "5, 6ya da 7 saat uyuyan kişilerin endişenelecek bir şeyleri yok. Bu insanların 8 saat uykuya ihtiyaçları bulunmuyor" dedi.

    Araştırma sonucuna göre, uzun uykunun kanser ve kalp rahatsızlığı riskini artırdığı, ancak alkol ve sigara gibi sağlığa zararlı alışkanlıklara iyi gelip gelip gelmediğinin araştırılması gerektiği söylendi.

    Çok yemenin sağlığa zararlı olduğunu herkes bilir. İstediğinizden daha az yerseniz, daha sağlıklı yaşarsınız" dedi.

    Uyku hapı alanların, almayanlara göre ölüm risklerinin daha fazla olduğunu kaydedildi.
    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]

    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]

    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="class: tablomavi"]
    [/TD]
    [TD="class: tablomavi"] [TABLE]
    [TR]
    [TD="class: tabloyesil"]


    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]
    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]

     
Uyku: Beyni Yeniliyor... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Microsoft Vista'yı yeniliyor

    Microsoft Vista'yı yeniliyor

    Amerikan devi Microsoft, Google şirketinin rakip arama motorlarının kullanılmasını engelliyor şeklindeki suçlaması karşısında yeni işletim sistemi Vista’da değişiklik yapacağını açıkladı. Microsoft yetkilisi Brad Smith, "Adalet Bakanlığıyla (...) vardığımız anlaşmadan memnunuz. Endişeler giderilecek" dedi. Vista kullanıcıları, yapılacak değişiklikler sayesinde Google ve...
  2. Erkek beyni

    Erkek beyni

    Erkek beyni 'sistematik' düşünmeye, kadın beyni ise 'empatik' düşünmeye programlanmıştır. 'The Importance of Being Trivial' (Önemsiz Olmanın Önemi) adlı kitabında yazar Mark Mason erkek beyninin ufak detaylara ilgisini açıklıyor. Kitap, "Bu erkekleri hiç anlayamıyorum" diye şikayet eden kadınlar için önemli bir başvuru kaynağı olabilir. The Times gazetesi de böyle düşünüyor olmalı...
  3. Yulaf ve avakado hücreleri yeniliyor...

    Yulaf ve avakado hücreleri yeniliyor...

    bebeklere avakado hamilelikte avakado bebeklerde bebeklere ne zaman verilir verilirmi Mayıs papatyası: Bu klasik güzellik bitkisi, iltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcı etkileri ile özellikle problemli ve duyarlı deriler için çok önemlidir. Avakado: İçerdiği yağ asitleri ve vitaminler sayesinde bu koyu yeşil meyve, çok değerli besinler listesinde yer almaktadır. Dıştan kullanımda, bol...
  4. erkek beyni

    erkek beyni

    Bak işte ben bu araştırmanın sonucuna inanıyorum:DBu araştırmayı yapanın emeğine sağlık.Bu araştırmanın sonucu bizlerler paylaşanada teşekkürler.Bende sizinle paylaşayım dedim:D:D Hollanda'da Radboud Üniversitesi'nin araştırmasına göre erkek güzel bir kadınla ilk karşılaşma anında ben sonraki bir kaç dakika içinde çok sağlıklı düşünemiyor. Bu iddia güzel kadınların erkekleri salaklaştırdığı...

Sayfayı Paylaş