gebe
  1. zuzu65

    zuzu65 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.976
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0

    Varoştan GeLmişim "gotik"im Hocam!

    Konu, 'Hayat Bilgisi' kısmında zuzu65 tarafından paylaşıldı.

    .
    Büyük şehrin hareketli yaşamını, yoğunluğunu, karmaşasını bire bir yansıtan kalabalık
    caddeyi adımlarken kulağa çalınan üç kelimelik soruyla bir anda duraklıyor insan. Aslında
    kelimeler tanıdık.

    Cadde köşelerini, parkları mesken tutan dilencilerden ve tinercilerden duymayan yoktur ‘Bir
    liran var mı?’ sualini. Fakat bir iki adım ötede giysileriyle, takılarıyla ve fırçayla
    sürülmüşçesine ağır makyajıyla baştan aşağı simsiyah, 15-16 yaşlarında bir genç kızın
    duruyor olması şaşkınlığı da beraberinde getiriyor. ‘Aynı fabrikadan çıkmışlar.’ hissini
    uyandıran birkaç arkadaşı da hemen yanında. Garip tarzlarıyla şehrin iğne atsan yere
    düşmez türünden caddesinde bile dikkat çekmeyi başaran bu gençler için ‘İstedikleri parayı
    versem mi, vermesem mi?’ ikilemini aşmaya çalışırken ‘Ne yapacaksınız bir lirayı?’
    sorusunun cevabını aramak daha akıllıca geliyor bir anda. Gencecik ağızdan yüzsüzce
    ‘Alkole yardım’ sözünü duyduktan sonra yaşamların nasıl da daha başlamadan dibe
    vurduğuna ilk elden şahit oluyorsunuz. Sizden umduğunu bulamayan bu gençler, caddeden
    geçen diğer insanlara yöneliyor vakit kaybetmeden. 12. yüzyılda Latin sanatına tepki olarak
    ortaya çıkan gotik sanat akımının günümüzdeki özenti temsilcileri bu gençler. Varoşlardaki
    evlerinden çıkıp işlek caddelerde vakit öldürüyorlar. İçinden geldikleri kültürle uzaktan
    yakından ilgisi olmayan bir hayat tarzını benimsiyorlar. Bu tarza ayak uydurmak için de
    trajikomik hallere bürünüyorlar.

    Kalabalık caddelerin dikkat çeken simaları vardır. Kimi zaman bir çalgıcı, kimi zaman bir
    piyangocu kimi zaman da kendilerince performanslar sergileyen amatör sanatçılar. Tabii bir
    de caddenin müdavimi gençler. Gruplar halinde dolaşırlar, otururlar, müzik dinlerler,
    kendilerince bir hayat tarzı benimserler. Son dönemde cadde köşelerinde sıkça
    rastladığımız simsiyah görüntülü genç grupları da aynı türden. Yaşamın bunalım halini tercih
    eden bu gruplaşmanın diğerlerinden ayrılan yönü daha çok özenti duygusuyla gelişmesi.
    Büyüme döneminden kaynaklanan sorunlar, sosyal çevreyle sağlıklı iletişim kuramama,
    biraz da ilgisizlik ait olmadıkları bir kültürün peşinde koşturuyor bu gençleri. Yeni bir kimlik
    kazanmaya çalışıyorlar. Bunu yaparken hem taviz veriyorlar hem de trajikomik durumlara
    düşüyorlar. Kısaca farklılıklarıyla dikkat çekmeye çalışan gençler son dönemde gotik olma
    çabasında. Fakat aileden gelen kültürü, hayat biçimini terk etmek o kadar kolay olmadığı
    için dikkat çeken kendileri değil de içine düştükleri garip atmosfer oluyor. Normalin çok çok
    dışında bir hayat için zoru seçiyorlar yani. Önce rengârenk giysilerinin hepsini çöpe
    atacaksın. Baştan aşağı simsiyah olacaksın. Tişörtünün üzerinde ahlaki değerlerle dalga
    geçen, biraz da müstehcen mesajların olsun. Mümkünse ayağına Converse geçireceksin.
    Orijinalini almaya paran yetmiyorsa dert etme. ‘Çakma’ diye tabir edilen taklitlerini çok
    rahat bulabilirsin demirbaşı olduğun cadde köşelerinde. Tenin esmer olsa da yüzünü
    pudrayla bembeyaz yapacaksın. En ağırından makyaj yapacaksın ki çekmek istediğin ilgiyi
    fazlasıyla bulasın. Deldirdiğin kaşına, dudağına, burnuna metal parçaları tutturacaksın. Eline
    de sigara. hiç düşürmemecesine. Ne çaldığını, ne söylendiğini anlamasan da adı sanı
    duyulmamış rock gruplarını dinleyeceksin. Bu arada muhakkak internetin olacak. İnsana,
    dünyaya, her şeye beslediğin nefreti, bütün kötü düşüncelerini üyesi olduğun karanlık
    sitelere boca edeceksin. Messenger, karamsar dünyanın dışa açılan penceresi olacak.
    ‘Kişisel bir ileti yazın’ kısmına bilmediğin İngilizcenle en koyusundan mesajlarını
    ekleyeceksin. Bir de tarihin en büyük felaketini yaşamış da hayata küsmüş izlenimi
    uyandıran fotoğrafını yerleştireceksin avatarına. İşte bu da en önemlisi. Somurtacaksın hep.
    Kazara gülersen hemen kendine geleceksin. Unutma ki herkes kötü. Her yer karanlık. Sen
    de bu karanlığın içinde kayıpsın. Bunalımdasın her an. Derslerin de kötü olacak. Ailenle
    aran zaten bozuk. Bin bir sıkıntıyla evini çekip çevirmeye çalışan annenle asgari ücretli
    baban seni hiç anlamayacak. Öyle varsayacaksın. Senin için varsa yoksa müzik ve
    kaldırımlarda oturup hayata boş verdiğin kırmızı saçlı arkadaşların olacak. Eh artık bunları
    yaptıysan sen de gotik özentisi olabilirsin. Tıpkı her akşam varoştaki evine giderken
    sokakları adımladığın taklit ayakkabıların gibi. Tıpkı sırf sen mutlu ol diye ailenin zar zor
    para biriktirip aldığı bilgisayarına taktığın korsan Amy Lee CD’si gibi.

    Kimlik arayışındaki gençlere sabır göstermek gerek

    Gençleri hayatın iyi yönlerini bir yana bırakıp karanlıkla, karamsarlıkla ve kötü düşüncelerle
    yoğrulan bir akımın peşinden koşturan sebeplerin başında fark edilme isteği yatıyor.
    Psikiyatrist Doç. Dr. Erol Göka, modern toplumda yetişen gençlerin her dönemde giyimleri
    ve davranışlarıyla bu tür başkaldırı yolları bulduğuna dikkat çekiyor. Gençlerin farklılık
    arayışını şöyle anlatıyor: “Gençlik, bir kimlik arayışı dönemidir. Kimlik, farklılık demektir.
    Farklılıklarını ortaya koymak için yapıyorlar. Genellikle gençler sonunda anne babasının
    hayat görüşüne dönüp geliyorlar. Fakat burayı ararken böyle yollara sapabiliyorlar.” Doç.
    Dr. Göka, zararlı alışkanlıklar edinmiş bir çocuğa sahip olmanın ebeveyni de toplumu da
    rahatsız edeceğini ifade ediyor. Yine de bu tip akımlara kapılan gençlere karşı sabırlı ve
    hoşgörülü olunması gerektiğini belirterek “Biz onlara ne kadar çirkin davranırsak onları o
    kimliğe o kadar çok itiyoruz. Gençlik döneminde kimlik arayışının bir dışa vurumu bir
    gösterimi bu.” diyor. Eğitim uzmanı Murat Kara da toplum tarafından anormal karşılanan
    akımlara kapılan gençlerin daha çok okullarında başarıyı tatmamış öğrencilerden oluştuğuna
    dikkat çekiyor. “Başarısızlığa bir de aile ve öğretmenlerin ilgisizliği eklenince gençler, ahlaki
    sınırları aşsa bile kendilerini gösterecek farklı yollar buluyorlar.” diyor. Kara, hayata,
    topluma ve ailesine küsmüş gençlere başarı hazzını tatma fırsatı verilmesi gerektiğini ifade ediyor.
    Ailelerin bu tür gençlere dikkatli ve sabırlı yaklaşması gerektiğini söyleyerek sözlerini
    şöyle sürdürüyor: “Anne baba çocuğuna ne olursa olsun onlar için özel olduğunu
    hissettirmeli. Herkesin bir şeylere kabiliyeti vardır. Çocuklarındaki bu yeteneği keşfetmeye
    çalışsınlar. Yeteneklerini gösteren ve başarıyı tadan çocuğun karamsar olmak, hayata boş
    vermek gibi bir derdi olmaz.”





     
Varoştan GeLmişim "gotik"im Hocam! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. gotik avatarlar çok güzel

    gotik avatarlar çok güzel

    gotik avatar gotik avatarlar avatarları Alıntı
  2. Roman ve Gotik Sanat

    Roman ve Gotik Sanat

    roman resim sanatı Ortaçağ sanat ve kültürü skolastik felsefenin etkisi ve kontrolüyle gelişmiş bir kültürdür. Altıncı yy da başladığı varsayılan Ortaçağ kültürü ancak 11. yy sonlarında olgunluğuna erişmiş. Avrupada farklı ırkların, farklı kültürlerin ortak bir Avrupa kültürü oluşturmak üzere , bir döküm potasında eriyip kaynaştığı bir kaos dönemidir bu yüz yıllar. Bu potanın içinde; -...
  3. Gotik giyinmenin püf noktaları

    Gotik giyinmenin püf noktaları

    giyinmenin püf noktaları gotik tarz gotik ayakkabı tarz giyinmek tarzı Son zamanlarda modacılar gotik tasarımlara oldukça ağırlık verdi. İşte gotik giyinmenin püf noktaları.. * Heavy metalin agresifliği ile rockın karanlık ve melankolik atmosferini kombine eden gotik tarzın ana rengi siyah, tavrı ise aykırılık. Ancak modadaki gotiklik daha yumuşak ve feminen. Kısacası siyah, dar ve...
  4. Gotik Giyinmenin Püf Noktaları

    Gotik Giyinmenin Püf Noktaları

    Son zamanlarda modacılar gotik tasarımlara oldukça ağırlık verdi. İşte gotik giyinmenin püf noktaları.. * Heavy metalin agresifliği ile rockın karanlık ve melankolik atmosferini kombine eden gotik tarzın ana rengi siyah, tavrı ise aykırılık. Ancak modadaki gotiklik daha yumuşak ve feminen. Kısacası siyah, dar ve gösterişli siyah elbiseyle de bu tarza bürünebilirsiniz. * Kışın soğuk...
  5. 2010 gotik modası

    2010 gotik modası

    Dünyayı kasıp kavuran gotik tarzı moda tasarımcılarınada ilham oldu ünlü moda tasarımcısı Samuel Cirnansck 2010 yılı gotik modası için tasarlamış olduğu kıyafetleri defileyle gotikseverlere tanıttı şimdi size haberin devamını ve defileyle ilgili bilgileri veriyorum Brezilya'da gerçekleştirilen Sao Paolo Moda Haftası'nda moda tasarımcısı Samuel Cirnansck, 2010 modasına farklılık getirebilen...

Sayfayı Paylaş