gebe
  1. Onun_Ülkesi

    Onun_Ülkesi Banned

    Kayıt:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    42
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Yanlış yapıyoruz... Evet dıye bır ses'mı duydum acaba...

    Konu, 'Dert Köşesi' kısmında Onun_Ülkesi tarafından paylaşıldı.

    Arayışlar, hatalı seçimler, beklentiler, ayrılıklar ve bir yığın mutsuzluk... Peki nerede yanlış yapıyoruz? Gelin, aşka en başından başlayalım...
    Neden yanlış insanlara aşık oluruz?

    Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde "doğru insan" diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz.

    Aşkla **** neden birbirine karışıyor?

    Çünkü seksin hayatımızda çok önemli bir yeri var. Ama cinsel dürtülerimizi sürekli baskı altında tutmak zorunda olduğumuz için bu dürtüleri aşk kisvesi altında ortaya koyuyor, hem kendimizi, hem de çevremizdekileri kandırıyoruz. Oysa ****, özünde bedensel boşalma ihtiyacından kaynaklanan ve cinsel organlarda şekillenen bir içgüdü... Aşk ise tamamen duygusal boyutta biçimlenen ve genişleyen bir duygu...

    Aşk, fedakarlık mı demek?

    Kesinlikle hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı, sıradan bir bencillikten çok bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işaretidir.

    Aşk filmlerinin hayatımızdaki önemi nedir?

    Özellikle biz kadınların zaafı sayılabilecek bu filmler, aşkı daha iyi algılamak üzere gözümüzü açmamızı sağlar, içimizdeki yoğun duyguya karşı olan güvenimizi arttırır. Aşk filmlerine çok meraklıyız çünkü bizi zaman zaman ümitsizliğe, kuruntulara, endişelere, korkulara, acı çekmeye ve yenilgiye sürükleyen bu hissin bir anlamı olduğunu tekrar tekrar görmemiz gerek. Beyazperdede bu duygu her zaman daha basit görünür ve bu basitlik bizi içine girdiğimiz açmazlardan biraz olsun çıkarır.

    Aşkın tehlikeye girdiği zamanlar var mı?

    İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi -ki bunun mutlaka başka bir kadın ya da erkek olması gerekmez- aşkı en çok tehlikeye sokan durumdur. Bunun en güzel örneği çocuk sahibi olmak... Aşkın var oluşuna katkıda bulunan o özgürlük duygusu bir anda biter ve çiftin üzerine artık bir aile olmanın sorumlulukları yığılır. Eğer birbirine aşık olan iki insan ilişkileri süresince zor durumlarla başa çıkmayı öğrenememişler, kendilerini bu konuda geliştirememişlerse, bu yeni yaşam biçimi onları birbirlerini kırmaya iter ve aşklarının tartışmalar, gerginlikler, yıpranmalar, sinir krizleri ve isyanlar arasında yitip gitmesine neden olur.

    Sadakat önemli mi?

    Erkekler için evet... Bir erkek birlikte olduğu kadını çok sevip yine de aldatabilir, çoğunlukla da cinsellikten kaynaklanan sebeplerle... Kadınlar aldatma olayına farklı amaçlarla, planlı programlı girerler. Çoğunlukla da bunu birlikte oldukları erkekten intikam almak için yaparlar. Kadının içinde sadakat duygusuna yer olmayan bir aşk yaşaması, çok daha düşük bir ihtimaldir.

    Aşkın ne kadar yakınlığa ihtiyacı var?

    Birbirini tek bir bakışla anlayacak kadar yakın ve bir birey olarak var olmaya devam edebilecek kadar uzak... Aradaki sınır oldukça incedir ve pek çok çift bu sınırı tutturmayı beceremez. Ya ilişkileri yeterince derin değildir ya da tam tersine artık birleşip tek bir varlık haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmişlerdir. Oysa aradaki mesafenin doğru tayin edilmesi durumunda aşkın ömrü çok daha uzun olur.

    Aşkla ilgili en büyük yanılgılar neler?

    Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir.

    "Midede uçuşan kelebeklerin" biyolojik açıklaması yapılabilir mi?

    Hem de kolayca... Aşık olduğumuz sürece kanımızda phenyiethylamin yani aşk hormonu vardır. Ancak zaman içinde bu hormonun seviyesi düşer, ilişkinin ileri aşamalarında aşk, kimyasal etkisini kaybeder ve midede uçuşan kelebekler bir sonraki aşka kadar tarihe karışır. Ancak eğer bu ilk heyecanın yerine karşılıklı güven, şefkat, anlayış, saygı ve dostluktan oluşan bir karışım koyabilmişsek, aşk sevgiye dönüşür ve bu sevgi bir ömür boyu bile sürebilir.

    Neden bazıları aşık olmakta güçlük çekiyor?

    Bir insan aşık olmakta zorlanıyorsa bunun farklı sebepleri olabilir. En klasik sebep, kişinin daha önce yaşadığı ilişkilerden kaynaklanan güvensizliği ve karşı cins hakkındaki olumsuz yargılarıdır. Bunun dışında bir de aşkı her yönüyle yaşayamayanlara, daha doğrusu yaşamaktan keyif almayı beceremeyenlere rastlanır. Bunlara "aşka kabiliyeti olmayanlar" diyebiliriz. Ne kendileri o sihirli sinyalleri gönderebilirler, ne de gönderilenleri alabilirler. Bir de aşkın beraberinde getirdiği zorluklardan kaçan ve kişisel mahremiyetinin azalmasından korkanlar vardır. Kendi kendilerine yeten bu insanlar daha seçici davranırlar ve bulundukları herhangi bir ortamda aşk arayışına girmezler. Yani olaya mantık yönünden bakmayı tercih ederler. :shootout:

     
  2. seerose

    seerose Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.880
    Beğenilen Mesajlar:
    61
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    yurt disi
    Ask,zaman gectikce sekil degistiriyor, o ilk ask heyecanini tekrar yakalamak cok zor,belki de bu yuzden asik olmak zor.Ilk okul askimiz gibi bir ask bulmamiz da bu noktada biraz imkansiz,yas ilerledikce askinda sekli degisiyor.Yine ask oluyor fakat o saf,temiz,cikarsiz,mahsun ask olmuyor iste,bir seyler eksik kaliyor.
     
    Son düzenleme: 1 Kasım 2009
  3. Onun_Ülkesi

    Onun_Ülkesi Banned

    Kayıt:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    42
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel yorumlamışsız ağzına sağlık...
     
  4. Onurlu_Deniz

    Onurlu_Deniz Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    550
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    ya ne kadar güzel yazmışın ama ben artık aşka inanmıyorum aşkın gözü kördür ve ilerde evlenince neler olacağını göremezsin evlendikten sonra anlarsın yanlış yaptığını
    ben mantık diyorum seni anlayan anlaşabileceğin aynı şeylerden hoşlandığın kişileri bulmalıyız...
     
  5. juju

    juju Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4.779
    Beğenilen Mesajlar:
    223
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    eline saglık hepside dogru tşkler
     
  6. seerose

    seerose Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.880
    Beğenilen Mesajlar:
    61
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    yurt disi
    Evlilik olunca askta zor,cunku isin icine sorumluluk giriyor,degisik yukler biniyor insanin omuzuna vs,bu kosusturmaca icinde ask,ask olmaktan cikiyor,belki bir aliskanlik haline geliyor.O,canim cicim aylari bitiyor,hayat iste yoruyor bizi.
     
  7. LAMİYA

    LAMİYA Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.662
    Beğenilen Mesajlar:
    8
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    istanbul
    :dilektut:sizi bilmem ama ben aşka inananlardanım bu demek değilki. aşk evliliği yapın benim düşüncem sevebiliceğiniz mantık evliliği
    ben eşimle görücü usulüyle evlendim tam bir mantık evliliğiydi
    azmanlar aşık değildim sanırım
    şu anda 13 yıllık evliyiz tam anlamıyla ona aşığım onunda aşık olduğuna eminim
    bu işler kısmet işi unutmayınki alnınıza yazılan neyse onu yaşarsınız
    aşkın bitme sebebi evlilik değil saygısızlığın artmasıdır
    yazını beğendim eline gözüne sağlık
     
  8. sevil-78

    sevil-78 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    592
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Arayışlar, hatalı seçimler, beklentiler, ayrılıklar ve bir yığın mutsuzluk...


    hayat bu işte...
     
  9. $ul€

    $ul€ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.205
    Beğenilen Mesajlar:
    424
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    iڪے†∂ηßﺙℓ
    paylaşım için ty
     
Yanlış yapıyoruz... Evet dıye bır ses'mı duydum acaba... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. yalan yanlış haber yapıyorlar

    yalan yanlış haber yapıyorlar

    ünlü topmodel Lara Surol akşam keyfi programında verdi veriştirdi inanmayanlar kimlik gösterdi.... BANA MİSİLLEME YAPTILAR! AKŞAM KEYFİ'NE KONUK OLAN ÜNLÜ MODEL LARA SUROL, HAKKINDA ÇIKAN HABERLERİ 'MİSİLLEME' OALRAK DEĞERLENDİRDİ.. Hakkında çıkan haberleri şiddetle kınan ve bir çoğunun yanlış haber olduğunu söyleyen Lara Surol, 'Yanlış anlaşılan ve eksik çıkan haberler yüzünden bir çok...
  2. Yanlış yapıyoruz... Evet diye bir ses'mi duydum ACABA...

    Yanlış yapıyoruz... Evet diye bir ses'mi duydum ACABA...

    Arayışlar, hatalı seçimler, beklentiler, ayrılıklar ve bir yığın mutsuzluk... Peki nerede yanlış yapıyoruz? Gelin, aşka en başından başlayalım... Neden yanlış insanlara aşık oluruz? Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde "doğru insan" diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan...
  3. Evlilikte neleri yanlış yapıyoruz ???

    Evlilikte neleri yanlış yapıyoruz ???

    Evlilikte yapılan iletişim hataları, eşlerin birbirlerinin olumsuz yönlerine odaklanmaları ve olumlu yönlerini görememeleri nedeniyle yıkıcı olabiliyor. Uzmanlar, eşler arasındaki en çok yapılan iletişim hatalarını düzeltmeye ve iletişimi zenginleştirmeye yönelik şu tavsiyelerde bulunuyor: • "Sen beni incitmekten zevk alıyorsun" yerine "Senden bunları duymak beni çok...
  4. Selülitli olmanın güzel yanları evet evet yanlış duymadınız güzel dedik:)

    Selülitli olmanın güzel yanları evet evet yanlış duymadınız güzel dedik:)

    selülit nedenleri sebepleri tedavisi sorunu çözümü burada arkadaşlar. Selülit sorunu dünya üzerindeki bir çok kadının kabusu halini almıştır. Meleklermekani.com olarak, selülit nedenleri konularımıza ve bu nedenlerden sonrada ortadan kaldırmak için Selülit Tedavisi konularına yer verdik zaman zaman... Maliyetini de düşünerek, bitkisel selülit tedavisi yöntemleri önerilerinide, selülit sorunu...
  5. Kola kanser mi yapıyor öyle birşey duydum :S

    Kola kanser mi yapıyor öyle birşey duydum :S

    Ben çok fazla kola içiyorum. Biliyorum doğru değil ama dayanamıyorum işte. Ama birşley duydum çok korktum.Kola kanser yapıyormuş doğru mu bu ?

Sayfayı Paylaş