gebe
  1. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.236
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Yasanmis Osmanli Hikayesi...

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında kördügüm tarafından paylaşıldı.

    ilginç osmanlı hikayeleri osmanlı hikayeleri aşk ilginç hikayeler osmanlıda hikayeler NALINCI BABA HAZRETLERİ
    Adsız şansız bir ALLAH (cc) dostu..

    Murat Han (III. Murat) o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.

    Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:

    - Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
    - Akşam garip bir rüya gördüm.
    - Hayırdır inşaALLAH.
    - Hayır mı, şer mi öğreneceğiz.
    - Nasıl yani?
    - Hazırlan dışarı çıkıyoruz.

    Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd'a çıkar, döner Vefa'ya. Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar 'Kimdir bu?' Ahali 'Aman hocam hiç bulaşma' derler, 'ayyaşın meyhur'un biri işte!'

    - Nerden biliyorsunuz?
    - Müsaade ette bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz

    Bir başkası tafsilata girer. 'Biliyor musunuz?' der, 'Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısında çalışır, nalının hasını yapar. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine' Hele yaşlının biri çok öfkelidir. 'İsterseniz komşulara sorun' der, 'Sorun bakalım, onu bir kere olsun cemaatte gören olmuş mu?' Hasılı mahalleli döner ardını gider. Bizim tebdil-i kıyafet mollalar kalırlar mı ortada. Tam Vezir de toparlanıyordur ki padişah önünü keser.

    - Nereye?
    - Bilmem. Bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
    - Millet bu, çeker gider. Kimseye bir şey diyemem. Ama biz gidemeyiz. Öyle veya böyle tebamızdır. Defnini tamamlasak gerek.
    - İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.
    - Olmaz. Rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
    - Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
    - Mollalığa devam. Naaşı kaldırmalıyız en azından.
    - Aman efendim. Nasıl kaldırırız?
    - Basbayağı kaldırırız işte.
    - Yapmayın etmeyin sultanım, bunun yıkanması paklanması var. Tekfini, telkini...
    - Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasılhane bulmalıyız.
    - Şurada bir mahalle mescidi var ama...
    - Olmaz. Vefat eden sen olaydın nereden kalkmak isterdin?
    - Ne bileyim Ayasofya'dan, Süleymaniye'den. En azından Fatih Camii'nden.
    - Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Haydi yüklenelim.

    Ve gelirler camiye. Siyavuş Paşa sağa sola koşturur kefen, tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa. Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü şakilere benzemez. Hem mânâlı bir tebessüm okunur dudaklarında.
    Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin ona keza. Meçhul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine hayli vardır daha. Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır 'Sultanım' der,
    - 'yanlış yapıyoruz galiba'
    - Nasıl yani?
    - Heyecana kapıldık, cenazeyi sorup araştırmadan getirdik buraya, Kimbilir hanımı vardı belki, belki de yetimleri?
    - Doğru. Öyle ya. Neyse, sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim.

    Vezir cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur, nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler, sanki bu vefatı bekler gibidir. 'Hakkını helal et evladım' der, 'Belli ki çok yorulmuşsun.' Sonra eşiğe çöker ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar. Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, belki hatıralara dalar. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından. 'Biliyor musun oğlum?' diye dertli dertli söylenir, 'Bizim efendi bir âlemdi vesselâm. Akşamlara kadar nalın yapar, ama birinin elinde şarap şişesi görmesin, elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya.'
    - Niye?
    - Ümmet-i Muhammed içmesin diye.
    - Hayret.

    Sonra malum kadınların ücretini öder eve getirirdi. 'Ben sizin zamanınızı satın aldım mı, aldım' derdi. 'öyleyse şimdi dinleseniz gerek' O çeker gider, ben menkıbeler anlatırdım onlara. Mızraklı İlmihal, Hüccet-ül İslâm okurdum.
    - Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki.
    - Milletin ne sandığı umurunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. 'Öyle bir imamın arkasında durmalı ki' derdi, 'tekbir alırken Kabe'yi görmeli.'
    -Öyle imam kaç tane kaldı şimdi.
    - İşte bu yüzden Nişanca'ya, Sofular'a uzanırdı ya. Hatta bir gün 'Bakasın Efendi!' dedim,
    'Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. İnan cenazen kalacak ortada'.
    - Doğru öyle ya?
    - 'Kimseye zahmetim olmasın!' deyip mezarını kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. 'İş mezarla bitiyor mu?' dedim. 'Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
    - Peki o ne dedi?
    - Önce uzun uzun güldü, sonra 'ALLAH büyüktür hatun' dedi, 'Hem padişahın işi ne?'

    İşte Nalıncı Baba o adsız sansız ALLAH (cc) dostlarından biridir. Asıl adı, Muhammed Mimi Efendidir. Bergamalıdır. 1592 yılında vefat etti. Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve mübareği evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu. Dahası bir tekke ile yaşattı adını. Türbesi Unkapanı'nda, Cibali tütün fabrikasının arkasında, Haraçzade Camii karşısındadır.


     
  2. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL
    Çok anlamlıydı gerçekten çok etkilendim.Teşekkürler paylaştığın için...
     
  3. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    güzel paylaşımdı teşekkürler
     
  4. juju

    juju Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4.779
    Beğenilen Mesajlar:
    223
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    severek okudum iyilik her zaman gizli yapılmalı allahım o kadar büyükki
     
Yasanmis Osmanli Hikayesi... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Osmanlida Bİlİnmeyen GerÇekler

    Osmanlida Bİlİnmeyen GerÇekler

    600 yıllık Osmanlı d. zenginlerin zekat ve sadaka vericek insan bulamadığını biliyormuydunuz 600 yıl boyuncu Osmanlı d.de hiçkimsenin dinine karışılmadığını biliyormuydunuz Osmanlı d.de savaş esnasında kadın çocuk yaşlı ve kendisine karşı savaşmayan hiçkimsenin kılına bile zarar vermediğini biliyormuydunuz Türk dilini asla kullanmadıklarını v eo dili çok kötü bulduklarını biliyormuydunuz...
  2. Yasanmis bir hikaye

    Yasanmis bir hikaye

    tüp bebek hikayeleri yaşanmış ayrılık hikayeleri selamlaşmayla ilgili hikayeler selamlaşmak ile ilgili hikayeler selamlaşmak ile hikaye ArkadaŞLaR Şimdiki Yazacaqım Yazı ßenim Hayatımda YaŞAdıqım en Kötü oLayın yazısıdır... CocukLuqumdan ßeri Tek emeLim Cok seveBiLeceqim Ve ßir okadar SeviLEcegim ßirini ßuLmaktı.Rizede Dogdum,iZmirde ßüyüdüm,Sonrada ßurSaya TaŞındık.HiÇ Kimseyi tanımıyordum...
  3. Osmanlilarin Yazilari...

    Osmanlilarin Yazilari...

    medreselim (entelektüel) o imdü yeniçeri (militarist) hatalıysam: tiz kellesi vurula (realist) tek rakibim hezarfen ahmet çelebi (postmodern) huzur islamda ( neo-klasik) buradan bir atlı geçti yaramı deldi geçti (aşık) yezidim ama akce bende hataliysam kellemi vurun, kaziga oturtun. akıncısın dediler kız vermediler.. o şimdi sadrazam padişahın faytonunda : veliaht on board...
  4. Yasanmis bir Hikaye...

    Yasanmis bir Hikaye...

    abi kardeş hikayeleri Beyaz Gelinliğim Olacak Mı? Ben 1980 doğumlu genç bir bayanım. Duygularımı sizlerle Kahramanmaraş’tan paylaşmak istiyorum. Böyle söylerken zannetmeyin ki, doğma büyüme oralıyım. Hayır, daha 5 yıl önce yerleştik bu şirin beldeye. Bu göçümüzün nedeni ise anne ve babamın ayrılışıydı. Hiç aklımıza bile...
  5. Filmlerin Osmanli versyonu

    Filmlerin Osmanli versyonu

    Fight club - teşekkül ün sille tokat Çılgın sekreter Jale - na uslu defterdar jale Pretty woman - hususi avrat 21 grams - 0.016 okka Million dollar baby - üçyüz akçelik sibyan Godfather -şahbaba Uçakta panik - tayyarede hezeyan Terminatör - deccal Spiderman - haşeret-ül adem. Attack of the clones - taarruzü'l adem-i sahte The empire strikes back - binaenaleyh hücumü'l devl Pi - rakkam-i...

Sayfayı Paylaş