gebe
  1. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    Yaşanmış ve İbretlik Bir Olay

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında @şK_MeLeĞ!. tarafından paylaşıldı.

    Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum. Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.

    Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da ALLAH (c.c)'in izniyle iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.

    Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış.

    Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:


    ''Doktor bey,'' dedi. ''Ben .. size…dargınım.''

    ''Niçin?" diye sordum.

    –"Siz…dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH (c.c)'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"


    Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:

    –"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın…"


    Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan Serap için bu dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla mecz ediyor ve arada bir soru soruyordu. Vefatına bir hafta kala:

    –"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"


    –"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O ani fark edince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."


    O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

    –"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor.

    Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hâla unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.

    -"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed"


    İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine olacak ki Salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim. Ertesi gün O'na:


    –"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin. Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

    –"Doktor bey…Azrail bana nasıl görünecek?"

    –"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."


    Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:

    –"Doktor bey, biliyor musunuz , bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:

    –Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:

    –"Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!!!"
    diyemezsem?.

     
  2. Beyazca

    Beyazca Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    655
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Cevap: Yaşanmış ve İbretlik Bir Olay
    okurken gözlerim doldu çok güzel bir paylaşımı yakalamışsın inan keyifle okudum maneviyat çok güzel birduygu ki rabbim onu herkese nasip etsin
     
  3. Vijdan

    Vijdan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    22 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.140
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Yaşanmış ve İbretlik Bir Olay

    Teşekkürler meleğim,tüylerim diken diken oldu inanki..Rabbim son nefesimizde hepimize nasip eder inşallah...
     
Yaşanmış ve İbretlik Bir Olay konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. istanbul bağcılarda yaşanmış bir olay...!!!

    istanbul bağcılarda yaşanmış bir olay...!!!

    bağcılarda olay bagcılarda olay lazer epilasyon bağcılar bağcılar lazer epilasyon da Bir akşam vakti Hz. İbrahim’in yaşadığı köyden geçen yaşlı bir yolcu, misafir olup geceyi geçirebileceği bir ev aradı. Hz. İbrahim’in kapısını çaldı ve kendisini misafir edip edemeyeceğini sordu. Yolcu seksen yaşındaydı ve o yaşına kadar hiç iman belirtisi göstermeden yaşamıştı. Hz. İbrahim ise kapısını...
  2. gerçekten yaşanmış bir olay

    gerçekten yaşanmış bir olay

    Adamin biri arabasiyla giderken yolda bir yolcu alirarabaya.... adam arka tarafa biner..... soför... eee hemserim kimsin nereye gidersin...der.... yolcu ben Azrailim..canini almaya geldim der...... soför alayci bir tavirla sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der.... yolcu sakin bir tavirla sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun der... ve ekler yolcu....inanmadin...
  3. Yaşanmış bir olay

    Yaşanmış bir olay

    Barbaros bulvarında olmuş bir olay... Arkadaşlarla öyle Barbaros bulvarında yürüyorduk. Bir anda yanımızdan son sürat bir minibüs geçti. Biz 'Freni patladı' filan demeye kalmadan, minibüs kafadan elektrik direğine bindirdi. Hemen koştuk, yardım edelim diye. Minibüse ulaştığımızda manzara şuydu: Yolcuların kiminin kası açılmıs, kiminin dudağı patlamış... Dağılmış vaziyetteler yani. Ama bir...
  4. Japonya’da yaşanmış gerçek bir olay

    Japonya’da yaşanmış gerçek bir olay

    Japonya’da yaşanmış gerçek bir olay şöyledir: Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanır da kertenkelenin ayağına...
  5. Yaşanmış Bir Olay.... Azrail ve Taksici....

    Yaşanmış Bir Olay.... Azrail ve Taksici....

    Taksici Ve Azrail Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya.... Adam arka tarafa biner.....şoför. .. - eee hemşerim kimsin nereye gidersin der. ...yolcu - ben Azrailim..canı nı almaya geldim der...... şöför alaycı bir tavırla- sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der.... yolcu sakin bir tavırla sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun der... ve...

Sayfayı Paylaş