gebe
  1. gülnurgezici

    gülnurgezici Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    5
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Yeniden Yaratılan Bu Ülkede

    Konu, 'Atatürk Şiirleri' kısmında gülnurgezici tarafından paylaşıldı.

    Yeniden Yaratılan Bu Ülkede 1.

    “Biz ki Anadolu halkıyız”
    tarihin aydınlığını yaratan
    biziz Anadolu’da uygarlık ateşini yakan
    gökler
    bizimle boyanır
    her sabah yeniden maviye
    mavi yanar
    göklerin ateşi yıldızlarda
    gökten
    bulut mavi dökülür denizlere
    “ biz ki Anadolu halkıyız “
    boydan boya dalgalanan
    denizler avuçlarımızda.

    Buğday ekmektir. Buğday, insanların kanı ve yaşama kaynağıdır.
    Ülkemiz, kendi çocuklarına ve dünyanın bütün çocuklarına yetecek
    kadar buğday üretmektedir.
    Dağlardan delicesine inen akarsularımızı, ovalardaki durgun göllerimizi
    Bir topraklarımıza akıtabilsek, buğdayın başkenti olabiliriz.
    Dünya ne altına ne petrole, ama buğday tanesine baş eğebilir.
    Hayat, her zaman bir buğday tanesi kadar kutsaldır.

    2.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    tarihin aydınlığını yaratan
    salkımdaki üzümü
    dalındaki gülü
    ırmaklara yön veren biziz dağlarda
    dağlardan akan sular
    bizim damarlarımızdan kanar
    topraklarını dünyanın biz sularız,
    bulutlar bizimdir aydınlık gök bizim,
    sen gelince aydınlık gelir
    açar bütün su çiçekleri
    açar gökte altın tanelerinden
    Aydın’da incir bahçeleri açar.

    Ey yeryüzünün ilk ve son geceleri
    Hitit incirlerinde kaç kez kurudu güneş
    kaç kez çiçekler açtı mevsimler boyu
    kaç arpa boylarında yükseldi
    güneş.

    Akdeniz
    İlkçağdan bu yana bereketin kaynağıdır.
    İncir,
    Akdeniz’in bahçelerinde başkadır. Ballıdır Aydın Ovasında incir.
    Üretimin yüzde altmışına bir yılda ulaşır.
    Dünya ilkçağdan bu yana Aydın bahçelerini incirleriyle beslenir.
    İlk insan yeryüzünde dalından incir koparıp yemiştir. O günden beri dünyanın
    bütün insanları Akdeniz’in, Ege’nin, ve Aydın’ın incirlerine hasret kalmıştır.

    3.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    Urumeli’de ve Tatvan’da
    yırtarız her sabah doğuda karanlıkları
    açarız doğunun kirli yüzünü
    Akvamı Şarkıyyeden Akvamı Garbiyyeye
    yani bir sabah doğudan batıya
    dökerek karanlıkların sırlarını
    insanların geçmişinden geleceğe taşırız
    Mustafa Kemal bayraklarını.

    Yanık türküler ceviz yaprağındadır
    gönlümüzden geçerek giden
    toprağın kaderi su kenarındadır
    tazecik yağmurlar yağıyordu
    Mustafa Kemal’in gözlerinden
    gözleri çam kokuyordu
    Ege’nin düzünde bir salkım üzüm
    salkımda taneler ve çekirdekler.

    Ey yalnızlığın
    derin kıyısına dökülen sular
    yürü toprağın ince derisinin altından
    Sungurlu bağlarında papaskarasına doğru
    alçak tepelerinde
    Trakya’nın yeni sürgünlerine doğru.


    Karadeniz’den Akdeniz’e
    Egeden Ağrı eteklerine ve dağ yamaçlarında, durgun göl gibi bahçelerde
    üzüm,
    tane tane salkım salkımdır.
    Sungurlu’da papas karası, Gediz Ovasında kınalı yapıncak .
    Antep Ovasında parmak parmaktır.
    Bir kökte kucak dolusu,avuç dolusu üzüm taneleri, üzümün kurusu bal parçasıdır,şeker parçasıdır.
    Biz Türkler dünyaya yaş ve kuru üzümü bir tepside sunan insanlarız.



    4.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    Ekmeği
    suyu
    zeytini ve çayı
    dalında inciri
    bağdaki üzümü
    ve pancardaki şekeri
    dalında asılı duran portakalı
    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    Ekmeği
    kömürü
    petrolü
    tütünü ve dağ keçilerini
    kozadaki ipeği
    kovandaki balı
    ve kamıştaki şekeri
    ve dağlarında yanan bir orman gibi
    ve dökülen suları.

    Akdeniz’in kıyılarında bir kavga olsa
    barışı bir zeytin dalı yaratır.
    Akdeniz’in köpüklerinde tuzlanan zeytin,Türkiyeli her insanın başına iki ağaç,
    yani bir ağaçta elli kilo zeytin ve insanın tabağında zeyyytinnn.
    Bütün Akdeniz çocuklarının gözbebekleri zeytin tanelerinden yapılmıştır.
    Zeytin yağı tabaklarımızda erimiş güneş gibi durmaktadır.
    Yeryüzüne zeytin Nuh Tufanından sonra bir güvercin gagasıyla bırakılmıştır.

    5.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    ekmeği ve çavdarı
    bir daha tütünü
    gece vakti kolculardan kaçırıp
    yaramıza bastığımız Karadeniz tütünü
    güneyde büyük
    ve kuzeyde parmaklarımız kadar küçük
    ve çocuklarımız kadar çok balığı .

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    seferberlikten önce Kafkaslar’da
    yalan bir hayalin
    ve kendilerini aldatan sahte kahramanların
    bir gecede Alman yanlısı olup
    damarlarımızdaki kana düşman Enver’in
    ardından döküldük Palandöken’de
    ve Allahüekber eteklerinde
    döküldük
    saçaktan buz parçaları gibi.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    gül dalından köprüler kurduk
    tarihin ellerine
    dalların ucuna ulaşan bahar gibi
    Karabük’ten bir nehir gibi
    kıvrılarak çıkan
    yüzyıllardır akıp giden
    nehirler gibi
    yani Kızılırmak’tan akan sular gibi.

    Gördünüz mü
    bir şafak vakti
    en karanlık yıldızla ölüyor önümüzde
    saf çelik parıltıları yükseliyor
    gökdelenler
    boğazlarımızda geçen ateşlerde eridi
    yalıma dönüştü
    ve kızardı
    ve aktı Boğazlarımızdan akar gibi
    damarlarımızdan geçerek
    döküldü kendi şekline çelik
    yeniden yaratılan bu ülkede.

    Dünyadan ve Avrupa’dan çok sonra kurduk demiri çelikleştiren fabrikaları.
    Çelik yeniden yaratılan bu ülkede çocuklarımızı daha özgür yapacaktır.
    Dünya üretiminde son sıralardan kurtulduğumuz gün,
    Türkiye’nin şafakları daha aydınlık olacaktır.


    6.

    “ Biz ki Anadolu Halkıyız “
    Okyanuslarda zıpkın yemiş
    büyük balıkların karınlarında oynaşan
    küçük balıklar gibi
    uygarlık ateşini yakan
    aydınlandık imparatorluğun karanlık bir sabahında
    Mustafa Kemal’le aydınlandık
    Gök bu yüzden mavidir,
    Divriği demiri
    taze bir ekmek gibi kokarak
    çıkarken yeryüzüne
    gök bu yüzden mavidir.

    Divriği’nin dağına
    yamacına
    göğüne
    gün vurur şafak vakti karşı
    dağdan esen yel
    alnımıza düşer
    kara toz bulutlarıyla yıkanmış.

    Demir filizleri çıkarıyoruz ilkbahardan
    rüzgardan sallanan otları
    demir ve toprak kokan gözlerimizi
    yağmurlu bir ağaç gibi
    ıslak
    geldik işte halkımız
    bir imparatorluğu yıkaraktan
    güneşin altında ıslak türkülerimizle.

    Demiri,
    insan çıkarır yeryüzüne,
    ama insanın yüreğini yürek yapan kordan demir parçalarıdır.
    Edremit’in ve Toroslar’ın kuzey etekleri,
    Hekimhan ve Düzce güneşi, Divriği’nde demir yatakları, tren yolları demirdendir;
    dünyanın bütün yapılarının kemikleri demirdendir.
    Karasabanın ve on beş bin devirli motorların pullukları demir,
    demirdendir aynalı dolap.
    Gökkuşağı gibi kurduğumuz köprüler,
    bahçe kapıları,
    dört nala giden atların nalları
    ve pancar köküne vurduğumuz çapalar da demirdendir.


    7.

    “Biz ki Anadolu halkıyız “
    ve daha önce Balkan Savaşlarında
    Selimiye’nin kubbesinden daha geniş
    ve Süleymaniye’nin minarelerinden daha yüksek
    bir yara açılmadan bağrımızda.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    kubbelerdeki nakışı
    sonra köprüleri
    uzun ve dar köprüleri
    Akvamı Şarkıyyeden Akvamı Garbiyyeye
    atan biziz
    doğudan batıya getirdik
    avuçlarımızda güneşi
    biz getirmesek
    eteklerimizde
    yanan alınlarımızda
    ve saçlarında güneşi
    unuturdu bir gün kendini güneş
    milyon kere parçalanarak
    sönerdi.

    Şimdi şafak vakti
    duman götürüyoruz
    ve gecenin üzerinde ateş
    ay parçası kadar sert bıçaklar döküyoruz
    Soma Kütahya ve Zonguldak kömüründen
    kömür ateşinden döküyoruz aydınlığı,
    fabrika bacalarını
    ağıtlarımızı.
    Sen büyüttün ey yeryüzünün
    ve karanlık devirlerin
    çürümüş dünyası
    eskiçağların çürümüş otları
    dağları
    nehirleri
    ve insanları
    ekmeğimizi pişirmek için sizi bir daha
    yakıyoruz.

    Yeryüzü aydınlıktır.
    Yeryüzü çiçek bahçelerinden daha güzeldir.
    Ama yeryüzünü yeryüzü yapan yerin altındaki kökleridir.
    Yerin altındaki ölüler dünyasıdır.
    Belki İlkçağ’da vakitsiz açan bir çiçek ölmüştür, sular ölmüştür.
    Ne kadar ölümlü varsa,insan umudundan başka çürüyüp kömür olmuştur.
    Yeryüzüne beş bin metreden çıkardığımız kara taş parçaları !
    Bir daha aydınlatın ve ısıtın içimizi.
    Ekmeğimizi pişirmek için bir daha yanın.

    8.

    “ Biz ki Anadolu halkıyız “
    içinde ihanet ve karanlık
    ve ortaçağ
    ve eskiçağ
    karanlıklarında yıkanmış Osmanlı saltanatı
    “Biz ki Anadolu halkıyız “
    Selanik
    Manastır
    İstanbul
    ve Çanakkale
    vatana hasret ekmeğe hasret
    Ama samsun
    Amasya
    Erzurum
    Sivas
    ve Ankara
    İnönü Sakarya Dumlupınar
    ve İzmir Kordonboyu
    “ Biz ki Anadolu halkıyız “ yaratıldık yeni baştan
    Mustafa Kemal aydınlığında.

    Mehmet Zeki Gezici
    gönderen
    GÜLNUR GEZİCİ


    Bu metin gençliğimin,öretmenliğimin, en güzel günlerinde,
    Polatlı Kız Meslek Lisesi bütün öğrencilerinin katılımıyla
    okunup seslendirilmesi için bir günde yazıldı,
    başarılı bir biçimde seslendirildi ve sahnelendi. Yıl 1981.ve daha sonraki yıllar...


     
Yeniden Yaratılan Bu Ülkede konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kumdan yaratılan harikalar

    Kumdan yaratılan harikalar

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. ülkemizde kuruyan cennetler üzülerek koydum bu resimleri

    ülkemizde kuruyan cennetler üzülerek koydum bu resimleri

    Konya’nın Akşehir İlçesi’nde bulunan Akşehir Gölü Yaklaşık 15 yıl önce 350 kilometrekarenin üzerinde alana sahipti. Akşehir Gölü’nün toplam alanı 30 kilometrekareye, en derin yeri ise 1 metreye kadar düştü.Konya bölgesi için önemli yere sahip olan gölün bazı kesimleri tarım alanı olarak kullanılıyor. -------------------------------------------------------------- İstanbul'un su...
  3. Burcu Güneş: BU ÜLKEDE BENİ ANLAMADILAR

    Burcu Güneş: BU ÜLKEDE BENİ ANLAMADILAR

    BEŞİNCİ ALBÜMÜNÜ PİYASAYA SÜREN BURCU GÜNEŞ, BU ÜLKEDE ANLAŞILAMAMAKTAN DERT YANDI. “Burcu Güneş-Remix” adlı beşinci albümünü geçtiğimiz günlerde piyasaya süren Burcu Güneş, bu ülkede anlaşılamamaktan dert yandı. Ünlü şarkıcı, 'Ben İzmirli’yim. Türkü de söylerim, Türk sanat müziği de... Caz da söylerim, pop da... Ama polemik yaratan insanların içinde bulunduğu çarka uymak istemem. Zaman...
  4. Sihirli Annem 2011 bu gün yeniden başlıyor

    Sihirli Annem 2011 bu gün yeniden başlıyor

    sihirli annem yeniden başlıyor sihirli annemde eda öldü mü annemde eda ya ne oldu sihirli annem 2011 bu gün başlıyor, yeni bölümü, sevilen dizinin tazecik bölümleri hakkında bilgiler burada arkadaşlar. Bir televizyon klasiği haline gelen, 5 yıl önce bittiği halde eski bölümleri hala beğeni ile izlenen efsane dizi Sihirli Annem bu gün yine ekranlarda yeni bölümü ile geliyor Melek'ler:)...
  5. Bir Ülke Bu Kıza İbadet Ediyor....

    Bir Ülke Bu Kıza İbadet Ediyor....

    Bu Kıza İbadet Ediliyor.... Yılda 13 kez dışarı çıkıyorlar, türlü testlere tabi tutuluyorlar ve bir ülke onlara ibadet ediyor. İşte 'Kumari' adı verilen ve insana 'yok artık daha neler' dedirten o ilginç gelenek... Nepal'in başkenti Katmandu'da binlerce kişi, küçük yaşlarda seçilerek “tanrıça” olarak yetiştirilmeye başlanan “Kumari”ye ibadet ediyor. Nepal'i kötülüklerden koruduğuna...

Sayfayı Paylaş