gebe
  1. LiKarBa

    LiKarBa Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    zamanımız kaldımı acaba...

    Konu, 'Kişisel Gelişim' kısmında LiKarBa tarafından paylaşıldı.

    Doğan Cüceloğlu' nun eğitimdeki katılımcılarla aralarındaki konuşma: Ben: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı? Katılımcılardan Biri: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.
    B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse
    otomatik olarak çıkar:
    K: Ölüm.
    B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir,ama bundan
    sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi? Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır. Şu şekilde devam ederim:
    Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
    K:Hayır
    B:Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?
    K:Var.
    B:Yarın?
    K:Evet.
    B: 30 yıl sonra?
    K: Olabilir.
    B: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini bili yor musunuz?
    Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç
    bakmamışlardır. Sözümü sürdürürüm:
    B: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?
    K: Yoktur hocam.
    B: Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini? Katılımcılar
    burada rahatsız olmaya başlarlar.
    K: Hocam konuyu değiştirsek?
    B: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
    K: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam
    B: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin
    gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular,
    tartışma ya da gerginlik konusu yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun
    boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona "yüreğinizin taa derininden gelen bir "seni
    gerçekten çok seviyorum" demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı? Burada bazı katılımcıların ağladığı olur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.

    B: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin
    varlığından daha önemli, hangilerinde "şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim?" diye kendi kabuğumuza çekilip
    tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?


     
zamanımız kaldımı acaba... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Gİttİn YanlizliĞimla BaŞbaŞa Kaldim

    Gİttİn YanlizliĞimla BaŞbaŞa Kaldim

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. zamanlar

    zamanlar

    melekler mekani Personalpronomen (persönliches Fürwort) Die Deklination der Personalpronomen N(wer-was) Ich Du Er Es Sie Wir Ihr sie Sie A(wen-was) Mich Mich Ihn Es sie Uns Euch Ihnen Ihnen D(wem) Mir Dir Ihm Ihm ihn Uns Euch Ihnen Ihnen G(sessen) Meiner deiner seiner Seiner Ihrer unser euer ihrer ihrer Reflexivpronomen (rückbezügliches Fürwort) Typisch für ein Reflexivpronomen ist, dass...
  3. Nefessiz kaldim

    Nefessiz kaldim

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  4. Akşamdan Kaldıysanız ...

    Akşamdan Kaldıysanız ...

    Akşamdan kalmak, sık sık başımıza gelen bir olaydır. İnsanın başı yüz kilo gibidir, zonklayan bir ağrı, bulantı, berbat bir ağız tadı, ışıktan rahatsız olmak ve kendini ölü gibi hissetmek; bunlar gerçekten berbat şeyler; Fakat hiçbirisi sürpriz değildir çünkü alkol sonuçta bir zehirdir ve bedenin kimyasal yapısını altüst ederken, yaşamsal sıvılarımızın akışkanlığı azaltır. Önce doğru ılık bir...
  5. acaba?

    acaba?

    eylül ismi kuranda var mı?

Sayfayı Paylaş