1. melegim

    melegim Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.038
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    Ağlayan Çocuk

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında melegim tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]
    Ağlayan Çocuk


    Hazret-i Ömer in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar... Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb dan (Sevgili Peygamberimizin arkadaşlarından) Hazret-i Abdurrahman a rastladı. Ona dedi ki: - Ey Avfın oğlu! Gel, seninle bu gece misafirimiz olan kervanı bekleyelim.Onlar rahat uyusunlar. Çünkü yorgundurlar.Canları ve malları herhangi bir zarara uğramasın!... Hazret-i Ömer bu teklifte bulununca, Hazret-i Abdurrahman da seve seve kabul etti. Birlikte kervanın etrafında göz-kulak olmaya başladılar.

    O sırada yakındaki bir evden çocuk ağlaması işitildi.Çocuğun sesi kesilmediği için, Halife evin kapısına gitti. İçeride bulunanlara, Küçüğü susturmalarını rica etti. Sonra dönüp geldi. Gece boyunca, çocuğun sesi işitildikçe, birkaç kere daha evin kapısına gitti.Çocuğun ağlaması bir türlü dinmiyordu. Seher vakti olunca, Hazret-i Ömer son defa oraya gitti. Çocuğun annesine:

    - Sen ne biçim anasın! Bütün gece evlâdını ağlattın. Belli ki, açtı! diye çıkıştı. Kadıncağız cevap verdi:

    - Halimi anlamadan niçin beni azarlıyorsun? Hazret-i Ömer, kendini tanıtmadan sordu:

    - Haline ne olmuş?

    - Çocuğu sütten kesmiştim..

    - Sütün yoksa başka şeyler yedirseydin.

    - Evde onun yiyeceği birşey yok ki, biz çok fakiriz...

    - Çocuğun kaç yaşında?

    - Daha yaşını doldurmadı. İşte bu cevap üzerine Hazret-i Ömer öfkelendi.

    - Peki niçin bu kadar küçük bir yavruyu sütten kestin? Kadıncağız içini çekti:

    - Halifemiz Hazret-i Ömer e Cenâb ı Hak insaflar versin.Çocuklar sütten kesilmeyince, bizim gibi bir fakire nafaka vermez.Fakirlik maaşı bağlamaz. Onun için yavrumu erkenden sütten kestim.Bunun üzerine Halife ağlayarak mescide girdi. Gözyaşları yüzünden namazı zorla kıldırdı. Selâm verdikten sonra cemâate döndü. Gene ağlayarak:

    - Sizin Ömer inize yazıklar olsun!.. Sizin Ömer inize yazıklar olsun!.. diyerek kendini suçladı.Sonra bütün Medine halkına, tellallar (haberciler) çıkarttı. Onlar da bildirdiler ki:

    - Hangi Müslümanın oğlu veya kızı dünyaya gelirse, hemen Halifeye bildirsin.Beytülmal dan (hazineden) nafaka (maaş) verilecektir. Hiç kimse nafaka yüzünden evladını vaktinden önce sütten kesmesin!.. O günden sonra artık Medine de, açlık sebebiyle ağlayan çocuk sesi işitilmedi. Bu hadiseden epeyce zaman sonra Medine de kıtlık baş gösterdi. Hazret-i Ömer, hemen bir deve kestirdi ve Etini fakirkere dağıtın! diye emretti. Görevli, etlerin güzel bir parçasını da Hazret-i Ömer e ayırdı. Yemek zamanı olunca, iyice pişirip Halifenin önüne getirdi.Hazret-i Ömer hayretle sordu:

    - Bu yemek neredendir?

    - Efendim, kesilmesini emir buyurduğunuz deveden size düşen paydır... Hazret-i Peygamberin sevgilisi Koca Ömer in rengi değişti:

    - Devenin iyi yerlerini kendisi yiyip, artanı fakirlere vermek çok kötü bir şeydir,dedi. Hemen bu yemeği kaldır ve çocuk sahibi, fakir bir aileye götür. Az sonra önüne gelen Kuru arpa ekmeği ile zeytinyağını Bismillahirrahmanirrahim diyerek afiyetle ve gönül rahatlığıyla yedi. İşte bu yüzden bütün âlimler fikir birliği etmişlerdir ki:

    Hazret-i Ömerin adâleti, kendinden önce ve sonrakilerden daha büyüktür




     
Ağlayan Çocuk konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ağLayan kadınLar

    ağLayan kadınLar

    ağlayan kadın ağlayan kadın resmi avatarları resimleri bayan avatarları Bir kadını ağLatmak çok zor değiLdir asLında. KadınLar her şeye ağLayabiLir; bir fiLme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekLer kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağLatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağLıyorsa, ağLatan onun yüreğine uLaşmış demektir.Ama o yüreğin değerini biLememiş oLacak ki ağLatan, gözünü biLe...
  2. Ağlayan Kek

    Ağlayan Kek

    Beğeniceğinizi umduğum güzel bir kek tarifi meleklerim :muz::muz: HAZIRLANIŞI Keki için önce yumurta ve şekeri çırpın. Sonra 2 çorba kaşığı sütü ve kakaoyu ilave edin. Biraz çırptıktan sonra ununu koyup tekrar çırpın. En son kabartma tozunu koyup güzelce çırptıktan sonra yağlanmış tepsiye bosaltıp 175 derece ısıtılmıs fırına koyun.30 dakika sonra alın ve sıcak kekin üstüne 2 su...
  3. ağlayan seccade

    ağlayan seccade

    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı. Bir iniltiyle uyandı adam. Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne...
  4. Ağlayan Çocuğu Susturmak!..

    Ağlayan Çocuğu Susturmak!..

    ağlayan çocuk, nasıl susturulur, yolları, çareleri, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, Anneliğin en çok sabır ve en çok dirayet gerektiren mevzularından biri ağlayan çocuğu susturmaktır.Kimi çocuk kolay kanar,iknaolur.Ama kimi çocuk ta imkanı yok susmaz,yay teli gibi gerilen sinirlerimizi kopma noktasına kadar zorlar da zorlar!..Peki böyle bir durumda ne...
  5. ağlayan ağaç

    ağlayan ağaç

    Ağlayan Ağaç!.. (tamamen gerçeekk) Bursa'da gerçek bu ağacı bende gördüm.bümbüyük kökleriyle sarılmış yeryüzüne gelelim efsanemizee:Bursa da bir ağaç vardır normal sıradan bir ağaç.Bu ağaç bir olaya şahitlik ettiği için ve bazı olaylara üzüldüğü içiin koccammaaaaaaan bir göl oluşmuş (bu gölü bende gördümm)2 Sevdalı varmış birbirini seven aşık olan. kızın babası kızının oğlanla evlenmesini...

Sayfayı Paylaş