'Ankara'yı bırak, İzmir'in suyuna bak'

tuqqce

tuqqce

Daimi Üye
Üye
'Ankara'yı bırak, İzmir'in suyuna bak'
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Bizim suyumuz temizdir. Gönül rahatlığıyla içilebilir. Şerefimle temin ediyorum, ben gece gündüz içiyorum” dedi.

Gökçek, Kızılırmak'tan Ankara'ya getirilen suya ilişkin iddialarla ilgili, bazı belediye meclis üyeleriyle Basın Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.
Açıklama öncesinde, kameraların önünde sürahiye musluktan su dolduran Gökçek, duvarında “Arsenik İzmir'de,CHP Göreve” yazılı pankartın bulunduğu toplantı salonuna gelerek gazetecilerin önünde içti.

Gökçek, geçen yıl Ağustos ayında yapılan su kesintileriyle kendisine yönelik “hak etmediği bir kampanya” başlatıldığını söyledi. Kendisine yönelik, “Suyu Kesikköprü'den 1 yılda getiremez”, “Bu su içilemez, sülfatı yüksek”, “Suda ağır metal ve arsenik var” gibi iddiaların dile getirildiğini anlatan Gökçek, getirilen suyu kentin içme suyu şebekesine verdikten 21 gün sonra da “Bizi kobay olarak kullandı” şeklinde iddialarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Kente suyu verdikten sonra açıklama yaparak bazı sivil toplum örgütlerinin “oyunlarını bozduklarını” savunan Gökçek, bunun gerekçesini “Sütten ağzımız yanınca 'ayranı üfleyerek içelim' dedik” diye açıkladı. Gökçek, halkı “kobay” olarak kullanmalarının mümkün olmadığını, Kesikköprü ve Kırıkkale'de bu suyun 40 yıldır içildiğini ifade etti.

“ODTÜ'YE ANALİZ YAPTIRMADIĞIMIZ DOĞRUDUR”

Gökçek, Tıp Kurumu tarafından “Kesikköprü suyunda arsenik bulunduğu” iddialarıyla ilgili olarak “Tıp Kurumu'nun başındaki kişi bu konulardan anlayan biri değil. Bizim tesislerimizde arseniğin arıtılabileceğini bilmiyor” dedi.


Melih Gökçek, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut'un açıklamalarına ilişkin olarak ise şunları kaydetti:
“Bizim ODTÜ'ye analiz yaptırmadığımız doğrudur. Kimya mühendisleri ve inşaat mühendisleri odalarının yaptırdığı ve web sayfalarında yayınladıkları analizleri aldık. Biz ODTÜ verilerini tamamen buradan aldık. Montaj yok. Aslında bir dava açılacaksa bizim açmamız lazım. Çünkü biz Kimya Mühendisleri Odasının ODTÜ'ye yaptırdığı analizi kullandık. Niçin kullanmayalım? Bu analizi birebir aldım. Dava açacaksanız oraya açın. Sayın Akbulut ile telefonda ve bazı televizyon kanallarında görüştüm. 'Medya açıklamalarımı çarpıttı. (Musluktan arsenik akıyor) demedim' dedi.”

Gökçek, son yaptırdıkları analizde Kesikköprü Barajı'ndaki suda bulunan arsenik oranının 12 mikrogram olduğunu, bunun da mevsimsel olarak değiştiğini söyledi. Melih Gökçek, diğer barajlarda da zaman zaman 13-20 mikrogram oranlarında arseniğe rastladıklarını kaydetti.

Kesikköprü suyunun,Ankara'nın değişik barajlarından alınan sularla karıştırılıp, arıtılarak verildiğini anlatan Gökçek, “Bu (arsenik) önemli bir olay değil. Arıtma tesisimiz çökeltme ve havalandırmayla bunu 1 mikrogramın altına düşürebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü 10 mikrograma kadar izin veriyor. Halbuki bizimki 1 mikrogramın altında. Bizim suyumuz temizdir. Gönül rahatlığıyla içilebilir. Şerefimle temin ediyorum, ben gece gündüz içiyorum. Dünyanın en zehirli suyu bile arıtılabilir. Yeter ki arıtma tesisiniz olsun” diye konuştu.

“İÇME SUYUNDA SAĞLIĞI TEHDİT EDEN BİR DURUM YOK”

“Ankara'nın içme suyunda sağlığı tehdit eden herhangi bir durum olmadığını” kaydeden Gökçek, “kimsenin halkı paniğe sevk etmeye hakkı olmadığını” söyledi.
Gökçek, içme suyuyla ilgili olarak bir “su lobisinin olduğunu, bu lobinin içme sularının şüpheli hale getirip medyaya telkinlerde bulunduğuna ilişkin duyumlar aldığını” anlattı. Halkı “asılsız iddialarla” paniğe sevk edenlerin cezasız kalmaması gerektiğini, ASKİ avukatlarının bu konuda iddialarda bulunanlar hakkında davalar açmaya başladığını bildirdi.


Melih Gökçek, kamuoyunu rahatlatmak için gelecek hafta önde gelen üniversitelerden uzmanları İvedik Arıtma Tesislerine götüreceğini ve aynı anda numune aldırıp, analiz ettireceklerini bildirdi.

Gökçek, İzmir'in şebeke suyundan aldıkları numuneleri incelettiğini dile getirerek, “İzmir'in çeşme suyunda Ankara'nınkinden 4 kat daha fazla arsenik bulunduğunu” iddia etti. Gökçek, “İzmir'de Ankara'daki gibi bir arıtma tesisi bulunmadığını, çeşmeden akan arsenik nedeniyle İzmirhttp://www.hurriyet.com.tr/index/izmir/ halkının sağlığının tehlikede olduğunu” öne sürdü.

Daha sonra, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gökçek, Kızılırmak isale hattının maliyetine ilişkin bir soru üzerine, “Bu iş için müteahhitlere 572 trilyon lira ödediklerini” bildirdi. Gökçek, “90 milyon metreküplük Kavşakkaya Barajı'nı da 57 trilyona mal ettik. Oysa 50 milyon metreküplük Yuvacık barajı 4,5 milyar dolara yapıldı” dedi.

Başkentte suya zam yapılıp yapılmayacağı yönündeki başka bir soruyu da Gökçek, “Suya şu anda zam yok” yanıtını verdi.

Gökçek, “Ankara'ya tamamen Kesikköprü'den su verildiğinde de çeşmeden akan sudaki arsenik oranı 1 mikrogramın altında olacak mı?” sorusu üzerine ise “Kesikköprü'den daha fazla su geldikçe sülfat artar. Sülfatı arıtmak için ayrı bir arıtma gerekiyor. Kesikköprü suyundaki sülfat oranı 330, biz bunu 250'ye indiriyoruz. Ancak arsenik 30 mikrogram olsa bile arıtırız. Sülfat için ileriye dönük olarak da arıtma tesisi kurulması konusunda çalışmalarımız var” diye konuştu.
Bu arada, Gökçek'in “İzmir'in içme suyunda arsenik olduğu” yönündeki açıklamaları sırasında belediye meclis üyeleri CHP'yi, sivil toplum örgütleri ve bilim adamlarını göreve çağıran dövizler açtı.

hürriyet.com
 

Benzer İçerikler

KızılÖtesi
Cevaplar
0
Görüntüleme
556
KızılÖtesi
KızılÖtesi
*GüMüŞ*
Cevaplar
0
Görüntüleme
816
*GüMüŞ*
*GüMüŞ*
Üst