ateşten kartopu

*MeleK*

*MeleK*

♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥
Yönetici
ateşten kartopu
Halley kuyruklu yıldızı binlerce yıldan beri astronomları meraklandırıp durmaktadır. Onun (1986) yılında tekrar geri geleceği, ilim adamlarını sevindirdi. Bu sefer, onu etraflıca araştırmaya karar vermiş görünürler.
8_1.jpg
Soldan Sağa: Bilim adamları kuyruklu yıldızların kompüter resimlerini çoğaltıncaya kadar Kometler ve iç yapıları bir muammaydı. 1910 da çekilen 4 fotoğrafdan yukarıda çoğaltılmış resimler elde edildi. (resim en başta) Ortadaki kompüter resimleri Güneş'den uzaklaşan kornetin çekirdeğinden çıkan mad¬delerin kabuklarını ve püskürmelerini göstermektedir. En sağdaki fotoğraf kuyruklu yıldızdan ayrıla¬rak Arz'ın atmosferine girmiş bir toz partikülüdür. Bunlar, Arz'ın menşeine ait ipuçları taşıyabilir.
8_2.jpg



Güneş sisteminde Halley kuyruklu yıldızının müstesna bir yeri vardır. Bu kuyruklu yıldız, Pluto gezegeninin ötesinde bir yörüngede dolanmakta olup, hayret verecek bir şekilde buz tabakalarıyla kaplanmıştır. Bu "kornet" çok küçük olduğundan gezegenlerin çok fazla tesirine de maruz kalmaz. Aynı zamanda Güneş'ten çok uzak mesafelerde dolaştığından onun da tesir sahasına girmez. (1986) yılındaki geri dönüşü, âlimlere, Güneş Sisteminin mahiyeti hakkında, bazı sırların ortaya çıkarmasına vesile olacak gibi görünmektedir. Güneşin etrafında olan yörüngesinde, her (76) yılda bir insanları hayrete ve dehşete düşürecek şekilde Arz'ımıza doğru yaklaşmaktadır. Bu kornetle karşılaşmak gerçekten çok hayret vericidir.


Âlimler kuyruklu yıldıza ait maddenin, Güneş Sisteminin çok eski kalıntıları olduğunu zannetmektedirler. Takriben (100) milyar kadar olan bu kornetlerin ekserisi, Güneş Sisteminin etrafında bir toz bulutu halinde dolanmaktadır. Kuyruklu yıldızlar, Güneş Sisteminin merkezinden 50 000 astronomi birimi (AB) uzaklıktadırlar. (1950) yılında bu kornetlerin varlığını ortaya çıkaran Alman astronom "Jan Oort"un ismine izafeten bunlar, Oort Bulutu diye bilinir. Kuyruklu yıldızlar, bazen Güneşin yakınından geçen diğer bir yıldızın çekimiyle bu toz bulutunun hafifçe dışına doğru çekilir. Kornetler, çok fazla eliptik olan bir yörünge çizerek Arz yörüngesiyle yaklaşık olarak aynı mesafede Güneşin etrafında dolanırlar. Bunlar, Güneşe doğru yaklaştığı zaman yeryüzünden teleskoplarla görünür hale gelir ve çok daha yakın durumlarda, gökyüzünde parlak bir cisim olarak takip edilebilirler.

FEZADA BÜYÜK BUZ, PARÇASI
Astronomlar, asırlar boyu süren çalışmaları neticesi bir kuyruklu yıldızın resmini yapmağa muvaffak oldular. Bu resimde bir kuyruklu yıldız, çapı (10 km) kadar olan kirli bir kartopu şeklinde canlandırmıştır. Bir kartopu şeklinde olan çekirdekte moleküllerin diğer çeşitleriyle çok küçük noktalar halinde olan toz zerrecikleri, bir milimetrenin binde biri kadar olup Güneş radyasyonu sebebiyle kuyruk haline gelemeyecek kadar küçüktürler. Bu yüzden bunlar Güneşin aksi istikametinde kornetin başından ayrılarak uzaklaşırlar. Güneşten çıkan proton ve elektronların feza içinde akışı olan Güneş rüzgarı, kornet çekirdeğinden kaçan bu molekülleri iyon haline getirir. Şimdi elektrikî yüklerle yüklenmiş bulunan bu iyonize moleküller, gezegenler arası mağnetik sahanın te'sirinde kalarak plazma kuyruğu denilen ikinci bir kuyruğu oluşturmak üzere mağnetik sahanın çizgileri etrafında spiral çizerler. Hem toz ve hem de plazma kuyruğu, kornet başının arkasında 30 milyon kilometre kadar uzaklara yayılırlar.

Kornetlerle alâkalı en önemli hususiyeti görmek mümkün değildir. Bu husus, 30 milyon kilometreye yayılan başı saran hidrojen kılıfıdır. Şayet biz onu görebilsek, bu hidrojen halesinin güneşin yüzlerce katı olduğunu fark ederiz. Tahminlere göre (Halley) kornetinin çekirdeğinin, takriben (400 000) kilometre kalınlığındaki başı dahil, yaklaşık (6) kilometre ene sahip olduğu zannedilmektedir. Bu tahminler kuyruklu yıldızın Arz yörüngesinin içinde bulunduğu anlarda yapılmıştır. Bu kornetin milyonlarca kilometre uzunluğunda olan iki kuyruğu vardır. Bu kuyruklu yıldız 76 yıl süren bir eliptik yörüngede seyredip durmaktadır.

TABİÎ ÂHENK
Halley kuyruklu yıldızının çok ahenkli bir şekilde, sanki semavî bir saat gibi dolandığını ilk keşfeden Edmond Halleydi. E. Halley, daha önce bu kuyruklu yıldızın (1531, 1607 ve 1682) yıllarında Arz'a yaklaştığını biliyordu.. Ve tekrar (1758) yılında geri geleceğini yaptığı hesaplarla tahmin etmişti. Ne yazık ki, o yıla kadar ömrü vefa etmediğinden tahmininin doğru çıktığını göremedi. (1758) yılında bu kuyruklu yıldız, semada görülünce, E. Halley'in ismine izafeten ona, "Halley kuyruklu yıldızı" denildi.

Diğer kornetler Halley'den daha kısa periyotlara - en kısası yaklaşık 3 yıl- sahiptir. Niçin astronomlar ömürlerinde bir defa görülen böyle bir kuyruklu yıldız üzerinde araştırma yapmayı tercih ederler. Bu soruyu iki şıkta cevaplandırmak mümkündür.

Birincisi: Halley kuyruklu yıldızının geri dönüşünün önceden bilinmesi, ikincisi: Kornetlerle ilgili olan çok harika ve enteresan şeyleri üzerinde toplanmış olmasıdır. Bunlar koma (baş), iki kuyruk ve hidrojen halesi gibi kısımlardır. Diğer hareketli kornetler, nadiren Güneşe yakın yerlerden geçerler. Bunlar o kadar büyük yörüngeler üzerinde dolanırlar ki, geliş ve gidişleri hakkında tahmin yapılamaz ve belki binlerce yıl sonra tekrar geri gelebilirler. Öte yandan, kısa periyotlu kornetler Güneşin yakınından o kadar çok geçerler ki, onların çoğu maddeleri Güneşin hararetiyle buharlaşarak kaybolur. Böylece bu kornetler kuyruklarını kaybedip sönük cisimler haline gelirler. Fakat Halley korneti böyle değildir.

FEZA ARAŞTIRMALARI
Halley kornetinin Güneşe en yakın bir duruma gelmesinden takriben bir ay sonra ve Güneşten (130-140) milyon km ötede, Arz'dan da (145) milyon km uzaklıkta olduğunda, bu kometi, araştırma yapacak dört feza gemisi karşılayacaktır. Bu dört feza aracının ikisi Ruslar tarafından fırlatılacaktır. Her feza aracı, bu kuyruklu yıldızın harika ve enteresan olan yönlerini araştıracak cihazlarla donatılmıştır. Mesela, Japon feza aracında (Planet - A) morötesi radyasyona hassas bir kamera bulunmakta olup, bununla hidrojen halesindeki kimyevî reaksiyonlar takib edilecektir.

"Giotto" feza aracı, diğer feza araçlarından farklı olarak, çekirdeğe çok daha fazla girerek 500 km'ye kadar yaklaşacaktır. Fakat bütün araştırma gemileri, saniyede (70 km) hızla hareket eden toz partiküllerinden gelecek muhtemel bir bombalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar. Böylesine yüksek bir hız, feza araştırma gemilerinin bütün bir komayı yani başı sadece 1,5 saatte geçebileceği manasına gelir. En enteresan bilgiler de, bu 1,5 saat içinde feza araçlarıyla toplanacak ve yeryüzüne iletilecektir. Bu kısa zaman içinde bile, yeni ve sıhhatli bilgiler kazanılacağı sanılmaktadır.

Acaba Halley korneti insanlığın geçmişi üzerine ne gibi bilgiler getirebilir? Fezanın en eski canlı fosillerinden biri olan bu kornet, Arz'daki insanları endişeye düşürecek, rahatsız edecek durumlar ortaya çıkaracak mı dersiniz?

İbret nazarıyla bakıldığında, hiçbir şeyin nizamsız, gayesiz olmadığını apaçık müşahede ettiğimiz bu Kâinatta, Halley korneti de, me'mur olduğu Zatın emrinden dışarıya çıkarak, endişe verecek bir hal alması düşünülmemelidir..!
 
Üst