1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.165
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    Azaplar

    Konu, 'ABCÇ Melek Sözlük' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    Azaplar --------------------------------------------------------------------------------

    Osmanlı askerlik teşkilatında bir askeri kuruluştur.




    İlk olarak Aydınoğullan Beyliği'nde (XIV.yy) görülmektedir. Aydınoğullarında, Beyliğe Azaplar denilen donanma askeri, denizcilikten büyük kazançlar sağlamıştır. Aydınoğlu Umur Bey'in Azap kuvvetlerinden dolayı Bizans ve Latin kaynaklarında da Osmanlı Deniz korsanlarına " Azapi" adı verilmiştir. Bu teşkilat XV. yüzyıl ortalarında Akkoyunlularda da görülmektedir. Osmanlılar da ise bu kuruluş, yaya, deniz ve kale azapları olarak üç sınıfa ayrılmışlardır.


    Yaya azapları: XV. yüzyıl ortalarında orduda tüfeğin yer almasına kadar savaşlarda önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Yaya azaplarına ihtiyaç duyulduğu zaman yirmi veya otuz ev başına bir er hesabı "azap çağırmak" usulü ile Anadolu'nun sağlam yapılı gençleri arasından kefilli olarak toplanmışlardır. Maaşlarını, onları toplayan aileler verirler, savaş süresince de azaplar devlete vergi ödemezlerdi. Yaya azapları, savaşlarda oklarıyla ordunun önünde yeralarak ilk düşman hücumunu karşılarlardı. Azaplar, başlarına kırmızı börk giyerlerdi. Denizcilik Osmanlılarda önem kazanınca, XV. yüzyıl ortalarında, Azapların "Tüfenk-endaz" olarak maaşla gemilerde hizmet etmeleri kabul edilmiş ve bunlar, Osmanlı donanmasının kürek döneminde önemli başarılar sağlamışlardır.


    Deniz azaplarının başında bulunanlara reis denilirdi ve bunlar yükseldiklerinde kadırga reisi "kaptan" olurlardı.


    Kale azapları: Kale muhafızlıklarında hizmet görürlerdi. Kalelerde azaban-ı evvel, azaban-ı sani ve salil gibi bölüklere ayrılmışlardı. Bu teşkilatın ağa, katip, kethüda ve bölükbaşı olarak adlandırılan subayları vardı. Azaplar gereğinde köprücülük, lağımcılık gibi hizmetlerde de kullanılmışlardır.


    Kale azaplığı II. Mahmud döneminde yapılan ıslahata kadar sürmüştür.

     
Azaplar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Azap

    Azap

    Rüyasinda azap çektigini görmek, büyük bir rahata kavusmakla tabir olunur. Azap çekme rüyasi, cehennem konusunda daha açik gösterilmistir.
  2. Ferdi Tayfur- azap

    Ferdi Tayfur- azap

    azap, azap, azap, azap azap, azap, azap, azap, azap gonlumun baginda istirap tuter mutluluk ellerde bende ne gezer bu dertler benimle mahser yolcusu orda da biter mi bitmez mi bilmem bahtima kederler agini ordu azap, azap, her gunum azap icimde mutluluk dogmadan oldu azap, azap, her gunum azap yasantim sonunda zulume dondu olsem de bu zulum biter mi bilmem azap, azap, her...
  3. Orhan Gencebay - Vicdan Azabı

    Orhan Gencebay - Vicdan Azabı

    orhan gencebay ne talihim güldü nede kaderim orhan gencebay ne talihim güldü nede kaderim Ne talihim Güldü,nede kaderim, Her gün gibi bugün yine dünden beterdi, Bir yanda vicdanım,bir yanda sensin, Aşkının mahkumu oldum azap çekerim, Bu azabı senden değil, Vicdanımdan çekiyorum, Yerden yere vursan bile, Deli gibi seviyorum, Kırmayalım günah kalplerimizi, Neden zehredelim söyle günlerimizi,...
  4. Kabir Azabını Merak Edenlere!

    Kabir Azabını Merak Edenlere!

    kabir azabı kabir azabı nedir kabir azabı nasıl olur Her fani kendisine bahşedilen ömrü yaşar ve bir şekil de bu dünyada ki yaşam süresini doldurup ahiret hayatına intikal eder. Öldüğü andan itibaren konulduğu kabir de bu dünyada yaşarken işlediği günahlarının bedelini ödemeye başlar. Kabir azabı taki kıyamet günü gelip mahşer zamanı hesap verene kadar devam eder. Kabir azabı nasıl olur?Kabir...
  5. Kabir azabının çeşitleri nelerdir?

    Kabir azabının çeşitleri nelerdir?

    Ehlisünnet inancına göre, kâfirlere ve bazı günahkâr müminlere kabir azabı vardır. Kabir, iman ve salih amel sahipleri için Cennet bahçelerinden bir bahçe; kâfirler için de Cehennem çukurlarından bir çukurdur. Kabir hayatının, azap şeklinin mahiyeti hakkında, âlimler ayrı görüşler ileri sürmüşlerdir. Azabın ruha, bedene veya her ikisine birlikte yapılması, sonucu değiştirmez. Çünkü salih amel...

Sayfayı Paylaş