bebek doğmadan bez stokla!

*MeleK*

*MeleK*

♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥
Yönetici
bebek doğmadan bez stokla!
Biz mümkün olduğunca uzak dursak da, kaçınılmaz biçimde çocuk için alışveriş yapmaya başlandı. Herkes bizi uyarıyor, özellikle kıyafet konusunda: Öyle binlerce zıbın, badi, çorap vs. almayın, göz açıp kapayıncaya kadar büyüyorlar, elde kalıyor. "Canım, neden elde kalsın, insanoğlu üremeye devam ediyor, biz de doğuracak arkadaşlarımıza, tanıdıklarımıza veririz" gibi hayırsever düşünceler içinde asla değiliz; almıyoruz, oluyor bitiyor.

Sağduyulu karı-koca olarak kendimizi tutuyoruz. Lakin sevgili annem ve sevgili kayınvalidem zaman zaman el kadar tişörtler, parmak uzunluğunda donlar getirip "hanimiş de ponimiş, agucuk gugucuk" diye hayali bir bebeği seviyor ve kıyafetleri onun üzerinde deniyorlar. Denesinler. İsteyen istediğini yapsın. Yeter ki "bebiş" demesin. O tabir bana biraz "fazla sevimli!" geliyor, duymasam daha iyi.

Yol göstericilerimiz tarafından üzerine basılan bir başka nokta da doğumdan önce bez stoklamamız gerektiğiydi. Çünkü zaten pahalı olan bu ürüne, bebek doğduktan sonra para dayandırmak zorlaşıyordu.

Bez stoklamak demişken, çocuk yetiştirme konusundaki müstakbel mürşitlerimden biri, kendi macerasını anlattı: Özal döneminde ithal bezler serbest bırakıldığında Türkiye'ye gelen yabancı bir bez markası, kağıt ürünlerindeki bir kanun nedeniyle engellenince kısa bir süre sonra geri çekilme kararı alır. Ama buradaki depolarda mallar birikmiştir, indirimli olarak satılacaktır. İşte bu bezlerden bir kısmı iş bağlantısı, tanıdıklar sayesinde, bir nevi batan geminin malları şeklinde onların evine gelir. Bir kısmı derken, yüzlerce paketten söz ediyorum. Bebeğin odası yetmemiştir, yatak altları ve dolap üstleri bezlerle doludur. Çocuk tam anlamıyla bir depoda uyumaktadır. Gelen eş-dosttan utanıldığı için, bahane de üretilmiştir: "Biz bunları çekilişten kazandık."

Biz bir "çekilişe" katılmadığımız için ne yapacaktık? Her markete gittiğimizde alışveriş arabasına bir de bez atacaktık. Böylece, derslerine günü gününe çalışan öğrenciler misali, bez krizini nispeten az hasarla atlatacaktık.
Tüm öğrencilik hayatını son gece ezberlemeleriyle atlatan ben, artık sorumluluk sahibi bir baba olacağım için tarz değiştirdim ve dayanılmaz kalabalığı nedeniyle ettiğim "Carrefour'a gitmeme yeminimi" bozdum. Amacım mümkün olduğunca çok çeşidi mümkün olduğunca düşük fiyata görebilmekti. İkinci amacım Fenerbahçe-Galatasaray maçına bolca vakit kala evde olabilmekti. Eminim bebek de ilk şampiyonluğunu kaçırmak istemezdi.

Tabii bende cehalet diz boyu: Öğrendim ki bezlerin de bedenleri varmış. 1'den (yenidoğan poposu) 5'e (artık yeter çocuğum, söyle şu çişini poposu) kadar. Bunların hangisi iyi acaba? Pişik yapıyor mu? Tam oturuyor mu? İçine kaka yapılacak bir ürün için fazla para vermesek mi? Ne kadar iğrenciz, en "hassas" konuda cimrilik mi yapıyoruz? Çok çişim geldi. Tuvalet nerede? Şu bezlerden birini açıp kullans*** marketten aldığı gofreti içeride yiyen adamlarla bir tutulur muyum?
Hani, bir ürünü ne kadar büyük ambalajda alırsanız o kadar ucuza gelir ya (Deterjanı 15 kiloluk alın, benden tavsiye); onlardan bebek bezlerinde de var. "574 tane alırsan bak ne kadar ucuza geliyor" promosyonları bulmak mümkün. Ama mesele şu: Bu indirimler yenidoğan bezlerinde yok. Neden? Kafada senaryolar yazma konusunda rakip tanımayan bir çift olarak hemen komplo teorisini hazırladık: "Tabii, 5 numaralar artık çişini söylemek üzere olduğu için, onlara mal satmak zor. Promosyon yapıyorlar. Bizim gibi 1 numara bebeği olanlar almak zorunda. Pis kapitalistler!" (Hele, bebeğin cüce olacağına karar verdiğimiz bir senaryomuz vardır ki dillere destan, yeri gelince anlatırım...)

İşin uzmanı ise "Stok yapmayın, elinizde patlayabilir" diyor

Sakinleşmemi sağlayan, Canbebe'nin ürün müdürü Aslı Esen oldu. 1 numara bezler, o çağdaki bebekler çok çabuk büyüyüp hemen bir sonraki seviyeye geçtiği için o kadar çok üretilmiyormuş meğer. Neyse, bu seferlik sesimi çıkarmıyorum.
Esen fazla stok yapmamamı da önerdi, bebekler beklenmedik ölçüde hızlı büyüdükleri için elimde patlayabileceği uyarısını yaptı (En iyi yazı bilgi verendir: Satılan her iki bebek bezinden biri 4 numaraymış, yani 7-18 kg. arası bebekler için). Pek çok bebeğin doğduğu andan itibaren 2 numaralı bez kullanabileceğini de ekledi. Haddim olmadan bir uyarıda bulunayım: Bez alırken numara, yaş vs. gibi şeyleri boş verin, bebeğin kilosuna bakın. Yoksa bebek çok sıkılabilir ya da bezin üstünden cıvık, kahverengi, pis kokan şeyler sızabilir.

Biz iki ayrı markadan birer paket alıp eve döndük. Şimdi onlar bir kenarda duruyor, anneanneyle babaanenin gelip hayali bebeğin altını değiştirmeleri için
 

Benzer İçerikler

Üst