Eşimin cebinden habersiz para alıyorum caizmidir?

Uzman SühaN

Administrator
Eşimin cebinden habersiz para alıyorum caizmidir?
Sual: Din kitaplarında vaty ve cima kelimeleri geçiyor. Bunlar aynı şeyler midir?

CEVAP
Vaty, cinsel ilişkinin genel ismidir. Nikahlı ile olan ilişkiye cima, nikahsız olan ilişkiye ise, zina denir.

Sual: Evimizin ihtiyaçları için, beyimin cebinden habersiz para almam, caiz midir?
CEVAP
Caiz değil, haramdır.


Tek başına
Sual: Bir kimsenin evde tek başına yaşaması caiz midir?
CEVAP
Mekruhtur. Bir mazereti varsa, o zaman yalnız kalabilir.

Sual: Dinde ikinci bir kadınla evlenmenin hükmü nedir?
CEVAP
Din kitaplarımızda şöyle bildiriliyor:

Dörde kadar evlenmek, vacib, hatta mendub da değildir. İhtiyaç halinde izin verilmiştir. Bu bir emir olmadığı gibi, kadınlar da bunu kabul etmeye mecbur değildir. (Nimet-i İslam)

Devlet haram olmayan bir şeyi yasak ederse, bu şeyi yapmak mubah olmaktan çıkar, haram olur; çünkü Müslüman, kanuna karşı gelmez, suç da işlemez. Bir erkeğin ikinci bir kadınla evlenmesi için, bu hususta birinci hanımının hakkını koruyan ekonomik ve sosyal şartlar vardır. İkinci kadının da, ayrıca hakları vardır. Bu şartlara haiz olmayanın, ikinci bir kadınla evlenmesini dinimiz yasak etmiştir. Zaruretsiz, böyle bir şey yaparak birinci kadını incitmek haramdır. Hayat şartları da, göz önüne alınınca, ikinci bir kadınla evlenmenin caiz olmayacağı açıktır. Örf ve âdete tâbi olan ahkâmın, zamana göre değişebileceğini İslam dini kabul eder. (H.L.O.İman)



01.jpg









Sual: Düğünlerde, âdete uyarak, gelin arabasının önünü kesip, para alıyorlar. Gelinin akrabaları kapıyı kapatıp, para almadan açmıyorlar. Böyle alınan paralar helal olur mu?
CEVAP
Rızalarıyla veriyorlarsa helal olur. Mecbur bırakılarak, gasp ediliyorsa helal olmaz.

Evlilik günü
Sual: Evlilik için belli bir gece var mıdır?
CEVAP
Pazartesi ve Cuma gecelerini tercih etmelidir.

Allah’ın emriyle
Sual: Kız istenirken (Allah’ın emriyle) deniyor. Evlenmek farz mı da böyle söyleniyor?
CEVAP
Allahü teâlânın her emri farz değildir. Kur’an-ı kerimde evlenilmesi haram olanlar ve caiz olanlar bildirilmiştir. Evlenmek, Allahü teâlânın emrine aykırı değildir. Kur’an-ı kerimde, (Haksızlık yapmaktan korkarsanız, bir kadınla evlenin!) buyuruluyor. Evlenmek farz değildir. Allah’ın emriyle demek, Allah’ın emrine aykırı olmayan, onun emrine uygun olan demektir.

Kadının sütü
Sual: (Üç yaşındaki bir çocuk, bir kadının sütünü içse, o kadının süt çocuğu olmaz. Bu bakımdan, erkeğin hanımının sütünü emmesinde bir mahzur yoktur) deniyor. Doğru mudur?
CEVAP
Yanlıştır. Erkeğin, hanımının sütünü içmesiyle süt çocuğu olmadığı doğruysa da, hanımının sütünü içmesi haramdır. Ancak salih ve uzman olan doktor, (Kadın sütü, bu hastalığa iyi gelir) derse, o zaman ilaç olarak içilebilir. (İslam Ahlakı)

Yemek için ücret
Sual: Dinimize göre kadın evde yemek pişirmek zorunda olmadığına göre, yemek yaparsa, bunlar için kocasından ücret istemesi gerekir mi? Kadın yemek yapmazsa kadının yiyeceğini erkeğin getirmesi gerekmez mi?
CEVAP
Kadın ücret istemez. Kendisine yaptığı yemekten kocasına da verir. Müslüman kadınlar bu ihsanı kocalarına yapmışlardır. Kadın yemek pişirmem derse, pişir diye zorlanamaz. Kocası ona peynir, zeytin gibi şeyler getirir. (Hindiyye)

Nikâhta istibra
Sual: S. Ebediyye’de, (Zina eden kadını başkasının, istibra etmeden nikâh etmesi caiz olur) deniyor. Burada istibra nedir?
CEVAP
Buradaki istibra, nikâhla alınan zina etmiş bir kadının, gebe olmadığına kanaat getirmek için, bir âdet görünceye kadar beklemek demektir. Bu zamanı beklemeden başka birinin nikâh etmesi, yani evlenmesi caizdir.

Evlenene yardım
Sual: (Ev alanla evlenene Allah yardım eder) atasözü doğru mudur? Evlenecek olan fakire Allah yardım eder mi?
CEVAP
Atasözleri genelde âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin açıklaması mahiyetinde olur. Bu söz de, diğer atasözleri gibi doğrudur. Nur suresinin (Aranızdaki bekâr [veya dul] köle ve cariyelerden [evlenecek durumda olan] salihleri evlendirin! Eğer onlar fakirseler, Allah kendi lütfuyla onları zenginleştirir. Allah’ın lütfu boldur. O, her şeyi hakkıyla bilendir) mealindeki 32. âyet-i kerimesiyle, Deylemi’nin bildirdiği (Rızkı evlilikte arayın!) hadis-i şerifi gereğince, evlilik genelde rızık bolluğuna ve nimet çokluğuna sebep olur.

Şahitlerin kızı tanıması
Sual: S. Ebediyye’de, (Nikâh kıyılırken, veli veya vekil, şahitlerin bildiği kadının yalnız ismini söyler. Şahitlerin tanımadıkları kadının, babasının ve dedesinin adını da söylemesi lazımdır. Tanımak, kimin kızı ve hangi kızı olduğunu bilmek demektir. Şahsını, şeklini bilmek değildir) deniyor. Buna göre, babasını ve dedesini de hiç tanımasak, nikâh sahih olur mu? Kızda olduğu gibi oğlanı da tanımaları gerekir mi?
CEVAP
Tanımak tarif edilirken, (İsmini bilmek demek değildir) deniyor. Kız nikâhta bulunmuyorsa, yani şahitler kızı görmüyorsa, kızın ismi ve soyadı söylenilse, fakat o kız bilinmiyorsa nikâh sahih olmadığı gibi, sadece babasının ve dedesinin ismini bilmekle de nikâh geçerli sayılmaz. Mesela Ali oğlu Veli’nin kızı dense, sarı çizmeli Mehmet ağanın kızı gibi bir şey olur. Sarı çizmeliyi bilmiyoruz ki, nikâh sahih olsun. Kızı tanımak, kimin hangi kızı olduğunu bilmek demektir deniyor. Büyük kızı mı, küçük kızı mı, bunu da bilmek şarttır. Ali ve oğlu Veli de bilinmiyorsa nikâh sahih olmaz. Mesela Turgut Özal’ın büyük kızı dense, Özal’ı şahitler tanıdığı için nikâh sahih olur. Büyük kızını hiç görmeseler de sahih olur. Kimin hangi kızı olduğu bellidir.

Oğlan da, nikâhta bulunmayıp yerine vekili varsa, oğlanın da kim olduğu bilinmiyorsa, şahitlerin, kızda olduğu gibi oğlanı da tanımaları gerekir. Erkek genelde tanındığı için, tanınmasa da, nikâhta bulunduğu için, kitaplarda kızı tanımak bildiriliyor. Ali oğlu Veli’nin kızı, Mahir oğlu Tahir’in oğluyla evlense, şahitler bunları tanımasa nikâh sahih olmaz. Yahut kızı tanısalar, oğlanı tanımasalar yine nikâh sahih olmaz.

Eşi ismiyle çağırmak
Sual: Kadın, eşine ismiyle hitap etse günah olur mu?
CEVAP
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Ana babayı ve kadının zevcini, isimleriyle çağırması tahrimen mekruhtur, küçük günahtır. Tazimle, saygı anlatan kelimelerle ve yanına giderek çağırmaları lazımdır. Uzaktan, yüksek sesle çağırmamalı. (S. Ebediyye)

İsmi ne ise sonuna bey kelimesini getirerek, mesela Ali Bey, Veli bey gibi söylenebilir. Mesleği ne ise öyle hitap edebilir. Doktorsa doktorum veya doktor diyebilir. Bunun gibi, onbaşım, çavuşum, yüzbaşım, komutanım, polisim, patronum, mimarım, tüccarım, kaptanım, pilotum, avukatım, ustam, reisim, başkanım, hocam, öğretmenim, şefim, müdürüm, noterim denebilir. Yahut sevdiği sıfat ne ise o da söylenebilir. Beyim, aslanım, yiğidim, hayatım, şekerim gibi. Erkek hangisinden hoşlanıyorsa onu söylemeli, istemediği ismi veya sıfatı söylememeli. Aynı şekilde erkek de hanımına, onun hoşlanacağı şekilde hitap etmeli. Mesela güzelim, bitanem gibi şeyler söylemesi uygun olur.

Vedalaşırken kucaklaşmak
Sual: Bir bayan, babasıyla, oğluyla veya kardeşiyle vedalaşırken kucaklaşıp öpüşebilir mi?
CEVAP
Kadın kadına, erkek erkeğe kucaklaşıp öpüşmek de uygun olmaz. Bir hadis-i şerifte, (Karşılaştığınız zaman kucaklaşmayın!) buyuruluyor. (Berika)

Kadınların birbirleriyle erkeklerin yanında öpüşmeleri de ayrıca uygun değildir. Müsafeha etmeli, çünkü müsafeha sünnettir. Müsafeha edince günahlar dökülür.

Mahrem akraba ile öpüşürken az da olsa şehvet meydana gelirse hürmet-i müsahere olur. Mesela amcayla hürmet-i müsahere olsa, o amcanın oğluyla evlenilemez. Babayla hürmet-i müsahere olursa, annesi babasına haram olur. Onun için çok yakınımız da olsa, mahremimiz de olsa şehvetlenme tehlikesi varsa, uzak durmak gerekir. Kız, babasının veya oğlan, annesinin elini öperken bile buna dikkat etmelidir. Sıkışık oturmamalıdır.

Eşinden izin almak
Sual: Kadın sokağa çıkarken kocasından izin alması gerektiği gibi, erkek de sokağa çıkarken hanımından izin alması gerekir mi?
CEVAP
Erkek, evin reisidir. Reis, maiyetinde bulunanlardan izin almaz, ama evdeki huzurun bozulmaması için, (Ben şuraya gidiyorum) diye haber vermelidir.

S. Ebediyye'de, (Zevcesinden izinsiz sefere, hattâ nafile hacca gitmemeli) deniyor. Nafaka bırakmadan farz olan hacca gitmek de haram olur. Eskiden hacca gitmek de sefere çıkmak da uzun sürerdi. Hacca giderken, sefere çıkarken evin ihtiyaçları temin edilirse, izin almak şart olmaz.

Evin işine karışmak
Sual: Erkeğin, hanımının ev işlerine karışmasının, evdeki huzura ne gibi etkisi olur?
CEVAP
Bu konuda, Enver Abimizin iki sözü var:
Allahü teâlâ, evin dışını erkeğe, içini de kadına vermiştir. Bir erkek, evin içine ne kadar çok karışırsa, dünyada ve âhirette o kadar sıkıntısını çeker.

Diğer sözü de şöyledir:
Fizikî kaideye göre, mıknatısın aynı kutupları birbirini iter, zıt kutupları birbirini çeker. Yani artı kutup artıyı, eksi kutup eksiyi iter, artı kutup eksiyi, eksi kutup da artıyı çeker. İki kişinin ikisi de, (Ben haklıyım) derse neticede kavga çıkar, huzursuzluk başlar. Biri, (Sen haklısın) diyebilirse, kavga biter. Karı kocadan biri de, diğerine (Sen haklısın) derse geçim olur. Yani hiç olmazsa, bir taraf mutlaka alttan almalı. Ama bunu kendisi yapmalı, karşı taraftan beklememeli. İkisi de, (Ben haklıyım) derse, o evde kavga bitmez. İkisi de, (Sen haklısın) derse ne olur? Hiç kavga olmaz, o evde ilahî aşk başlar.

Düğünde mevlit okutmak
Sual: Bir arkadaş, (Sünnet düğünü olsun, diğer düğünler olsun, düğün yemeğinden önce veya sonra, sohbet etmek, mevlid okumak dine aykırıdır) diyor. Merhum hocamızın torunlarının sünnet düğününe katılmıştım. Orada sohbet olmuştu. Enver abi de, her düğün yemeğinde sohbet ederdi. Neden böyle söyleniyor ki?
CEVAP
Söyleyene sormalı. Haram işlenmeyen düğün yemeklerinde, sohbet etmek, mevlit okutmak sevab olur. Sohbet, emr-i maruf demektir. Emr-i maruf, fitne çıkmayacak her yerde yapılır. Ayrıca düğünde yemek yedirmek sünnettir. Tam İlmihâl’de deniyor ki:
Yemek yerken hiç konuşmamak mekruhtur. Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli konuşmalıdır. (S. Ebediyye)

Yemek esnasında, yemekten önce veya sonra konuşmayı, sohbeti yasaklayan dînî hüküm yokken, bunları dine aykırı gibi göstermek çok yanlış olur.

Evlenen rızka kavuşur
Sual: (Evlenen rızka kavuşur) deniyor. Doğru mudur?
CEVAP
Doğrudur yani rızka kavuşması kolay olur. Çünkü Peygamber efendimiz, (Evlenerek rızık arayın!) buyuruyor. (Deylemî)

Hazret-i Ömer de, (Evlenmeden rızk arayanlara şaşarım) buyurup, Nur sûresinin 32. âyetini okuyor. Meali şöyledir:
(İçinizdeki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allahü teâlâ, lütfu bol olandır, bilendir.) [Nur 32; Medârik Tefsiri]

Bir atasözümüz de şöyledir:
(Ev alan ile evlenene, Allahü teâlâ yardım eder.)

Demek ki, zengin olmasa da, Allahü teâlâ, dine uymak, haramlardan korunmak niyetiyle evlenen sâlih Müslümana rızık sıkıntısı çektirmez. Bir hadis-i şerif:
(Haramdan korunmak için evlenene, Allah’ın yardımı hak olur.) [İbni Meniy]
 
Üst