Gittiğin için

Gittiğin için
Gittiğin için kızabilirdim sana, nefret edebilirdim senden. Tüm giysilerini toplayıp bir eskiciye yok pahasına verir, fotoğraflarını küvette yakabilirdim. Senden kalan, sana ait ne varsa bir kalemde yok edebilirdim hepsini.

Gittin, bahçede fesleğenlerin kokusu gitti, ekmeğin tadı gitti, ömrümün yarısı gitti. Gittiğin için kızamadım sana. Haklı bir nedenin vardır, bilirim. Her gidenin geçerli bir nedeni vardır zaten. Kimi yaşamı arar, kimi ölümü, kimi aşkı. Kimi paranın peşinde koşar hayallerini kaybeder, kimi ise hayallerinin peşinden koşarken parasını. Hepsinin kendince bir nedeni vardır ama.

Kimisi arada bir hatırlatır kendini, gider ama unutulmaya katlanamaz. Geride kalanlar onsuz yaşayamasın, özlesinler onu ister. Yıkmak için gider yani. Bazısı, gidiş o gidiş, ne bir kart ne bir telefon. Zaman geçer, onsuz da yaşamaya başlanır bıraktığı yerde. O da bunu bilir, içi içini yer bitirir.

Her gidenin bir türküsü vardır, giden gider de arkasına bakmadan, kalanlar hep aynıdır nedense. Kalanlar hiç değişmezler. Kalanlar ağlar, kalanlar acı çekerler. Onlara seçme şansı verilmemiştir hiç. Onlar kalmışlardır çünkü, umutsuzca gidenleri beklemeye mahkumdurlar. Beklerler…Zaman geçer, ne giden geri gelir, ne kalan kalır olduğu yerde. Bir gün bir yerde karşılaşırlar belki. Bakışırlar birbirlerini sahiplenircesine. Oysa her şey değişmiştir. Yani giden bir başkasının kalanıdır artık, kalansa başkasının gideni. Bu sefer anlarlar birbirlerini, iş işten çoktan geçmiştir
 
Üst