İsmi söylendiğinde tepki vermeyen bebek otistik ola

LiKarBa

Yeni Üye
Üye
İsmi söylendiğinde tepki vermeyen bebek otistik ola
1 yaşında ismi söylendiğinde tepki vermeyen bebeklerde otistik spektrum bozukluğu olabilir!

Yeni bir araştırma 1 yaşında yapılan rutin kontrolde ismi söylendiğinde tepki vermeyen bebeklerin gelişimsel açıdan kapsamlı değerlendirmelere tabi tutulması gerektiğini ortaya koydu.

Kaliforniya Üniversitesi Davis MIND (Nörogelişimsel Hastalıklar Tıbbi Araştırma) Enstitüsü'nden Dr. Aparna S. Nadig ve arkadaşları araştırma kapsamında kardeşlerinin otistik olması nedeniyle otizm açısından risk taşıyan 6 aylık 55 bebeği ve 1 yaşındaki 101 bebeği incelediler. Ayrıca otizm açısından risk grubunda yer almayan 6 aylık 43 ve 1 yaşında 46 bebeği de kontrol grubu olarak incelediler.

İsim söyleme testi
Bebeklere basit bir test yapıldı. Bebekler, bebek koltuğuna oturtuldu veya annesinin kucağında durdu. Bebekler bir oyuncakla oynarken çocuğun arkasında duran bir araştırmacı normal bir ses tonu ile çocuğa adını söyleyerek seslendi. Çocuğun oyuncakla oynamaya ara vererek arkasını dönmemesi ve kendisine seslenen yabancı kişi ile göz teması kurmaması durumunda araştırmacı çocuğun adını yeniden söyledi. Her çocuğa cevap vermesi için 3 şans tanındı.

6 aylık bebeklerde kontrol grubundaki bebeklerin %82'si ilk veya ikinci denemede cevap verdi. 1 yaşındaki kontrol grubu çocukların ise tamamı ilk ya da ikinci denemede cevap verdi.

Otizm açısından risk taşıyan grupta yer alan bebeklerin ise 6 aylık olanların sadece %66'sı, 1 yaşındakilerin ise %86'sı ilk ya da ikinci kez ismi söylendiğinde tepki verdi.

İsim testinde tepki vermeyen bebeklerin 12 tanesi 2 yaşında yeniden kontrol edildi ve bu bebeklerin beş tanesinde otistik yelpaze bozukluğu teşhis edilirken, dört tanesinde de çeşitli gelişim gerilikleri olduğu saptandı.

Sonuç olarak 1 yaşındayken isim testine tepki vermeyen her dört bebekten üçünde 2 yaşına geldiklerinde gelişimsel sorunlar olduğu saptandı.

Amaç otizmin mümkün olan en erken dönemde tespit edilmesi
Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar ismi söylendiğinde tepki veren tüm çocukların normal olarak gelişmeyebileceğini veya tepki vermeyen tüm çocuklarda otizm olduğu anlamına gelmediğini, ancak bu testin otizmin mümkün olduğunca erken teşhis edilmesi açısından önemli katkı sağlayabileceğini belirttiler.

Araştırmacılar bu testin tek başına bir tarama testi olarak kullanılamayacağını; ancak yaşamın ikinci altı aylık döneminde olması beklenen taklit etme, hece tekrarları ile iletişim kurma çabası gösterme, göz teması kurma ve ismi söylendiğinde tepki verme gibi bir dizi davranışsal göstergelerin belirlenebileceğini ve bu davranışların olmamasının çocukta otizm olabileceğine dair güçlü bir erken veri sağlayacağını belirttiler.

Dr. Nadig araştırma kapsamındaki tüm çocuklar 36 aylık olduktan sonra sonuçların yeniden değerlendirileceğini ve erken dönemlerde koyulan teşhisin devamlılığını ve isim testi ile 36 aylıktan önce klinik belirti vermeyebilen Asperger sendromu arasında da bağlantı olup olmadığını görmek üzere çocukları okul dönemine kadar izlemeyi planladıklarını da belirtti.

Aynı uzmanlar bebeklerin beyinlerinin konuşma veya sosyal etkileşim gibi çeşitli uyaranlara nasıl tepki verdiğini belirlemek üzere bir EEG ölçümü üzerinde de çalıştıklarını belirttiler. Başka uzmanlar da otizmle bağlantılı olması olası genetik etmenler üzerinde çalışmalara devam ediyorlar.

Erken müdahale edilmesi büyük önem taşıyor
Çocukların iletişim ve ilişki kurma yeteneklerini ciddi biçimde etkileyen otizmde erken teşhis ve erken müdahale büyük farklar yaratabiliyor. Uzmanlar erken müdahalenin hastalığın derecesini önemli ölçüde hafifletebildiğini ve beyin sistemlerinin henüz gelişmekte olduğu bebeklik döneminde girişimlere çok daha iyi yanıt alınabileceğini belirtiyorlar.

Dr. Nadig ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği araştırma konusunda bir değerlendirme yazısı yazan Washington Otizm Merkezi Direktörü Dr. Geraldine Dawson tüm bu araştırmalar sonucunda otizm riski taşıyan çocukların çok erken dönemde belirlenebileceğini ve böylece otizmin en ağır derecesi ile gelişmesinin önlenebileceğini vurguladı. Ayrıca kendilerinin de 12 aylık bebeklerde uygulanabilecek girişimlerin belirlenmesine yönelik bir çalışmayı yakında tamamlayacaklarını belirtti.
 
Üst