1. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    3.498
    Beğenilen Mesajlar:
    4
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON

    karadenizin gözbebeği trabzon

    Konu, 'Çöplük' kısmında esena tarafından paylaşıldı.

    rüyam gelinlik trabzon sultan gelinlik trabzon rüyam karadenizin tatlıları karadenizin düğünleri
    Çok eski geçmişe sahip olan Trabzon, 1461 yılında Fatih Sutan Mehmet tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
    Yavuz Sultan Selim'in Valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu Trabzon, 1868 yılında Vilayet olmuştur.
    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 3 kez ziyaret ettiği İlimiz, bugün de sosyal, ekonomik ve kültürel bir merkez konumundadır.

    DEYİMLERİMİZ
    Trabzon'un çeşitli yörelerinde söylenen kendine has anlam ifade eden deyimler ve yine bölgeye göre değişkenlik gösteren fakat genel anlamda atasözleri çerçevesinde ele alınan hoş sözler vardır :

    Ağzı var dili yok ...
    Burnu büyümek ...
    Çomak sokmak ...
    Ekmek elden su gölden ...
    Elin ağzında sakız olmak ...
    Hayıflanmak ...
    Ağzını yoklamak
    Attan enup eşeğe binmek
    Sokma akıl yedi adım gider
    Ander gaybana
    Kesene bereket
    Sırtı kalın
    Maldan saymak
    Kulağı çınlamak
    O da kim oliy
    Kan ağlamak
    Abat mı oldun
    Köpek yediği kapida afkur

    DÜĞÜN
    Çoğu zaman gençler birbirini ya düğünde, ya yaylada, ya bir şenlikte ya da çarşı pazarda görür ve “gönlüne düşürür”. Aile büyükleri devreye giren yengeler görücü olur. Kız da, oğlan da beğenilme aşamasında birbirini tanımaya çalışır. Ama en son söz aile büyüklerinindir. Kararı aile meclisi toplanır verir. Ama ailenin “rıza”sı kimi zaman tam değildir. Karar olumsuzdur. Birbirlerini seviyorsa gençler, ortaya bölgemizde halen geçerli olan “kız kaçırma” olayı çıkar. Evlenecek olan gençler birbirlerini ne kadar sevse de son sözü aile büyükleri söyler. Kız istemek için ailenin büyükleri, annesi, babası, ağabeyi, ablası, akrabalarından amcası, dayısı veya bir başka büyüğü kızın evine gider. Ön konuşmalar ve genel sohbetlerden sonra laf bir şekilde esas konuya getirilir ve kızın ailesinden “Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” denir. Kız tarafı da hemen tamam demez. “Nasipse, kısmetse, bakalım bir düşünüp karar verelim” deyip, işi ağırdan alarak kendini “naza çeker”. Erkek tarafı “he, tamam, olur” cevabını alabilmek için kız tarafının kapısını biraz aşındırmak zorunda kalır. Kız tarafı sonunda razı olunca “söz kesilir.” Bir küçük bahşiş sonunda kızın nüfus kağıdı ailenin o andaki en büyüğüne işlemeli mendile veya özenle hazırlanmış bir zarfın içene koyularak verilir. Hayırlısı olsun temennisiyle kız tarafının ikramlar yendikten sonra evden ayrılınır. Söz kesme olayından sonra sıra “nişan”a gelmiştir. Nişanda kız ve erkek tarafı karşılıklı olarak birbirlerine gelin ve damat adayına hediyeler alır. Bu arada düğün tarihi için karar verilir. Yeni evlilere alınacak eşyanın kim tarafından ne alınacağına karar verilir. Düğün zamanı gelince “ağırlık görme” ye gidilir.

    Cuma günü, kızın çeyizi oğlan evine götürülerek yerleştirilir. Komşular düğüne davet edilir. Cumartesi gününün gecesi kız evinde yapılan ve sabaha yakın sona eren şenliğe ise “kına gecesi” denir. Eskiden kına gecesi Çarşamba günü akşamı yapılır, Perşembe günü, düğün olur. Cuma günü de “Cumalık” yapılırdı. Kına gecesi, kadınlar ve genç kızlar gelin evine toplanmaya başlarlar. Bu gecede, kadınlar ve genç kızlar gelin evine toplanmaya başlarlar. Çeşitli çalgılar çalınmak ve oyunlar oynanmak suretiyle eğlenilir ve kız ağlatılır. Gelini ağlatmak için kızlar maniler, türküler ve ilahiler söylerler.

    Düğün günü (Perşembe veya Pazar) erkek tarafı kalabalık bir grup halinde öğleye doğru, tabanca - tüfek ata ata, yaya ve atlı olarak gelin evine gidilir. Hemen kızı alıp dönmek isterler. Ancak kız tarafı misafirlere yemek ikram ederler. Yemekten sonra, kızın bir erkek kardeşi, o da yoksa dayısı, erkek tarafından bahşiş alır ve kızı ata bindirilir. Yine silah atıla atıla erkek evine doğru yollanılır. Eve varıldığı zaman kız attan indirilerek evin içine alınır. Daha sonra erkekler ve kadınlar ayrı ayrı yerlerde düğüne devam ettirirler. Düğün şenliklerinde horon tepmek vazgeçilmez bir adettir. Akşam olunca gelin ve güvey yan yana durdurularak her ikisine de şerbet ikram edilir. Daha sonra köyün hocası getirilerek dini nikahları kıyılır. Gelin evinden en son kızın çok yakını olan iki kadın ayrılınca düğün bitmiş olur.

    Ertesi gün ise Cumalık yapılır. Kadınlar çeşitli oyunlar oynarlar ve geline hediyeler verirler. Düğünden bir hafta sonra ise, erkek tarafı kız evine “yedi” ye gider. Damat büyüklerin elini öper, sini ve sofraya davet edilir. Sofrada önüne, üstü kapalı üç tabak koyulur, birinde yumurta, birinde sütlaç ve birinde de su vardır. Damattan yumurtayı bulması beklenir. Geç saate kadar kızın babasının evinde kalınıp, güzelce ağırlandıktan sonra geriye dönülür. Günümüzde bu adetlerin büyük bir kısmı “salon düğünleri” nedeniyle yaşatılmaz olmakla birlikte, köylerimizde geleneksel düğün törenlerine rastlamaktayız.

    YEMEKLERİMİZ
    Trabzon yemekleri denince akla hemen, mısırdan, lahanadan, hamsiden, fasulyeden, patatesten, pidelerden, turşudan meydana gelen yüzlerce yemek tarifi gelir. Trabzon mutfağı zengin bir mutfaktır. Kim sevmez karalahana çorbasını, kim istemez kıymalının, peynirlinin damakta kalan tadını. Hani derler ya hamsinin kırk çeşit yemeği yapılır Trabzon'da... Doğrudur, hamsi kışın sofraların baş tacı yazın da yaylalarda, köylerde soğuk suların başında tuzlamasıyla aranan yiyeceğidir... Hamsi denince akla Trabzon, Trabzon deyince de akla hamsi gelir...

    Trabzon'un yemeklerinin başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz : Mısır sarması, etli lahana sarması, içli tava, hamsili pide, hohollu pide, pazı burmalısı, hamsili pilav, kuymak, su böreği, yufka tatlısı, laz böreği, gulya, turşu kavurması, pazı plakisi, lahana kavurması, kaygana, hamsi kuşu, mısır çorbası, ısırgan çorbası, hamsili pilav, hamsili ekmek, etli mısır sarması, Trabzon kebabı, Hamsiköy sütlacı, zumur, kaz kaldıran, hoşmeli, tomara kaygana, hamsi plaki, sütlü kabak, lapa, borani, hamsi çıtlaması, hamsi ızgara..




    YEMEKLERİMİZ
    Trabzon yemekleri denince akla hemen, mısırdan, lahanadan, hamsiden, fasulyeden, patatesten, pidelerden, turşudan meydana gelen yüzlerce yemek tarifi gelir. Trabzon mutfağı zengin bir mutfaktır. Kim sevmez karalahana çorbasını, kim istemez kıymalının, peynirlinin damakta kalan tadını. Hani derler ya hamsinin kırk çeşit yemeği yapılır Trabzon'da... Doğrudur, hamsi kışın sofraların baş tacı yazın da yaylalarda, köylerde soğuk suların başında tuzlamasıyla aranan yiyeceğidir... Hamsi denince akla Trabzon, Trabzon deyince de akla hamsi gelir...

    Trabzon'un yemeklerinin başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz : Mısır sarması, etli lahana sarması, içli tava, hamsili pide, hohollu pide, pazı burmalısı, hamsili pilav, kuymak, su böreği, yufka tatlısı, laz böreği, gulya, turşu kavurması, pazı plakisi, lahana kavurması, kaygana, hamsi kuşu, mısır çorbası, ısırgan çorbası, hamsili pilav, hamsili ekmek, etli mısır sarması, Trabzon kebabı, Hamsiköy sütlacı, zumur, kaz kaldıran, hoşmeli, tomara kaygana, hamsi plaki, sütlü kabak, lapa, borani, hamsi çıtlaması, hamsi ızgara..


    ATATURK KÖŞKÜ
    < Konu Resmi..>



    AYASOFYA MÜZESİ
    < Konu Resmi..>


    SÜMELA MANASTIRI
    < Konu Resmi..>


    UZUNGÖL
    < Konu Resmi..>


    ÇALKÖY MAĞRASI
    < Konu Resmi..>
     
  2. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.165
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre
    Ce: karadenizin gözbebeği trabzon

    emegine saglikkk,hic daha trabzona gitmedim ama cok istiyorum burdada 2arkadasim trabzonluydu cok iyilerdi ,,,ama sen daha iyisinnn,paylasim icin cok sagoll
     
  3. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    3.498
    Beğenilen Mesajlar:
    4
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: karadenizin gözbebeği trabzon

    sende sağol nisanım
     
karadenizin gözbebeği trabzon konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. karadeniz mutfağı

    karadeniz mutfağı

    Mısır çorbası Malzemeler: 2 bardak mısır yarması, 1 bardak barbunya fasulye, 1 çorba kaşığı tuz, 1bardak yoğurt, 6 bardak su Yapılışı: Barbunyayı önceden haşlayın ve süzün. Çorba tenceresine suyu koyduktan sonra içine mısır yarmasını dökün. On dakika kadar karıştırarak kaynatıp içine barbunya fasulyeyi ilave edin. Tuz ve yoğurdu karıştırarak, hafif ateşte kaynamakta olan çorbaya azar...
  2. Karadenizden Esintiler

    Karadenizden Esintiler

    1-beklenti Temel'e Hani Sen Güzel Bir Dulla Evlenecektin ,ne Oldu Diye Sormuslar. Kocasinin ölmesinu Pekleyrum , Demis. 2-gençlik Temel 70 Yasinda Ama 18'lik Kiz Almis . Bu Isin Lmayacagini Anlatmak Için, 10 Yil Sonrasini Düsün Demisler. Ne Var 10 Yil Sonra , Henüz Yirmi Seçiz Yasinda Olacak , Yirmi Seçiz Yasinda Kari Yasli Sayulmaz çi. 3-bale Temel Ilk Kez Baleye...
  3. Göktan - Gözbebeğim

    Göktan - Gözbebeğim

    Her şiirde gözlerin Her nefeste hasretin var Her durak senden önce Her saat sana çalar Kalbimin en güzel yerindesin Sen benim herşeyimsin Ayırmasın bizi hiçbir şey Sevgilim birtanemsim Her mevsim kalbimde kır çiçeğim benim Dualarım sana gözbebeğim benim Ölsemde vazgeçmem tek dileğim benim Sen benimsin ben de senin Sonsuza kadar yemin ederim
  4. Karadeniz Efem

    Karadeniz Efem

    karadenız efem karadeniz efem yakup tellioğlu karadenizefem karadeniz radyo Firma:Karadeniz Efem Firma Gerçek Adı:Karadeniz Efem Tur. Oto. Ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Yön. Kur. Başkanı / Sahibi:İlyas Çelik Genel Müdür:Yakup Tellioğlu Merkez Adresi:İsmetpaşa Mah. İsmetpaşa Cad. No:14 Bayrampaşa / İst. İletişim Bilgileri Tel 1:(212) 658 23 45 Tel 2:(212) 658 23 46 Faks:(212) 658 23 45...
  5. Çırpınırdı Karadeniz .

    Çırpınırdı Karadeniz .

    çırpınırdı karadeniz hikayesi Çırpınırdı Karadeniz . Çırpınırdı karadeniz bakıp Türk'ün bayrağına Ah ölmeden bir görseydim düşebilsem Toprağına Sırmalar sarsam koluna inciler dizsem Yoluna Fırtınalar dursun yana yol ver Türk'ün bayrağına. Ayrı düştüm dost elinden yıllar var ki çarpar sinem vefalı Türk geldi yine selam Türk'ün bayrağına. alinti

Sayfayı Paylaş