Küfe Taşıyan Adam

M

Misafir

Forum Okuru
Küfe Taşıyan Adam
Zaman ahir zaman... Üçyüz yıldır uyuyan mağaradakiler... Onlar içinde biri var ki uyumuyor, uyuyamıyor... Sırtında bir mukaddes emanet; küfe. Küfede yumurtalar... Kimisi çatlamış, kimisi çatlamaya hazır, kimisinden civcivler başını çıkarmış şaşkın şaşkın zalim zamanı seyretmekteler...
Artık mağaradakiler yakaza uyku ile uyanıklık arası hâlinde... Mağara dışında fırtınalar. Kar diz boyu... Devam ediyor tipi... Mağara da sakin değil hani...

Küfeyi taşıyan adam hüzünlü... Tedirgin... Yumurtaları koruma, bakımı-görümü adına... Omuzlarında ağır bir yük... İzi kalır mantığıyla çamurlar atılan bir bedeni... Sanki dünyayı taşıyor beli... Mağaradakilere ve mağara dışına uzanıyor dostluk ve diyalog eli...

Yumurtalar olanlardan b"haber... Yumurtalar rahat... Yumurtalar küfeyi taşıyan adamın sıcaklığı ve şefkatiyle gelişiyor, gün sayıyor..

Mağaradakiler yıllardır süregelen mezelletin, yaşanan hâdiselerin tokadıyla sereserpeler... Uyku ve uykunun sersemliği ile yakapaçalar... Uykunun bitişi baharın başlangıcı. Çiçeklerin, binbir nağme ile öten kuşların cıvıltılarının müjdecisi...

Küfeyi taşıyan adam belinde ve omuzundaki ağır yüke, zamanın çıldırtıcılığına rağmen mağara ve dışındakilerin duymayı özledikleri, hasret kaldıkları ezgiyi/türküyü onlara okuyor... Okuyor ama; düşünceler mahmur, kalplerin balansı iğdiş edilmiş... Fırtına mağaradakilerle alaylı... Duyuyorlar belki. Belki de hissediyorlar... Yürekler zamanın buhranında rikkatli... Fırtına heveslileri dikkatli...

Uyanmayı/baharı bekleyip gün saymak sabır işi... Küfeyi taşıyan adam "Hel min mezit" abidesi. Bahara gurbet türküsünün yanık sesi... Gürül gürül hizmetlerin fer veren nefesi... Öte yandan fırtına ekip, fırtına biçenler aksiyona, harekete ket vuran insan hâlesi...

Küfedeki yumurtalar ısınıyor, ısınacak... Günü gelince çatlayacak... Gün ışığına ne civanmertler çıkacak. Cıvıl cıvıl mağara, dışarıdaki güneşli günlerin, gök kuşağının, yemyeşil kırların habercisi olacak... Kimbilir, milyonlarca bülbül hangi nağmeleriyle yeryüzünü çınlatacak... Binbir fedakârlıkla, sabır küpünün çeperlerini zorlayarak, her hâdisede, her yenilen tokatta "kahrın da hoş, lütfun da hoş" diyerek çekilen sıkıntılar küfeyi taşıyan adamı hatırlatacak... Eski fırtına heveslileri çevresinde olacak... "Bir yiğit öldü, gömdüler karşı bayıra" diyen inleyen, hüznü mağaradakilere :):):):)fizik gerilim olan, basireti gelecek adına ümide ışık veren, varlığı saadet asrını hatırlatan misal...

Başkaları belki ama, küfeyi taşıyan adam unutulmayacak...
 
Üst