şimdi sırası değil

*MeleK*

*MeleK*

♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥
Yönetici
şimdi sırası değil
SIMDI SIRASI DEGIL DIYENLERE

Bilmiyorum siz istediklerinizi "sirasinda" yapabildiniz mi? Ben hiç
yapamadim. Küçükken anneannem cebinde tasidigi bir tomar anahtarla kilerdeki

dolaplari açtigi zaman, canim pestil isterdi. Bilirdim sapsari kayisi
pestilleriyle, kararmis mor erik pestillerinin hangi dolapta oldugunu.
Anneannem:
"Simdi sirasi degil, birazdan yemek yiyecegiz", derdi. Yemekten sonra ise
yavas yavas herkes ögle uykusuna yatardi.
Sayet "Belki sirasi gelmistir" diye yine pestil istersem, Anneannem:
"Simdi sirasi degil. Bak herkes yatti. Sen de yat. Ondan sonra..." derdi.

Ögle uykusundan sonra pestil istedigim zaman da cevap yine ayniydi:
"Simdi sirasi degil. Aç karnina dokunur. Nerdeyse aksam oluyor. Birazdan
yemek yiyecegiz..:"
Bir türlü sirasina rastlatamamistim pestil istemeyi.

Bir gün babam bos bulunup bana iki çam agacinin arasina, kolan vurdukça
göklere uçacak bir salincak kurmayi vaadetmisti. Ama bir daha bu vaadini
hiç animsamaz göründü. Ikide bir anneme gider: "Haydi söyle babama,
salincagi kursun", derdim.
Annem: "Simdi sirasi degil, basi agriyor," derdi. Basi agrimazsa gazete
okudugu için salincak kurmasini istemenin zamani degildi. Gazete
okumuyorsa
banyoya girecegi için... Salincak istemenin de bir türlü sirasini
getiremedimdi

Yaz günleri bahçe kapisinin önünden, "Visnee kaymak" diye bagirarak
dondurmacilar geçerdi. Kosa kosa içeri gelir: "Dondurma alayim mi," diye
sorardim. "Simdi sirasi degil," derlerdi.

Birlikte çocuk dergilerinin bulmacalarini çözmeyi önerirdim: "Simdi sirasi

degil," derlerdi. Bir seytan uçurtmasinin kuyrugunu bile yapmaya
yanasmazlardi: "Simdi sirasi degil," derlerdi.



Okulda ögretmen ders anlatirken, aklima gelen bir seyi sormak için parmagimi

kaldirirdim. Ogretmen bir süre görmezlikten gelirdi parmagimi. Kolum yanlis
yere dikilmis fasulye sirigi gibi öyle havada kalirdi. Sonunda ögretmen:
"Simdi sirasi degil, indir bakayim parmagini asagiya," derdi

Etüdlerde gizli gizli roman okurken de, bir müdür muavini basima dikilir:
?iimdi sirasi mi roman okumanin, kapat onu da dersine çalis," derdi. Ilk
yazdigim yazilara da yazi isleri müdürleri ayni gerekçeyle karsi
çikmislardi: "Simdi sirasi degil bunun," diyorlardi. Piyeslerim için de
ayni itirazi çok duydum: "Iyi ama simdi sirasi degil..."

A?ik oldugum zamanlar yemekte, yahut yürürken, yahut otururken, canim birden

öpüvermek isterdi yanimdaki sevgiliyi. Kursagimda kalirdi arzum. Bir el,
vagon tamponu gibi yavasça iterdi yüzümü: "Hisst yapma, simdi sirasi degil,"

Parlamentoda konusurken de sik sik bagirirlardi: "Amma yaptin yahu, simdi
sirasi mi bunun?"

Velhasil hiç bir seyin sirasini tam getiremedim. Ama sirasiz mirasiz bir
seyler yapmaya çalistim kendimce.
Bir sey yapmak için sirasini bekleyenler ise, genellikle hiç bir sey
yapamadilar. Öteden beri aklima takilip kalmistir, bir seyi yapip yapmamanin

"sirasi"ni kimin saptadigi.. Ve kendimce söyle demisimdir:



Basarirsan "sirasi", basaramazsan "sirasi degildi" oluyor ve insanlik
böyle
bir çalkanti içinde akip gidiyor
 

Benzer İçerikler

Üst