Topuk Kanı Hayat Kurtarıyor...

  • Konbuyu başlatan meleklerin sultanı
  • Başlangıç tarihi
Topuk Kanı Hayat Kurtarıyor...
Topuktan alınan kan bebeklerin hayatını kurtarıyor.

Bebeklerin topuğundan alınan kan iki yeni hastalığın teşhisinde kullanılacak. Daha önce bin bebeği zeka geriliği ve cücelikten kurtaran topuk kanı sayesinde, şimdide körlük ile sağırlık erken tespit edilecek.
Türkiye'de yeni doğan 130 bebekte rastlanan ve biyotinidaz eksikliğinden kaynaklanan çoğu kez ölümle sonuçlanan iki hastalık 1 YTL tutarındaki ilaç tedavisiyle iyileştirilecek. Şu anda sadece Çapa Tıp Fakültesi'nde kısıtlı olarak yapılan körlük ve sağırlık teşhisi bu ay itibariyle bütün hastanelere yaygınlaşacak.
Topuk kanı testinin hastalıkların tedavisinde hayati önem taşıdığına dikkat çeken Sağlık Bakanlığı çağrıda bulunuyor: Çağrı "Miniklerin 5 dakikalık ağlaması onların geleceğini aydınlatıyor. Bebeğinizden topuk kanı mutlaka alınsın." şeklinde.
Sağlık Bakanlığı'nın geçen yıl Türkiye geneline yaydığı topuk kanı tarama programıyla hastalıklar başlamadan bitiyor. Her yıl dünyaya gözlerini açan 1 milyon 300 bin bebeğin kanları Ankara ve İstanbul'da incelenerek hastalık riski taşıyan aileler bilgilendiriliyor. Tarama sayesinde geçen yıl dünyaya gözlerini açan 706 çocuk zeka geriliğinden, 240 minik ise cücelikten kurtuldu. Bakanlık, anne babaları yakından ilgilendiren topuk kanı taramasına iki yeni hastalığın teşhisini ekledi.
Miniklerin kanında yapılacak incelemeler önümüzdeki aydan itibaren körlük ve sağırlığa neden olan biyotinidaz eksikliğini de yakalayacak. Biyotin vitaminin işlenmesinde görülen bozukluğun erken teşhisi hayati önem taşıyor. Hastalık normal şartlarda bebek yemek yemeye başladığında fark edildiği için tedavisinde geç kalınıyor.
Oysa doğumdan hemen sonra alınan topuk kanı rahatsızlığı ele veriyor. Çocuk bir yaşına gelene kadar yapılan biyotin destekli ilaçlarla ortaya çıkabilecek körlük, sağırlık ve zihinsel özürlülük önleniyor.
Türkiye'de 1987'de ilk olarak başlatılan topuk kanı taramasını her il 2006'ya kadar münferit yapıyordu. Sağlık Bakanlığı yayınladığı genelgeyle bebek hastalıklarının geri dönüşümsüz zararlarının engellenmesi ve topluma getirdiği yükün önlenmesi için tüm ülke genelinde yenidoğan tarama programı başlattı. Kurulan organizasyon şemasında süreç şöyle işliyor. Bebeklerden alınan kanlar, sağlık müdürlüklerinde toplanıyor. Buralardan haftada bir kez İstanbul ve Ankara'daki Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezlerine gönderilen numuneler kimlik bilgileriyle birlikte bilgisayara kaydediliyor. İki merkezde yapılan laboratuar incelemelerinin ardından hastalık riski taşıyan bebekler işaretleniyor. 15 gün içinde il sağlık müdürlükleri hastalık şüphesi çıkan miniklerin anne babasını telefonla arayarak bilgilendiriyor. Bilgilendirmelerin ardından hastalıklı bebeklerin tedavileri yakından takip ediliyor. Aranmayan anne babaların bebekleri ise sağlıklı oluyor.

alıntı
 
Üst