Veli Küçük: Devlet bana komplo kurdu

PaSikA

PaSikA

Yeni Üye
Üye
Veli Küçük: Devlet bana komplo kurdu
Ergenekon davasının 26. duruşmasında, tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük ilk kez konuştu.
Davanın 26'ncı duruşmasında savunmasına başlayan Veli Küçük, uzun zamandan beri planlı bir şekilde üzerine gelindiğini ve bu planın icra safhasına konulması sonucu gözaltına alındığını söyledi. Küçük, gözaltına alınmadan bir gece önce rahatsızlığı nedeniyle geceyi hastanede geçirdiğini, ertesi gün de hastaneye gitmesi gerekirken emniyete götürülmesine itiraz dahi etmediğini anlattı. Küçük, ''Çünkü hayatım boyunca hiç hata yapmadım, yasaların dışına çıkmadım. 'Veli Küçük korktu' dememeleri için hastalığımı sakladım. Ancak devletin komplo kuracağını hiç düşünmemiştim'' diye konuştu.

Bu olayın kendisini topluma tanıtması açısından bir fırsat olduğunu dile getiren Küçük, ''iddianamenin yüce Türk milletine karşı hazırlandığını'' öne sürdü. Küçük, ''iddianame ile Atatürk'ün Cumhuriyeti'nin yargılanmak istendiğini, rejimin, dinin değiştirilmek istendiğini'' savundu.

'SANAL VELİ KÜÇÜK': Küçük savunmasına şöyle devam etti: "Devletine, milletine legal alanda hizmet eden Veli Küçük yerine, bölücü, yıkıcı çevrelerin algıladığı puslu ortamın yaratılmasına katkı sağlayan gerçek veya uydurulmuş her olayın faili gibi gösterilen, illegal ve sanal bir Veli Küçük yaratılmaya çalışıldı. Şu anda karşınızda bulunan Veli Küçük, gerçek bir Veli Küçük'tür. İddianamede belirtilen Veli Küçük ise sanal bir Veli Küçük'tür."

'İDDİALAR MANTIKTAN UZAK': ''Uluslararası aktörlerin sözde Ermeni soykırımı safsatasına ilave olarak piyasaya sürmeye çalıştıkları sözde Pontus soykırımı safsatasını ve Karadeniz bölgesindeki Pontusculuk faaliyetlerini deşifre etmek anlamında bir fail aranıyorsa, evet esas faillerden biriyim. Ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunları ve bu oyuna alet olanları yasal olan her zeminde ifşa etmek bir suç ise yine faillerden biriyim'' diyen Küçük, hakkındaki iddiaların hukuki tutarsızlıkları bulunduğunu ve mantıktan uzak olduğunu iddia etti.

'KÜRT SORUNU DEĞİL, ERMENİ SORUNU': Bilecik'teki köyünde kalmadığı zamanlarda özellikle Türk dünyası ile ilgili çalışmalara katıldığını, buralarda zaman zaman konuşmalar yaptığını söyleyen Küçük, ''Doğu sorunu'' ile ilgili yaptığı konuşmanın metnini avukatının mahkemeye sunacağını ifade etti. ''Doğu sorununun bir Kürt sorunu değil, Ermeni sorunu olduğunu anlattığını'' söyleyen Küçük, ''Bunlar bazılarının hoşuna gitmedi ve buradayım'' dedi.

FAİLİ MEÇHUL CİNAYET İDDİALARI: Kocaeli'de faili meçhul cinayetler meydana geldiği yönünde basında sık sık haber yapıldığını anımsatan Veli Küçük, şunları söyledi: ''Benim bölgemde faili meçhul olmaz. Ben ortaya çıkartırım." İddianamede, ''örgüt kararları çerçevesinde birçok dernekler kurulmasını sağladığı ve faaliyetlerde bulunduğu'' yönünde iddialar olduğunu hatırlatan Küçük, savcıları bu iddialarını ispata davet ettiğini söyledi. Küçük, ''Savcının Osman'ından bu kanaate varıldıysa doğru değil'' dedi.

JİTEM KONUSU: İstihbarat görevinde çalışmış olmasının iddianamede suç gibi aktarıldığını savunan Küçük, kısa bir süre için Jandarma Genel Komutanlığı istihbarat gruplarında görev yaptığını söyledi. Söz konusu birimin resmi bir birim olduğunu ifade eden Küçük, şöyle dedi: ''İddianameye ısrarla JİTEM adı konulmuştur. Jandarma Genel Komutanlığı'nın hiçbir zaman böyle bir birimi olmamıştır. Bu isim konularak sanki gizemli, gayriyasal bir oluşum varmış izlenimi yaratılmaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı'nın istihbarı grupları gayri yasal bir faaliyette bulunmamıştır. JİTEM, TSK'ya yapılan bir saldırıdır'' dedi.

SEDAT PEKER VE SAMİ HOŞTAN: ''Çıkar amaçlı suç örgütü liderleri ile yoğun görüşmelerinin olduğunun'' iddia edildiğini belirten Veli Küçük, ''Görüşme yoğunluğundan kast edilenin açıklanması gerektiğini'' söyledi. Çıkar amaçlı suç örgütü lideri olarak bahsedilen görüştüğü kişilerin Sedat Peker ve Sami Hoştan olduğunu kaydeden Veli Küçük, ''Sedat Peker ve Sami Hoştan'ın çıkar amaçlı suç örgütü lideri olduklarını kabul etmiyorum'' dedi.

SUSURLUK: ''Susurluk'un merkezinde olduğu'' yönünde iddialar bulunduğunu belirten Küçük, kazanın olduğu gün kendisine Sami Hoştan'ın haber verdiğini, onun nereden haber aldığını ise bilmediğini söyledi. İddianamede ayrıca Susurluk Araştırmada Komisyonu'na ifade vermek üzere gitmediği yönünde iddiaların bulunduğunu anımsatan Veli Küçük, ''Susurluk Araştırma Komisyonu'na çağrılmadım. Bu durum, Fikri Sağlar tarafından da bazı medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda dile getirilmiştir. Anadolu'da bir laf vardır 'Çağrılmayan yere simitçi ile leblebici gider'' dedi.

TUNCAY GÜNEY: Tuncay Güney ile kendisinden yaşça büyük emekli bir asker tarafından tanıştırıldığını belirten Küçük, Giresun'da görev yaptığı süre içerisinde Güney'in zaman zaman kendisine gelerek doyurucu olmayan, doğruluğu tartışılır bilgiler verdiğini anlattı. Veli Küçük, ''Tuncay Güney'in saçmalıklarının samimi beyan olarak kabul edildiğini'' savunarak, bu durumu eleştirdi.

DANIŞTAY SALDIRISI OLAYI: Danıştay saldırısından sonra bir yetkilinin ''sürprizlere hazır olun'' şeklindeki beyanı üzerine Muzaffer Tekin ile çekilen fotoğrafının servis edildiğini söyleyen Küçük, bu fotoğrafın sürpriz için bekletildiğini savundu. Küçük, şöyle konuştu: "Benim ne Alparslan Arslan ile ne de diğer sanıklarla ilişkim var. Kesinlikle reddediyorum.''

Türk adaletine güveninin tam olduğunu ifade eden Küçük, hakkında ''tanık'' veya ''gizli tanık'' olarak ifade veren kişilerin ya tanık koruma programından yararlanmak istediklerini ya da PKK, DHKP-C, Hizbullah gibi örgüt elemanları olduklarını ileri sürdü. Hakkındaki suçlamaların tümünün ya gizli tanıkların ya da Osman Yıldırım gibi tutukluların ifadelerine dayandığını savunan Küçük, söz konusu ifadelerin yasal geçerliliğinde tartışılır olduğunu kaydetti.

Savunmasını tamamlayan Küçük'ün, mahkeme başkanı Köksal Şengün tarafından daha önce verdiği ifadeler okunmaya başlandı. Emniyet ifadesinin okunması sırasında söze giren Küçük, savunmasında belirttiği konular dışında ifadelerini kabul ettiğini söyledi. Küçük, evinde ele geçtiği öne sürülen belgeleri kabul etmediğini, bu konudaki Emniyetin hazırladığı tutanakları da kabul etmediğini belirterek, ayrıntılı açıklamanın avukatları tarafından yapılacağını söyledi.


guncel.net
 
Üst