1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    19.755
    Beğenilen Mesajlar:
    601
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Yunan Mitolojisi

    Konu, 'Çöplük' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    aşk meleği mitoloji mitolojik çiftler calypso mitoloji yunan mitolojisi kirke
    < Konu Resmi..>



    Her şeyden önce Khaos (kaos) vardı. Bu bir boşluk değildi< Konu Resmi..>
    içinde bütün eşyaların< Konu Resmi..>
    tanrı ve insanların kaynağını bulundururdu. İlk önce Khaos’tan Toprak Ana - Gaia ve gökyüzü - Uranos oluştu. Gaia ve Uranos’un birleşmesinden Brontes< Konu Resmi..>
    Steropes ve Arges (’gökgürültüsü’< Konu Resmi..>
    ‘parıltı’ ve ‘şimşek’) isimli üç Kyklop doğdu. Kykloplar alınlarının ortasında taşıdıkları tek gözleri ile yer altı alevini gökyüzü ateşine dönüştürüyorlardı. İkinci olarak Gaia ve Uranos elli başlı yüz kollu Kottos< Konu Resmi..>
    Briareus ve Gyes (’öfke’< Konu Resmi..>
    ‘güç’< Konu Resmi..>
    ‘dehşet’) adlı Hekatonkheirleri yarattılar. Ve nihayet Titanlar oluşturuldu.

    Toprak ananın gökyüzü ile birleşmesinden altısı erkek< Konu Resmi..>
    altısı dişi olmak üzere on iki Titan doğdu. Titanların erkek olanları Okeanos< Konu Resmi..>
    Koios< Konu Resmi..>
    Hyperion< Konu Resmi..>
    Iapetos ve Kronos; aynı zamanda Titanides denilen dişi Titanlar ise Theia< Konu Resmi..>
    Rheia< Konu Resmi..>
    Themis< Konu Resmi..>
    Phoibe< Konu Resmi..>
    Mnemosyne ve Tethys adlarını taşıyorlardı. Okeanos ve Tethys bütün nehirleri yarattılar. Hyperion ile Theia’dan Güneş - Helios< Konu Resmi..>
    Ay - Selene< Konu Resmi..>
    Şafak - Eos doğdular. İapetos ve Asie’den gök kubbesini sırtında taşıyan Atlas< Konu Resmi..>
    Menoetios< Konu Resmi..>
    Epimetheus< Konu Resmi..>
    Prometheus doğdular. Diğer 2 çift Titan da kendi çocuklarını doğurdular. Ama gelecek altıncı çiftin evlatlarınındı - Kronos ve Rheia’nın.

    İlk doğan çocukları Kyklop ve Hekatonkheirlerden hem iğrenen hem de kendi iktidarını almalarından korkan Uranos< Konu Resmi..>
    çocukları doğdukça onları yerin derinliklerine - Tartaros’a (cehenneme) atıyordu. Bu duruma üzülen Gaia eşinden nefret etmeye başladı< Konu Resmi..>
    Titanları Gökyüzüne karşı kışkırttı. Titanlar babalarına karşı geldiler ve onu hakimiyetinden mahrum bıraktılar. Titanların en kurnazı olan Kronos tahta oturmasına rağmen< Konu Resmi..>
    kardeşlerinin güçlerinden korkarak onları Tartaros’tan kurtarmadı.

    Yunanlar Kronos’un yönetim dönemine ‘altın dönem’ adını vermekteler. Maalesef yönetimi eline geçiren bu yeni hakimin kaderinde de oğlu tarafından devrilmek vardı. Bunun önlemini alabilmek için Kronos korkunç bir karar aldı - yeni doğan oğullarını ve kızlarını yutmaya başladı. İlk olarak Kronos kızı Hestia’yı< Konu Resmi..>
    sonra kızları Demeter ve Hera’yı < Konu Resmi..>
    ardından da Hades< Konu Resmi..>
    Poseidon adlı oğullarını yuttu. Kronos zamanı temsil eder. Kron kelimesi zaman anlamındadır. ‘Zaman kendi evlatlarını yutar.’ deyimi de bugün Kronos olayını anımsatmaktadır.

    Rheia yalnız Zeus’u onun elinden kurtarabildi. Bir kocaman taşı kundak bezlerine sarıp Kronos’a verdi. Kronos taşı Zeus zannedip yuttu. Zeus ise Girit adasında bir mağarada saklandı< Konu Resmi..>
    sihirli keçi Amaltheia’nın sütü ile beslendi.

    Olgunluk çağına gelince Zeus saklandığı mağaradan çıktı. Kronos’a savaş açtı. Bu savaş on yıl sürdü< Konu Resmi..>
    hiç birisi yenemeyince< Konu Resmi..>
    Zeus Rheia’nın tavsiyeleri ile Tartaros’taki Kyklop ve Hekatonkheirleri serbest bıraktı. Kykloplar Zeus’a meşhur şimşekleri verdiler. Yüzelli Hekatonkheirler Titanların üzerine taşları ve kayaları fırlattılar. Yerler parçalandı< Konu Resmi..>
    dağlar eridi ve Titanlar yenildiler. Zeus Kronos’u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Titan’lar yenilerek Tartoros’a atıldılar. Yüz kollu Hekatonkheirler ise Titanların bekçiliğini yapmaya başladılar. Tanrılar (Zeus ve kardeşleri) dünyayı yönetmeye başladılar.

    Üç erkek kardeş Zeus< Konu Resmi..>
    Hades ve Poseidon evreni kendi aralarında paylaştılar.

    Ortanca kardeş Poseidon denizlerin< Konu Resmi..>
    deniz canlılarının ve tüm akarsuların hakimiyetini aldı. Deniz tanrılarından olan Nereus kızlarından güzel Amphitrite ile evlendi. Bu evlilikten bir çok deniz perisi< Konu Resmi..>
    yarı at yarı insan Triton doğdu. Triton deniz kabuğunu öttürerek tufanı yatıştırır ve suları geldikleri yere döndürürmüş.

    Poseidon’un elinde taşıdığı üç çatallı yabayı fırlattığı zaman< Konu Resmi..>
    denizde fırtınalar ve korkunç dalgalar yaratabilir. Nereus’un kızları olan nereidler her zaman Poseidon’un çevresini sararlar. Nereidler belden aşağı balık< Konu Resmi..>
    belden yukarı insan şeklindeler.

    Küçük kardeş Hades’in payına yeraltı düşmüştür. İnsanların ve tanrıların hiç sevmedikleri sert< Konu Resmi..>
    korkunç tanrı Hades< Konu Resmi..>
    karısı Persephone (Zeus’un kızı) ile birlikte< Konu Resmi..>
    gölgeler halinde dolaşan ölülere hükmeden yer altı ülkesindeki saraylarında yaşarlar. Hades’ in bekçiliğini üç başlı cehennem köpeği Kerberos yapar< Konu Resmi..>
    yeraltına gelenleri kuyruğunu sallayarak< Konu Resmi..>
    okşayarak içeri alır< Konu Resmi..>
    ama çıkmak isteyenler için de üç ağzını birden açarak< Konu Resmi..>
    sipsivri ve kara dişlerini göstererek tehdit edip< Konu Resmi..>
    yukarı çıkmasını önler. Ölüler dünyası yani yer altı< Konu Resmi..>
    günah işleyenlerin bulunduğu bir yerdir. Burada günahkarların en günahkarları bulunur ve bunlar sonsuz bir azaba çarptırılırlar. Tanrılar içinde adına ne bir tapınak< Konu Resmi..>
    ne bir sunak yada herhangi bir ilahi bestelenmeyen bir tek Hades vardır< Konu Resmi..>
    bu da kendisinden korkulmasından kaynaklanmaktadır.

    Büyük kardeş ve ‘tanrıların kralı’ olarak kabul edilen Zeus paylaşımda gökyüzü ve dünyayı aldı. O aile ve evliliğin hamisi kabul edilen tanrıça Hera ile evlenir. Bu evlilikten İlithya ve Hebe adında kızları< Konu Resmi..>
    sanayi tanrısı Hephaistos ve savaş tanrısı Ares oğulları olmuştur. Tanrılar daima yaz mevsiminin hüküm sürdüğü Olimpos dağında yaşarlar. Gençliğin ve güzelliğin sembolü olan Hebe tanrılara onların ölümsüzlüğünü sağlayan ambrosia ve nektar dağıtır. Zeus altın tahtında oturur. Tahtın yanı başında tanrıların habercisi kanatlı İris yer almaktadır.

    Zeus çok güçlü bir tanrı olsa da kaderi yönetmek onun elinde değildir. Kaderi üç Moir yönetmektedir: Lakhesis insanların doğumundan önce kaderini belirler. Klotho insanların kader ağlarını örer. Atropos bu ağları yönlendirir.

    Çevresindekiler tarafından saygı gören Zeus zaman zaman çapkınlıkları ile Hera’yı kızdırır. O güzeller güzeli Leto’ya aşık olur. Bu birliktelikten kızıl saçlı ikizler Apollon ve Artemis doğar. Hera< Konu Resmi..>
    Zeus’un ikincil ilahelere ve ölümlü kadınlara ilgi duymasını bir türlü içine sindiremez ve onları sürekli tehdit altında tutar. Leto çocuklarını doğurabilmek için Delos adasına sığınır. Hera onlara yılan Pifon’u gönderir ve bin bir türlü işkenceye maruz bırakır. Ama Leto’nun oğlu Apollon büyüdüğünde sihirli oku ile ejderhayı öldürür ve Olimpos Tanrıları içinde güzel sanatlar ve gün ışığının tanrısı olarak saygınlığını kazanır. Olymposluları altın liriyle eğlendiren< Konu Resmi..>
    çok uzaklara ok atabilen< Konu Resmi..>
    hastaları iyileştiren< Konu Resmi..>
    iğleştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yayın efendisi okçu tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir. Kardeşi Artemis ise av tanrıçası oldu.

    Başka bir zaman ise Zeus’un Hera’ya ihaneti sırasında Hermes doğar. Hermes rüzgar tanrısıdır< Konu Resmi..>
    babası Zeus annesi ise yağmur perilerinden biri olan Maia’dır. Kanatlı sandalları olan Hermes aynı zamanda tanrıların habercisidir. Hermes’in görevleri arasına ölenlerin ruhlarına Hades’in saltanatına kadar eşlik etmek de var. Apollon’un ölümsüzler arasında en sevdiği tanrı rüzgar tanrısı olan Hermes idi.

    Anlatılanlara göre Hera’dan önce Zeus Titan Okeanos’un kızı Metis (Zeka temsilcisi) ile evlenmiş. Ama Moir’ler tanrıların kralına bu birliktelikten doğan çocuğun yönetimi eline geçireceğini söylerler. Zeus bunu duyunca Metis’i yutar. Kısa bir süre sonra Zeus’un şiddetli bir baş ağrısı başlar. O zaman Prometheus’tan balta ile başına vurmasını rica eder. Prometheus bu isteği yerine getirir ve Zeus’un başından onu kızı Athena savaş kıyafetlerinde çıkar. Eski Yunanlara göre< Konu Resmi..>
    Athena üretici zekanın ve adaletli savaşların tanrıçasıdır. Ülkeyi saldırılardan koruyan bir tanrıçaydı Athena. Bir başka özelliği< Konu Resmi..>
    Şehir tanrıçası olmasıydı; uygarlığın< Konu Resmi..>
    el sanatlarının< Konu Resmi..>
    tarımın koruyucusu< Konu Resmi..>
    dizginin yaratıcısıydı; atları ilk ehlileştiren oydu. Onun şerefine şehirlerine Athena adını vermişler. Yılan ve baykuş tanrıçanın sembolleridir.

    Zeus ile Thebia kralı Kadmos’un kızı ölümlü Semele birleşmesinden oğulları Dionysos doğar. Hera< Konu Resmi..>
    Zeus’u Semele’den kıskanır ve yaşlı bir kadın kılığına girerek Dionysos’un annesini kandırır. Semele ona kanarak Zeus’tan tüm ihtişamı ile ona görünmesini ister. Zeus onu kıramaz ve yıldırımlardan korkan Semela yedi aylık Dionysos’u düşürür. Zeus Semele’nin düşürdüğü ve sık yapraklı bir sarmaşığın yanmaktan koruduğu Dionysos’u baldırına kancalarla yerleştirir ve zamanı geldiğinde onu ikinci bir doğumla meydana getirir. Böylece Dionysos iki kez doğmuş olur. Nyssa dağındaki nymphaler Dionysos’u büyütüp eğitirler. Dionysos gençlik çağına geldiğinde mağaradaki üzümleri kullanarak şarap yapma sanatını bulur. Şarabın ve esrikliğin tanrısı olarak kabul edilir.

    En güzel tanrıça şüphesiz kızıl saçlı Afrodit’ti. Onun doğumu ile ilişkin tartışmalar sürmektedir. Bazılarına göre Afrodit Zeus’un kızıdır. Diğerlerine göre ise Afrodit daha önce Uranos’la denizdeki dalgaların bembeyaz köpüğünden oluşmuştur. Afrodit aşk tanrıçası olup< Konu Resmi..>
    insanların birbirlerine sevgi ile yaklaşması için üzerlerine aşk iksirini damlatan< Konu Resmi..>
    çiçekleri ve ağaçları baharda rengarenk donatarak< Konu Resmi..>
    doğayı canlandıran üretken bir tanrıçadır. Afrodit ateş tanrısı olan ve çok sanatkar< Konu Resmi..>
    ancak topal ve çok fazla yakışıklı sayılmayacak bir görünüme sahip olan Hephaistos ile evlenmiş. Afrodit ve Hephaistos’la ilgili mit her ikisinin de temsil ettikleri sanat ve aşk kol kola olması gerektiğini vurgulamaktadır.

    Eski Yunanlar bu tanrıları ‘on iki Olimpos tanrısı’ adını vermişler. Bu gruba Zeus< Konu Resmi..>
    Hera< Konu Resmi..>
    Athena< Konu Resmi..>
    Artemis< Konu Resmi..>
    Afrodit< Konu Resmi..>
    Demeter< Konu Resmi..>
    Apollon< Konu Resmi..>
    Hermes< Konu Resmi..>
    Ares< Konu Resmi..>
    Hephaistos< Konu Resmi..>
    Hestia< Konu Resmi..>
    Dionysos dahildi. Poseidon ve Hades deniz ve yer altı dünyasında bulundukları için bu gruba dahil edilmemişler.

    Guzel tanrıça Afrodit’in adı Homeros’un İlyada’da anlattığına göre Truva (Troya) savaşının başlama nedeni olarak anılmaktadır. Efsaneye göre< Konu Resmi..>
    Olimpos tanrıları Iolkos Kralı Pelans ile Thetis’in düğünleri için bir araya toplanmışlar. Kavga tanrıçası Eris düğünlerine davet edilmeyince sinirlenmiş. Bir oyun düzenlemiş ve Hera< Konu Resmi..>
    Afrodit ve Athena’nın oturduğu ziyafet sofrasına< Konu Resmi..>
    üzerinde ‘en güzele’ yazılı bir elma atmış. Elmanın kimin olduğu üzerine 3 güzel tartışmaya başlarlar ve Zeus’tan bu sorunu çözmesini isterler. Zeus işin içinden çıkamayınca< Konu Resmi..>
    çareyi Troya Kralı Priamos’un oğlu Paris’i rehber ilan etmekte bulur. Güzellerden her biri kendisini seçmesi için Paris’e bir şey vaat ederler. Athena ona savaşta yenilmezlik gücü vereceğini vaat eder. Hera Paris’i Asya’nın hakimi yapacağını söyler. Paris Afrodit’e kanar ve dünyanın en güzel kadınını elde etmek için Afrodit’i yarışmanın birincisi seçer.

    Bu güzel kadın Sparta Kralı Menelaos’un karısı Helen’di. Paris< Konu Resmi..>
    Afrodit’in yardımıyla Sparta’ya gider< Konu Resmi..>
    Helen’i kaçırır< Konu Resmi..>
    prensi olduğu Troya şehrine geri döner. Bunun üzerine hakarete uğramış Menelaos< Konu Resmi..>
    Akha ordularını toplayarak Troya’ya savaş açar. Böylece 10 yıl sürecek Troya savaşı başlamış olur.

    Her iki taraf da zaferler kazanır. Sonunda Ithake kralı Odysseus tahta atı icat ederek< Konu Resmi..>
    Troya’nın kapılarına götürür. Troya’lılar bu büyük ata hayran kalarak onu şehir duvarlarından içeriye taşırlar. Atın içinde saklanmış olan Yunan askerleri gece olunca saklandıkları yerden çıkarlar ve Troya’yı ele geçirirler.

    Menelaos güzel Helen’i affeder ve birlikte Sparta’ya döner< Konu Resmi..>
    mutlu bir yaşam sürerler. Maalesef diğer kahramanları aynı kader beklememektedir. Özellikle Odysseus uzun yıllar vatanına dönmek için mücadele verir.

    Troya’dan uzaklaşan Odysseus’un gemisi denizde fırtınaya esir düşer ve zalim< Konu Resmi..>
    insan eti yiyen devlerin adasına sürüklenir. Durumdan bihaber Odysseus ve on iki arkadaşı sahile çıkarlar. Burada onlar tek gozlu dev Polyphemos’a esir düşerler. Polyphemos yakalayabildigi Odysseus’un arkadaslarini birer birer yemeye baslar. Odysseus< Konu Resmi..>
    devi< Konu Resmi..>
    yanlarında getirdikleri Ismaros şarabı ile sarhoş eder ve tek gözünü çıkarır. Odysseus ve kalan adamları< Konu Resmi..>
    mağaradaki surunun arasına karışıp devin bacaklarının arasından dışarı çıkarlar.

    Odysseus ve adamları özgür kaldıklarına sevinir ve yollarına devam ederler. Polyphemos denizler tanrısı Poseidon’un oğluydu. Oğlunun kor edilmesine çok kızar ve ileride Odysseus’un eve dönüş yolundaki gecikmelerine sebep olur. Bir süre sonra Odysseus Aiaie adasına< Konu Resmi..>
    Güneş Tanrısı Helios ile Okeanos ‘un kızı Perseis’ten doğma büyücü Kirke’nin yaşadığı bölgeye çıkar. Güzel Kirke< Konu Resmi..>
    Odysseus’un arkadaşlarına şarap içirerek domuza cevirir. Tanrı Hermes< Konu Resmi..>
    Odysseus’un yardımına koşar ve ona bir ot vererek domuz olmasını engeller. Odysseus Kirke’yi yener ve onu arkadaşlarını eski haline dönüştürmeye zorlar. Kirke Odysseus’u Hades gidip bilici Teiresia’in ruhuna danışması koşuluyla serbest bırakacağını söyler. Odysseus bir takım zorlukları atlatarak bunların da üstesinden gelir.

    Daha sonra Odysseus peri Calypso’nun adasına çıkar ve orada yedi yıl esir olarak yaşar. Malta olduğu sanılan bu adadaki esareti< Konu Resmi..>
    Athena’nin Zeus’a yalvarması üzerine sona erer. Zeus tarafından tekrar görevlendirilen Hermes< Konu Resmi..>
    Calypso’ya Zeus’un emrini iletir. Calypso onu serbest bırakır.

    Bu olaydan sonra bir çok zorlukların sonunda Odysseus vatanı Ithake’ye döner ve çok sevdiği karısı Penelope’ye kavuşur ve uzun yıllar mutlu yaşam sürerler.

    Toprak ananın gökyüzü ile birleşmesinden altısı erkek< Konu Resmi..>
    altısı dişi olmak üzere on iki Titan doğdu. Titanların erkek olanları Okeanos< Konu Resmi..>
    Koios< Konu Resmi..>
    Hyperion< Konu Resmi..>
    Iapetos ve Kronos; aynı zamanda Titanides denilen dişi Titanlar ise Theia< Konu Resmi..>
    Rheia< Konu Resmi..>
    Themis< Konu Resmi..>
    Phoibe< Konu Resmi..>
    Mnemosyne ve Tethys adlarını taşıyorlardı. Okeanos ve Tethys bütün nehirleri yarattılar. Hyperion ile Theia’dan Güneş - Helios< Konu Resmi..>
    Ay - Selene< Konu Resmi..>
    Şafak - Eos doğdular. İapetos ve Asie’den gök kubbesini sırtında taşıyan Atlas< Konu Resmi..>
    Menoetios< Konu Resmi..>
    Epimetheus< Konu Resmi..>
    Prometheus doğdular. Diğer 2 çift Titan da kendi çocuklarını doğurdular. Ama gelecek altıncı çiftin evlatlarınındı - Kronos ve Rheia’nın.İlk doğan çocukları Kyklop ve Hekatonkheirlerden hem iğrenen hem de kendi iktidarını almalarından korkan Uranos< Konu Resmi..>
    çocukları doğdukça onları yerin derinliklerine - Tartaros’a (cehenneme) atıyordu. Bu duruma üzülen Gaia eşinden nefret etmeye başladı< Konu Resmi..>
    Titanları Gökyüzüne karşı kışkırttı. Titanlar babalarına karşı geldiler ve onu hakimiyetinden mahrum bıraktılar. Titanların en kurnazı olan Kronos tahta oturmasına rağmen< Konu Resmi..>
    kardeşlerinin güçlerinden korkarak onları Tartaros’tan kurtarmadı.Yunanlar Kronos’un yönetim dönemine ‘altın dönem’ adını vermekteler. Maalesef yönetimi eline geçiren bu yeni hakimin kaderinde de oğlu tarafından devrilmek vardı. Bunun önlemini alabilmek için Kronos korkunç bir karar aldı - yeni doğan oğullarını ve kızlarını yutmaya başladı. İlk olarak Kronos kızı Hestia’yı< Konu Resmi..>
    sonra kızları Demeter ve Hera’yı < Konu Resmi..>
    ardından da Hades< Konu Resmi..>
    Poseidon adlı oğullarını yuttu. Kronos zamanı temsil eder. Kron kelimesi zaman anlamındadır. ‘Zaman kendi evlatlarını yutar.’ deyimi de bugün Kronos olayını anımsatmaktadır.Rheia yalnız Zeus’u onun elinden kurtarabildi. Bir kocaman taşı kundak bezlerine sarıp Kronos’a verdi. Kronos taşı Zeus zannedip yuttu. Zeus ise Girit adasında bir mağarada saklandı< Konu Resmi..>
    sihirli keçi Amaltheia’nın sütü ile beslendi.Olgunluk çağına gelince Zeus saklandığı mağaradan çıktı. Kronos’a savaş açtı. Bu savaş on yıl sürdü< Konu Resmi..>
    hiç birisi yenemeyince< Konu Resmi..>
    Zeus Rheia’nın tavsiyeleri ile Tartaros’taki Kyklop ve Hekatonkheirleri serbest bıraktı. Kykloplar Zeus’a meşhur şimşekleri verdiler. Yüzelli Hekatonkheirler Titanların üzerine taşları ve kayaları fırlattılar. Yerler parçalandı< Konu Resmi..>
    dağlar eridi ve Titanlar yenildiler. Zeus Kronos’u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorladı. Titan’lar yenilerek Tartoros’a atıldılar. Yüz kollu Hekatonkheirler ise Titanların bekçiliğini yapmaya başladılar. Tanrılar (Zeus ve kardeşleri) dünyayı yönetmeye başladılar.Üç erkek kardeş Zeus< Konu Resmi..>
    Hades ve Poseidon evreni kendi aralarında paylaştılar.Ortanca kardeş Poseidon denizlerin< Konu Resmi..>
    deniz canlılarının ve tüm akarsuların hakimiyetini aldı. Deniz tanrılarından olan Nereus kızlarından güzel Amphitrite ile evlendi. Bu evlilikten bir çok deniz perisi< Konu Resmi..>
    yarı at yarı insan Triton doğdu. Triton deniz kabuğunu öttürerek tufanı yatıştırır ve suları geldikleri yere döndürürmüş.Poseidon’un elinde taşıdığı üç çatallı yabayı fırlattığı zaman< Konu Resmi..>
    denizde fırtınalar ve korkunç dalgalar yaratabilir. Nereus’un kızları olan nereidler her zaman Poseidon’un çevresini sararlar. Nereidler belden aşağı balık< Konu Resmi..>
    belden yukarı insan şeklindeler.Küçük kardeş Hades’in payına yeraltı düşmüştür. İnsanların ve tanrıların hiç sevmedikleri sert< Konu Resmi..>
    korkunç tanrı Hades< Konu Resmi..>
    karısı Persephone (Zeus’un kızı) ile birlikte< Konu Resmi..>
    gölgeler halinde dolaşan ölülere hükmeden yer altı ülkesindeki saraylarında yaşarlar. Hades’ in bekçiliğini üç başlı cehennem köpeği Kerberos yapar< Konu Resmi..>
    yeraltına gelenleri kuyruğunu sallayarak< Konu Resmi..>
    okşayarak içeri alır< Konu Resmi..>
    ama çıkmak isteyenler için de üç ağzını birden açarak< Konu Resmi..>
    sipsivri ve kara dişlerini göstererek tehdit edip< Konu Resmi..>
    yukarı çıkmasını önler. Ölüler dünyası yani yer altı< Konu Resmi..>
    günah işleyenlerin bulunduğu bir yerdir. Burada günahkarların en günahkarları bulunur ve bunlar sonsuz bir azaba çarptırılırlar. Tanrılar içinde adına ne bir tapınak< Konu Resmi..>
    ne bir sunak yada herhangi bir ilahi bestelenmeyen bir tek Hades vardır< Konu Resmi..>
    bu da kendisinden korkulmasından kaynaklanmaktadır.Büyük kardeş ve ‘tanrıların kralı’ olarak kabul edilen Zeus paylaşımda gökyüzü ve dünyayı aldı. O aile ve evliliğin hamisi kabul edilen tanrıça Hera ile evlenir. Bu evlilikten İlithya ve Hebe adında kızları< Konu Resmi..>
    sanayi tanrısı Hephaistos ve savaş tanrısı Ares oğulları olmuştur. Tanrılar daima yaz mevsiminin hüküm sürdüğü Olimpos dağında yaşarlar. Gençliğin ve güzelliğin sembolü olan Hebe tanrılara onların ölümsüzlüğünü sağlayan ambrosia ve nektar dağıtır. Zeus altın tahtında oturur. Tahtın yanı başında tanrıların habercisi kanatlı İris yer almaktadır.Zeus çok güçlü bir tanrı olsa da kaderi yönetmek onun elinde değildir. Kaderi üç Moir yönetmektedir: Lakhesis insanların doğumundan önce kaderini belirler. Klotho insanların kader ağlarını örer. Atropos bu ağları yönlendirir.Çevresindekiler tarafından saygı gören Zeus zaman zaman çapkınlıkları ile Hera’yı kızdırır. O güzeller güzeli Leto’ya aşık olur. Bu birliktelikten kızıl saçlı ikizler Apollon ve Artemis doğar. Hera< Konu Resmi..>
    Zeus’un ikincil ilahelere ve ölümlü kadınlara ilgi duymasını bir türlü içine sindiremez ve onları sürekli tehdit altında tutar. Leto çocuklarını doğurabilmek için Delos adasına sığınır. Hera onlara yılan Pifon’u gönderir ve bin bir türlü işkenceye maruz bırakır. Ama Leto’nun oğlu Apollon büyüdüğünde sihirli oku ile ejderhayı öldürür ve Olimpos Tanrıları içinde güzel sanatlar ve gün ışığının tanrısı olarak saygınlığını kazanır. Olymposluları altın liriyle eğlendiren< Konu Resmi..>
    çok uzaklara ok atabilen< Konu Resmi..>
    hastaları iyileştiren< Konu Resmi..>
    iğleştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yayın efendisi okçu tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir. Kardeşi Artemis ise av tanrıçası oldu.Başka bir zaman ise Zeus’un Hera’ya ihaneti sırasında Hermes doğar. Hermes rüzgar tanrısıdır< Konu Resmi..>
    babası Zeus annesi ise yağmur perilerinden biri olan Maia’dır. Kanatlı sandalları olan Hermes aynı zamanda tanrıların habercisidir. Hermes’in görevleri arasına ölenlerin ruhlarına Hades’in saltanatına kadar eşlik etmek de var. Apollon’un ölümsüzler arasında en sevdiği tanrı rüzgar tanrısı olan Hermes idi.Anlatılanlara göre Hera’dan önce Zeus Titan Okeanos’un kızı Metis (Zeka temsilcisi) ile evlenmiş. Ama Moir’ler tanrıların kralına bu birliktelikten doğan çocuğun yönetimi eline geçireceğini söylerler. Zeus bunu duyunca Metis’i yutar. Kısa bir süre sonra Zeus’un şiddetli bir baş ağrısı başlar. O zaman Prometheus’tan balta ile başına vurmasını rica eder. Prometheus bu isteği yerine getirir ve Zeus’un başından onu kızı Athena savaş kıyafetlerinde çıkar. Eski Yunanlara göre< Konu Resmi..>
    Athena üretici zekanın ve adaletli savaşların tanrıçasıdır. Ülkeyi saldırılardan koruyan bir tanrıçaydı Athena. Bir başka özelliği< Konu Resmi..>
    Şehir tanrıçası olmasıydı; uygarlığın< Konu Resmi..>
    el sanatlarının< Konu Resmi..>
    tarımın koruyucusu< Konu Resmi..>
    dizginin yaratıcısıydı; atları ilk ehlileştiren oydu. Onun şerefine şehirlerine Athena adını vermişler. Yılan ve baykuş tanrıçanın sembolleridir.Zeus ile Thebia kralı Kadmos’un kızı ölümlü Semele birleşmesinden oğulları Dionysos doğar. Hera< Konu Resmi..>
    Zeus’u Semele’den kıskanır ve yaşlı bir kadın kılığına girerek Dionysos’un annesini kandırır. Semele ona kanarak Zeus’tan tüm ihtişamı ile ona görünmesini ister. Zeus onu kıramaz ve yıldırımlardan korkan Semela yedi aylık Dionysos’u düşürür. Zeus Semele’nin düşürdüğü ve sık yapraklı bir sarmaşığın yanmaktan koruduğu Dionysos’u baldırına kancalarla yerleştirir ve zamanı geldiğinde onu ikinci bir doğumla meydana getirir. Böylece Dionysos iki kez doğmuş olur. Nyssa dağındaki nymphaler Dionysos’u büyütüp eğitirler. Dionysos gençlik çağına geldiğinde mağaradaki üzümleri kullanarak şarap yapma sanatını bulur. Şarabın ve esrikliğin tanrısı olarak kabul edilir.En güzel tanrıça şüphesiz kızıl saçlı Afrodit’ti. Onun doğumu ile ilişkin tartışmalar sürmektedir. Bazılarına göre Afrodit Zeus’un kızıdır. Diğerlerine göre ise Afrodit daha önce Uranos’la denizdeki dalgaların bembeyaz köpüğünden oluşmuştur. Afrodit aşk tanrıçası olup< Konu Resmi..>
    insanların birbirlerine sevgi ile yaklaşması için üzerlerine aşk iksirini damlatan< Konu Resmi..>
    çiçekleri ve ağaçları baharda rengarenk donatarak< Konu Resmi..>
    doğayı canlandıran üretken bir tanrıçadır. Afrodit ateş tanrısı olan ve çok sanatkar< Konu Resmi..>
    ancak topal ve çok fazla yakışıklı sayılmayacak bir görünüme sahip olan Hephaistos ile evlenmiş. Afrodit ve Hephaistos’la ilgili mit her ikisinin de temsil ettikleri sanat ve aşk kol kola olması gerektiğini vurgulamaktadır.Eski Yunanlar bu tanrıları ‘on iki Olimpos tanrısı’ adını vermişler. Bu gruba Zeus< Konu Resmi..>
    Hera< Konu Resmi..>
    Athena< Konu Resmi..>
    Artemis< Konu Resmi..>
    Afrodit< Konu Resmi..>
    Demeter< Konu Resmi..>
    Apollon< Konu Resmi..>
    Hermes< Konu Resmi..>
    Ares< Konu Resmi..>
    Hephaistos< Konu Resmi..>
    Hestia< Konu Resmi..>
    Dionysos dahildi. Poseidon ve Hades deniz ve yer altı dünyasında bulundukları için bu gruba dahil edilmemişler.Guzel tanrıça Afrodit’in adı Homeros’un İlyada’da anlattığına göre Truva (Troya) savaşının başlama nedeni olarak anılmaktadır. Efsaneye göre< Konu Resmi..>
    Olimpos tanrıları Iolkos Kralı Pelans ile Thetis’in düğünleri için bir araya toplanmışlar. Kavga tanrıçası Eris düğünlerine davet edilmeyince sinirlenmiş. Bir oyun düzenlemiş ve Hera< Konu Resmi..>
    Afrodit ve Athena’nın oturduğu ziyafet sofrasına< Konu Resmi..>
    üzerinde ‘en güzele’ yazılı bir elma atmış. Elmanın kimin olduğu üzerine 3 güzel tartışmaya başlarlar ve Zeus’tan bu sorunu çözmesini isterler. Zeus işin içinden çıkamayınca< Konu Resmi..>
    çareyi Troya Kralı Priamos’un oğlu Paris’i rehber ilan etmekte bulur. Güzellerden her biri kendisini seçmesi için Paris’e bir şey vaat ederler. Athena ona savaşta yenilmezlik gücü vereceğini vaat eder. Hera Paris’i Asya’nın hakimi yapacağını söyler. Paris Afrodit’e kanar ve dünyanın en güzel kadınını elde etmek için Afrodit’i yarışmanın birincisi seçer.Bu güzel kadın Sparta Kralı Menelaos’un karısı Helen’di. Paris< Konu Resmi..>
    Afrodit’in yardımıyla Sparta’ya gider< Konu Resmi..>
    Helen’i kaçırır< Konu Resmi..>
    prensi olduğu Troya şehrine geri döner. Bunun üzerine hakarete uğramış Menelaos< Konu Resmi..>
    Akha ordularını toplayarak Troya’ya savaş açar. Böylece 10 yıl sürecek Troya savaşı başlamış olur.Her iki taraf da zaferler kazanır. Sonunda Ithake kralı Odysseus tahta atı icat ederek< Konu Resmi..>
    Troya’nın kapılarına götürür. Troya’lılar bu büyük ata hayran kalarak onu şehir duvarlarından içeriye taşırlar. Atın içinde saklanmış olan Yunan askerleri gece olunca saklandıkları yerden çıkarlar ve Troya’yı ele geçirirler.Menelaos güzel Helen’i affeder ve birlikte Sparta’ya döner< Konu Resmi..>
    mutlu bir yaşam sürerler. Maalesef diğer kahramanları aynı kader beklememektedir. Özellikle Odysseus uzun yıllar vatanına dönmek için mücadele verir.Troya’dan uzaklaşan Odysseus’un gemisi denizde fırtınaya esir düşer ve zalim< Konu Resmi..>
    insan eti yiyen devlerin adasına sürüklenir. Durumdan bihaber Odysseus ve on iki arkadaşı sahile çıkarlar. Burada onlar tek gozlu dev Polyphemos’a esir düşerler. Polyphemos yakalayabildigi Odysseus’un arkadaslarini birer birer yemeye baslar. Odysseus< Konu Resmi..>
    devi< Konu Resmi..>
    yanlarında getirdikleri Ismaros şarabı ile sarhoş eder ve tek gözünü çıkarır. Odysseus ve kalan adamları< Konu Resmi..>
    mağaradaki surunun arasına karışıp devin bacaklarının arasından dışarı çıkarlar.Odysseus ve adamları özgür kaldıklarına sevinir ve yollarına devam ederler. Polyphemos denizler tanrısı Poseidon’un oğluydu. Oğlunun kor edilmesine çok kızar ve ileride Odysseus’un eve dönüş yolundaki gecikmelerine sebep olur. Bir süre sonra Odysseus Aiaie adasına< Konu Resmi..>
    Güneş Tanrısı Helios ile Okeanos ‘un kızı Perseis’ten doğma büyücü Kirke’nin yaşadığı bölgeye çıkar. Güzel Kirke< Konu Resmi..>
    Odysseus’un arkadaşlarına şarap içirerek domuza cevirir. Tanrı Hermes< Konu Resmi..>
    Odysseus’un yardımına koşar ve ona bir ot vererek domuz olmasını engeller. Odysseus Kirke’yi yener ve onu arkadaşlarını eski haline dönüştürmeye zorlar. Kirke Odysseus’u Hades gidip bilici Teiresia’in ruhuna danışması koşuluyla serbest bırakacağını söyler. Odysseus bir takım zorlukları atlatarak bunların da üstesinden gelir.Daha sonra Odysseus peri Calypso’nun adasına çıkar ve orada yedi yıl esir olarak yaşar. Malta olduğu sanılan bu adadaki esareti< Konu Resmi..>
    Athena’nin Zeus’a yalvarması üzerine sona erer. Zeus tarafından tekrar görevlendirilen Hermes< Konu Resmi..>
    Calypso’ya Zeus’un emrini iletir. Calypso onu serbest bırakır.Bu olaydan sonra bir çok zorlukların sonunda Odysseus vatanı Ithake’ye döner ve çok sevdiği karısı Penelope’ye kavuşur ve uzun yıllar mutlu yaşam sürerler.
     
Yunan Mitolojisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Tanrı ve Tanrıça isimleri (yunan Mitolojisi)

    Tanrı ve Tanrıça isimleri (yunan Mitolojisi)

    mitolojik kız isimleri mitolojik bebek isimleri erkek kadın tanrıça türk isimler Dike : Adalet Tanrıçası Semele : Ahiret Tanrıçası Hestia : Aile Faziletleri Tanrıçası Momos : Alay ve Hiciv Tanrıçası Artemis : Ana Tanrıça Aristalos : Arıcılık Tanrısı Eros : Aşk Tanrısı Afrodit : Aşk ve Güzellik Tanrıçası Atalante : Avcı Kız Bendis : Ay Tanrıçası Eirene : Barış Tanrıçası Minemosyne :...
  2. İskandınav Mitolojisi

    İskandınav Mitolojisi

    Nors veya İskandinav mitolojisi, İskandinav insanlarının Hristiyanlık öncesi dinleri, inanışları ve efsaneleridir. M.Ö. 1000 yıl sonrasında, birçok avrupa ülkesinde Indo-Avrupa dili konuşuluyordu. M.Ö. ilk bin yılın ortalarında Alman kabileleri Güney İskandinavya ve Kuzey Almanya bölgesinde yaşamışlardı. Onların yayılmaları ve ilerlemeleri MÖ2.y.y. 'la kadar devam etti. Bu yüzden İskandinav ve...
  3. Yunan Mitolojisi ve Aşk

    Yunan Mitolojisi ve Aşk

    Aşkta güven... Aşk nasıl da kör olmaktır, karanlıkta sevgilinin yüzünü ancak dokunarak görebilmektir, onun istediklerini yapmak, bundan sonsuz mutluluk duymaktır, bu mutluluksa karşılık bekleyerek ya da içerde kuşkular (sinsi sinsi) taşıyarak olacak iş değildir... Yunan mitolojisi ne de güzel sembollerle anlatmıştır “güven”i ve “teslimiyet”i... İşte Psyche’nin hikayesi bunun en içten...
  4. Pers Mitolojisi

    Pers Mitolojisi

    pers isimleri Pers mitolojisi, İran platosu ve onun sınır bölgeleri ile Karadeniz'den Hoten'e kadar uzanan Orta Asya bölgelerinde yaşamış ve birbirleriyle kültürel ve dilsel olarak ilişkili olan eski halkların inanç ve ibadet uygulamalarının bütününe verilen isimdir. Anahtar Metinler Yaklaşık bin yıl önce Firdevsi tarafından kaleme alınmış Şahname Pers mitolojisinin merkezi toplamı,...
  5. yunan mitolojisindeki isimleri bilen var mıııı

    yunan mitolojisindeki isimleri bilen var mıııı

    Ablalarım selamlar ben tuğçe bana acil olarak yunan mitolojisi isimleri lazım ha unutmadan anlamları ile birlikte yazarsanız sevinirim hani misal limos : açlık tanrıçası gibi. teşekkür ediyorum.

Sayfayı Paylaş