Aile hukuku hakkındaki soru & cevaplar

“avukat bey, eşimle boşanma davam Mayıs 2010’da kesinleşti. evlilik birliği içerisinde alınan mallarla ilgili değer artış payı davası açabilir miyim? Şimdiden teşekkürler”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Aile Hukuku" adlı ikinci kitabının "Evlilik Hukuku" başlıklı birinci kısım ikinci bölümünde bulunan 178. maddesinde; "Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Maddenin gerekçesinde, "…eşlerin yıllar sonra maddî ya da manevî tazminat ya da ilk kez istenilen yoksulluk nafakası dolayısıyla karşı karşıya gelmeleri önlenmek istenmiştir..." denilmiştir. TMK’nun aynı kısım aynı bölümünde, boşanma, tazminat, nafaka ile birlikte mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme de yer almaktadır. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar, boşanma davasının eki niteliğinde değil ise de, evlilik birliği sona ermeden açılamaz, diğer bir anlatımla boşanmaya bağlı olup boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra bu hakların ileri sürülmesi mümkün olabilir, aksi halde tasfiye yapılamaz (TMK.225/2,227. md.) .

TMK’nun "Aile Hukuku" ile ilgili ikinci kitabındaki düzenlemeler, TMK’nun 178.maddesi metni ve bu maddenin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; kanun koyucunun boşanan eşlerin karşılıklı olarak birbirlerine karşı maddi ve manevi her türlü dava haklarını 1 yıllık süre içerisinde kullanmalarını amaçladığı, bu süreyi sadece maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası ile sınırlı tutmadığı, boşanmanın sonucuna bağlı bulunan ve ancak boşanma kararının kesinleşmesi ile gündeme getirilebilecek olan mal rejimine ilişkin davaların da TMK’nun 178. maddesi hükmü kapsamında düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Aksini düşünmek kanun koyucunun amacı ve toplumsal gerçeklerle bağdaşmaz. Zira eşlerin belki başkalarıyla yaptıkları ikinci ve daha sonraki evliliklerini takiben yıllar önce boşandıkları eşin mal rejiminden kaynaklanan istekleri ve dava tehdidi altında yaşamalarının hem kendileri hem toplum düzeni bakımından olağan ve katlanılması gereken bir durum olduğunu söylemek doğru ve mümkün değildir. Eşlerin birbirlerine karşı manevi bağları boşanma ile tamamen kopmuş olup, eğer bir haksızlığa uğradıkları, karşı taraftan maddi ve manevi alacak ve istekleri bulunduğu düşüncesinde iseler, boşanma kararının kesinleşmesinin hemen akabinde dava açarak birbirlerinden alacaklarını istemelerine bir engel bulunmadığı gibi dava açmak için uzun yıllar beklemelerini gerektirecek makul ve mantıklı bir neden olabileceği de söylenemez. Kaldı ki, eşler evlilik içinde edinilen ya da katkı yapılan varlıklarını, alacak ve borçlarından doğan dava haklarını boşanma gündeme geldiğinde duraksamadan bilebilecek durumdadırlar.


Ayrıca boşanan eşlerin uzun yıllar önce evlilikleri sırasında edinmiş oldukları mal varlıklarının, alacak ve borçlarının miktar ve değerleri ile katkı paylarının belirlenmesi ve kanıtlanmasındaki güçlük de dikkate alındığında TMK’nun 178. maddesinde belirtilen evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra doğan ve ancak boşanma kararının kesinleşmesi halinde açılabilecek olan mal rejiminden kaynaklanan davalarda, Borçlar Kanununun başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava için 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesinin uygulanması doğru olmaz. Kaldı ki, yukarıda açıklandığı gibi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 178. maddesi ile bu konuda getirilen yeni ve ayrı bir hükümle ZAMANAŞIMI SÜRESİ 1 YIL olarak belirlenmiştir.

Dava açmanız durumunda mahkemece TMK’nun 178. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilecektir.



[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
“Almanya’da mahkemece verilen boşanma kararının Türkiye’de hangi mahkemede dava açarak tanınmasını sağlayabilirim.”
[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4/2. maddesi gereğince, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a göre Aile Hukuku'na ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi, Aile Mahkemelerinin görevine girmektedir. Davanızı Aile Mahkemesinde açabilirsiniz.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
“Merhaba, 1990 doğumlu zihinsel özürlü evlilik dışı bir çocuğum var, mahkemede çocuğumun vasiliğinin bana verilmesi için başvurdum ama davam oğlumun küçük olduğu ve velayet altında bulunduğundan bahisle reddedildi. Bu karar doğrumudur. Ne yapmam gerekiyor. sağolun?”
[FONT=&amp]-----------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335. maddesinde yer alan, "Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar" hükmü gereğince ergin olan çocukların kısıtlanması halinde ana ve babanın velayetinin devam etmesi asıldır.

Çocuğunuz 1990 doğumlu olup ergindir. Mahkemece, ilk önce çocuğunuzun zihinsel özürlü olup olmadığı belirlenecektir. Zihinsel özürlü olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenen ergin oğlunuzun kısıtlanarak annesinin velayetine bırakılması ya da vasi atanmasına karar verilmesi gerekir. Davanızın oğlunuzun küçük olduğu ve velayet altında bulunduğundan bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
“Avukat bey, torunlarımı göremiyorum. Gelinim onları bize göstermiyor. Gelinime dava açabilirmiyim? ”
[FONT=&amp]-----------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
Torunlarınızlala kişisel ilişki kurulmasına izin verilmesi istemiyle dava açmanız mümkün. Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere özellikle de hısımlara tanınabilir (TMK.md.325). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar (TMK.md.336/1).

Ancak davanızda husumeti velayet hakkı sahipleri olan anne ve babaya birlikte yöneltmeniz gerekir (anne-baba sağ ve evli ise). Sadece anneye husumet yönelterek dava açmanız halinde ise mahkemece baba da davaya dahil edilecek; onun göstereceği kanıtlar toplanacak ve karar verilecektir.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
“ 1998 yılında evlendim, şu anda boşanma davası açtım. hangi mal rejimine tabiyim?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
Eğer başka bir mal rejimini seçmemişseniz; evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. M. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
“Sayın Avukat Gökhan Bey, 1980 tarihinde şu anda boşanmış olduğum eşimle evlendim. 2006 yılında Almanya’da kesinleşen boşanma davasının kabulü yönündeki hükmün tenfizini Türkiye’de açtığım dava ile yaptırdım. Bu davada 2008 tarihinde kesinleşti. Evlilik birliği içerisinde kooperatif üyeliği ile eski kocam adına bir taşınmaz sahibi olmuştuk. Bu taşınmaz 1986 yılında onun adına tescil edildi. Ben bu taşınmazla ilgili katkıyı 1985 ve 1986’da yaptım. 2009 yılında eski eşime katkı payı davası açtım. Ben ve eski eşim başka bir mal rejimini seçtiğimizi ileri sürmedik. Ancak davam zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak yabancı mahkeme tarafından verilen kararın kesinleşme tarihinin esas alınarakzamanaşımından reddedildi. Şimdi ne olacak?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------
[/FONT]

Almanya’da açılan ve 2006 tarihinde kesinleşen boşanma davasının kabulü yönündeki hükmün tenfizine ilişkin Türkiye’deki mahkemenin vermiş olduğu hükmünün 2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur.

TMK.un 225/2. maddesi hükmü yabancı mahkeme boşanma kararlarının tanıma ve tenfizinde de uygulanır. Bir yabancı mahkeme kararının tanınması ile o yabancı mahkeme kararının hukuki sonuçları, özellikle kesin hüküm etkisi Türk hukuku açısından da geçerli hale gelmiş olur. 12.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 59. maddesinde “Yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceği....” hükme bağlanmıştır. Buna göre, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak yabancı mahkeme tarafından verilen kararın kesinleşme tarihinin esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik yoktur.

Ancak siz ve eski eşiniz başka bir mal rejimini seçtiğinizi ileri sürmediğinize göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, (743 sayılı TKM. md. 170) bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK.un 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz

Dava konusu taşınmaz 1986 tarihinde eski eşiniz adına tescil edilmiş. Sizin tarafınızdan katkının yapıldığı ve taşınmazın kooperatif üyeliği ile edinildiği iddia edilen tarih itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK. un 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Eski eşinizle aranızdaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazın edinildiğinin ileri sürüldüğü tarihe göre, eski eşinizle aranızda743 sayılı MK. un 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlık Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK.un 178. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımına ilişkin düzenleme sizin davanıza uygulanamaz. Eski eşinizle aranızdaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanununun başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde TMK.un 5. maddesi yoluyla her dava için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde tüm taraf delillerinin toplanması ve uyuşmazlığın esası bakımından karar verilmesi gerekir. Bu sebeplerle dava konusu taşınmazın edinildiğinin ve katkıda bulunulduğunun ileri sürüldüğü tarih itibariyle uyuşmazlığın 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olduğu gözden kaçırılarak yukarıda yazılı gerekçeyle davanızı temyiz etmeniz yerinde olacaktır.



[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
[FONT=&amp]“Eşimle olan boşanma davam 13.07.2011 tarihinde kesinleşti. Kendisi boşanma hükmünde kusursuz kabul edildi. Boşanmada davası devam ederken kesinleşme tarihinden önce bir başka erkekle ilişkiye girerek, bu kişiden eylül/2011 doğumlu bir çocuğu oldu. Tazminat isteyebilir miyim? Hangi mahkemede dava açmam gerekiyor?”

[/FONT]
[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]

Eski eşinize karşı [/FONT]genel görevli mahkemede [FONT=&amp]manevi tazminat davası açabilirsiniz. Şöyle ki;[/FONT]
[FONT=&amp]
Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde düzenlenen sadakat yükümlülüğü; boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder. Kural olarak sadakat yükümlülüğüne aykırılığın açılan boşanma davasında ileri sürülmesi ve buna bağlı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi gereğince manevi tazminat istenmesi beklenir. [/FONT] [FONT=&amp]

Ancak manevi tazminat isteğinin boşanmanın kesinleşmesinden sonra Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesindeki 1 yıllık süre de gözetilerek istenmesi mümkündür (22.01.1988 tarihli 1986/5 esas, 1988/1 karar sayılı İçt. Bir. Kararı). Hükmün kesinleşmesinden sonraki manevi tazminat isteği Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde açık olarak belirtildiği üzere "boşanmaya sebep olan olaylar" yüzünden olmalıdır. Bunun sonucu olarak; boşanma sebebi olarak gösterilmemiş; ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışın varlığının anlaşılması durumunda; bu davranış aynı zamanda sadakatsizliğe uğrayan eşin kişilik haklarını zedeler nitelikte olduğundan; hakkı zedelenen kişinin Türk Medeni Kanunu'nun 25. ve Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince genel hükümlere dayalı olarak genel görevli mahkemede manevi tazminat isteğinde bulunmasına da yasal bir engel yoktur.* [/FONT]

[FONT=&amp]Davanız genel hükümlere dayalı bir manevi tazminat isteği olacaktır. Bu sebeple davaya bakma görevi aile mahkemesine ait olmayıp; asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

[/FONT]
[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr

[/FONT]

[FONT=&amp]*Yargıtay [/FONT][FONT=&amp]2. Hukuk Dairesi 2009/5707 E., 2010/8831 K.[/FONT]
 
Son düzenleme:
“1994 ocak doğumluyum onsekiz yaşına eni girdm evliliğime ailem izin vemiyo aile izni olmadan nikah kıyablrmtym ??”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]

Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.
Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple (mesela kadın hamile kalmışsa vb.) onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Ancak hâkim ana baba veya vasinin söyledikleri doğrultusunda karar vermek zorunda değildir.

Veli veya vasi, kötü niyetle kısıtlı veya küçüğün (16 yaşını bitirmiş 17 yaşına girmiş) evlenmesine izin vermiyorsa, küçük veya kısıtlı, mahkemeye başvurarak hâkimden evlenme izni alabilir. Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, küçüğe veya kısıtlıya evlenme izni verebilir. Kanun koyucu, hâkimin evlenme izni vermesiyle kız kaçırma olaylarının azaltılması ve nikâhsız yaşamaları belli ölçüde önlemeye çalışmıştır.

Ayrıca küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.

Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.

Yine kısaca değinmek gerekirse;

  • Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında,
  • Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında,
- Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında

evlenme yasaktır.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
“babamdan miras kaldı. Kocam bu para üzerinde hak iddia edebilir mi? Teşekkürler”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]

Miras yoluyla kalan para kişisel mal olup; diğer eş bu para üzerinde herhangi bir hak iddia edemez. Ancak bu paranın faizleri edinilmiş mal olarak kabul edilir.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme:
[FONT=&amp]“merhaba Gökhan Bey: biz eşimle 15/01/2010 tarihinde evlendik evlilik sonrası bir çok olay yaşadık ve sık sık ayrılıklar oldu benim boğazıma bıçak falan dayamıştı. Uzun süre sonra barıştık ve ben şikâyetimi geri aldım. Daha sonra hamile kaldım ve beni hamile iken terk etti gitti. Şimdi yasal haklarım nedir bilmiyorum. Avukat tutmak istiyorum ama maddi gücüm buna yetmiyor. Üzerime birçok borç bıraktı, çalışıyorum onları ödüyorum ama doğumdan sonra uzun bir süre çalışamayacağım şu an ssk lı da olduğum için barodan avukat tutamıyorum. Fakat doğumuma kadar bu yasal işlemlerin hepsi bitsin istiyorum. Bunun için neler yapabilirim? Bana yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum. İnananın öyle bir çıkmaza soktu ki elim ayağım bağlı kaldım böyle anlaşmalı boşanalım diyorum ona da yanaşmıyor ne olur yardım edin bana şimdiden tşk ederim.”[/FONT]


[FONT=&amp]--------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT][FONT=&amp]

"biz eşimle 15/01/2010 tarihinde evlendik[/FONT]
"
[FONT=&amp]Eğer başka bir mal rejimini seçmemişseniz; TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz. [/FONT] [FONT=&amp]

“evlilik sonrası bir çok olay yaşadık ve sık sık ayrılıklar oldu benim boğazıma bıçak falan dayamıştı.Uzun süre sonra barıştık ve ben şikayetimi geri aldım.”[/FONT]

[FONT=&amp]Bu olaylardan dolayı barışmış ve şikâyetinizi geri aldığınızdan; daha sonra evlilik birliğini devam ettiğinizden olayları affetmiş/hoşgörü ile karşılamış sayılırsınız. Bu sebeple açacağınız boşanma davalarında bu hususları öne süremezsiniz.[/FONT] [FONT=&amp]

“Daha sonra hamile kaldım ve beni hamile iken terk etti gitti.”[/FONT]

[FONT=&amp]Ayrılık sebebinizi bilmemekle birlikte (ileride doğumdan sonra bebeğiniz için iştirak nafakası ve) şu anda kendiniz için (sadece) tedbir nafakası talepli davayı Aile Mahkemesinde açabilirsiniz (veya boşanma davası, ayrılık davası açıp bu davalar içerisinde de nafaka isteyebilirsiniz).[/FONT]

[FONT=&amp]“Avukat tutmak istiyorum ama maddi gücüm buna yetmiyor. şu an ssk lı da olduğum için barodan avukat tutamıyorum.”[/FONT]
[FONT=&amp]Davalarınızı avukat olmadan açabilir ve takip edebilirsiniz. Ancak şunu da gözetmeniz gerekir ki; hukuki konularda herhangi bir avukat kadar bilgiye sahip olamayacağınızdan ve çoğu konu teknik bilgi gerektirdiğinden herhangi bir avukata danışmadan açacağınız davalarda haklı olsanız bile davanızı kaybedebileceğiniz, davanızın aleyhinize sonuçlanabileceği durumlar söz konusu olabilecektir. Bu sebeple davanızı açarken bir avukattan yardım almanızı tavsiye ediyorum.

Bunun yanında hukuki işlemleri karşılayacak/avukat tutacak paranız olmayabilir. Avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağınız bulunmuyorsa; hak arama özgürlüklerinizin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünüzün kullanımında eşitliği sağlamak üzere kurulmuş olan ve her baro merkezinde bulunan adli yardım bürolarına başvurarak avukatlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz. Sizin için atanacak avukatla ilgili olarak adli yardımdan yararlandığınız için herhangi bir ücret ödemeyeceksiniz. Avukatınız da adli müzaharet talepli olarak davanızı açacaktır. Adli müzaharet talebinizin kabulü durumunda yargılama giderlerinden de muaf olursunuz.[/FONT] [FONT=&amp]

Adli yardım için sizden;[/FONT]


[FONT=&amp]1.Muhtardan fakirlik ilmuhaberi[/FONT]
[FONT=&amp]2.Belediye’den emlak beyannamesi verilip verilmediğine dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]3.Tapu sicil müdürlüğünden üzerine mal varlığı olup olmadığına dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]4.Vukuatlı nüfus kayıt örneği[/FONT]
[FONT=&amp]5.Nüfus müdürlüğünden ikametgâh[/FONT]
[FONT=&amp]6.Nüfus cüzdanı fotokopisi[/FONT]
[FONT=&amp]7.Trafikten üzerine kayıtlı araç olup olmadığına dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]8.İkametgah ilmuhaberi[/FONT] [FONT=&amp]
9.Çalışıyorsa maaş bordrosu/gelir belgesi[/FONT]
[FONT=&amp]

istenecektir.[/FONT]
[FONT=&amp] Ancak SSK[/FONT][FONT=&amp]’[/FONT][FONT=&amp]lı olduğunuzdan sizin de belirttiğiniz üzere adli yardımdan yararlanma şansınız bulunmuyor. Bu sebeple ya davanızı kendiniz açıp takip edeceksiniz ya da bir avukat tutacaksınız.[/FONT] [FONT=&amp]

“anlaşmalı boşanalım diyorum ona da yanaşmıyor”,” doğumuma kadar bu yasal işlemlerin hepsi bitsin istiyorum.”[/FONT]
[FONT=&amp]

Maalesef o zaman çekişmeli boşanma davası açacaksınız. Eğer bir anlaşma dava süresince olmazsa ve karşı tarafın veya sizin dava bittikten sonra davayı temyiz etme ihtimalini de düşünürseniz bu dava bebeğiniz doğduktan sonra da halen devam ediyor olacaktır. Bu davada boşanma, velayet, maddi/manevi tazminat, nafaka vb. isteklerde bulunabilirisiniz (veya sadece nafaka davası, ayrılık davası açabilirsiniz). Çekişmeli olarak açtığınız davayı, daha sonra anlaşma olması halinde, yapacağınız bir protokolle anlaşmalı boşanma davasına çevirebilirsiniz. Boşanmanın kesinleşmesinin ardından 1 sene içerisinde de mal rejimlerine ilişkin davanızı açabilirsiniz.

[/FONT]
[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
Son düzenleme: