|
|
#1 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı; Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz. 2 yaşınızdayken size yürümeyi oğretti; Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz. 3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı; Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz. 4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu; Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz. 5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi; Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz. 6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü; Sokaklarda "gitmiycem" diye ağlayarak teşekkür ettiniz. 7 yaşınızdayken size bir top hediye etti; Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz. 9 yaşınızdayken size piano öğretmeni buldu; Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz. 10 yaşınızdayken doğumgünü partilerinden, dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü; Arabadan firlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz. 11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü; "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz. 12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi; O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz. 15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi; Tek satır mektup yazmayarak teşekkür ettiniz. 17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi; Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz. 19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı; Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampüs kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz. 21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi; "Ben senin gibi olmayacağım"diyerek teşekkür ettiniz. 22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı; 23 yaşınızdayken Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz. 24 yaşınızdayken uzun süredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi; "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz. 25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı; Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz. 30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi; "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz. 40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğumgününü hatırlattı; "Anne işim başimdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz. 50 yaşınızdayken o, çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiginizde mutlu oldu; Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz Derken bir gün... O, öldü... O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü... EĞER HALA SİZİNLEYSE, ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK SEVİN... ablalar hadı gelın buraya annelıkle anne olmakla ılgılı paylasımlarımızı acalım |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ANNE Burası çok soğuk üşüyorum Anne Her taraf beyaz her taraf kar Saçlarım ıslandı ayaklarım donuyor kanım çekiliyor Sar beni kollarına “Anne” …. Doğduğuma sevinip Basamadın bağrına Emzirip ak sütünden Doyurmadın beni Anne Geceleri uyanmadın hiçbir zaman uykundan Almadın minik bedenimi koynuna Öylesine hasretim ki… Tenimde Anne kokusuna… … Bir tek gün diyemedim yüreğimden koparak “Anne” Sanki doğduğumda yasaklanmıştı o sözcük bana Oysa her bebek gibi, Benimde ilk sözcüğüm olsun isterdim “Anne” … Ne görebildin yürüdüğümü Ne de düşe kalka büyüdüğümü Tek sevincim nedir bilir misin? “Anne” Ne ben gördüm, ne de sen görebileceksin öldüğümü … … Giydiğimde siyah önlüğümü ablamdan kalan Sen göremedin “Anne” Yakıştı mı bilmem, kimseler umursamadı Kimselerde saçımı taramadı Gözümde mutluluk parıltısı yerine İki damla yaş vardı “Anne” … Okşanmak isterdi saclarım Öpülmek isterdi yanaklarım Ana şefkatiyle… Ne çantam vardı. ne defterim,kalemim Ne de her gün yıkandı çorabım Bir tek gün giderken okuluma Yavrum deyip uğurlanmadım… … Ahh.. Anneciğim.. Ana yüreğiyle sarıp sarmalasaydın Geceleri uzanıp yanıma Masallar anlatsaydın Bir gün sadece bir gün tarasaydın saçlarımı Öyle gitseydim okuluma … …. Biliyorum üzüleceksin “Anne” Genç kız olamayacağım Pamuk prensesim deyip sarılamayacaksın boynuma Düşlerimde olmayacak “Beyaz atlı Prensim” Umutlarım hep kalacak yarım Görmek isterdin sende her ana gibi Kara kızını gelinlikler içinde Gözlerinden dökülürken gururla karışık gözyaşın Kınalarla süslenmeliydi ellerim Şimdi kardan kına yaktım bembeyaz Oysa duvağımı sen takacaktın öpüp alnımdan Belime bağlayıp kuşağı Yolcu edecektin beni göz yaşlarınla Bu gelen, düğün alayı değil Anne Bir yanımda öğretmenim diğer yanda arkadaşlarım Uğurluyorlar beni Ölümün koynuna Geliyorum yanına beni al kollarına Anne … Ölmek değil beni üzen, Hatta mutluyum geliyorum koynuna, Ama hep içimde bir sızı kaldı; Bir tek gün göremedim seni dünya gözüyle “Anne” … Ahh..Anacığım.. Ana diyemedim, Üstelik olamayacağım ana da … Senin bana sarılamadığın gibi Bende sarılamayacağım çocuklarıma Ve en kötüsü.. Hiç umudum olmadan Hiç hayal kurmadan Giriyorum toprağa… … Hiç unutmuyorum, Ablam hastalanmıştı bir gün Yanarken ateşler içinde Sayıklıyordu“ Anne” diye Ne olur ayıplama beni Kıskandım onu Anne … Ne mutlu ki ona, gördü seni Sarıldı boynuna, yattı koynunda Çekti anne kokusun yüreğine Doya doya “Anne” dedi sana Ben bir kez olsun kopup yüreğimden “Anne” diyemedim, Bana mı benzerdin, ablama mı? Ela mıydı gözlerin kara mı? Siyah mıydı yoksa sarı mı saçların? Bilemedim … Ama güzelmiş sindir her ana gibi … Anne diyen her çocuğa Annesine sarılan her bebeğe Giyip temiz önlüklerini, Saçları çift örgülü okula gelenlere İmrendim, Gözlerim nemli Hep izledim uzaktan, … Hadi Anne aç kollarını,al beni koynuna sarıl öp beni Kokunu istiyorum,üşüyorum ısıt beni Anne Ne olur bir tek gün, bir saat gel Anne Sonra gidersin.. … Al beni yanına, Cennetine al beni, Burası çok karanlık korkuyorum Anne |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anne... Bırak kalsın masada ekmek testide su Ayna puslu, pencere camı kirli Bırak kalsın saçların dağınık, gözlerin uykulu. Saksıdaki çiçek susuz, kedi yalını bekler bir köşede Bırak kalsın meyve ağaçta, kırlangıç havada Dama düşen ince bir yaz yağmuru... Yoruldun artık, bütün gün didinip durdun Toprak bile, gök bile, deniz bile bir yerde yorulur. Bırak kalsın süpürge duvarda, sabun kovada Anne, gel yanıma otur. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Agladigimi kimseye söyleme Anne Onlar beni güclü biliyor Onlar beni en zor günümde bile ayakta biliyor Ben aslinda gecirdigim her günün ak$ami evde aglarken Onlar benim icimin sizladigini,yüregimin yandigini bilmiyor... Agladigimi kimseye söyleme Anne Onlar beni kral biliyor Onlar beni kizdim mi,dünyayi yakacak insan biliyor Ben aslinda onun gözlerine bakmaya bile kiyamazken, Onlar benim bir Erkek ugruna üzülecegimi tahmin bile etmiyor... Agladigimi kimseye söyleme Anne Onlar beni aglamaz biliyor Onlar beni... Üzüldüm mü bulundugum sehri bulutlar kaplar biliyor.Ben aslinda odama kapanip sitem duygusuyla bir kö$eye sinerken Onlar beni hicbir$eyin sarsacagini akillarinin ucundan bile gecirmiyor... Agladigimi kimseye söyleme Anne Onlar bunu hic bilmiyor. Onlar icin ben en saglam köprülerden daha siki bagliydim hayata Ben aslinda ölümle ya$am arasinda ki ince cizgide bir o yana bir bu yana giderken .Onlar hala benim icin hayatin büyük bir kirikligi oldugunu bilmiyor. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
“Sende mi” dedi… Sesi kanıyordu, sustu sonra… Susuşları cehennem… Gözlerimin içine baktı, sanki daha önce hiç bakmamış gibiydi… Bakışları da kanıyordu… “Ayrılığı kolay mı sanırsın?” diye devam etti… Kolay değildi elbet, ama o kadar zorda olmamalıydı… Sırtını döneceksin, yürüyüp bir otobüse bineceksin… Hepsi bu… Düğmeye dokunup bir ışığı söndürmek gibi bir şey sandım… Bir çift gözü dökmek, bir çift göze karanlık serpmek gibi bir şeydi aslında… Biliyordum bilmesine ya, biliyordum da; gereklilik ve… Gitme vaktiydi… Hepsi bu… Bir kaçış beklide, bir firar; Yıkıp onun gönül duvarlarını… “Demek sende ha, demek en güvendiğim, demek beni asla terk etmez dediğim… demek sende ……….?” Her zamanki gibi ağlamalarını sakladı benden, durdu sadece… Dudaklarını ısırıyor ,içine ağlıyordu… İçime, içimde ağlıyordu… Haberi yoktu… “Bilmez misin seni ne kadar severim ben, hiçbir şey senden daha üstün olmadı, olmayacakta” dedim… Duydu, duymazdan geldi… Her zaman inanmıştı, o günde inandı bana biliyorum, ama kırılmıştı bir kere ve giden içinden içti, canından can… Bilememiştim… Kar yağıyordu, Gözyaşları donmuş bir tanrı ağlıyordu, Ben susuyordum… Ve gidiyordum, bir kez daha kırıp Şubat’ı tam orta yerinden… Oysa ayrılıklar sonbaharındı, ben kışa yakıştırmıştım… Kışın ardı bahardı, umuttu… Ben umudu, ben sevgiyi karalara boyayıp…… Gece; Haindi/m… Karanlıktı/m… Gidiyordum… Ağlıyordum… O görmüyordu… Onun kalışı da, benim gidişimde sultan-ı yegâhtı… O öyle kaldı, benim gidişimi şehnaz sanarak… Bilmedi hiç… Asla bilmedi yüreğimin zulasında onu da getirdiğimi… Hani; Bir çocuk bir oyuncak çalar ya ve görmesin diye kimseler oturup bir kuytuda gizli gizli sever ya işte öyle bir şey… Aslında hiç görülmemeliydim, vedalardan hoşlanmazdı bilirdim…”Çocuğum, haylazım oyuna dalmış, akşam olunca gelir” Diye düşünürdü… Beklerdi… Belki umudu sürerdi, ama bilirim ki ve oda söylerdi ki “Ölüm kayıptan bin kez daha iyidir” Öldüm bilsin istedim, bir daha gelmeyecek, olmayacak, küsmeyecek, şımarıp boynuna sarılmayacak olanı olayım istedim… İstemedim gözleri yollara aksın, istemedim pencerelerde, istemedim her telefon sesinde… Ama biliyorum ki ben ondan çok şey istedim; Ayrılığı… Kıştı, Şubat’tı, Geceydi, Ben gidiyordum… Kar yağıyordu, Gözyaşları donmuş güzel yüzlü bir melek ağlıyordu Sultan-ı yegâh makamda… Benim gidişimi şehnaz bilerek… Oysa bende……………………. *** Terk edip gitmemin cehenneminde yaktığım melek… … O benim annemdi… |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Profesyönel Melek
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: uzak dıyralardan:(:(:(:(
Yaş: 20
Mesajlar: 399
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
e hadın ama hıc mı annenelerle ılgılı paylasacak bısınız yok yaaaa nee kadar gusel az salya sumuk aglarız dedıydım herkes bısı yazra dıdıydımmmmmmmm bekllıom he hadın acele edınnnn |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|