gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.171
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Abdal Musa Sultan

    Konu, 'gönül verenler' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi
    Binip cansız duvarları yürüten
    Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

    Anadolu'nun ünlü erenlerinden ve ermişlerinden olan Abdal Musa Sultan, aynı zamanda ünlü bir ozan ve düşünürdür. Aslen Horasan'lı dır. Azerbaycan'ın Hoy kasabasına gelmiş ve bir süre orada yaşamış olduğundan, "Hoylu'' olarak tanınmıştır. Hacı Bektaş Veli'nin amcası Haydar Ata'nın oğlu, Hasan Gazi'nin oğludur. Kaygusuz Abdal Menkıbesine göre "Kösre Musa" adıyla da anılır.

    Abdal Musa Sultan, Horasan Erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundandır. 14. yy. da yaşadığı ve Osmanlıların Bursa'yı fethi yıllarında Orhan Bey'in askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar gösterdiği tarihi kaynaklarda yazılıdır. Hacı Bektaş Veli'nin önde gelen halifelerindendir. Payesi sultanlık, mertebesi "Abdallık". Pir evindeki hizmet postu ise, "Ayakçı Postu''dur. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki posttan on birincisi olup, diğer adı ''Abdal Musa Sultan Postu"dur. Ayakçılık, Abdallık mertebesidir.

    Elmalı, Tekke köyündeki dergahı, ilk Bektaşilerin dört büyük "Asitanei Bektaşiyan" dan biridir. Ancak, Anadolu'nun inanç coğrafyasında seçkin bir yeri, etkin bir gücü olan Abdal Musa Sultan adına daha bir çok yerde makam ve mezarlar yapılmıştır. Bir çok yazar ve araştırmacı, bu büyük savaşçı ve düşünürü konu alan araştırmalar yapmışlardır. Bazılarına göre, Abdal Musa Sultan; Bursa'nın fethine katıldıktan sonra Manisa, Aydın ve Denizli yöresinde bulunmuş, daha sonra da Türkmen ve yörüklerin yoğun bulunduğu Elmalı yöresinde tekkesini kurmuştur. Ayrıca Denizli'de yatan "Büyük Yatağan Baba"dan esinlendiğini de belirtmişlerdir.

    Abdal Musa Sultan, Elmalı yôresinde kurduğu tekkesinde sayısız kişiler irşad etmiş (uyarmış) ve bunlar arasında büyük ozanlar yetişmiştir. Bunların en ünlüsü de, Alevi-Bektaşi edebiyatın abidelerinden sayılan Kaygusuz Abdal'dır.

    Ancak, onunla ilgili olarak Abdal Musa Sultan Velayetnamesi'nde konu edilen söylenceyi yeri gelmişken aktarmadan geçmeyelim:

    ''Alaiye reyinin oğlu Gaybi, Abdal Musa'ya derviş olup, Kaygusuz adını alınca, babası oğlunu kurtarmak ister. Tekke Beyi'nin yardımını talep eder. Tekke Beyi'de Kılağılı İsa adlı pehlivan yiğidini Abdal Musa'nın tekkesine yollar. İsa, dergaha varır ve kapıya gelince: Çağırın bana Abdal Musa'yı diye gürler. Ancak, atı ürker ve İsa'yı sırtından atar, sürükleyerek parçalar.

    Tekke beyi bu olaya çok sinirlenir ve ordusuyla harekete geçer. Abdal Musa Sultan'ı yakmak öbek öbek odunlar yığılır. Ateşler tutuşturulur. Abdal Musa Sultan'da üç yüz kadar müridi ile semah ederek yola koyulur...

    Bu öyle bir geliş ki, onlarla birlikte dağlar, ağaçlar, kayalar da beraber yürür Dervişler bir gülbank çekip ateşe girer. Ateş onları yakmaz, onlar ateşi söndürürler.

    Bu manzarayı gören Kaygusuz'un babası, dunuma hayranlıkla bakar Abdal Musa'nın ellerini öper ve geriye döner. Kaygusuz bu dergahta kırk yıl hizmet eder...''

    Abdal Musa Sultan'ın kerametleri, kendi adı verilen Velayetname'de anlatılır. Abdal Musa Sultan Velayetnamesi, günümüz Türkçesi ile Ali Adil Atalay tarafından beşinci kez olarak yayınlanmıştır. kerametlerinden biri de şöyle: "Abdal Musa Sultan, bir pamuk içine kor halinde bir ateş parçasını müridlerinden biriyle, Geyikli Baba'ya gönderir. Geyikli baba da, ona bir bakraç içinde geyik sütü gönderir. Bu kerametin, yorumu da, "hayvanatı iradesine bağlamak, bitkilere hükmetmekten zordur'' şeklindedir.

    Şair, düşünür, Horasan ereni Abdal Musa Sultan'ın keramet ve erdemleri yedi yüzyıldan bu yana dillerde söylenir durur. Antalya, Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyündeki türbesi, 14. yy.'da Selçuklu mimarisi örneğinde yapılmıştır. Tekke hakkında en önemli bilgiyi 17 yy. da burayı ziyaret eden ünlü gezgin Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde vermiştir. Bu bilgilere göre tekkenin kubbesindeki altın alem, beş saatlik yerden görülüyormuş. Abdal Musa Sultan sandukası baş ucunda seyyid olduğunu gösteren yeşil imamesi durur. Tekkenin etrafında bağ ve bahçeler uzanır, Misafirhaneler, kiler, mutfak meydanlar gibi bir çok ek binalar varmış. Mutfakta kırk derviş hizmet eder. Meydanın dışında ayrıca büyük bir misafirhane bulunur ki, üstü konak, altı ise iki yüz at alacak kadar büyük bir ahırdır. Misafir hiç eksik olmaz.

    Tekke yapıldığı günden beri mutfağında hiç ateş sönmemiştir. Tekkenin çok zengin vakıfları vardır. On binden fazla koyunu, bin camuzu, binlerce devesi ve katın, yedi değirmeni ve daha birçok varlığı ile üç yüz elli yıl önceki Abdal Musa Sultan tekkesinin çok büyük zenginliklere sahip bir kurum olduğunu belirtiyor. Evliya Çelebi...

    Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra dağıtılan tekkeler arasında Abdal Musa Sultan tekkesi de nasibini almıştır. 1242 (1829)'da hükümetçe gönderilen memurlar tarafından, dergahta mevcut bütün eşyalar ve binlerce canlı hayvan satılıp defteri İstanbul'a gönderilmiştir. Bu hal tekkelerin 1925'de kapanmasına kadar yaşanmıştır.

    Değişik dönemlerde onarım gören Tekke, zaman içinde yıkılmış, günümüzde ise sadece Abdal Musa Sultan türbesi kalmıştır. Türbede, Abdal Musa, annesi, babası, kız kardeşi ile Kaygusuz Abdal'ın kabirleri vardır.

    Tekke'nin giriş kapısındaki kitabe yazısının bir beyt'ini aşağıya alıyoruz:

    Edeble kıl ziyaret bir makaam-ı alişandır bu
    Füyuz'u Hakk'a menba asitan-ı aşikaandır bu.

    Önce de belirtildiği gibi; Aleyi-Bektaşi şiirine ''nefes''adı verilir. Alevi-Bektaşi şiiri de, genellikle Yunus Emre'nin şiirinden etkilenmiştir. Bu şiir, daha sonra Abdal Musa ile yönünü çizmiş ve Kaygusuz Abdal'la beslenerek doruğuna erişmiştir. Abdal Musa'nın günümüze kadar gelen şiirleri çok azdır. Ancak az da olsa, bu şiirler, Alevi-Bektaşi edebiyatının seçkin örnekleri sayılır. Bu şiirlerle Alevi-Bektaşi edebiyatı kesin anlam kazanmıştır.


    Nefesleri:

    Kim ne bilür bizi nice soydanuz
    Ne zerre ottan ne hod sudanuz

    Bizim meftunumuz marifet söyler
    Biz Horasan mülkündeki baydanuz

    Yedi deniz bizim keşkülümüzde
    Hacem umman ise biz de göldenüz

    Hızır İlyas bizim yoldaşımızdır
    Ne zerrece Günden ne de Aydanuz

    Yedi tamu bize nevbehar oldu
    Sekiz uçmak içindeki köydenüz

    Bizim zahmımıza merhem bulunmaz
    Biz kudret okuna gizli yaydanuz

    Turda Musa durup münacat eyler
    Neslimizi sorarsanız ''Hoy'' danuz

    Ali geldi adım bahane
    Güvercin donunda kondum cihana

    Abdal Musa oldum geldim zemana
    Arif anlar bizi nice sırdanuz.


    Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen
    Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi
    Binip cansız duvarları yürüten
    Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

    Doksan altı bin Horasan Pirleri
    Elli yedi bin de Rum erenleri
    Cümlesinin servirazı serveri
    Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

    Balım Sultan arkadaşı, yoldaşı
    Kızıldeli Sultan dürür hem eşi
    Abdal Musa Sultan dersen ne kişi
    Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?


     
Abdal Musa Sultan konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kaygusuz Abdal

    Kaygusuz Abdal

    I Aşkile geldim cihana, meskenim dağlar menem Terk edip cümle sıvayı, mahremi tevhid menem Güş edince menaref esrarını, mest olan ehkar menem Şöyle ikrar verdim ol dem Gaygusuz Abdal menem Asıl adı Gaybi'dir. Kaygusuz Abdal'ın hayatı hakkında ki bilgilerin çoğu Bektaşi menkıbelerine dayanır. Bu menkıbelerin en tanınmışı onun Abdal Musa'ya bağlanışını anlatan hikayedir: Alaiye (Alanya)...
  2. Musa (a.s.)

    Musa (a.s.)

    Mağlup durumda bulunduğu düşmanlarına karşı kahredici bir üstünlük sağlamaya, yolculukta esenlik ve güvene; izzet, şeref ve yüceliğe, hakkın ve haklıların şartlar ne olursa olsun galip gelmesine, Kendisine Hz. Musa'nın asasının verildiğini görmek korkudaan kurtulmaya, ilim ve hikmete delalet eder.Bir kimse rüyada Musa (A.S.)'i görse, Allah-u Teala Hazretleri (C.C.) o kimse vasitasiyla zalim ve...
  3. Osman Öztunç - Abdal Musa

    Osman Öztunç - Abdal Musa

    Şol gökleri kaldıranın, donatarak dolduranın Ol deyince olduranın doksan dokuz adı ile Akdeniz yakası, Aydın illeri Kuşlar gider bizim Abdal Musa'ya Cemalin görünce yürüdü dağlar, Taşlar gider bizim Abdal Musa�ya Katardan ayrılan turna sürüler Her andıkça ümüklerim sızılar İrili, ufaklı embik kuzular, Koçlar gider bizim Abdal Musa�ya Babam Musa�mızdan almış tedbili Gördün mü...
  4. Abdal

    Abdal

    Abdal -------------------------------------------------------------------------------- Dünya ile ilgisini kesen mânevî makam sahibi kişi.
  5. ballı mus

    ballı mus

    ballı mus Malzemeler : 4 yumurtanın sarısı 4 yumurtanın akı 1 su bardağı bal 1 çorba kaşığı taze portakal suyu Hazırlanışı : Orta boy bir kasede yumurta sarıları, bal ve portakal suyunu iyice çırpın. Başka bir kasede yumurta aklarını elektrikli çırpıcıyla kar haline getirerek ballı karışıma ekleyin. Hazırladığınız bu musu kaşıkla ayaklı bardaklara doldurup buzdolabında bir saat...

Sayfayı Paylaş