gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Abidin Dino Sergisi

    Konu, 'Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Hem hayatını hem Türk sanatını olağanüstü bir güzelliğe büründürmeyi başaran, çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, bu kez 'birkaç sergilik’ bir çalışmayla anılıyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) açılan “Abidin Dino: Bir Dünya” adlı sergide kimler yok ki? Ressam Abidin Dino. Heykeltıraş Abidin Dino. Karikatürist Abidin Dino. İllüstratör Abidin Dino. Dekoratör Abidin Dino. Yazar Abidin Dino. Eksiği var, fazlası yok. Serginin ağırlıklı malzemesi eşi Güzin Dino’nun Sakıp Sabancı Üniversitesi’ne bağışladığı arşiv büyük ölçüde. Dino’nun sanatına ve yaşamına yön veren dünya görüşüne de kaynaklık eden bu arşivde, Marksist öğretiye bağlı bir sanatçının farklı disiplinlerde çoğalttığı bakışıyla göz göze geliyoruz çok defa.

    'Eller ve yüzler’
    Sergide yer alan resimler başlıklar altında toplanıyor. “Eller” ve “Yüzler”de bu iki imgeye yönelik birbirinden farklı görme biçimleri izleyiciyi adeta büyülüyor. “Adana Resimleri”, ağabeyi Arif Dino ile birlikte 2. Dünya Savaşı’nda sürgüne gönderildiği Adana’yı anlatıyor; Dino’nun 'keskin’ gözünün değdiği, insanları üzerinden yol alınan Adana’yı...

    Atom bombası korkusunun yaşandığı 1950’lerin ortalarında Paris’te bulunan Dino’nun, İspanyol ressam Goya’nın “Savaşın Vahşeti” adlı resimlerinden esinlenerek yaptığı bir dizi resmi ise “İşkence - Atom Korkusu” başlığı altında sunuluyor.

    Mao’nun Çin devrimine damgasını vuran “Uzun Yürüyüş” adlı eylemi, Dino’nun fırçasında nasıl hayat bulmuş, onu da görüyoruz bu sergide. Sanatçının toplumsal olaylara olan duyarlılığının yansıdığı çalışmalar bu örnekle de bitmiyor. O ünlü “Paris, Mayıs 1968” dizisi sözgelimi; elinde kalemi ve defteriyle sokaklara düşüp Paris’teki öğrenci olaylarının görsel notlarını tutan sanatçının tuvale aktardığı belgesel nitelikli resimler bunlar.

    Picasso’nun davetiyle gittiği Güney Fransa’da ürettiği eserler de unutulmuyor sergide. Sanatçı, her ne kadar o dönem geçerli olan soyut sanata dirense de, Antibes’te yaptığı resimlerde bu akımın kapısını araladığını görüyoruz. Bu bölümün en çarpıcı çalışmaları ise hiç kuşkusuz 'seramikler’.

    Ve acının resimleri... Dino’nun 100’ün üzerinde desenine döktüğü 'kendi acıları’... Büyük bir mizahla ve ironiyle... O kadar ki ölümle bile dalgasını geçebiliyor Dino; ölüm tarihi olan 1993’te çizdiği desenlerinde, hastane odasında, serumların arasında... Ölümle eğlenen sanatçı!

    Sergiden ayrılırken, konsept ve kurgu ekibinde yer alan Ferit Edgü’ye hak veriyor izleyici... “Erken uyanmış ve tüm yaşamı boyunca hep uyanık kalmış bir sanatçı”; Abidin Dino! Sergi 27 Ocak’a kadar izlenebilir

    Üç dilin aynı anda konuşulduğu ev
    [​IMG]


    Sanatındaki çeşitliliğin şifreleri, Dino’nun hayat hikayesinde kırılıyor, bir bir. Önce Cenevre, ardından Fransa, sonrasında Türkiye’de devam eden 'çokkültürlülük’ ve 'çokdillilik’ önemli ipuçları veriyor. Öyle bir ev ki Dino’nun büyüdüğü; sanat, aile içi sohbetlerin vazgeçilmez konusu... Mihmandarları ise ağabeyleri; Arif, Ahmet, Ali... Sonra Rumca, Fransızca, Türkçe aynı anda konuşuluyor bu evde; bir yandan Mevlana diğer yandan Rousseau okunuyor. Bu iç içeliği şöyle anlatıyor Dino, “Kısa Hayat Öyküm” adlı kitabında:

    “İki yaşam biçimi, iki uygarlık, iki kültür, iki felsefe. Bunları bir tür mutlulukla yaşadığımı itiraf etmeliyim. Niçin yalan söyleyeyim herhangi bir iç çatışma söz konusu olmadı benim için. İki karşı kutbu kolaylıkla bir araya getirme yeteneğim var, kuşkusuz bunda çok sayıda dil konuşmamın yardımı da oluyor. Bu çok dillilik sanırım resmimde de var.”



    Dino’nun gözünden 1966 Dünya Kupası

    Abidin Dino’nun sinemacı yanına vurgu yapan belgeselleri ekranlarda kesintisiz gösteriliyor. Bunlardan biri olan “Goal!”, serginin en dikkat çekici materyallerinden biri. İngiltere’de düzenlenen 1966 Dünya Futbol Şampiyonası’na dair bir belgesel bu. Kullandığı sinema dilinde bile Dino’ya özgülük göze çarpıyor. Her karenin bir sanatçının ellerinden çıktığı ilk bakışta seziliyor. Dino’nun bu belgesel için hazırladığı çizimler de sergide yer alıyor.


    Milliyet

     
Abidin Dino Sergisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Abidin Dino

    Abidin Dino

    1913 yılında doğan Abidin Dino, Robert Kolej'deki öğrenimini yarıda bırakıp, ağabeyi Arif Dino'nun desteğiyle resim, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı. İlk desen ve yazıları 1931 yılında Artist dergisinde yayınlandı. D grubunun kurucuları arasında yer aldı. Önce SSCB, sonra da Paris'te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulundu. Türkiye'ye dönüşünde...
  2. "Beyfendiler" Sergisi

    "Beyfendiler" Sergisi

    Sanatçı Bennu Gerede'nin fotoğraflarından oluşan “Beyefendiler” sergisi, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire'de açıldı. Sergide, Aydın Boysan, Bülent Eczacıbaşı, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Erol Evgin, Gazanfer Özcan, Haldun Dormen, İlhan Şeşen, Oktay Ekşi, Rıdvan Dilmen ve İlber Ortaylı'nın da aralarında bulunduğu 34 ünlü isme ait fotoğraf yer alıyor. Bennu Gerede, bu çalışmanın kendisi...
  3. Abidin - Kavuşamadım

    Abidin - Kavuşamadım

    hoşçakal diyen sözlerindi yıkımım bir gece ansızın çekip gittin kadınım sustum bütün açımla öylece kalakaldım savruldum kahroldum o gidişinle yıkıldım bir taş koydun yüreğime karalı karalı bu yürek sensiz yaralı yaralı bir taş koydun yüreğime karalı karalı bu gönül artık yaralı yaralı offf öyle sıradan değildi o hoşçakal deyişin içime oturdu terkedip gidişin kırıldım üzüldüm seni...
  4. Abidin - Kalmadı

    Abidin - Kalmadı

    kalmadı gözlerimde buğu kalmadı şarabın çoğaltan sarhoşluğu misket yok bölüşecek yürek yok dövüşecek gönül yok birleşecek yok yok yok ne vardıysa sol göğsümün altında kaybettim dün yiğittim bugün yittim dimdik kurşun askerlerim vardı kalmadı umutlarım ceplerimden tasardı kalmadı ne çok gözyaşı biriktirmiştim dönüşüne dondun bak gözümden bir damla bile yaş akmadı ne...
  5. Abidin - Boşuna

    Abidin - Boşuna

    yarım kaldı bu sevda boşuna boşuna yazık oldu yazıma kışıma ne yapsam bilmiyorum huyuna suyuna dayanamıyorum artık bu duruma of of of of of of of of bu aşk beni ateşlere attı karşılığı küçük bir vedaydı bu aşka herşey değer üzülsem ne farkeder gel seviyorum seni ben gözünü kasını özlüyorum içini dışını içimi titretiyorsun salına salına aşığım o süt yanık kokuna

Sayfayı Paylaş