gebe
  1. Mirmiga

    Mirmiga Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    893
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    0

    "Aman ağlamasın", "Aman üşümesin", Peki ya sonrası ?

    Konu, 'Çocuk Sağlığı ve Eğitimi' kısmında Mirmiga tarafından paylaşıldı.

    Aşırı istenilen, geç kavuşulan, tek çocuk, ilk çocuk, tek erkek veya kız çocuk, en küçük çocuk, geniş bir sülalenin tek erkek çocuğu gibi çocuklar genellikle abartılmış sevginin odak noktası olurlar. El bebek gül bebek büyütülürler. Kucaktan yere indirilmezler.Genellikle bu tür çocuklar erken konuşup geç yürürler. Aile tarafından çocuğun her çağrısına cevap verilir. Bir kral gibi her dediği hiç istisnasız anında yerine getirilmeye çalışılır. Bu tür çocukların üzerlerine titrenir. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin hasta olmasın, yorulup incinmesin, mikrop kapmasın diye aile üyeleri ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Adeta çocuk bir cam fanus içinde büyütülür. Abartılmış sevgi ve aşırı koruyuculuk daha çok anne çocuk ilişkisinde ortaya çıkmaktadır. Aşırı koruyuculuğun ve sevginin altında yatan ana sebep annenin yalnızlığı ve hayattan özellikle de eşinden ve evliliğinden beklediğini bulamamış olmasıdır. Aşırı koruyucu anne çocuğuyla öyle bütünleşir ki onun büyüdüğünü ve olgunlaşabileceğini asla kabul etmek istemez. Bu tür anne-babalar (Çocuklar genelde üç yaşından itibaren rahatlıkla kaşık kullanabilir) çocukları 8-9 yaşlarında olmasına rağmen yemeklerini kendileri yedirmek isterler. Ergenlik çağında bulunan 13-14 yaşındaki çocuklarına kendileri banyo yaptırmak isterler.Çocuğun veya gencin kıyafetlerini anne baba seçer.Çocuğa evde seçim konusunda pek söz hakkı verilmez.Çocuk ergenlik çağına girmiş olmasına rağmen anne çocuğuyla yatmak ister.Sebep olarak da "Geceleyin çocuk korkulu bir rüya görür de, korkarsa ben onun sesini duyamam,onun yanın da olmalıyım ."gibi bahaneleri vardır.Anne bu tür davranışlarıyla çocuğu- na olan derin sevgisini dile getirdiğini ve çocuğuna yardım ettiğini düşünmek- tedir.Ama gerçekte kendi yalnızlığını ve mutsuzluğunu ,çocuğuna kendisini adayarak telafi etmeye çalışmaktadır.Çocuğunu kendine aşırı bağımlı yaparak kendisini değerli ve eşi bulunmaz hissetmektedir.Çünkü çocuk en ufak davranışta dahi annesinin fikrini almaktadır.Anne çocuğu kendisine tutsak etmekte ve bağımlı kılmaktadır.

    Aşırı koruyucu ve abartılı sevgisi olan anne babalar çocuklarına derin duygusal bağla bağlıdırlar.Anne baba çocukları için sebepsiz yere aşırı kaygı içindedirler.Bu kaygı da onları çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir. Çocuğu mutlu edemeyeceklerini düşündükleri için hep endişelidirler.Çocuğa karşı boğucu şefkat gösterirler.

    "Çiçeğin suya ihtiyacı vardır ama çok sularsanız ölür gider."
    Bu tür ailelerde çocuğa doğal yaşam hakkı verilmez.Onu ilgilendiren kararlar da yaşı kaç olursa olsun fikri sorulmaz.Çocuğa ve onun problemlerine karşı objektif davranılmaz.Çocuğun yanlışları anne baba tarafından görülmek istenmez, olanlar ise bertaraf edilmeye çalışılır. Anne baba çocuğa yaptırmak istedikleri bir davranış için duygu sömürüsü,(yemedim yedirdim,giymedim sana giydirdim,gençliğimi sana feda ettim..) metodu ve şiddetli şefkat yöntemi kullanırlar.

    Çocuğun yeterli kas gelişimine sahip olduktan sonra tuvaletini kendi kendisine yapmasına ve kendi başına yemek yemesine ,uyumasına,giyinip soyunmasına,kendi seçimlerinin olmasına,arkadaşlarının davetlerine katılmasına ve onları davet etmesine,psiko-sosyal gelişiminin tamamlanmasına sevgi ve koruyuculukta ölçülü davranarak onlara yardımcı olmalıyız.Onlara özerklik tanımalıyız.

    Nisan Psikolojik Danışma Merkezi


     
"Aman ağlamasın", "Aman üşümesin", Peki ya sonrası ? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. jovani 2010'a hazır peki ya siz?

    jovani 2010'a hazır peki ya siz?

    jovani jovani istanbul 2010 türkiye turkiye daha 2010 gelmeden tasarımcılar hazırlıklarını çoktan yaptı biz yeni yılı bekleyelim onlar 2010'a girdi bile:) 2010'da abiyelik bir planınız varsa şimdiden bakabilirsiniz yani 2010u beklemeye gerek yok siz seciminizi yapın ama jovanı'nin bu koleksiyonunu görmeden sakın haaaa :dil: işte görülmeye deger modellerr...
  2. Bebek arabası.. Peki ya sonra???

    Bebek arabası.. Peki ya sonra???

    Arkadaşlar teknoloji ilerledikçe hayatımızda alışık olduğumuzun çoğu şeyinde değiştiğini bazen bu değişenlere karşı bile hayretler içerisinde kaldığımızı görüyoruz Ve şu an benim hayretler içerisinde kaldığım bir an arkadaşlar sebebi ise bir bebek arabasının son aşama halini gördükten sonra yani brawo diyorum icat edene ve tasarlayana. İlk başta masum bir çocuk arabası gibi gördüğüm arabayı...
  3. peki ya sen?

    peki ya sen?

    Dilek olmak isterdim… Kayan bir yıldızın ardından tutulan. Armağan olmak isterdim… Bir çocuğun başucuna bırakılan. Gülücük olmak isterdim… Kollarını annesine açan bir bebekte. Nota olmak isterdim… Yazılmayı bekleyen bir aşk şarkısında. Nefes olmak isterdim… Neyzenin neyine üflediği. Kanat olmak isterdim… Özgürce uçan bi...r kuşta. Zeytin dalı olmak isterdim… Bir güvercinin gagasında....
  4. Her İnsan pİŞmandir.. Pekİ ya sİz?..

    Her İnsan pİŞmandir.. Pekİ ya sİz?..

    Her İnsan pİŞmandir.. Pekİ ya sİz?.. Herkes pişmandır hayatta. Ömrünü heder eden de pişmandır, kendisini bir hiç uğruna tüketen de pişmandır. Fani hayatı baki zanneden de pişmandır, öfkesinin esiri olan da pişmandır. Fakat hayatının en küçük anını dahi israf etmeyen de pişmandır. Şükreden de pişmandır, sabreden de… Bilende pişmandır bilmeyen de… Birincidekiler,...

Sayfayı Paylaş