gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.380
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113

    APANDİSİT: tanı ve tedavisi

    Konu, 'Hastalıklar ve Tedavileri' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    apandist belirtileri apandiste ne iyi gelir apandisit tanısı apandist ağrısına ne iyi gelir tanısı APANDİSİT Karnın sağ alt bölümünde apandis (apendiks) denen kalın bağırsağın uzantısı bulunur. Solucan şeklinde ve hareket kabiliyeti olan apandisin içinden herhangi bir besin geçmez. Uzunluğu çocuklarda biraz daha fazladır. Yaklaşık 9-10 cm uzunluğundadır fakat bundan daha az ya da daha fazla olabilir. Yerleştiği yer bazı kişilerde farklılık gösterebilir. Bu durum apandis rahatsızlığı olanlarda tanı koymayı zorlaştırır.
    Apendiksin (apandisin) çoğunlukla dışkı veya daha az bir ihtimalle safra taşı, tümör ya da barsak kurudyla tıkanması sonucu iltihaplanmasına apandisit denir. Apandisin vücuttaki fonksiyonu henüz bilinmemektedir. Sadece lenf dokusu bakımdan zengin bir yapıdır. Yine de apandisin iltihaplanması sonucu yırtılıp karın bölgesinde yayılmasıyla, ciddi problemler ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde tehlikeli bir hastalık olan apandisit, karın zarının iltihaplanmasına yol açabilir.

    KİMLERDE GÖRÜLÜR? GÖRÜLME SIKLIĞI NE KADARDIR?
    Yapılan araştırmalara göre A.B.D'de ve diğer batı ülkelerindeki insanların yaklaşık %10'unun hayatının bir döneminde apandisite yakalandığını göstermiştir. Bu hastalığın ortaya çıkmadığı yaş yoktur. 2 yaşından küçük çocuklarda görülme ihtimali nadirdir. Bu yaştan sonra görülme sıklığı artar ve en çok genç yetişkinlerde, 20 yaşından sonra görülmeye başlar. Bu dönemden sonra en sık yaşlılık döneminde ortaya çıkar.
    Erkekler, apandisite, kadınlara oranla daha fazla yakalanır. Bu oran 1.5/1' dir. Fakat çocukluk döneminde, hem kızlarda hem de erkeklerde görülme ihtimali eşittir.

    APANDİSİTİN NEDENLERİ VE ORTAYA ÇIKIŞI
    Apandis; içi boş, kanal şeklinde dar bir yapıdır. Burada bir çok mikroorganizma yaşar. Bu mikroorganizmalar, barsakta da yaşayan mikroplardır. Apandisin içi, dışkı ya da safra taşı gibi nedenlerle tıkandığında, kalın bağırsakla bağlantısı zayıflar. Böylece mikroplar hastalık yapıcı özellik kazanırlar. Böylece burada iltihap oluşmaya başlar. Hem mikropların birikmesi, hem de iltihap oluşması apandiste basıncın artmasına yol açar ve çürüme başlar. En sonunda apandis patlar.
    Apandisin tıkanmasının nedenlerinden biride, aynı bademcikte olduğu gibi lenf dokularının şişmesidir. Fakat iltihaplı apandislerin çok az bir kısmında apandis kanalının tıkanmasının nedeni açıklanamamaktadır.

    APANDİSİTİN BELİRTİLERİ VE TİPLERİ
    İki tip apandisit vardır. Bunlardan birincisi akut apandisittir. Belirtileri şiddetli seyreder ve ameliyat olmayı gerektirir. Mukuslu, irinli ve kangrenli olmak üzere üç tipi vardır. Mukuslu apandisitte iltihap artmıştır ve apandis büyümüştür. En çok karşılaşılan tiptir. Tedavi edilmezse irinli apandisit oluşur. İrinli apandisit, apseye neden olur ve bağırsağın diğer bölümlerine yayılabilir. Ülserleşmesi sonucunda karın zarı iltihabı meydana gelir. Kangrenli akut apandisitte, kanın pıhtılaşması sonucu, apandise gelen kan miktarında azalma vardır. Sonuçta doku ölümü gerçekleşir ve apandis kopar. Yayılması sonucu daha ağır bir karın zarı iltihabı gerçekleşir.
    Akut apandisitin en önemli belirtisi, karın ağrısıdır. Bu ağrı göbek çevresinde, yavaş yavaş artan bir şiddette karnın sağ alt tarafına yayılan künt tarzda bir ağrıdır. Yaklaşık 4-5 saat sürer ve bu süre içinde şiddeti azalır ya da artar. Bu ağrı, kasık bölgesinde, sırtta ya da genital bölgede hissedilebilir.
    Ayrıca bir çok olguda iştahsızlık, bulantı, kusma meydana gelebilir. Ateş hafif yükselmiştir. İshal ya da kabızlık bazı çocuklarda görülebilir. Hastanın rengi solmuştur ve nabız yükselmiştir.
    Kronik apandisit, akut apandisite göre daha hafif seyreder. En çok görülen belirtisi sık sık fakat daha hafif şiddette karın ağrısıdır. Hemen ameliyat edilmesi gerekmez. Bulantı ve kusma yoktur. Kronik apandisitte ateş yüksekliği saptanmamıştır.

    APANDİSİT NASIL SEYREDER?
    Hastalığın tedavi edilmediği durumlarda, belirtiler genelde şiddetlenmekle beraber az bir hastada ise şikayetler azalır. Şiddetlendiği durumlarda, karnın sağ alt bölümünde dokunulduğunda hissedilebilen bir şişlik, kütle vardır. Dinlenmeyle ve ilaç tedavisiyle bu şişlik azalabilir. Ayrıca apandisitin şiddetlendiği durumda ortaya çıkabilecek bir diğer tehlike karın zarının iltihaplanmasıdır. (Peritonit) Acil tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Ateş çok yükselmiştir ve karın ağrısı çok şiddetlidir. Hastanın rengi sararmıştır ve kusma görülür. Ölüme yol açar.

    APANDİSİT TANISI
    Apandisitin tanısını koymak zor olabilir. Çünkü hastalığın belirtileri bir çok hastalıkta da vardır. Özellikle apandisitin yerinin değişken olması tanıyı iyice güçleştirir. Doktor muayenesinde hastanın hareket etmekten çekinmesi, hareket sırasında ağrının artması apandisit şüphesini arttırır. Yapılan ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile apandisin yapısı hakkında bilgi elde edilir. Ayırıcı tanı için, diğer çevre organların da incelenmesi gereklidir. Ayrıca karnın sağ alt tarafına bastırılınca ağrının artması önemli bir bulgudur.

    APANDİSİT TEDAVİSİ
    Apandisit, tedavisi kolay bir hastalıktır. İlaçla yapılan tedavi, antibiyotiklerin kullanılması, hastalığın iyileşmesini sağlamaz. Apandis, antibiyotiğin zor ulaşabileceği bir yerdedir. Kesin tedavi için ameliyat şarttır. Kolay bir ameliyattır. Bu ameliyat sırasında apandisit alınır. Yaklaşık 30-40 dakika sürer ve 1 gün hastanede yatma süresi vardır.
    Apandisit, tehlikeli bir hastalık olduğundan ve ölüme yol açtığından, hasta hemen ameliyat edilmelidir. Hastalığın belirtilerinin ağırlaşmasını beklemeden yapılan bu uygulama, tanının yanlış konmasına neden olabilir. Ameliyat sırasında apandis sağlam dahi olsa, çıkarılmasında fayda vardır.
    Hastalığın şiddetlendiği ve karın zarı iltihabına neden olduğu durumlarda ise öncelikle hastanın genel sağlık durumu kontrol altına alınmalıdır. Fakat çocuklarda böyle bir durum söz konusu ise ameliyat edilmesi gerekir.
    Bazen apandis bir zarla çevrilir ve iltihap karın içine yayılmaz. Bu durumda hemen ameliyat yapılmaz. Hastanede gözetim altında tutulan hastaya antibiyotik tedavisi uygulanır. Durum düzeltilemezse hasta, ameliyata alınır. Apandisiti olan kişilerin kendi başlarına ağrı kesici kullanmamaları gerekir. Tedavi sonucunda ağrıları geçmeyen kişilerin doktora tekrar başvurmaları gerekir. Çünkü başka hastalıklar da varolabilir.

     
APANDİSİT: tanı ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. parkinson tanı ve tedavisi

    parkinson tanı ve tedavisi

    parkinson ilaçları PARKİNSON HASTALIĞI İlk kez İngiliz doktor James Parkinson tarafından 1817 yılında titrek olarak tanımlanmıştır. Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden ve bundan sorumlu olan hücreler bulunur. Bu hücrelerden kimyasal maddeler salgılanır. Bunlardan birisi de dopamindir. Dopamin beyine gelen bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarır. Böylece vücut dengesi sağlanmış...
  2. BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    bronşit başlangıcı bronşit başlangıcı ve tedavisi bebeklerde tedavisi bebeklerde nasıl geçer BRONŞİT Nefes aldığımızda, hava; burundan soluk borusuna oradan da akciğerlere geçer. Soluk borusu, akciğerlere giden iki kola ayrılır. Bu kolların her birine bronş denir. Bu bronşların, çeşitli sebeplere bağlı olarak iltihaplanmasına bronşit denir. Bronşit, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır....
  3. İNME: tanı ve tedavisi

    İNME: tanı ve tedavisi

    İnme Beyni besleyen damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan tabloya inme denir. Meydana gelen hasar kalıcı olabilir, ki bu durumda kişi artık kalıcı olarak felç olup kolunu kullanamayabilir, yürüyemeyebilir veya konuşması bozulabilir. Geçici bir hasar oluşursa zaman içinde iyileşir, hasta eski haline döner. İnme geçirdikten sonra ne kadar erken müdahale edilirse kalıcı hasar oluşma...
  4. Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzeimer tanı ve tedavisi

    Alzheimer, normal yaşlanmanın bir parçası değil. İleri yaşlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir durum olduğu da doğru değil. Alzheimer, hastalığı beyni hafıza ile ilgili bölümlerinde en belirgin olmak üzere yaygın olarak etkileyen bir hastalıktır. Temel bulgu hafıza kaybıdır. Ayrıca duygu, düşünce, davranış, konuşma, el becerisi vb. değişik derecelerde etkilenir. Hastalık sinsi...
  5. Bursİt tanı ve tedavisi

    Bursİt tanı ve tedavisi

    bursit tedavisi bursit hastalığı dirsek bursiti dirsekte şişme dirsek şişmesi BURSİT Tanım: Bazı mesleklerde özellikle sık rastlanan bursit, eklem bölgelerinde ağrılı şişlikler olarak görülür. Erken tanıyla tedavisi kolaydır. Bursa, bir eklemi ya da kemiği kaplayan yumuşak dokunun üzerinde oluşan içi sıvı dolu bir keseciktir. Bursit ise bu keselerden birinin iltihaplanmasıdır. Sık...

Sayfayı Paylaş