gebe
  1. meleklerin sultanı

    meleklerin sultanı Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    588
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    aşk, ağır aksak bir yolculukdur

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında meleklerin sultanı tarafından paylaşıldı.

    Aşk, ağır aksak bir yolculuktur Modern yüzyılın anlam kaybına uğrattığı en önemli duygulardan biridir aşk. İçini boşaltıp, başka bir duygulanım biçimine çevirdiği kavramlardan biri.

    Artık biliyoruz ki, aramızdan biri aşktan söz etmeye başladığı andan itibaren iğreti bir bakışla dinlemeye başlıyoruz. Bunun nedenini ifade etmek biraz güç ama sanırım aşk konulu bütün konuşmaların içeriğinin popüler kültürün sığ hisleriyle doldurulması, bu iğretiliği tetikleyen bir durum. Bir de köşe yazarlarının pazar günlerini aşk yazılarına ayırma durumu var ki, bu minvalde söylenenler vaziyeti daha da zorlaştırıyor. Bu satırların yazarı elan bu durumun açmazı içinde kıvranıyor emin olun.

    Meseleye şöyle bir soruyla açılım getirmek ne demek istediğimi biraz açmaya katkı sağlar. Aşk gibi devrimci bir duygu nasıl olur da basit, içeriksiz, tüketime dönük ve yayvan ağızlı bir popçu söylemine dönüşür? Aşk deyince neden dizi filmlerde dönüp duran inandırıcılıktan uzak, yavan duygu ve ifade biçimleri, SMS yoluyla ondan ona iletilen ilkokul düzeyindeki şiir taklidi cümleler, Sevgililer Günü'ne özel tüketim tarzlarından başka bir şey düşünemiyoruz? Bazı yazarların tekelinde duran romanları, aşk gurusu havalarında gezen televizyon programları müdavimleri de bu yapbozun diğer parçalarını oluşturuyor. Böylece aşk denilen olgu, ölçülebilir, hesaplanabilir, kurgulanabilir ve en nihayetinde kolay tüketilebilir bir hale dönüşüyor ki, kapitalizmin hayata saldırısı da tam da böyle bir şey.

    Aşk gibi, dinin de, cinsiyetlerin de , ailenin de, çeşitli yaşam ihtiyaçlarının da kolayca tüketilebilir, satışa sunulabilir bir hale dönüştürülmesi kapitalizmin hayata dokunduğu kirli ellerinden çıkıyor. Aşkın kurgusallığı görsel biçimlerde ifadesini buluyor. Şöyle açalım, güzel yüzlü kadınlar, güzel yüzlü erkeklere yakıştırılıyor. Bu görsellik, çeşitli bağlamlarda çoğaltılıp piyasaya sunuluyor. Dizilerde, filmlerde, reklamlarda bu kurgulanmış aşk görsellikleri sunuluyor. Bunların dışına çıkabilmiş bir aşk hikayesi var ki burada değinmeden geçemeyeceğim. Hırsız Polis dizisindeki Aksak'ın, Mavi'ye olan aşkı.

    Aksak lakabıyla anılan hırsız Nadir'in, güzel Mavi'ye aşkı. İkisi de hırsız. Ancak senaristler Mavi'nin gönlünü bir başkasına kaptırmasını uygun gördüler; yakışıklı komiser Çınar'a... "Güzel" ile "yakışıklı" aşkı formal bir aşktır. Kapitalizmin resmettiği, kutsadığı, pazarladığı aşk, ancak bu tarzda bir fotoğrafı kaldırıyor. Yoksa güzel Mavi'nin çirkin Aksak'a gönlünü kaptırması pazarlanabilir, satışa sunulabilir bir aşk değildir. Ama gerçek aşık Aksak! Çınar'ın planlanmış, tekdüze aşk söylemine karşılık sahiden aşık olan Aksak'tır.

    "Ölmek var, ölmek var...Sen yanımdasın ya, bu ölmek değil ki..." derken, yaşamak, ölmek ve aşk arasındaki anlam bütünlüğünü nasıl da iyi ifade ediyor Aksak. Sevgili yanında olmaksa hayat, artık ölüm yok demektir. "Adamı yapan da, yıkan da kadındır." Bir kadına aşık olmak, yola koyulmakla, sendeleyip düşmek arasında, ağır aksak yürümektir. Bir kadına teslim olmaktır. Bir kadının kalbine... Hasta yatağındaki babasına dertlenirken durumu bütün açıklığıyla bir kez daha ortaya koyuyordu; "O Mavi'yi öyle seviyorum ki baba, Mavi yoksa b
    Aşk, ağır aksak bir yolculuktur

    Modern yüzyılın anlam kaybına uğrattığı en önemli duygulardan biridir aşk. İçini boşaltıp, başka bir duygulanım biçimine çevirdiği kavramlardan biri.

    Artık biliyoruz ki, aramızdan biri aşktan söz etmeye başladığı andan itibaren iğreti bir bakışla dinlemeye başlıyoruz. Bunun nedenini ifade etmek biraz güç ama sanırım aşk konulu bütün konuşmaların içeriğinin popüler kültürün sığ hisleriyle doldurulması, bu iğretiliği tetikleyen bir durum. Bir de köşe yazarlarının pazar günlerini aşk yazılarına ayırma durumu var ki, bu minvalde söylenenler vaziyeti daha da zorlaştırıyor. Bu satırların yazarı elan bu durumun açmazı içinde kıvranıyor emin olun.

    Meseleye şöyle bir soruyla açılım getirmek ne demek istediğimi biraz açmaya katkı sağlar. Aşk gibi devrimci bir duygu nasıl olur da basit, içeriksiz, tüketime dönük ve yayvan ağızlı bir popçu söylemine dönüşür? Aşk deyince neden dizi filmlerde dönüp duran inandırıcılıktan uzak, yavan duygu ve ifade biçimleri, SMS yoluyla ondan ona iletilen ilkokul düzeyindeki şiir taklidi cümleler, Sevgililer Günü'ne özel tüketim tarzlarından başka bir şey düşünemiyoruz? Bazı yazarların tekelinde duran romanları, aşk gurusu havalarında gezen televizyon programları müdavimleri de bu yapbozun diğer parçalarını oluşturuyor. Böylece aşk denilen olgu, ölçülebilir, hesaplanabilir, kurgulanabilir ve en nihayetinde kolay tüketilebilir bir hale dönüşüyor ki, kapitalizmin hayata saldırısı da tam da böyle bir şey.

    Aşk gibi, dinin de, cinsiyetlerin de , ailenin de, çeşitli yaşam ihtiyaçlarının da kolayca tüketilebilir, satışa sunulabilir bir hale dönüştürülmesi kapitalizmin hayata dokunduğu kirli ellerinden çıkıyor. Aşkın kurgusallığı görsel biçimlerde ifadesini buluyor. Şöyle açalım, güzel yüzlü kadınlar, güzel yüzlü erkeklere yakıştırılıyor. Bu görsellik, çeşitli bağlamlarda çoğaltılıp piyasaya sunuluyor. Dizilerde, filmlerde, reklamlarda bu kurgulanmış aşk görsellikleri sunuluyor. Bunların dışına çıkabilmiş bir aşk hikayesi var ki burada değinmeden geçemeyeceğim. Hırsız Polis dizisindeki Aksak'ın, Mavi'ye olan aşkı.

    Aksak lakabıyla anılan hırsız Nadir'in, güzel Mavi'ye aşkı. İkisi de hırsız. Ancak senaristler Mavi'nin gönlünü bir başkasına kaptırmasını uygun gördüler; yakışıklı komiser Çınar'a... "Güzel" ile "yakışıklı" aşkı formal bir aşktır. Kapitalizmin resmettiği, kutsadığı, pazarladığı aşk, ancak bu tarzda bir fotoğrafı kaldırıyor. Yoksa güzel Mavi'nin çirkin Aksak'a gönlünü kaptırması pazarlanabilir, satışa sunulabilir bir aşk değildir. Ama gerçek aşık Aksak! Çınar'ın planlanmış, tekdüze aşk söylemine karşılık sahiden aşık olan Aksak'tır.

    "Ölmek var, ölmek var...Sen yanımdasın ya, bu ölmek değil ki..." derken, yaşamak, ölmek ve aşk arasındaki anlam bütünlüğünü nasıl da iyi ifade ediyor Aksak. Sevgili yanında olmaksa hayat, artık ölüm yok demektir. "Adamı yapan da, yıkan da kadındır." Bir kadına aşık olmak, yola koyulmakla, sendeleyip düşmek arasında, ağır aksak yürümektir. Bir kadına teslim olmaktır. Bir kadının kalbine... Hasta yatağındaki babasına dertlenirken durumu bütün açıklığıyla bir kez daha ortaya koyuyordu; "O Mavi'yi öyle seviyorum ki baba, Mavi yoksa ben de yokum..." Aşk, gerçekte Aksak'ın aşkıdır. Aşk, ağır aksak bir yolculuktur çünkü. "- Mavi gelecek mi Aksak abi? - ... Ben de bilmiyorum ki gelecek mi. . geçmiş mi..."

    en de yokum..." Aşk, gerçekte Aksak'ın aşkıdır. Aşk, ağır aksak bir yolculuktur çünkü. "- Mavi gelecek mi Aksak abi? - ... Ben de bilmiyorum ki gelecek mi. . geçmiş mi..."
    • alıntı


     
aşk, ağır aksak bir yolculukdur konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. aşk acısı neden bukadar ağır?

    aşk acısı neden bukadar ağır?

    ağır aşk sözleri Aşk acısı çekenler, “içim acıyor” derler. “Aşk acısı başka hiçbir acıya benzemiyor, çok kötüyüm...” Fakat, acısız da aşk olmaz, daha doğrusu ilişki olmaz! Neden aşk acısı çektiğimizin bütün detaylarını Psikoterapist Ferhan Özenen ile tartıştık. Aşk ilişkisi hepimizin hayatının vazgeçilmez bir parçası... Hayranlık duygusuyla başlayan, gün geçtikçe, karşınızdakinden...
  2. Levent Yüksel - Aşk Bireysel Bir Yolculuktur

    Levent Yüksel - Aşk Bireysel Bir Yolculuktur

    Sorar gibi bakma, cevapları bilmiyorum Beraber başladık hayata, yok hayır çözmek istemiyorum Söz diline kanma, kelimeler hep yanıltır Hadi çöz duygularını, hadi gel artık hayata katıl Soru sorma bebek Aslında gerek yoktur Bazen en berrak cevaplar Gizlenir sessizlikte git bul Aşk bireysel bir yolculuktur Yalnızlığı ölüm kadar çoktur __________________
  3. Sağanak İstanbul ağır aksak

    Sağanak İstanbul ağır aksak

    İstanbul’da önceki akşam saatlerinde başlayan sağanak yağış, geç saatlerde özellikle Anadolu Yakası’nda etkisini artırdı. Yağmur O-2 otoyolu ve O-1 karayollarında trafik yoğunluğuna neden oldu. Kayganlaşan yollarda çok sayıda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldi. O-2 Otoyolu’nu Mahmutbey’deki Atatürk Havalimanı bağlantısında Gazel Sağlam’ın kullandığı 31 HU 249 plakalı...
  4. Masallarla Sihirli bir yolculuk

    Masallarla Sihirli bir yolculuk

    başka dünyalara yolculuk masal başka dünyalara yolculuk masalları konularını içeren şiir ile ilgili şiirler Masal dinlemeyi ya da kendisine masal okunmasını hangi çocuk sevmez ki! Her çocuğun hayatında çok sevdiği bir masal mutlaka vardır. Defalarca bunları dinlemekten de bu masalların okunmasından hiç usanmazlar. O halde çocuklarınıza diledikleri zaman kendi kendilerine masal okuma fırsatı...
  5. Mutluluk bir yolculuktur

    Mutluluk bir yolculuktur

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...

Sayfayı Paylaş