gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Attila İLHAN

    Konu, 'Biyografi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Attila İlhan ( 1925) 1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı, gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi (1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü (1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950’li yıllarda Vatan Gazetesi’nde sinema eleştirileri yazdı, senaryo yazarlığına başladı. Senaryolarında Ali Kaptanoğlu adını kullandı. Bel başlı filmleri: Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon). Şimdi İstanbul’da bağımsız yazar.

    İlk şiiri Balıkçı Türküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde çıkmıştı (sayı: 23,1.10.1941), ilk düzyazısı ise (Kültürümüz Üzerine Düşünceler) Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili Gazetesi’nde (29.10.1944). Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda ikincilik almasıyla tanındı.Şairliğinin ilk on yılını, destan boyutlarıyla ve duygusal, gergin bir hava içinde, İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı saran bezginlik çöküntülerini yansıtmaya adamıştı. Zamanla (1955- ) toplumcu kollayışı bırakmamakla birlikte tek insanın duygu dünyasından kesitler verdi; artistik abartmalarla ve yerli dünya görüşüne de yaslanarak, bireysel temaları işledi. Aynı gerginlik ve gerilim kendine özgü bir söz dizim ve hazinesiyle at başı, çarpıcı benzetmelerle zenginleşmiş romanlarında da görülür. Eleştiride uzun zaman toplumcu gerçekçilik ilkelerine bağlı kalmıştı.

    ESERLERİ
    Şiir kitapları: Duvar (1948), Sisler Bulvarı (1954),Yağmur Kaçağı (1955), Ben Sana Mecburum (1960), Bela Çiçeği (1962), Yasak Sevişmek (1968), Tutkunun Günlüğü (1973), Böyle Bir Sevmek (1977), Elde Var Hüzün (1982), Korkunun Krallığı (1987), Ayrılık Sevdaya Dahil (1993).

    Romanları: Sokaktaki Adam (1953), Zenciler Birbirine Benzemez (1957), Kurtlar Sofrası (1963/64), Bıçağın Ucu (1973), Sırtlan Payı (1974), Yaraya Tuz Basmak (1978), Fena Halde Leman (1980), Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981), Haco Hanım Vay (1984), O Karanlıkta Biz (1988).

    Gezi notları: Abbas Yolcu (1957).

    Deneme-anı türü: Hangi Sol (1970), Hangi Batı (1972), Faşizmin Ayak Sesleri (1975), Hangi **** (1976), Hangi Sağ (1980), Gerçekçilik Savaşı (1980), Hangi Atatürk (1981), Batının Deli Gömleği (Gazete yazıları, 1981), İkinci Yeni Savaşı (1983), Sağım Solum Sobe (Gazete yazıları, 1985), Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar (1985), Ulusal Kültür Savaşı (1986), Sosyalizm Asıl Şimdi (1991), Aydınlar Savaşı (1991), Kadınlar Savaşı (1992), Hangi Edebiyat (1993), Hangi Laiklik (1995),Hangi Küreselleşme (1997), Bir Sağ Kırmızı Karanfil
    (gazete yazıları, 1988).

    Senaryosunu yazdığı Sekiz Sütuna Manşet (6 bölüm) 1982’de, Kartallar Yüksek Uçar (12 bölüm) 1984’te, Yarın Artık Bugündür 1986’da, Yıldızlar Gece Büyür (16 bölüm) 1992’de, Tele-Flaş (13 bölüm) 1993’de TV dizisi olarak oynandı. Atilla İlhan’ın Bütün Şiirleri Bilgi Yayınevi tarafından basılıyor (1983).

    Tutuklunun Günlüğü kitabıyla Türk Dil Kurumu 1974 şiir Ödülü’nü, Sırtlan Payı romanıyla da 1974-1975 Yunus Nadi Armağanı’nı kazandı.

    Hangi Batı
    Anılar ve Acılar 2
    Atilla İlhan
    Bilgi Yayınevi / Atilla İlhan Bütün Eserleri Dizisi

    Bütün aydınlarımızca, Batı sorununun yeniden söz konusu edildiği bugünlerde uzun yıllar Batı'da yaşamış bir ozanımız Attila İlhan, kendi görüş ve değer yargılarını, bir sanatçı titizliğiyle kaleme aldığı bu anılarında yansıtmıştır. Yazar, kitabının bir yerinde şöyle demektedir: "Lisede
    'Sophokles' okuduk, klasik Türk musikisine sövmeyi, Divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş, Batı klasiklerine körü
    körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki 'Sinan Leonardo'dan önemsiz, Mevlana Dante'den küçüktü, Itri ise Bach'ın eline su dökemezdi. Aslında kültür emperyalizminin ilmiğini kendi elimizle boynumuza geçiriyorduk, ulusal bileşim arama yerine hazır bileşimleri aktarmak hastalığımız tepmişti."


    Hangi Atatürk
    Anılar ve Acılar 5
    Atilla İlhan
    Bilgi Yayınevi / Atilla İlhan Bütün Eserleri Dizisi

    "... 'Hangi Atatürk', hemen her gün gözden geçirdiğimiz, hemen her gün bir başka boyutunu bulup ortaya çıkarmaya çalıştığımız, tarihin hemen her gün yeni bir yorumuna konu olan bu başlığı, hep 'kırkıncı odayı açan' bir yazarın yarına yönelik kaleminden, üzerinde mutlaka durulması gereken saptamalar içinde veriyor..."

    HAKKINDA YAZILANLAR

    ATİLLA İLHAN’A BÜYÜK SUÇLAMA !! BİR DÖNEMİN ÜNLÜ GAZETECİSİ BEDİİ FAİK, ÜNLÜ ŞAİR ATİLLA İLHAN'IN, İÇİNDE BİR SÜRÜ İSMİN OLDUĞU, ‘‘TÜRKİYE KOMÜNİSTLERİNİN İÇYÜZÜ’’ ADLI DOSYAYI POLİSE SATTIĞINI SÖYLEDİ..

    haberturk.com 17 Mayıs 2001

    Tempo Dergisi'ne konuşan bir dönemin ünlü gazetecisi ve Dünya Gazetesi'nin eski sahibi Bedii Faik, ünlü şair Atilla İlhan'ın, içinde bir sürü ismin olduğu, ‘‘Türkiye Komünistlerinin İçyüzü’’ adlı dosyayı polise sattığını söyledi. Faik, İlhan'ın kendini topluma iyi yutturduğunu da iddia etti.

    Bir dönemin ünlü gazetecilerinden Bedii Faik anılarını yazdığı son kitabında geçen ‘Türkiye Komünistlerinin İçyüzü’ adlı dosyayı ‘polise satan kişi’nin ünlü yazar Atilla İlhan olduğunu öne sürdü. Tempo Dergisi'nin bu haftaki sayısında yeralan ‘‘Atilla İlhan ‘Komünistlerin İçyüzü'nü polise sattı’’ başlıklı röportajda Bedii Faik, kitabında üstü kapalı olarak yazdığı dosya satışının Atilla İlhan tarafından yapıldığı iddia etti. Röportaja göre Bedii Faik, Dünya Gazetesi’nin sahibiyken gazeteye ‘Türkiye Komünistlerinin İçyüzü’ başlığıyla bir dosya ulaştığını belirterek şunları söyledi:
    ‘‘Baktım bu başlık altında bir sürü isim ve not. Bu isimler dosyayı getiren kişinin arkadaşlarıymış. Ama herkes var. Dönemin 1'inci Şube Müdürü Ahmet Topaloğlu'nu aradım. ‘Bu tefrikayı neşredersek devletin tahkikatına zarar verir mi' diye sordum. Güldü, ‘Filanca mı, daha önce bu dosyayı bize sattı. Gönül rahatlığı ile yayımlayabirsiniz' dedi. Çilingiroğlu'na (Müessese Müdürü) dosyayı teslim ettim ve ‘Bu adamı iyi tanıyın, bir daha kapıdan içeri sokmayın' dedim’’

    KENDİNİ İYİ YUTTURMUŞ

    Bedii Faik, bu kişiyi ‘‘Bir dönem devlet sanatçısı yaptılar. Maaş aldı. Televizyonu açtığınızda kasketi kafasında ahkam kesiyor. Kendini iyi yutturmuş ve cemiyet iyi yutmuş. Ben yutulan bu parçayı mideden çıkarabilirim ya da midesi bozulsun da diyebilirim. Avukatlarıma danıştım. Herkes yazmamı istedi ama savunamayacaklarını da söylediler. Üstü kapalı yazdım. Adam bir halt işlemiş kendine yazılan mektupları neşretmiş’’ diye tanımladı. ‘‘Tarifiniz Atilla İlhan'a benziyor’’ hatırlatması üzerine de Faik ‘‘Evet. Onu üçüncü ciltte yazacağım. İnşallah bir halt daha işler’’ dedi.

    Gazeteden hemen kovulmuş

    Olay, Bedii Faik Dünya Gazetesi'nin sahibiyken gerçekleşiyor. Bedii Faik, önüne, ‘‘Türkiye Komünistlerinin İçyüzü’’ adlı dosya gelince bir bakıyor, bir sürü isim... Devletin yapacağı tahkikatı etkiler mi, etkilemez mi diye dönemin 1. Şube Müdürü Ahmet Topaloğlu'nu arıyor. O da, ‘‘O kişi (Atilla İlhan) daha önce o dosyayı bize sattı. Sen de gönül rahatlığıyla yayınlayabilirsin’’ diyor. Bedii Faik de hemen müessese müdürünü arıyor ve Atilla İlhan'ı gazeteden kovduğunu söylüyor.

    alıntı


     
Attila İLHAN konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Attila İlhan

    Attila İlhan

    1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı, gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi (1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü (1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950’li...
  2. İlhan BERK

    İlhan BERK

    İlhan Berk, Necatigil’in deyimiyle “şiirimizin uç beyi”, 1918’de Manisa’da doğdu. İlk şiirleri Manisa Halkevi dergisi, Uyanış, Varlık, Çığır gibi dergilerde çıktı. 1944 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Destansı yönünün ağır bastığı, adeta bir Türk Walt Whitman’ı olarak adlandırıldığı dönemde İstanbul (1947), Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953)...
  3. Mustafa Kemal - Attila İlhan

    Mustafa Kemal - Attila İlhan

    MUSTAFA KEMAL Dağ başını efkâr almış, gümüş dere durmaz ağlar, gözyaşından kana kesmiş gözlerim, ben ağlarım, çayır ağlar, çimen ağlar, ağlar, ağlar, cihan ağlar. Mızıkalar iniler, ırlam ırlam dövülür, altmış üç ilimiz, altmış üç yetim, yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer, her geçen seni bizden parça parça götürür, Mustafa'm, Mustafa Kemal'im. Diz dövdüm, gözlerim şavkı aktı...
  4. İlhan İrem

    İlhan İrem

    İlhan İrem 1 Nisan 1955'te Bursa'da doğdu. 1969 yılında ortaokul son sınıftayken, okul orkestrasının solisti olarak müziğe ilk adımını attı. 1970 yılında Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği liselerarası müzik yarışmasında Meltemler adını verdikleri orkestraları ile Marmara Bölgesi birincisi oldu. Meltemler ile 1970 - 1973 yılları arasında Bursa Çelik Palas Oteli ve Uludağ'daki çeşitli otellerde...
  5. İlhan şeşen

    İlhan şeşen

    18 Haziran 1948`de Manisa`da doğan İlhan Şeşen, Hukuk Fakültesi`ni bitirdikten sonra 10 yıl serbest avukat olarak çalıştı.1968`de dans müziği orkestralarında şarkıcılık yaparak müziğe başladı ve aynı yıl gitar çalmayı öğrendi. 1971 yılında "Kavga" isimli bir kırkbeşlik plak çıkarttı. 1983`te avukatlık mesleğini bırakarak yeğenleri Gökhan ve Burhan Şeşen ile beraber Grup Gündoğarken`i...

Sayfayı Paylaş