gebe
  1. Ariza

    Ariza Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.432
    Beğenilen Mesajlar:
    85
    Ödül Puanları:
    0

    Bazen ask gider...

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Ariza tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]


    Bazen aşk gider..
    Günler geçer ardından. Ve aylar. Bazen de yıllar...
    Bebekler büyür. İnsanlar yaşlanır. İnsanlar ölür. Eşyalar eskir. Evler yıkılır.
    Kurur ağaçlar. Sokakların adı değişir. Anılar belleğin acımasızlığına teslim olur.
    Sevilen unutur. Seven yanar...

    Bazen aşk gider..
    Ve hayat da gider onun peşinden.
    Sen terkedildiğin yerde öylece kalakalırsın.
    Bir sabah uyanırsın ki gözünü açtığın ömür senin ömrün değildir.
    Aynada tek parça görünen bedenin aslında içinde lime limedir.
    Nefes diye içine çektiğin ciğerlerinde parçalanmış aşkının cam kırıklarıdır.
    Her sabah ölmeyip neden uyandığına lanet edersin.

    Bazen aşk gider..
    Önünde bir kadeh rakı küllükte bir ölüm dolusu izmarit öylece bakakalırsın arkasından.
    Kulağın hiç çalmayacak olan telefondadır.
    Zaman dursun saatler geçmesin istersin.
    Tanrım n'olur gerçek olmasın n'olur güneş doğmadan geri dönsün teninde bir
    başka tenin kokusunu getirse bile dönsün yeter ki hiçbir şey sormam ona bu
    geceyi yaşanmamış sayarım unuturum yeter ki aşık olmasın...
    İçinde durmaksızın çığlık atar dualar.
    Ama bazen aşk gider ve o çaresizce yalvardığın Tanrı bile gider peşinden.

    Sonra sabah olur. Güneş doğar. Aşkın gelmez bir türlü.
    Bir gecede değişir ömrün.
    O birtürlü inanmak istemediğin kader seninle alay eder gibidir.
    Ömrünü adadığın yıllarını önüne serdiğin aşkın bir gecede bir başka hayata karışmıştır işte...
    Bir gecede bir başkasının aşkı olmuştur.
    İnanamazsın.

    Bazen aşk gider..
    Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın.
    Elin varmaya varmaya boşaltırsın dolapları.
    Çekmecelerden çıkan her giysi parçası onunla geçirdiğin anların tarihiyle ağırlaştıkça ağırlaşır.
    Onun kollarında geceler boyu cennet uykulara karıştığın yatak sen giderken utancından bakamaz yüzüne.
    Doğmamış bebeğinin yerine koyup büyüttüğün cam önündeki o küçük mor
    menekşe yapraklarına kondurduğun veda öpücüğündeki hasrete büker boynunu.
    Valizlerini kapı önüne yığıp yüzün sırılsıklam son bir sigara için koltuğa yığılırsın.
    Gidiyorsundur işte.
    Aşkını kendi ellerinle bir başka aşka teslim edip...
    Ömrünü onun ömrüne hayallerini onun hayallerine sevdanı onun sevdasına ekleyip...

    Bazen aşk gider..
    Ve adresi değişir evinin. Sesinin tonu değişir.
    Yüzünün rengi
    Yatağının sıcaklığı
    Yediğin yemeğin tadı
    Uykuların değişir.

    Ve rüyaların...

    Her akşam açıp girdiğin kapıdan başka bir sevda giriyordur artık.
    Hergün oturduğun koltukta o bakmaya doyamadığın gözlerin ışığında başka bir sevda oturuyordur şimdi.
    Yıllardır evinde ağırladığın masalarına konuk olduğun hayatlarını paylaştığın
    dostlarının kahkahaları arasına bir başka ses karışıyordur artık.
    Senin gölgene alışkın duvarlar bile çoktan kabullenmiştir yokluğunu.
    Her gece uyuduğun yastığa bir başka sevda kokusunu bırakıyordur.
    O öpmeye kıyamadığın dudaklarda bir başka sevdanın adı...
    Aşkının o tek cennetin bildiğin uykularında bir başka sevdanın rüyaları...

    Bazen aşk gider..
    Ve anılar da gider peşinden.
    Siz hiç o yüreğinize sığdıramadığınız aşkınızı bir başka aşk için ağlarken gördünüz mü?
    Ben gördüm. Kör oldu gözlerim onunla sevdasına ağlamaktan.
    Bir alev topu gibi onun için çığlık çığlık yanarken siz hiç aşkınızın önünde diz
    çöküp " Bu kadar çok seviyorsan sakın bırakma onu sana kıyamam n'olur git "diye yalvardınız mı?
    Onu bir başkasının kollarında düşünürken siz hiç geceler boyu aklınızı
    kaçırmamak için kendi kendinize bağırdınız mı:

    " Unut onu unut onu unut onu unut ya da öl! "

    İçinizdeki o durmak bilmeyen yangının acısını bastırsın diye kanatıncaya kadar bileklerinizi ısırdınız mı?
    Gözyaşları içinde yastığınıza gömülüp her Tanrı'ya sığınmak istediğinizde artık
    başka bir yüreğe sevdalı olan aşkınızı ondan geri istemekten utanıp dua
    etmekten vazgeçtiğiniz oldu mu hiç?
    Siz hiç yana yana sevdiğiniz bir sevgilinin yoluna gençliğinizi serip
    Yoluna kalbinizi serip yoluna ölümünüzü serip güle güle bir başka aşka
    uğurladınız mı?

    Bazen aşk gider..
    Ama ölüm gelmez birtürlü.
    Ne yapsanız da öfke duyamazsınız giderken bir kibrit aleviyle ateşe verdiği
    ömrünün alevleri içinde eriyip giden yüzünüze silinip giden kokunuza kül olan
    yüreğinize dönüp bir kez bile bakmayan o sevdanıza...
    Anlarsınız aşktır bu öfkeyi birtürlü yurduna kabul etmeyen...
    Vefasız bir unutuşa kurban olsa da solup yitmeyen...
    Hayattan soğutup size ölümü özleten...
    Ölü bir bedende canlı kalmakta direnen...
    Anlarsınız aşktır bu...

    Ama bazen aşk gider..
    Aslında bilirsiniz nereye gittiğini.
    Onu çağıran o eksik yaralı ve hep kanayan çocukluğudur.
    Onu çağıran hani o gözlerinde görüp de belki de en çok bu yüzden
    vurulduğunuz ertelenmiş çocukluğunun o mavi bahçesidir.
    Dönüp dönüp yeniden baktığı o gizemli bahçede onu eksik severek yaralamış
    annesinin sesini duyar gibi olmuştur belki de.
    Yanıldığını anladığında da ürkekçe o bahçenin bir köşesine sığınıp gözyaşlarına boğulmuştur.
    Belki de onu bu yüzden affedersiniz.
    Belki de bu yüzden bir başka sevda için karşınızda gözyaşlarına boğulduğunda onunla beraber ağlayıp " Git ve aramaya devam et unut beni " dersiniz.
    Çünkü bilirsiniz ki aşk çocukluğun arka bahçelerinde dalıp gittiğiniz ve sonra
    evin yolunu birtürlü bulamadığınız kurallarını kimsenin bilmediği garip bir
    oyundur aslında.
    Birgün ansızın o oyunda yanıvermiş haketmediğiniz halde bahçeden kovulmuşsunuzdur.
    Anlayamazsınız neden kovulduğunuzu nerede hata yaptığınızı neden unutulduğunuzu...
    Yıllardır oynadığınız o büyülü oyuna dalıp hayatı dışınızda bıraktığınız için
    birgün aşk gider ve siz evinizin yolunu birtürlü bulamazsınız.

    Sonra zaman geçer. O karanlık bahçe aydınlanır.
    Ve anlarsınız ki sevda denen o büyülü oyunda herkesin kuralları birbirinden farklıdır.
    Siz aynı bahçede aynı oyunu oynadığınızı sanırsınız belki ama onun sevdası sizinkinden farklıdır.
    Kendi bahçenizle onun bahçesini kendi oyununuzla onun oyununu kendi
    kurallarınızla onun kurallarını kendi aşkınızla onun aşkını sınayamazsınız.
    Belki de bunu anladığınız için kendi bahçenizden onun bahçesini kendi
    çocukluğunuzdan onun çocukluğunu kendi sevdanızdan onun sevdasını
    sevebildiğiniz için birgün aşk gider ve siz onun gerçek aşk olduğunu anlayıp
    unutamazsınız.

    Belki de bu yüzden bir kibrit ateşiyle yakıp gittiği ömrünün alevleri arasında sizi
    unutan aşkınız çocukluğunun o karanlık bahçesinde annesinin yarım bıraktığı
    sevgiyi aramaya gittiğinde ona öfke duyamazsınız.
    Ve belki de bu yüzden aslında yanıldığını anlayıp o bahçenin bir köşesinden
    ürkekçe size yeniden çocuk ellerini uzattığında ona yüreğinizin kapılarını
    hasretle sonuna kadar açarsınız.

    Bazen aşk gider..
    Günler geçer ardından. Ve aylar. Bazen de yıllar...
    Bebekler büyür. İnsanlar yaşlanır. İnsanlar ölür.
    Eşyalar eskir. Evler yıkılır. Kurur ağaçlar. Sokakların adı değişir.
    Anılar belleğin acımasızlığına teslim olur.
    Sevilen unutur. Seven yanar.

    Bazen aşk gider...
    Ya da siz gittiğini sanırsınız...


    Cezmi Ersöz


     
    Son düzenleme: 25 Aralık 2010
  2. TaTLı_CaDı

    TaTLı_CaDı Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    25
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel elinize sağlık.
     
  3. Ariza

    Ariza Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.432
    Beğenilen Mesajlar:
    85
    Ödül Puanları:
    0
    Rica ederim canim, begendigine sevindim bencede cok güzel...
     
  4. siyahbeyaz

    siyahbeyaz Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Eylül 2010
    Mesajlar:
    72
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bazen aşk gider yada biz gittiğini sanırız,güzel bir paylaşım
     
Bazen ask gider... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bazen

    Bazen

    Bazen, Bütün bildiklerimin yalan olduğunu düşünüp, Gerçekleri aynaların diğer taraflarında arıyorum. Gerçek anlamda, Kendimi bir kenara koyduktan sonra, İnandığım ve tanıdığım insanların birer şizofren olma ihtimalleri geliyor aklıma... Aklımdaki aykırı fikirler, beynimi kemiriyor. Çok fazla kan... ...ve her satırın altını çiziyorum artık... Yetmiyor... Bazen, Bütün duygularımın yalan...
  2. bazen...

    bazen...

    bazen
  3. gidersen

    gidersen

    Bu can bu hayat düser gözümden Ben sana deli divane asigim bu deli hasretin Ben sensiz sevgisiz söyle yar nasil edeyim Gidersen bu gün bu evden Bu can bu hayat düser gözümden Üzersem birgün kiyarsam Verdigim sözden cayarsam Alsin bu cani Allahim raziyim Askim sensiz yasayamam tasiyamam bu cani

Sayfayı Paylaş