gebe
  1. ms_enemy

    ms_enemy Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.236
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0

    Beden algisi ve Ruh sagligi

    Konu, 'Bebeğimiz ve biz' kısmında ms_enemy tarafından paylaşıldı.

    Beden algısı, çocuğun kendisini kendi olmayanlardan ayırt etmeye başladığı birinci yaştan itibaren ortaya çıkar ve yaşam boyu sürekli gelişerek değişir. Yalnızca günümüzde değil geçmişte de hemen tüm toplumların dış görünüşe, çekicilik, güzel ve yakışıklı olmaya verdikleri önem ister istemez hemen herkeste hoş ve beğenilir olma arzusunu yaratmış bu nedenle de insanlar sağlıklarının tehdit edilmediği durumlarda dahi daha güzel görünmek uğruna estetik ameliyatlara yönelmişlerdir.




    Fiziki görünüşe verilen önem çoğunlukla kitle iletişim araçlarıyla tüm toplumlara, dolayısıyla da tek tek bireylere ulaştırılırken insanlar da bu tür görüş ve değerlendirmelere koşullanmışlardır.


    Görünüşe verilen anlam ve görünüşle ilgili değerlendirmeler, içinde bulunulan zamana ve toplumun kültürüne göre değişebilmektedir. Eski çağlarda tanrıçalar aşırı kilolu ve bu halleriyle beğeni toplarken günümüzde kadınlar ince ve narin bir beden yapısına özendirilmekte ve bu uğurda da kadınların pek çok sıkıntıya katlanabildikleri gözlemlenmektedir.


    Bir dönem ince dudak yapısı revaçta iken bir başka dönem dolgun dudak, bir dönem kemikli sivri burun yapısı çekici bulunurken, bir başka dönem muntazam, ucu kalkık minik bir burun tercih edilmektedir. Bu tercihler daha çok içinde bulunulan dönemim gözde artistlerinin, mankenlerinin, sanatçılarının ya da ün sahibi olmuş kişilerin fiziki özelliklerinin medya tarafından beğenilir bulunulup ön plana çıkartılmasıyla belirlenir olmuştur. Bu durum, o günler için farklı bir fizik yapı içerisinde olan kişilerin kendilerini beğenmemelerine ve her fırsatta öne çıkarılan bu fiziksel özelliklere sahip olabilmek için olanaklarının tümünü kullanmaya çalışmalarına yol açmıştır. Fiziki durumlarında herhangi bir değişime gidemeyenler ise özgüvenlerini yitirmiş, kendilik algılarında değişme ve benlik saygılarında düşüş yaşamışlardır. Çeşitli psikolojik sorunlar içinde benlik algısı bozulan gençler giderek kendilerini beğenmez ve sevmez olmuşlardır.


    Kendilerine sunulan ideal ölçülere göre bedenleriyle ilgili duygu ve tutum geliştiren insanlarda İdeal ölçülerden sapma, bireyin kendilik değerlendirmesinde değişmeye yol açmaktadır. Çünkü bireyin kendi bedenini ve beden parçalarını algılayarak onlara belli anlamlar vermesi kendine güven, kendine saygı, kendilik algısı, kimlik ve kişilik kavramları ile yakından ilişkilidir. Kendini fiziksel açıdan olumlu değerlendirenler kişiler arası ilişkilerde daha güvenli ve işlerinde daha başarılı olurken, kendini beğenmeyen, kendinde bir çok kusurlu yanın bulunduğunu düşünen insanlar ise yaşamlarının çeşitli dönemlerinde ya da sürekli olarak huzursuz, güvensiz ve değersizlik duyguları içindedirler. Diğer yandan fiziksel açıdan kendini beğenmediği ve ekonomik yetersizlik nedeniyle de istediği gibi giyinip davranamadığı halde bu durumu fazla önemsemeyen, sahip olduğu diğer ruhsal özellikleri ile birlikte kendisini sevmesini bilen ve ilişkilerinde rahat, güvenli ve olumlu davranan kişiler de vardır. Elbette burada insanın fiziksel özellikleri algılaması ve değerlendiriş biçimi önemlidir. Aslında birey fiziksel özelliklerin önemli olduğu görüşü ile çok erken yaşlarda karşılaşmaktadır. Çocuk öykü kitaplarındaki kahramanlar genellikle yakışıklı, güzel ve güçlü kişilerdir. İzlediğimiz filmlerdeki insanlar hep güzel bir fiziğe sahiptir. Bir insandan söz ederken öncelikle fiziki özelliklerinden hareket edilir ve bunun için de önce güzel yanlar vurgulanır ya da çirkin olduğu düşünülen organlar ön plana çıkartılarak kişi tanıtılmaya çalışılır. Örneğin; “hani saçları kısa, uzun boylu, kalın dudaklı bir kız vardı ya işte ondan söz ediyorum” ya da “ iri burunlu, göbekli, çirkin adam” gibi tanımlamalarla insanlar birbirine hatırlatılmaya çalışılır.


    Bireyin beden algısının gelişiminde bedenle ilgili eski ve yeni tüm duygu, tutum ve algıları kadar başkalarının ya da başkasının bakış açısı da önem taşır. Bu algı, zaman içerisinde değişikliğe uğrayabilir, sosyokültürel değerler beden algısına yansıtılabilir ve beden algısı kişinin gerçek yapısıyla uyumlu olabileceği gibi uyumsuz da olabilir. Örneğin zayıf olduğu halde kendisini kilolu olarak gören ya da vücudunda herhangi bir ciddi kusur olmadığı halde yine de kendini kusurlu bulup beğenmeyen kişiler vardır. Hemen herkesin beden parçalarına ve onların işlevlerine verdiği anlam ve değer farklıdır. Bu nedenle de bireyin kendi beden imgesi kavramıyla başkalarının onun bedeniyle ilgili değerlendirmeleri farklı olabilir.


    Bedenin gelişmesi, büyümesi ve değişmesi diğer insanlar ve çevreyle olan ilişkiler sonucu belirleneceğinden yakınların çocuğun bedenine ve fiziksel özelliklerine karşı tutumu çok önemlidir. Ergenlik dönemi bu değişme ve düzenlemelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Ergen bu dönemde kendisini başkalarıyla karşılaştırır ve başkalarının görüşlerine değer verir. Ancak bedensel değişimlerle nasıl baş edeceği konusunda da ciddi güçlükler yaşar. İşte bu dönemde yakınların ilgi ve desteğinin yanı sıra gencin bedeninde ortaya çıkan değişiklikler konusunda bilgilendirilmesi de şarttır. Karın ve baldırlardaki yağlanma vücudun görüntüsünü değiştirirken yüzde ve özellikle burunda ortaya çıkan şişkinlik, irileşme, sivilceler ve ses çatlaklığı gencin ruhsal durumunu bozar. Özellikle göğüsleri yeni belirmeye başlayan kızların bu durumdan utanarak göğüslerini saklamak için kambur bir duruş içerisinde olduklarına sık rastlanır. Böyle bir duruş ise gelecekte gerçek bir kamburluğu ortaya çıkartacaktır.


    Doğal gelişimin sonucu olan bu değişimler genç tarafından önceden bilinmez ise sağlıksız tepkiler ortaya çıkabilir. Kendisini beğenmeyen, vücudundan hoşlanmayan, yüzündeki değişikliği hatta bazen asimetrik oluşu panikle karşılayan genç yakınları tarafından alaya alınır ve kışkırtılırsa o zaman huzursuzluğu ve gerginliği giderek artar. Bu durumda genç ya kişiler arası ilişkilerden kaçarak herhangi bir guruba katılmak istemez ya da katıldığında kendini mutlu ve rahat hissedemez.


    Fiziki görünüm belki ilk anda insanı cezbedebilir ve insanda ilk anda hoş duygular yaratabilir. Ancak daha sonra karşılıklı bir ilişki başladığında ve insan ortaya bir davranış koyduğunda ilk anda duyulanlar değişikliğe uğrayabilir ve başlangıçta beğenilen bir insan daha sonra beğenilmeyebilir. Aynı şekilde aksine başlangıçta fizik olarak beğenilmeyen bir insan, daha sonra davranışlarıyla güzel duygular yarattığında fizik olarak da güzel bulunabilir. Önemli olan, kusurlu-kusursuz tüm yönlerimizle bedenimizi sevmemiz ve kabul etmemizdir. Fiziksel olarak beğenmediğimiz yanlarımızı gözümüzde büyütmek yerine ortaya koyduğumuz davranış, duygu ve düşüncelerimizle sağlıklı bir kişilik olarak kendimizi göstermemiz, ilişkilerimizde daha uyumlu ve daha huzurlu olmamızı sağlayacaktır.


    Unutulmamalıdır ki insanın sevimli olması ve başkalarınca da sevimli bulunup beğenilmesi, ortaya konulan tavır, iletişim ve kişilikle ilgilidir. Ayrıca, başkaları tarafından mutlaka beğenilmek ve sevilmek gibi bir amacımız da olmamalıdır. Çünkü bu düşünce, gerçekleşmesi mümkün olmayan mantıkdışı bir düşüncedir

     
Beden algisi ve Ruh sagligi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Diabetes ve Göz Sagliginiz...

    Diabetes ve Göz Sagliginiz...

    Diabetes Mellitusun en önemli komplikasyonlarından biri olan “Diabetik Retinopati” 20-64 yaş arasındaki kişilerde (yani çalışan nüfustaki), körlük nedenlerinin en başında yer almaktadır. Diabetik retinopati ve komplikasyonları nedeniyle her yıl körlük oranlarına %12-14 lük bir oran eklenmektedir. Bu oran, ABD için her yıl 8000 yeni körlük olgusu demektir. Bu rakamlar, gelişmemiş ülkeler için...
  2. Tatilde cocuklarin ruh sagligina dikkat

    Tatilde cocuklarin ruh sagligina dikkat

    Hazırlayan: Doç. Dr. Selahattin Şenol Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü Yaz tatili ile birlikte hekimler çocuk ve ergenlerin sağlığı konusunda birçok uyarıda bulunmaktadırlar. Ozon tabakasında meydana gelen olumsuz değişikliklerle birlikte güneşin zararlı etkileri; şapka kullanma, güneş gözlüğü seçilmesi ve en uygun güneş yağının özellikleri gibi. Bunun...
  3. TaLaN OLmUş RuH Ve BeDeN (MeLEkCeYLin)

    TaLaN OLmUş RuH Ve BeDeN (MeLEkCeYLin)

    Saçlarım deniz kokar benim,zamansız med cezirler yaşanır yüreğimde.Bütün duygularım öldürülmüş hem öksüz hem yetimim. Ne zaman sevmeye koyulsam her açtığım kapı ayrılığa cıkar.İçimdeki deniz kudurur,yutar bütün balıkçıları, çocukları evde ekmek beklerken, ben onları dişlerimin arasına alırım.Gel desemde gelme sakın ,gelme oyunlarıma kim vurduya gitme içimde balıkçı misali.... İçimdeki sevgi...
  4. Affetmek ruh ve beden sağlığına iyi geliyor...

    Affetmek ruh ve beden sağlığına iyi geliyor...

    insanın kendini affetmesi hataları affetmek islamda affetmek dinimizde ve bağışlamanın önemi islamiyette İçinizin öfkeyle dolduğu öyle zamanlar vardır ki siz bile yaptıklarınıza inanamazsınız. Sanki sessiz bir operasyonla vicdanınızı aldırmışsınızdır da karşınızdakine en ufak bir acıma hissi duymazsınız. Yapılan açıklamaların, sıralanan gerekçelerin hiçbir anlamı yoktur böyle zamanlarda. Çünkü...
  5. Doğumdan Sonra Ruh ve Beden Sağlığınız

    Doğumdan Sonra Ruh ve Beden Sağlığınız

    anne sağlığı doğumdan sonra Doğum olayı ağır ve zorlu bir süreçtir melekler :) Ancak bebeğinizi kavuşma mutluluğu tüm zorlukları aşmaya değerdir. Doğumdan sonra sizleri neler bekliyor, ruh ve beden sağlığınız ile ilgili bilmek istediğiniz herşeyi aşağıda ki makalede bulabilirsiniz :) Yaklaşık 40 hafta süren gebeliğiniz boyunca vücudunuzda bir çok değişiklik oldu. Bu değişiklikler...

Sayfayı Paylaş