gebe
  1. DarkAngeL

    DarkAngeL *MaWinin kankası Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    502
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Cehennem den

    bekleyişimin öyküsü......

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında DarkAngeL tarafından paylaşıldı.

    Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...
    Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
    her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
    her kaldırım taşında senin adını aradım.
    Sen yoktun...

    Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
    Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
    beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
    Sen yoktun...

    Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
    kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
    Sesimi duyacaksın diye bekledim.
    Sen yoktun...

    Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
    geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
    atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
    hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
    Sen yoktun...

    Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
    uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
    beni çekip almasını istedim. Olmadı.
    Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
    merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
    Sen yoktun...

    Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
    yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
    Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
    Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
    gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
    Sen yoktun...

    Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
    Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
    vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
    kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
    Sen yoktun...

    Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
    bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
    Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
    Sen yoktun...

    Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
    kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
    öyküsünü kimselere anlatamadım.
    Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
    Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
    İçimi dökecek bir insan aradım.
    Sen yoktun...

    Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
    birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
    Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
    aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
    Sen yoktun...


     
bekleyişimin öyküsü...... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bekleyiş

    Bekleyiş

    Akşam yemeğinden sonra erkekler, sigara içme salonunda konuşuyorlardı. Söz ettikleri konu, ölenlerin geride kalanlara bıraktıkları değişik ve acayip miraslardı. O sırada, ünlü bir noter ve usta bir avukat olarak tanınan Mösyö Le Brument söze karışarak, "Korkunç şartlar altında kaybolan bir mirasçıyı arıyorum. Bu, basit fakat acı dolu bir dramdır. Her gün olabilen, ancak şimdiye kadar...
  2. Bekleyişin Öyküsü

    Bekleyişin Öyküsü

    Bekleyişin Öyküsü Günler güz yaprakları gibi birer bir er dökülürken ayaklarımın Dibine ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. SEN YOKTUN... Binlerce adim attım bu kentin sokaklarında her köseyi her parkı her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmis her kaldirim tasinda senin adini aradim. SEN YOKTUN... Evlerin duvarlari birer bir er üzerime yikildi her bir...
  3. Dizinin Öyküsü

    Dizinin Öyküsü

    1. BÖLÜM Operasyon büyük bir yolcu gemisinin limana yanaşmasıyla başlar. Yolcular arasında görünen Yıldız, havalı ve güzel bir kızdır. Elinde bir çanta bulunmaktadır. Gümrükten geçip taksilere doğru gider ve o sırada yakışıklı polis Murat atılır. Murat, taksi şoförü kılığındadır. Kızı taksiye alıp yola çıkarlar. Cemil ve adamlarıyla buluşmak için Levent�te bir barın önüne yanaşırlar. Yıldız...

Sayfayı Paylaş