gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Bİr Askerİn Anilari

    Konu, 'Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Şemdinli'yi bileniniz var mı? Hiç gitmişliğiniz, Otuz iki virajları aşıp, Kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı? Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen Efkâr tepeyi, Gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış? Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin? "Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu, şimdi dışarı çıktı" diye yalan söylediniz mi karısına? Dükkânına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın?

    Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan RPG-7'leri izlediniz mi siz?
    Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?
    "Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar" diye düşündünüz mü hiç.
    Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, "vallahi biz bir şey görmedik" dediklerini duydunuz mu kulaklarınızla?
    Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi? O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu? Hiç böyle bir baba'nın veya Anne'nin yüz ifadesini gördünüz mü?
    Tabancanızı evinizde bırakıp " bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme" diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu?
    Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle " atışlar normal" olan bir çocuğunuz oldu mu sizin?
    Lojman'ın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?
    Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz?
    Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler. Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık.
    Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor. İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar. Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik.

    Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz "egemenlik örtüsü"'nün bekası için katlanıyorlar. Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakârlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız, Şimdi ne yapıyorsunuz?
    Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz? O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız?
    Başbakana güç gösterisi yaparak "uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz" diyenlere mi hesap sordunuz yoksa? Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devlet'in varlığını mı hissettirdiniz?

    Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz? Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz?
    Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar meydana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız? Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız?
    Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız?
    Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız. Siz ne yaptınız peki?

    Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Soroscular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan-ki ben bundan emin değilim- " Vurun Kahpeye" konseri verdiniz.

    Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, "müzik" demişti nasılsa.Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız?

    Allanıp pullanıp önüne çıkarak tek, tek arzı endam ettiğiniz o basına(!) bu defa ne söyleyeceksiniz? Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız?

    Bir açıklamanız var mı efendiler? Daha doğrusu bir "B" planınız var mı?

    Ama bana sorarsanız, sizin minik kafalarınızı böyle şeylerle yormanıza gerek de yok zaten. Zira sizin adınıza orkestra şefi düşünür, besteler, önünüze koyar ve size de yine icra-i sanat etmek kalır ki bu, yani başkalarının bestelerini okumak zaten sizin en iyi yaptığınız şey değil midir? Ne demişler "gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım".

    Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın. Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır. Sonra ne der Avrupalı, değil mi?

    Hatta bakın ne diyeceğim, asın gitsin o astsubayla uzman çavuş'u, Şemdinli'yi, Yüksekova'yı, Hakkâri'yi de belediye başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet atanmış değil. Öyle Vali'ye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir belediye başkanı ile ulemadan bir zat-ı muhterem yeter de artar bile.

    Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, fotoğraf çekin, resim yapın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun.

    Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşar'ı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, dadaşı da, sarışını da, esmeri de.

    Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler.

    Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur.


    "VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"


    bu maile gönderilen iki adet yorumuda ekliyorum CANAN YALÇIN
    20- ŞEMDİNLİ Mİ?
    BİLİRİM...NASIL BİLMEM...AMA SENİN ZAMANINDAN ÇOK ÖNCEYDİ.O ZAMAN KATIR SIRTINDA O DAĞLARDA GÖREV YERİMİZE GELDİK.ANNEMİN AÇIKTA KALAN ELLERİ GÜNEŞTEN SU TOPLAMIŞ BALON GİBİ ŞİŞMİŞTİ.LOJMANIMIZ YOKTU 2 GÖZ TOPRAK BİR EVDE-İLÇENİN EN GÜZEL EVİ-MUTFAĞI VE BANYOSU OLMAYAN KERPİÇ BİR EVİMİZ VARDI.TAAA TEPEDEN KARAKOLU VE TÜRK BAYRAĞINI GÖRÜR,AKŞAM BABAMIN GELİŞİNİ BEKLERDİK KAPI ÖNÜNDEKİ GÖLGELİKTE.ÇOĞUNLUKLA BİR ER GELİR,KOMUTANIM ARAZİYE ÇIKTI DERDİ.GÜNLER GEÇTİĞİ OLUR,GÖREMEZDİK AMA ÇOCUK ÇOCUKTUR YİNE...EVİN ÖNÜNDEKİ İNCİR AĞACININ YÜKSEKLİĞİNE BAKIP EMİR ERİNDEN, BANA "TAAA ALLAH'IN YANINDAKİ İNCİRİ KOPARIRMISIN" DERDİM.O İNCİR AĞACI NE KADAR UZUN VE ULAŞILMAZDI.
    AMA ANNEM,HER AN TETİKTE,YUKARIDAN GELEN BİR ER YA DA SİVİL GÖRSE...ACABA NASIL BİR HABER GETİRİYOR DİYE BETİ BENZİ ATIK BEKLERDİ.AMA O ZAMANLAR NE KADAR ANLAYABİLİRDİK ONU.TEK İSTEDİĞİM BABAMDI.VE GİDERKEN CEBİNDEN ÇIKARDIĞI DÜZGÜN KATLANMIŞ MENDİLİNİ,GELENE KADAR VERMEZDİM ANNEME YIKAMAMASI İÇİN.BABAM KOKUYORDU ZİRA.
    SONRA ,BİR GÜN GELİR ÖKSÜRÜĞÜNÜ DUYARDIK Kİ BU BİZE HİZAYA GEÇİN İŞARETİ GİBİYDİ
    BABAM YAKLAŞTIKÇA EVE, BİR KAÇ KEZ ÖKSÜRÜRDÜ.
    KIŞ OLUNCA YOLLAR KAPANIR,BİR BAŞINA KALIRDINIZ.BİR KAÇ MEMUR VE AİLESİ VE ÇEVRE HALKI.
    ASKERİN TAYINI İÇİN ÇOK ZAMAN KENDİ ERZAK İSTİHKAKINI VERİRDİ BABAM.SONRA HALKA TARIM NASIL YAPILIR ÖĞRETTİ.ZİRA CUMHURİYETİN İLK YILLARI ONUN ÇOCULUK DÖNEMİ...KÖY ÇOCUĞUYDU,BİLİRDİ TARIMI...BAHÇE YAPMAYI.SONRA YETİŞENLERDEN HEM ERATIN,HEM MEMURLARIN İSTİHKAKINI DAĞITIR,KÖYLÜ İSE ÖĞRENDİKLERİ İÇİN NE YAPACAĞINI ŞAŞIRIRDI BAŞEFENDİYİ GÖRÜNCE.ANNEM ŞEHİR KIZI.HASTALANDIĞI,ZORLANDIĞI ZAMANLAR EŞRAFTAN BİRİNİN KIZI GELİRDİ...ADO MADO İDİ...AMA SAÇLARI BİTLİYDİ...ANNEM ONU YIKAR, KENDİ GİYSİLERİNDEN VERİR,YENİ GİYSİLER DİKERDİ.KIZ-SANAT MEZUNU OLDUĞUNDAN GÜZEL DİKİŞ DİKER VE HERKES KOLTUĞUNA BİR PARÇA BASMA SIKIŞTIRIP ANNEME GELİRDİ VE HEMEN HERKESE YA ŞALVAR,YA ELBİSE...BİR ŞEYLER DİKMİŞTİR MUTLAKA...HAYIR DUA ALDIK.
    BABAM FIRSAT BULUNCA ERLERE BANYO VE MUTFAK İÇİN BÖLMELER YAPTIRMIŞ,YAVAŞ YAVAŞ GÖREN YERLİ HALK ANNEMİ SEYRE GELİRDİ.
    ÇOOOOK ŞEY VAR.ŞİMDİ ONLARIN CANINI KORUYAN YİNE BİR ORDU MENSUBU...O TARİHTE İSE HEM ASAYİŞİ SAĞLAYAN,HEM ÖĞRETMEN,HEM BAHÇIVAN,HEM TERZİ....UNUTMUŞUM KIZLARIN SAÇLARINI DÜZGÜN KESERDİ ANNEM...VE YIKANMAYI ÖĞRENDİLER,BİTİN KÖKÜ KAZINMIŞTI....HASILI O TARİHTE YİNE BİR ORDU MENSUBUYDU HERŞEYLERİ.
    ATIYLA ZAP SUYNUN KENARINDAKİ PATİKADAN GEÇİRİŞİNİ HATIRLARIM...METRELERCE UÇURUM VE DELİ AKAN ZAP NEHRİ...İNCECİK PATİKA...DİĞER YANIMIZ GÖKYÜZÜNE UZANAN SARP BİR YAMAÇ...HEY GİDİ GÜNLER.!
    BİR KÜÇÜK KIZ KARDEŞİMDE ORALARDA BİR YERLERDE YATIYOR.
    YUKARIDAKİ MEKTUBU OKURKEN,GIRTLAĞIMA YUMRU OTURDU YİNE, YÜREĞİM ACIDI,GÖZLERİM DOLDU...DOLDU AMA NASILSA TUTTUM BU SEFER...ZİRA AĞLAMAK YOK ARTIK...HİÇ BİRİMİZ İÇİN.!!!
    BUNCA ÇİLE NEDEN ÇEKİLİR?
    BEN SİZİ ÇOK İYİ ANLIYORUM...UZATMAMAK İÇİN KAÇ KEZ VURULDUĞUNU,NE BADİRELER ATLATTIĞINI YAZMADIM.SİZ BİR ASKER-BABA GÖZÜYLE...BEN DE BİR ASKER-KIZI GÖZÜYLE GÖRDÜĞÜMÜ YAZDIM.
    BİLİYORMUSUNUZ ?...SEVGİLİ BABAM HALA YAŞIYOR VE GÜR KAŞLARI ATATÜRK'E BENZİYOR....HALA SABAHIN ALTISINDA KALAKAR,TRAŞ OLUR,GİYİNİR VE MUTLAKA KRAVATINI TAKAR.
    BABAMLA GURUR DUYDUM HEP.
    UMARIM SİZLERDE ÇOCUKLARINIZI,ONLARDA SİZİ GÖRÜR...VE SİZE, SİZİ NE KADAR SEVDİKLERİNİ SÖYLEYECEK FIRSATLARI OLUR.ALLAH'A EMANET OLUNUZ.
    SİZİ ASKER OLMASA DA ANLAYAN ÇOKTUR...MÜSTERİH OLUN...VE HAKKINIZI HELAL EDİN...O GÜN BABAM...BU GÜN SİZİN SAYENİZDE ÖZGÜR NEFES ALIYORUZ.
    SİZE SELAM DURUYORUM VE NEZDİNİZDE TÜM ORDUMA.
    SEVGİ VE SAYGILARIMLA.
    VATAN, MİLLET SAĞOLSUN....

    Süphan Özkan
    50- Üç Beş çapulcu demişti.
    Üç Beş oldu OTUZBEŞ.
    Otuzbeş kesmedi.
    OTUZBEŞBİN yetmedi.
    O şimdi anıt mezarda yatıyor.
    OTUZBEŞBİN KALPLERDE GÖNÜLLERDE MİNNETLE.
    Biraderi çıktı meydana.
    Uzatmalı dedi görev süresini Komutanın.
    Tarikatların besledikleri verdi meyvesini.
    Açıldı soruşturma Astını savunan ÜST'e.
    VERİRİM HERŞEYİN HESABINI GEREKİRSE CANIMI.
    Gafiller titredi-sindi-pusuya yattı.
    ONLAR YATSINLAR PUSUYA .
    TÜRK HALKI SAHİP ÇIKAR ORDUSUNA.
    HÜR DOĞMUŞLAR HÜR YAŞAR.ARMAĞANINIZ VAR OLSUN.


     
Bİr Askerİn Anilari konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ulu Önderİmİzden Bİr Ani

    Ulu Önderİmİzden Bİr Ani

    12 eylül 1929 tarihinde ankara’da paris büyükelçisi Fethi Okyar’a cumhurbaskanligi genel sekreteri Tevfik Biyiklioglun’dan bir telgraf gider: “reisicumhur hazretleri fransiz hukuk fakültelerinde okutulan derslere ait kitaplarla en mufassal ve yüksek bir umumi tarihi zat-i alilerinden rica etmektedir.” Fethi bey, üç gün içinde kitaplari gönderir, arkadan yeni siparisler gelir, ernest lavisse ve...
  2. Bİr Akrebİn DoĞum Ani

    Bİr Akrebİn DoĞum Ani

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. Ani işitme kaybı nasıl bir hastalıktır

    Ani işitme kaybı nasıl bir hastalıktır

    Cevap 35: İşitme sisteminde birkaç günde, odyogramda üç komşu frekansta en az 30dB işitme kaybı meydana gelmesine Ani İşitme Kaybı denir. Kulağın “acil” hastalıklarından biridir. Sağırlık hafif, orta veya çok ağır olabilir. Genellikle tek taraftadır. Sebebi bilinmez ise de viral iç kulak enfeksiyonu olduğu sanılmaktadır ve ona uygun acil tedavi uygulanır. Ani işitme kaybında tinnitus çoğu kez...
  4. Biri orduevinde, biri askeri lojmanda;

    Biri orduevinde, biri askeri lojmanda;

    Biri orduevinde, biri askeri lojmanda ANKARA Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, MUDEKO Lojmanları içindeki dairesinde, emekli Orgeneral Şener Eruygur ise Merkez Orduevi’nde polis tarafından mahkeme kararıyla gözaltına alındı Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, içinde Kara Harp Okulu Eğitim ve Doktrin Komutanlığı, Merkez Orduevi ve Kirazlıdere mevkiinde çok sayıda komutanlığın yer aldığı geniş bir...
  5. Asker kızından güzel bir yazı ...

    Asker kızından güzel bir yazı ...

    Neden?Neden ben bu gurbet ellerdeyim? Neden burda dogdum,burda büyüdüm? Allahim isyan etmek gibi olmasin ama dayanamiyorum. Az önce koca bayragimi ellerimle bagrima basarak,Mehmetcigin söyledigi „Zap Suyu“ Siirini dinleyerek cama dogru yürüdüm... „Vatan & Bayrak“ diyor siirde. Oysa ben Vatanimdan uzak baska ellerdeyim. Bayragim özgürce dalgalanmiyor buralarda. Yabanci...

Sayfayı Paylaş