gebe
  1. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL

    Bİr Şİzofrenİn AŞki (uzun ama okuyun bence çok güzel )

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında HaYaL tarafından paylaşıldı.

    Babam öleli 12 yıl olmuştu ve ben 20 yaşına geldiğimde babasız olmanın acısını artık çok daha iyi anlıyordum. Annemle birlikte küçük ama mutlu bir dünya kurmuştuk kendimize. Mevsimlerden bahardı, sokaklarda parklarda dolaşıyordum. Bu bahar daha bir coşkulu hissediyordum kendimi. Birçok arkadaş edinmiştim. Mehmet, Can Canının kuzeni Merve ve daha birçoğu...
    Her gün belirli saatlerde buluşup eğlenceli dakikalar yaşıyorduk. Onlarla o kadar eğleniyordum ki işe dahi gitmiyordum.

    Yine işe gitmediğim bir günde yalnız başıma dolaşırken arkadaşlarımla her zaman oturduğumuz parkta gördüm onu.O kadar güzeldi ki..
    Bir süre çevresinde dönüp beni fark etmesini umdum ama bana hiç bakmıyordu. Tam umutsuzluğa kapılmışken son bir cesaretle yanına yaklaştım ve
    "Oturabilir miyim?" diye sordum. Deniz mavisi gözleriyle bakıp, küçük bir tebessümden sonra."Oturabilirsiniz" dedi. Kalbim heyecandan deli gibi çarpıyordu.
    Ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Sonra kısık bir sesle,"Adım Vedat," diyebildim. Bana dönüp "Nazlı" dedi. Bir süre sonra telefonlarımızı birbirimize verdik
    Ve ayrıldık. Akşam olanları anneme anlattım. Annem gözlerimdeki mutluluğu fark edince çok sevinmişti.


    Arkadaşları bize davet ettim

    İlerleyen günlerde Nazlı ile daha sık görüşür olduk. Zaman ilerledikçe ona daha çok bağlanıyordum. O hayatıma girdikten sonra işe gitmeye bile başlamış, diğer
    Arkadaşlarımla da daha az görüşür olmuştum. Arkadaşlar sitem edince kendimi affettirmeye, onları akşam yemeğine davet ettim. Ve hazırlık yapmak için erkenden eve
    Gittim. Anneme arkadaşlarımın geleceğini ve güzel bir yemek yapmak için hazırlığa başlamamamız gerektiğini söyledim. Akşam gelip çatmıştı. Kapı çaldı, hemen koşup açtım
    .Arkadaşlar gelmişti. Onları salona alıp sofrayı hazırlamak için mutfaktaki anneme yardıma gittim. Sofra hazırlandıktan sonra salona geçip onları içeri çağırdım.
    Arkadaşlarımı masaya alırken annemin bakışlarındaki korku ve şaşkınlık ifadesine bi anlam verememiştim. Tam arkadaşlarımı tanıtıyordum ki annem büyük bir feryatla
    Masadan ayrılıp gitti. Olanları bir türlü anlayamıyordum. Arkadaşlardan özür diledim ve yemeğe başladık. Yemeğin ve sohbetin ardından arkadaşlar gitti. Annemin odasına
    Olanları sorduğumda hiç cevap vermedi. Sadece yüzüme bakıp ağlıyordu.


    Eve gelen misafir

    Aradan 3 ay geçmişti. Arkadaşlarla ve özellikle Nazlı ile görüşmelerimiz iyice sıklaşmıştı.
    Bir ara anneme sözü Nazlı'dan açıp onunla birbirimizi ne kadar sevdiğimizi ve evlenmek istediğimizi
    Anlattım. Annem mutlu olmamdan gülüyordu. Ama gözündeki korkuyu ve acıyı hissedebiliyordum. Öbür gün iş
    Dönüşü eve geldiğimde bir misafir vardı. Tanıştık ve annem o arada kayboldu. O adam bana tuhaf sorular
    Sorup durdu.1–2 saat oturduktan sonra annem gelip misafiri yolcu etti. Anneme gelenin kim olduğunu sorduğumda
    Doktor olduğunu söyledi."Yoksa hasta mısın?" dedim. Annem doktorun benim için geldiğini ve sadece genel bir
    Kontrol yaptırmak istediğini söyledi. Sabah erken kalkıp hastaneye gittik ve birçok testten geçirildim.
    Bir kaç saat sonra doktor gelip hiçbir şeyimin olmadığını söyledi ve annemi odasına çağırdı. Akşsam eve
    Geldiğimde annemin gözleri ağlamaktan şişmişti. Ne olduğunu sorduğumda, "Bir cenazeye gittim, çok etkilendim,"dedi.




    Artık Nazlı ile hemen hemen her gün görüşüyorduk. Her geçen gün ona olan aşkım içimden taşacak gibi oluyordu. Eve erken
    Döndüğüm bir gün misafirler olduğunu gördüm. Kimse beni fark etmedi. Mutfağa gidip atıştırırken ister istemez konuşulanlara kulak misafiri
    Oldum. Konu bendim ve annemin niye böyle üzgün olduğunu o an anladım. Meğer hastane, doktor hep bu yüzdenmiş. Meğer ben şizofreni hastasıymışım
    Adını bile bilmediğim bu hastalık beni hayal dünyasında yaşamama neden oluyormuş. Misafirler gidene kadar ortaya çıkmadım
    Annem onları geçirince beni arkasında gördü ve "Bir şey duydun mu?" der gibi yüzüme bakıyordu. Ona, "her şeyi duydum," dedim.
    Kadıncağızın gözleri dolmuştu ve bana sarılarak ağladı. Ona üzülmemesini ve kendimi çok iyi hissettiğimi söyledim ama gerçekten korkmuştum.
    Bana arkadaşlarımı davet ettiğim gün hasta olduğumu anladığını söyledi.Annemin anlattığına göre benim hiç arkadaşım yoktu.Eve davet ettiğim
    Kişiler tamamen hayal ürünüydü. Annemin hazırladığı sofrada sadece ben oturmuştum ve sanki arkadaşlarım varmış gibi saatlerce o hayali varlıklarla konuşmuştum.


    Ya Nazlı da hayalse?

    Hiçbir şey umurumda değildi. Her şey, bütün bir Dünya hayal olabilirdi ama ya Nazlı... Ya o da hayalse? Bu ihtimal beni delirtmeye yetiyordu. Annem birçok ilaç getiriyor ve
    Bunların rahatlamam için olduğunu söylüyordu. Ama ben zaten rahattım. İşten ayrıldım ve aradan 3 gün geçtikten sonra dışarı çıktım. Her zaman gittiğimiz parka gittim. Arkadaşlar yine
    Oradaydı. Aslında belki oradan hiç ayrılmamışlardı. Onlarla konuşurken parktaki diğer insanların alaylı alaylı güldüğü fark ettim. O gülen insanlara,"Siz gerçek değilsiniz!" diye bağırdım.
    Ama onlar sadece gülüyorlardı. Peşimi bırakmalarını söyledim. Nereye gidersem onlarda benimle beraberlerdi. İlaçlar beni iyice dağıtmıştı. Düşüncelerimi toplayamıyordum. Arkadaşlar da yavaş yavaş
    Benden uzaklaşıyorlardı. Nazlı’yı aramaktan korkuyordum. Çünkü ararsam Nazlı diye birinin olmadığını anlayabilirdim. Bir gün dayanamayıp aradım ve her zamanki yerimizde buluştuk. Ona bir yandan
    başıma gelenleri anlatırken diğer yandan da çevredeki insanları süzüyordum.Yine bana gülmelerinden korkuyordum..Eğer bana gülüyorlarsa bu Nazlı'nın olmadığını gösterecekti.Evet çevredeki
    İnsanlar yine bana alaylı bakıyorlardı ama bu defa gülmüyorlardı. Nazlı olayı beni gün geçtikçe bitiriyordu.


    Hoş geldin güzel kızım

    Bir gün anneme Nazlı'yı eve getireceğimi söyledim. Annemin gözleri kocaman oldu. Yine bir hayali eve getireceğimden korkuyordu. Ama ben kendime güveniyordum. Nazlı bir hayal değil gerçekti.
    Annem isteksiz olsa da benim ısrarımla kabul etti. Diğer gün Nazlı'yla buluştuk ve ona ,"Seni biraz sonra anneme götüreceğim," dedim. Nazlı çok telaşlandı. Hazırlıksız olduğunu söyledi ama ben ısrar edince
    Kabul etti. Artık geri dönüş yoktu. Biraz sohbetin ardından eve doğru yola koyulduk. Sokağa gelip eve yaklaştığımızda son bir kez kulağına eğilip "Seni çok seviyorum," dedim. Eve geldik, kapıyı çaldım. Annem
    Kapıyı açtığında ben önden girip ayakkabılarımı çıkardım ve Nazlı'yı içeri aldım. Anneme bakıp gözlerimle Nazlı'yı işaret ederken kalbim duracaktı sanki. Annemin gözlerindeki yaşı görünce olduğum yere yığıldım.
    Demek yine hayaldi... Ama annemin ağzından çıkan şu kelimeler benim için o an bir dua kadar kutsaldı; "Hoş geldin, güzel kızım,"

     
  2. *şiker*

    *şiker* Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    4.088
    Beğenilen Mesajlar:
    148
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Bİr Şİzofrenİn AŞki (uzun ama okuyun bence çok güzel )
    ayyy çok güzell :(( emeğine sağlık canım
     
  3. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL
    Cevap: Bİr Şİzofrenİn AŞki (uzun ama okuyun bence çok güzel )

    Beğenmene sevindim tatlım.....
     
Bİr Şİzofrenİn AŞki (uzun ama okuyun bence çok güzel ) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. çok güzel bir yazı okuyun

    çok güzel bir yazı okuyun

    Uzak diyarlardan birinde bir ülkede, yemyeşil tepelerin arasında, kışın bembeyaz bir kar örtüsü ile, baharda rengarenk kır çiçekleri ile kaplanan bir vadi vardı. Ortasından küçük bir ırmağın geçtiği bu vadi "büyülü vadi" olarak anılırdı. Ona bu adı veren ise, vadideki ilginç bir dükkân ile, bu dükkânda yaşananlardı. Ünü ülkenin dört bir yanına yayılmış olan dükkânın adı "büyü...
  2. ikili ilişkiler hepsini okuyun bence çok güzel bir yazı...

    ikili ilişkiler hepsini okuyun bence çok güzel bir yazı...

    romantik ortam hazırlama ikili ilişkiler güzel ilişkiler ikili ilişkilerde iletişim iliskiler kronick 30-08-2006, 10:01 PM Onların kocaları Baran veya Selim değildir; çoraplarını hep oraya buraya atan kaba adamlardır :)) Sanki banyodaki kirli sepetini görmezler. Su içtiği bardak ortadadır, hatta bir sürü bardakla doludur etraf, her seferinde yenisini alır bu adam; offf Allah’ım ya sabır...
  3. okuyun lütfen çok güzel.. geniş bir dua..

    okuyun lütfen çok güzel.. geniş bir dua..

    ferahlık veren dua ferahlık veren dualar duası güzel sözler özlü bir dua dua ruhu serinletir ruhumuza ferahlık verir.. Allahım ümmetimizi gaflet uykusundan uyandır. Onları ölüm uykusundan dirilt Allahım onların liderlerini ve yöneticilerini ıslah et Allahım onların ellerini hak üzer tut onların kalplerine senin korkunu ver Onların kalplerinden kafirlerin korkularını çıkar Onların...
  4. Asla vazgeçme...Çok güzel bir öykü okuyun

    Asla vazgeçme...Çok güzel bir öykü okuyun

    evet arkadaşlar siz siz olun yaşamaya değecek bir hayat için;sevmeye ve sevilmeye değecek bir aşk için,dostluğa değer bir arkadaşınızdan asla ama asla vazgeçmeyin olurmu:) bu çok hoş bir öykü ben okudum ve sizinde okumanızı istiyorum Ewan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savaşa...

Sayfayı Paylaş