gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    Doğum Sonrası Kanama ve Perine Hijyeni

    Konu, 'Gebelik' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    doğum sonrası vajinal hijyen,doğum sonrası perine bakımı,doğum sonrası kanama,doğum sonrası oluşan komplikasyonlar,doğum sonrası uyku,doğum sonrası aktiviteler,doğum sonrası yapılıcaklar hakkında bilgiler d.jpg

    Doğum sonrası kanama birinci günde yoğun ve kırmızı olup ilerleyen günlerde pembeye, kahverengiye döner. Birkaç hafta sonra beyaz akıntı halini alır ve yaklaşık 1,5 ay devam eder. Doğum sonrası olan lohusalık akıntısı azalarak 3–6 hafta sürebilir. Bu nedenle günlük temizliğe dikkat etmek gerekir. Hijyenik pedlerin sık değiştirilip, dikiş yerlerinin kuru tutulması önemlidir. Kanama çoğalır, vücut ısısı artar ya da akıntı kötü kokulu olursa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Dikişlerden gelen bir akıntı ya da dikişlerde açılma meydana gelirse hemen hekime haber verilmelidir. Hastaneden sonra evde duş şeklinde banyo yapılabilir. Banyo sonrası dikiş yerleri iyice kurulanmalı, ıslak bırakılmamalıdır. Duş almak kan dolaşımına yararlı olacağı gibi sütün de artmasında fayda sağlayacaktır. Her tuvaletten sonra perinenin önden arkaya doğru yakınması ve kurulanması gerekir. Perine bölgesinin kuru ve temiz olmasına özen gösterilmelidir. Enfeksiyon oluşumunu önlemek için pedlerin kanama olmasa bile 3- 4 saatte bir değiştirilmesi gerekir. İç çamaşırları pamuklu ve sıkı olmamalıdır. Ayrıca iç çamaşırları her gün değiştirmeli ve ütülenmelidir.
    Hareket Aktivitesi
    Hareket etmek kan dolaşımını sağlayarak, bağırsak hareketlerini düzenler. Bu nedenle doğumdan sonraki gün bol yürüyüş yapılmalıdır. Normal doğum yapan anneler kendini iyi hissettikleri zaman ayağa kalkabilirler. Sezaryen olan anneler ise ortalama 6-8 saat sonra oda içinde ayağa kaldırılır.
    Uyku ve Dinlenme
    Dinlenme ve uyku, yeni doğum yapmış anne için çok önemlidir. Anne gebeliğin ve doğum eyleminin verdiği yorgunluğu atma arzusundadır. Yeni bir yorucu dönemin yükünü kaldırabilmesi için annenin yeterli bir istirahate ihtiyacı vardır. Gece saatlerinde annelerin mümkün olduğu kadar az rahatsız edilmesi, gündüzleri de öğle yemeğinden sonra 2 saat dinlenmeleri sağlanmalıdır.
    Depresyon
    Yeni doğum yapmış annenin hormonal durumundaki ani ve dramatik değişiklikler onu normalde kolaylıkla baş edebileceği faktörlere karşı duyarlı hale getirir. Hormonal değişikliklere ek olarak gebelik ve doğum, uyku düzeninin bozulması (Uykusuzluk), alışılmamış olaylar, bebeği, eşi ya da diğer çocukları ile ilgili anksiyete nedeniyle annenin fiziksel gücü azalır. Postpartum, hafif depresyon (ya da hüzün), birçok yeni annenin en ufak bir problem karşısında kendisini gözyaşları ile boğulmuş bir durumda bulmasına yol açar. Bazı kadınlar kendilerini kısa bir süre için yetersiz hissederler ancak bu genellikle kendilerine ve bebeklerine güvenleri geliştikçe ortadan kalkar. Uyuyamama ve depresyon 1-2 günden daha fazla sürerse, annenin postpartum psikoza girmesini önlemek için psikiyatrik yardım istenmelidir.
    Cinsel Yaşam
    Cinsel aktiviteye annenin perinesinin normale döndüğü, kanamasının sona erdiği 6.haftaya kadar başlanılmamalıdır. Çoğu annede yorgunluk, halsizlik, ağrı ve korkuya bağlı olarak cinsel istek azalır. Normal cinsel hayata dönmede eşin önemli bir desteği vardır. Bu yüzden eş bu konuya özen göstermeli, anneye duyarlı davranmalıdır. Doğum sonrası cinsel aktivite 6 hafta kadar sonra gerçekleşmelidir.
    Aile Planlaması
    Doğum sonrası dönemde anne ve baba çocuğa, doğuma ve doğurganlığa yoğunlaştığı bir dönem olduğundan aile planlanması yöntemlerinin konuşulması için uygun bir dönemdir. Doğum sonrası 6 hafta cinsel ilişki yasaktır. Bu dönem bittikten sonra doktorunuzla görüşerek sizin için uygun olan aile planlaması yöntemini seçiniz.
    EMZİRME DÖNEMİ
    Memede Meydana Gelecek Değişimler ve Bakım
    Memelerin Şişmesi ve Rahatsızlık Yaratması: Doğumdan sonra süt yapımının başlamasına bağlı olarak memelerde en çok ikinci ve yedinci günler arası şişlik ve gerginlik oluşur. Bu his anneler tarafından bir rahatsızlıkmış gibi algılansa da aslında süt üretiminin bir belirtisidir. Memeye kan ve lenf akımının artmasına bağlıdır. Bu şişlik ve gerginliğin ileride problemlere yol açmaması için bebek sık sık emzirilmelidir.
    Doğum sonrası iki gün içinde anneler çeşitli nedenlerle bebeklerini daha az emzirdiklerinden memeleri yeterli derecede boşalmaz. Sonucunda memede süt birikimi oluşur. Memenin biriken süt ile gerginleşmesi sonucu bebeğin memeyi tutması zorlaşır. Daha çok süt birikimi olur. Memeler iyice sertleşir ve ağrımaya başlar. Ağrı duyusu nedeni ile anneler bebeği daha az emzirme yoluna giderler. Bu durum memeleri daha kötü hale getirir. Bu tür memelerde mastit ve apse gelişme ihtimali oldukça fazladır. Öncelikle memelerin bu derece şişmesi önlenmelidir. Bunun tek yolu da sık emzirmekten geçer. Bu yüzden emzirmeye doğumdan sonra mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır. Sık sık emzirilerek memelerin ileri derecede şişmesi önlenmelidir.
    Tedavide en iyi yol emzirme sıklığının artırılmasıdır. Memelerin aşırı derecede sertleşmesi sonucu bebek memeyi tutamıyorsa veya tutmasına rağmen yeterli şekilde boşalma sağlanamıyorsa memeler elle veya pompa ile sıkılarak boşaltılır. Bu yöntemle memeler yumuşatılabiliyor ise geri kalan işleme bebek devam etmelidir. Sıkılarak veya pompa ile çekilerek bebeğin tutabileceği yumuşaklığa erişebiliyorsa bebek sağılan süt ile beslenmelidir. Bu tür beslenmede biberon kesinlikle kullanılmamalıdır. Sağılan süt fincan veya kaşıkla bebeğe verilmelidir. Sağma işlemine memeler yumuşayıncaya kadar devam edilir. Ayrıca emzirmeden önce ılık, nemli kompres yapılması ve yine ılık bir duş alınması süt akışını kolaylaştırır.

     
Doğum Sonrası Kanama ve Perine Hijyeni konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Doğum Sonrası Perine Bakımı

    Doğum Sonrası Perine Bakımı

    sezeryan sonrası ağda normal doğumdan sonra ağda doğum sonrası normal doğum sezeryandan sonra Perine bölgesi denildiğinde vajina girişi ile makat arasında kalan bölge anlaşılır. Doğum esnasında ve doğumdan sonra büyük öneme sahiptir. Normal doğum esnasında bölgede kontrolsüz yırtıkların olmaması için doktor tarafından bir kesi yapılır. Bu kesiye epizyotomi adı verilir. Doğum sonrası perine...
  2. Doğum sonrası kanama nekadar sürer

    Doğum sonrası kanama nekadar sürer

    Kızlar ben 20.03.2012 de sezeryanla doğum yaptım bugün 45. gün hala kanamam devam ediyor, son 2-3 gündür bitti gibiydi, ama bugün yine 2 parça pıhtılı, koyu renkli biraz kanamam oldu, merak ediyorum sizlerin ne kadar sürdü ve şekli, rengi, yoğunluğu nasıldı ?
  3. Doğum sonrası enfeksiyonlar ve tedavisi

    Doğum sonrası enfeksiyonlar ve tedavisi

    Gebelik esnasında rahmin en iç tabakasında birtakım değişiklikler söz konusu olur. Bu değişikliklerden sonra rahmin en iç tabakasına desidua adı verilir. Gebeliğin ardından farklı sebeplerden ötürü bu tabakada enfeksiyon gelişmesi mümkündür. Bu duruma da doğum sonrası rahim enfeksiyonu denilir. Doğum sonrası rahim enfeksiyonu için risk faktörleri nelerdir? Genç yaşta gebe kalmak Anne...
  4. Doğum sonrası aşırı kanama ve tedavisi

    Doğum sonrası aşırı kanama ve tedavisi

    Normal doğum yaptıktan sonra 500 mililitreden fazla, sezaryen yaptıktan sonra 1000 mililitreden fazla kanama yaşanması doğum yaptıktan sonra aşırı kanama şeklinde tabir edilir. Tıbbi literatürde ismi ise; postpartum kanama olmaktadır. Doğum yaptıktan sonra belirtilen oranlardan daha az kanama olması normal olarak kabul edilmektedir. Doğum yaptıktan sonra görülen kanamanın en yaygın sebebi...
  5. Doğum sonrası kanamalar

    Doğum sonrası kanamalar

    Rahminizden gelen kan, mukus ve dokudan oluşan akıntı loşia olarak bilinir ve loğusalığın ilk üç günü adet kanaması kadar veya daha fazla bir miktarda kanama olur. Loşianın miktarı genellikle fazladır; azalmaya başlayana dek miktarı toplam olarak yaklaşık iki bardaktır. İlk günler yataktan ani kalkmaktan dolayı birdenbire yoğun bir şekilde akar. Ancak bu kaygılanacak bir durum değildir....

Sayfayı Paylaş