gebe
  1. TİTAN

    TİTAN Forum Okuru

    Doğurganlığı Korumak İçin...

    Konu, 'Gebeliğe Hazırlık' kısmında TİTAN tarafından paylaşıldı.

    doğurganlığı korumak için, neler yapmalı, tavsiyeler, öneriler, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz [​IMG]

    Sevgili melekler,
    Evlendiniz ve anne olmayı bir süre ertelediniz.Ya da bir türlü çocuk sahibi olamıyorsunuz.Her iki durumda çocuk sahibi olabilmek için doğurganlık özelliğinizi kaybetmemeniz gerekmekte.Bunun için alınacak bazı önlemler var.Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Numan Bayazıt anlatıyor:

    Vücut ağrılığı diet ve egzersiz

    Bu önlemlerin en başında gelenlerden birisi vücut ağırlığı, diet ve egzersiz arasındaki dengenin sağlanmasıdır. Uygun diet ve egzersiz optimal üreme fonksiyonu için son derece önemlidir.Belirgin derecede düşük kilolu ya da aşırı şişman kadınlar gebe kalmada güçlükler yaşayabilirler. Kadınlık hormonu olan östrojenin büyük kısmı yumurtalıklarda üretilir. Ancak yağ dokusu da küçümsenemeyecek bir role sahiptir . Vücudunuzda bulunan östrojenin %30′u yağ hücrelerinizde dönüştürülerek ortaya çıkar. Döllenme olayı hassas hormonal dengelerin rol aldığı karmaşık bir olaydır. Bu olayın başarı ile sonuçlanabilmesi için stabil bir hormonal durum gereklidir. Bu nedenle az ya da fazla kiloların infertilite’ye neden olabilmesi şaşırtıcı bir durum değildir. Normalin %10-15 altında ya da üstünde olan vücut ağırlığı üreme sistemini kökten etkileyebilir. Bunun en güzel örneği beslenme bozukluğu olan aşırı zayıf kişilerde adet kanamalarının düzensiz oluşudur. Bu düzensiz kanamalar genelde anovülasyon yani yumurtlamanın olmaması ile bir arada seyreder. Maraton koşucuları, yüzücüler gibi ağır sporlar ile uğraşan kadınların pek çoğunda adet düzensizlikleri ve dolayısı ile infertilite sorunu mevcuttur.


    Sigara ve Alkolü Bırakın

    Genel sağlık sorunlarının yanı sıra sigara üreme sağlığı ve dinamikleri açısından da son derece zararlı bir alışkanlıktır. Özellikle erkeklerde sperm sayılarında anlamlı düşüklüğe neden olabilir. Benzer şekilde kadında yumurta kalitesini de bozabilir. Yapılan araştırmalar sigara kullanan kadınların hamile kalmaları için geçen süre sigara kullanmayanlara göre belirgin derecede uzamaktadır.Sigara gibi alkol de hem kadın hem erkek de üreme potansiyelini olumsuz etkileyen bir faktördür.Özellikle erkekte sperm sayısını azaltabilir.


    Kullandığınız ilaçlara dikkat edin

    Değişik hastalıklar için kullanılan ilaçlar da fertiliteyi etkileyebilir. Özellikle ülser ve tansiyon ilaçlarının sperm sayıları üzerine etkili olduğu bilinmektedir. Eğer bu tür bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzla bu konuyu mutlaka görüşmelisiniz. Öte yandan özellikle eczanelerde reçetesiz satılan bazı ilaçlar da erken dönemdeki bir hamileliği olumsuz şekilde etkileyebilir. Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız ve bu nedenle korunmayı bıraktıysanız herhangi bir ilacı kullanırken çok dikkatli olmalısınız. Böyle bir durumda ilaç kullanmanız gerektiğinde jinekoloğunuzun fikrini almaktan asla çekinmeyin.


    Uyuşturucu gibi maddeler kullanmayın

    İllegalite tanımı altına pek çok faktör sokulabilir. Yurdumuzda çok yaygın olmasa da özellikle gelişmiş ülkelerde madde ve uyuşturucu bağımlılığı oldukça önemli bir sorundur.Marijuana gibi uyuşturucular ya da sporcuların kullandığı doping ilaçları sperm sayı ve hareketliliğini azaltabilir.İllegalite tanımı altına sokulabilecek bir başka faktör de evli kişilerin birden fazla kişi ile cinsel ilişkide bulunmalarıdır. Üreme potansiyelini olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden birisi cinsel yolla bulaşan hastalıklarıdır. Erkekler genelde bu hastalıklar için taşıyıcı görevi görürler. İyi tanımadığı bilmediği bir kadın ile ilişkiye giren bir erkek enfeksiyonu eşine taşıyabilir. Kadında ciddi pelvik enfeksiyon gelişmesi durumunda karın içinde yapışıklıklar ve tüplerde tıkanıklık sonucu infertilite gelişebilir. Evli kişilerde sadakat fertiliteyi korumada ön sıralarda yer alan önemli bir faktördür.Bekar kişiler ise ister kadın olsun isterse erkek mutlaka cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı önlem almalıdır. Bazıları ölümcül olabilen bu hastalıklardan korunmanın en etkili yolu prezervatiftir.


    Kafein alımınızı azaltın

    Çay, kahve, kolalı içecekler,çikolata gibi maddelerin içinde bulunan kafeinin aşırı miktarlarda alınması gebelik şansını azaltmaktadır.


    İlişki sıklığı ve zamanlaması

    Her gün ilişkiye girmek gebelik olasılığını arttırmaz. Spermin ortalama 72 saat, yumurtanın ise 24-48 saat döllenme kabiliyeti devam eder. Uygun zamanda 2 gün ara ile girilecek ilişki gebelik olasılığını arttırır. Normal bir çiftin gebe kalma olasılığının en yüksek olduğu günler yumurtlamadan önceki birkaç gündür. Yumurtlama günü sadece adetler düzenli ise tahmin edilebilir. Bir sonraki adetin başlayacağı günden 14 gün önce yumurtlama olur. Buna dikkat ederek ilişkiye girildiğinde gebe kalma olasılığı (35 yaşından önce) %25’tir. Yani her ay, 4 sağlıklı çiftten ancak biri gebe kalabilir. 3 ay içinde normal yarısı, 6 ay içinde %70’i gebelik elde edebilir. Özellikle hamile kalmak isteyen bayanların ovülasyon günlerini daha kolay tespit etmelerini sağlayacak bir yol daha var. Hamilelik şansını artıran yumurtlama dönemlerinin tespitinde Tükürükten Ovulasyon Testi’ni kullanabilirler. Amerika’dan gelen Avrupa Normlarına uygunluk belgelerine sahip olan test, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylıdır.


    Doğru pozisyon ve yöntemler

    İlişki sonrası semenin vajina dışına kaçması son derece normaldir.Pek çok kadın bunu gebelik şansı açısından olumsuz bir faktör olarak yorumlar. Yine bu olayı fark ettiklerinde doğru şekilde ilişkide bulunamadıklarını ya da vücutlarının spermi kabul etmediğini düşünürler.Ancak bu doğru değildir. Semenin dışarı gelmesi ilişkinin uygun şekilde yapıldığının göstergesidir. Meninin vajina içine boşaldığını gösterir. Gerçekte siz sadece dışarı akanı görürsünüz içeride kalan ve tüplere doğru yolculuğa başlayanları göremezsiniz.
    Çocuk isteyen çiftlerde genelde önerilen erkeğin üstte olduğu pozisyonlardır. İlişki sonrası kadının en az 5 dakika sırt üstü yatması ve vajinal duştan kaçınması da diğer öneriler arasındadır. İlişki esnasında kayganlığı sağlamak amacı ile kullanılan yapay maddeler spermler üzerinde ölümcül etki yaratabileceğinden önerilmemektedir.


    Kariyer ve üremenin dengelenmesi

    İnfertilte’nin geçmişe göre daha sık görülmesinin nedenlerinden biriside kadınların çalışma hayatı içinde daha fazla yer almalarıdır. Çoğu kadın çocuk sahibi olmak için işinde yükselmeyi beklemek de bu nedenle de yaşı ilerlemektedir. Yine pek çok işveren -ki buna çok büyük holdingler de dahildir- işe alacakları bayan personele belirli bir süre gebe kalmama kısıtlaması getirmektedir.Zaman geçtikçe kadının üreme potansiyeli azalmakta ve dolayısı ile infertilite daha sık karşımıza çıkmaktadır. Aslına bakılırsa bebek sahibi olmak için en uygun zaman diye bir şey söz konusu değildir. Kadının üreme potansiyeli 20-30 yaş arasında zirvededir. 35 yaştan sonra azalan bu potansiyel 40 yaşından sonra keskin ve hızlı bir düşüş gösterir.Bebek sahibi olmak için en uygun zaman oldukça kişisel bir karardır. Ancak çeşitli nedenler ile çocuk sahibi olmayı geciktiren ya da geciktirmeyi düşünen çiftlerin karşısında başka bir problem daha vardır: Sosyal baskılar. Hemen her toplumda özellikle aile büyükleri biran önce torun sahibi olmak için baskı kurma eğilimindedirler. Medyada yer alan ve çiftlerin biran önce bebek sahibi olmasını öneren yazılar da benzer şekilde baskı unsurudur. Tüm bu faktörlerin etkisi ile yeni evli ya da uzun süre etkili yöntemlerle korunmuş çiftler daha infertilite sınıfına girmedikleri halde sırf kadın 30 yaşına geldi diye doktor doktor dolaşabilmektedirler. Rutin jinekolojik muayenelerinde ve özgeçmişlerinde şüpheli bir durum olmayan çiftlerin 35 yaşından küçük ise 1 yıl, büyük ise 6 ay korunmamalarına rağmen gebe kalamamaları infertilite yönünden araştırmalarını gerektirir.Örneğin karın içi infeksiyon veya ameliyat, testis ameliyatı geçirmiş, radyaoterapi,kemoterapi görmüş çiftlerin bu kadar beklemelerine gerek yoktur.


    Üreme potansiyeli azalıyor mu?

    Bu soru hem konu ile ilgilenen hekimlerin hem de olayla direk ilgili olan çiftlerin cevabını aradığı sorulardan biridir. Cevap kesin değildir ancak muhtemelen önerme doğrudur. Kadının evlenme yaşının artması, cinsel özgürlük ile birlikte cinsel yolla bulaşan hastalık oranlarındaki yükselme, nedeni bilinmemekle birlikte erkek de sperm sayısındaki global azalma bu durumun nedeni olabilir.Sperm sayılarındaki azalma ilginç bir global gözlemdir. Gerçekten de son 15-20 yılda tüm dünyada yaygın olarak sperm sayılarında bir azalma eğilimi dikkati çekilmektedir. Bu durumun çevresel kirlenmeden mi yoksa modern yaşamın yüklediği stres den mi kaynaklandığı belli değildir.Sevindirici olan ise üreme potansiyeli üzerindeki bunca olumsuzluğa karşın, yardımla üreme tekniklerindeki gelişmeler ve buna bağlı olarak artan başarı oranlarıdır. Yine modern insanın infertilite’yi tabu olmaktan çıkarması ve tedavi alternatiflerini bilinçli bir şekilde değerlendirmesi de kayda değer bir ilerlemedir.


     
    LALEZAR bunu beğendi.
  2. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113
    Bu önemli bilgiler için teşekkürler canım
     
    LALEZAR bunu beğendi.
  3. LALEZAR

    LALEZAR Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    26 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    6.194
    Beğenilen Mesajlar:
    2.943
    Ödül Puanları:
    113
    tşk titan, yararlı bilgilerdi..
     
Doğurganlığı Korumak İçin... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çocuğunuzun cildini korumak için

    Çocuğunuzun cildini korumak için

    bebeklerde dudak çatlaması çocuklarda dudak kuruması çocuklarda çatlaması bebeklerde kuruması cocuklarda catlamasi Hassas ciltleri ile bebek ve çocuklar kışın cilt sorunlarını daha fazla yaşarlar. Bu nedenle bebek ve çocuğunuzun cildini korumak için kış aylarında bazı özel önlemler almanız gerekir. Cildin sağlık ve yumuşaklığını koruyun Sıcak suyla banyodan kaçının. Sıcak su cildin doğal...
  2. Saçınızın rengini korumak için

    Saçınızın rengini korumak için

    Saçlarınızı boyadınız, ama ilk günlerde ki o parlak rengini yitirdi öyle mi? O halde siz Melek'lerimize, saç renginizin kalıcı olmasını sağlayacak ve rengini koruyacak çözümler sunalım :) Güneş tarafından yayılan UV ışınları, saç boyasındaki pigmentleri etkiliyor ve renklerinin zamanla solmasına neden oluyor. İşte bu nedenle koyu renk saçlar güneşin etkisiyle kızıllaşırken, sarı renk saçlar...
  3. Midemizi Korumak İçin Yapmamız Gerekenler

    Midemizi Korumak İçin Yapmamız Gerekenler

    mide sağlığı, nasıl koruruz, yapılması gerekenler, öneriler, tavsiyeler, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, Vücudumuzda en çok kullandığımız organlarımızdan biri hiç şüphesiz midemizdir.Gün içinde sürekli bir şeyler yiyip içtiğimizden dolayı da en çok zarar görme riski yine midemize aittir.Alacağımız ufak tefek önlemlerle bu zararların önüne geçebiliriz......
  4. bebeğimizi korumak için

    bebeğimizi korumak için

    slm melekler bugün nette gezinirken bir dua gözüme çarptı, okudum ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Emir sultan HZ.lerinin sabah akşam okumamızı tavsiye ettiği MUHAFAZA DUASI. hamile olan arkadaşlar, düşük riski olanlar ve yeni anne olanlar ve çocuklarına bir şey olmasından endişe edenler içinmiş bu dua. bende hemen sizinle paylaşayım dedim. bu duanın sırrı ise: her kim bu duayı sabah...
  5. Doğurganlık testini kimler yapmalı?

    Doğurganlık testini kimler yapmalı?

    Kariyer yapma arzusu sebebiyle evlilik yaşı da her geçen gün artıyor. Genellikle 30-35 yaşlarında çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlere uzmanlar, doğurganlık testi yaptırmalarını öneriyor. Bebek doğurmayı sürekli erteleyen çiftler, artık zamanının geldiği konusunda karar verdikleri anda olumsuzluklarla karşı karşıya gelip, hayal kırıklığına uğruyorlar. Bu nedenle çocuk kararından önce...

Sayfayı Paylaş