gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Edip Akbayram

    Konu, 'YerLi sanatçı biyoqrafiLeri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    29 Aralık 1950'de Gaziantepte doğdu.Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı. Bu kötü hastalığın pençesinde çocukluğunu geçiren Edip Akbayram'ın müziğe tutkusuda çocukluk yıllarında başladı. "Haftalığımdan biriktirdiği paralarla ünlü pop şarkıcılarının konserlerine gider, eve döndüğümde aynanın karşısında onların taklitlerini yapardım." diyor Akbayram o yıllar için. Çocukluk yıllarında bir orkestra kurarak amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalıştı.

    Lisede kurdukları orkestrada Pir Sultan'ın, Karacaoğlan'ın deyişleri üzerine yaptıkları besteleri çalıp söylediler. İlk plağını da lise yıllarında yaptı: ��Kendim ettim kendim buldum. İlk plağını çıkardığı grubun adı Siyah Örümcekler'di. Plakta zaten "Siyah Örümcekler-Gaziantep Orkestrası" ve "Edip Albayram ve Siyah Örümcekler" başlıkları altında iki farklı baskıyla çıktı.
    Gaziantep'ten sonra Adana ikinci adresi oldu Edip Akbayram'ın. Adana, Akbayram'ın kurduğu orkestrayla ilk sahneye çıktığı kenttir. Burada "Beyaz Saray" adlı bir gazinoda çalışmaya başdı.
    Akbayram yoksulluk içinde geçen bir çocukluktan sonra, liseyi bitirip kapağı İstanbul'a attığında yıl 1968'dir. Liseyi bitirdiği zaman hep öğrenmeyi istediği mesleğin, doktorluğun eğitimini almak için üniversite sınavlarına girdi ve diş hekimliğini kazandı. Ne var ki müzik ağır bastı ve bu meslekten vazgeçerek kendini müziğe verdi. "Zaten diş hekimi olsaydım, babamın bana muayene açacak parası yoktu ki!" diyordu sanatçı geçirdiği o yoksulluk yılları için.
    İstanbul'a geldikten sonra 1971'de Altın Mikrofon Yarışması'na katıldı.Aşık Veysel'in bir şiirinden esinlenerek gerçekleştirdiği ilk bestesi olan "Kükredi Çimenler" ile birinci oldu. 1974'te Dostlar Orkestrası'nı kurdu ve Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu.Daha sonra Kara Kuzu, Deniz Üstü Köpürür ve Garip adlı 45'liklerimle ödüller aldı ve ünü yurt çapında duyulan bir sanatçı oldu. "Aldırma Gönül" ve "Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz" adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve altın plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 250 kadar ödülü mevcuttur.
    Edip Akbayram, zirveye çıksa da müziği paraya tercih ettiği için çocukluk yıllarındaki yoksullukların benzerlerini bu dönemde de yaşadı. "Bu ülkede arabeskin altın çağını yaşadığı yıllarda asla müzikteki çizgimden ödün vermedim. Zaten 12 Eylül sonrası beni kimse çalıştırmadı. 1980'den 1984 yılına kadar, koskoca bir dört yıl. Zor yıllardı o yıllar. Kimse bana iş vermedi. Karımın bileziklerini ve alyanslarımızı sattık. 12 Eylül sonrası beni canavar gibi görmeye başladılar." diyor Edip Akbayram o yıllar için.
    80'ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı. Arabesk okumasını istediler, büyük paralar teklif ettiler. Reddetti. Sesi soluğu duyulmaz oldu müzik piyasasında. 1981-88 arasında bestelerinin TRT'de çalınması yasaklandı. Ama 90'ların ortasından itibaren, özellikle ��Türküler Yanmaz�� albümüyle yeni bir çıkış yaptı ve kendi çizgisinde sapmadan yürümeye devam ettiğini gösterdi. Can Yücel'in, Oktay Rifat'ın, Ahmed Arif'in, Vedat Türkali'nin yapıtlarından bestelediği şarkılar vardı bu albümünde.
    Edip Akbayram başlangıçtan itibaren ne yapmak istediği şöyle açıklıyordu: "Kalıcı bir şeyler yapmak istiyordum. Fikret Kızılok ve Cem Karaca'nın Anadolu ezgilerini pop çizgisinde söylemelerini örnek olarak aldım. Renk ve çizgide tamamen bir Edip Akbayram olarak geliştirdim. Toplumcu müzik yapmak istedim. Müziğimde geniş halk kitlelerinin yaşamı, sorunları olmalıydı. Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım. İnançlarımdan, düşüncelerimden, politikamdan taviz vermeden, müzik tekniğinden yararlanarak, sorunlu, yoksul, geniş halk kitlelerine ulaşmak, daha çağdaş bir şeyler yapmak istiyordum."
    Bugün geçimimi kaset ve konserlerimden gelen paralarla sağlayan sanatçının bir de iki ortaklı küçük bir inşaat şirketi bulunuyor. Çevre düzenlemeciliği, TIR taşımacılığı, küçük çapta bina yapımıyla uğraşıyor.Ayrıca, 1979 yılında Ayten hanım ile evlenen sanatçının bu evliliğinden Ozan ve Türkü adlarında bir oğlu, bir kızı var.


     
Edip Akbayram konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Edip Akbayram - Çocuklar

    Edip Akbayram - Çocuklar

    edip akbayram cocuklar edip akbayram çocuklar düşe kalka çiçekte tomurcuk tarlada başak Çiçekte tomurcuk tarlada başak Hepimizden daha yakın yaşamaya Sayrılı uykusuz ve yalınayak Koşarak oynayarak büyüyecekler Çocuklar düşe kalka oynaya güle Birgün gelip büyüyecek, yürüyecekler Petekteki balımız, gökteki yıldız Ve bizden daha yakın onlar güneşe Sevgili kardeş elele kitaplar ellerinde...
  2. Edip Akbayram - Baladız Ağıdı

    Edip Akbayram - Baladız Ağıdı

    1946'nın yazında Baladız'ın harmanları savrulur Demir Arif toprağında tozunda Ecel gelmiş kuşlar gibi çevrilir Çevrilir ağam Haciz geldi ocakları bozuyor Kimi vergi kimi sorgu yazıyor Can dayanmaz kul canından beziyor Böyle olursa demir kalmaz sivrilir Sivrilir ağam Akıl ermez şu feleğin işine Ağa olmak, paşa olmak boşuna Bir taş değer gelir bir gün başına İnsan oğlu baki değil devrilir...
  3. Edip Akbayram - Ayrılık

    Edip Akbayram - Ayrılık

    Kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni Yolu yok elinden kurtulmanın Dizlerim kesildi yıkılacağım Yolu yok kurtulmanın Ayrılık zaman değil yol değil Ayrılık aramızda bir köprü Kıldan ince kılıçtan keskin Ayrılık aramızda bir köprü Ayrılık demir çubuk gibi Sallanıyor havada Çarpıyor yüzüme yüzüme Sersemledim.
  4. Edip Akbayram - Akşamlar

    Edip Akbayram - Akşamlar

    edip akbayram akşamlar edip akbayram akşamlar indir video düşünce bu sensiz şehre hayat beni yudum yudum içiyor Ay düşünce sulara aklım fikrim karışır Gözü dönmüş bulutlar seni hatırlatır Beni kollarına alıyor akşamlar Tıpkı senin gibi sarıyor akşamlar İçten içe daraldığım Siyahlara boyandığım Ağlamaya utandığım Sensiz akşamlar Beni yudum yudum içiyor akşamlar Sanki ömrüm gibi geçiyor...
  5. Edip Akbayram - Ağıt

    Edip Akbayram - Ağıt

    Bu toprakta kalır adın Tohumların arasında Yeşilinde tarlaların Başakların sarısında Yıllar geçse de aradan Kopar gelir ırmaklardan Işır yine kurşunlanan Dostlarının yarasında Günü gelir dağa çıkar Yıldızlardan şiir çeker Kanımızı siler yıkar Suların en durusunda Bir annedir bir kardeştir Ovalarda bir ateştir Sırasında hayat verir Ölüm saçar sırasında Bayrak olur bize yarın Rüzgârıyla...

Sayfayı Paylaş