gebe
  1. narçiçeğimm

    narçiçeğimm Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    16 Kasım 2010
    Mesajlar:
    667
    Beğenilen Mesajlar:
    273
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Yüreğinin çarptığı yerdeyim

    Ezan Duası Ve Anlamı

    Konu, 'Dua Ayetler Hadis' kısmında narçiçeğimm tarafından paylaşıldı.

    Bu konu;ezan duası ve anlamı hakkında bilgi vermektedir.
    Melekler beş vakit göklerde yankılanır ve bizi Rabbimizin huzuruna namaz kılmaya çağırır ezan.Ezanı Muhammedi olarakta adlandırılır.Ezan duası nedir nasıl yapılır.Dua Ayetler Hadis bölümümüzde.

    [​IMG]

    Ezan Duası
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur."

    Okunuşu: "Allahumme Rebbe hazihi'd-da'veti't-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü'l-mîâd

    Anlamı: "Ey bu mukaddes davetin sahibi ve kılınacak namazın maliki Rabbim, Efendimiz Muhammed Aleyhisselâm'a vesile, fazilet ve geniş derece makamlarını ver. O'nu kendisine vaadettiğin en nihaî makam olan Makam-ı Mahmud'un zirvesine çıkar."

     
  2. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    Kardeşim duanın metninde DERACETEN var anlamında yok,bu kısım hadisle sabit mi yoksa daha sonramı ilave edilmiş
     
  3. ÖMER FARUK

    ÖMER FARUK Forum Okuru

    Hadisi araştırdım. Orjinalinde vedderecete rafiatil aliyeh görünmüyor. Sonradan eklendiği söyleniyor. Ekleyen belli değil.
     
  4. ÖMER FARUK

    ÖMER FARUK Forum Okuru

    CAMİUL EHADİS
    KİTABUL EZAN BÖLÜMÜ
    CEM'U'L FEVAİD (RUDANİ)
    EZAN VE KAMETİN FAZİLETİ
    1093-Câbir radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Kim ezan sesini duyduğu zaman: "Alla-hümme Rabbe hâzihid-da'veti't-tâmmetİ ves-salâti'l-kâimeti, âti Muhammedinİ'l-vesîlete vel-fadîle, veb'ashu makâmen mahmuden ke-mâ vaadiehu" (=Ey §u tastamam çağrının ve kılınacak olan namazın sahibi olan Allahım! Muhammed'e Vesile ve Fazileti ver! Kendisi ne va'd ettiğin gibi onu Makâm-ı Mahmûd üzere dirilt!" derse, Kıyamet gününde şefa atim ona helâl olur." [Buhâri ve Sünen ashabı.]
    İMAM NEVEVİ
    EL-EZKAR
    Müezzini Ve İkamet Getireni Dinleyen Kimsenin Okuyacağı Dualar Kısmı
    Ezanın bütün sözlerine uyulup ezan tamamlandıktan sonra, Peygambe-re salât ve selâm getirilir (Allahümme Salli ve Sellim alâ seyyidina Muham-med, denilir). Sonra şu dua yapılır:
    "Allahümme rabbe hazihi'd-da'veü't-tâmmeti vessalâti'i-kâimeti, âti muhammedeniivesîlete ve'I-fazîlete,veb'ashü makâmen mahmuden* illezi vaadtehu" (BUHARİ-EZAN-614)
    273/1143- Amr b. Âs'ın oğlu Abdullah'tan (Radıyaiiaha anhümâ);[1][138]
    Rasûlullah'm (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) şöyle dediğini duydum: "Siz bir müezzinin ezan okuduğunu işittiğinizde onun dediğini deyin/tekrarlayın!
    Sonra bana salevât getirin! Kim bana bir salevât getirirse Allah ona on kat fazlasıyla sevap verir.
    Sonra benim için vesile isteyin, çünkü vesile cennetteki bir mekândır/makamdır ki Allah'ın (sevgili) kullarından olana verilir. Ben o kişi olmayı umarım. Kim benim için (Allah'tan) vesile isterse ona şefaat ulaşır."[2][139]
    [3][138] Sened:
    Sahih: Müsned, 11/168, H.no:6568; Benzer rivayetler: 11/172, H.no:6601 (275/1145. hadise bk.); Ebû Dâvûd, Salât, 36, H.no:523; Timizi, Menâkıb, 1, H.no:3614 (Hadis "hasen-sahih"'tir. Hocam Buhâıi: "Abdurrahman b. Cübeyr, Kuraşî, Mısrî ve Medenî'dir. Abdurrahman b. Cübeyr b. Nüfeyr ise Şâmî'dir" der); Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrö, 1/409-410.
    Muâz b. Enes el-Cühenî'den (Radıyallahü anh) şahidi İçin 296/1166. hadise bk.
    Ebû Saîd el-Hudrî'den (Radıyaliahü anh) şahidi için 277/1147. hadise bk.
    Aynca bîr sonraki 274/1144. hadise bk.
    [4][139] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r
    [5][155] Sened:
    Sahih: Müsned, İ\V354, H.no: 14753; Benzer rivayet için bk. III/337, H.no: 14554 (Bir sonraki rivayet); Buharı, Ezan, 8; Tefsîr, 17/11; Ebû Dâvûd, Salât, 37, H.no:529; Tirmizî, Salât, 43, H.no:211 (hasen-sahih); Nesâî, Ezan, 38, H.no:678; İbn Mâce, Ezan, 4, H.no:722. Aynca bir sonraki 279/1149. hadise bk.
    278/1148- Câbir b. Abdullah'tan (Radıyaiiahu anh):[6][155]
    RaSÛlullah (Sallaltaha aleyhi ve setlem) dedi ki:
    "Kim ezanı dinleyip (bitirdiğinde) şöyle derse kıyamet günü şefaat kendisine mutlaka ulaşır/faydalı olur:
    Allahümme! Rabbe hâzihİ'd-Da'veti't-Tâmme, ve's-Satâti'l-Kâİme!
    Âti Muhammedeni'l-Vesilete ve'l-Fadîlete ve'b'ashü Makamen Mahmuden i '1-11 ezî ente veadteh."
    §Duanın tercemesi:
    "Allah'ım! Ey bu mükemmel çağrının ve yapılan duanın Rabbi! Hz. Muhammed'e vesile ve fazilet (derecesi) ver! Vadettiğin şekilde onu yüce/övgüye lâyık bir makamda hasret (dirilt)!"[7][ [8][156] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 4/214-215.
    İbn Hacer el-Askalani
    Polen Yayınları
    2. CİLT 10. BÖLÜM : EZAN
    8. Ezan Duası
    614- Câbir İbn Abdullah Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Her kim ezam işitince Bu tam çağrının ve kılınacak namazın Rabbi ey Ulu Allahım! Muhammed'e vesileyi ve fazileti ver! Onu vaad ettiğin tnakam-ı mahmûda eriştir1 şeklinde dua ederse kıyamet günü ona şefaat etmem helal olur.[9][82]
    Açıklama
    (Ezan Duası) Bu ifade ezan bitince okunacak dua anlamına gelir. (Bu tam çağrının) Buradaki çağrıdan maksat tevhid davetidir.
    (vesileyi) Vesile, büyük birine yaklaşma yolunu ifade eder. Yüksek mertebeler için de kullanılır. Nitekim İmam Müslim'in Abdullah İbn Amr'dan naklettiği şu hadiste bu şekilde geçmektedir: "Vesile, cennetteki bir mertebenin adıdır. Allah'ın kullarından sadece biri oraya erişebilir."
    (fazileti) Burada fazilet, diğer kulların üzerinde bulunan bir mertebeyi ifade eder. Ancak başka bir mertebeyi de ifade edebilir veya vesilenin açıklaması olabilir.
    (mabm-ı mahmûda) Makam-ı mahmûd, kendisinde bulunan kişinin övüldüğü makama denir. Makam-ı mahmûd, Övülmeyi gerektiren her türlü güzellik için kullanılan genel bir kavramdır. Bu konuda İbnu'l-Cevzî şöyle demiştir: "Çoğunluğa göre, makam-ı mahmûddan maksat, şefaattir."
    Hadis » Kütübü Sitte » NAMAZ BÖLÜMÜ » Ezanın Fazileti
    Fasil
    :
    NAMAZ BÖLÜMÜ
    Konu
    :
    Ezanın Fazileti
    Ravi
    :
    Cabir
    Hadis
    :
    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ezanı işittiği zaman kim: "Allahümme Rabbe hazihi`d-da`veti`t-tamme ve`s-salati`l`kaime ati Muhammedeni`l-Vesilete ve`l`fadilete veb`ashu makamen mahmudenillezi va`adtehu. (Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammede Vesile`yi ve fazileti ver. O`nu, va`adettiğin -bir rivayette va`adettiğin üzere- makam`ı Mahmud üzere ba`s et (dirilt)" derse, ona Kıyamet günü mutlaka şefaatim helal olur."
    HadisNo
    :
    2438
    B614
    حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِى حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ ، حَلَّتْ لَهُ شَفَاعَتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ » .
    Buharî'nin, Ali b. Ayyâş-Şuayb b. Ebû Hamza-Muhammed b. el-Münkedir-Câbir b. Abdullah'tan aktardığına göre, Allah'ın Resulü buyurdular ki: "EZANı duyan kişi bu sırada Allâhumme Rabbe hâzihi'da'veti't-tâmme ve's-salâtil kâimeh, âti Muhammeden el-vesîlete vel-fadîlete ve'b'ashu makâmen Mahmûden ellezî vaadtehu (= Allah'ım, Kusursuz çağrının ve kılınacak namazın sahibi olan Allah'ım, Muhammed aleyhisselâm'ın (bizlere) aracı olmasını ve üstünlükler ihsan et. Bir de kendisine va'd ettiğin Makâmu Mahmûd'u (övgülere layık yeri) verip oraya ulaştır' derse, kıyamet gününde benim şefaatime kavuşur"
    Buhari, EZAN, 8
    D529
    حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِى حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ إِلاَّ حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ » .
    Ebû Dâvûd'un, Ahmed b. Muhammed b. Hanbel-Ali b. Ayyâş-Şuayb b. Ebû Hamza-Muhammed b. el-Münkedir-Câbir b. Abdullah isnadıyla aktardığına göre, Efendimiz buyurdular ki: "EZANı duyan kişi bu sırada Allâhumme Rabbe hâzihi'da'veti't-tâmme ve's-salâtil kâimeh, âti Muhammeden el-vesîlete vel-fadîlete ve'b'ashu makâmen Mahmûden ellezî vaadtehu (= Allah'ım, Kusursuz çağrının ve kılınacak namazın sahibi olan Allah'ım, Muhammed aleyhisselâm'ın (bizlere) aracı olmasını ve üstünlükler ihsan et. Bir de kendisine va'd ettiğin Makâmu Mahmûd'u (övgülere layık yeri) verip oraya ulaştır' derse, kıyamet gününde benim şefaatime kavuşur"
    Ebu Davud, Salat, 37
    İM722
    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى وَالْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِىُّ وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِى الْحُسَيْنِ قَالُوا حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ الأَلْهَانِىُّ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِى حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ - إِلاَّ حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ » .
    ...Câbir bin AbdiHah (Ensârî)’den: Şöyle demiştir: Resûlullah (S.a.v.) buyurdu ki. EZAN sesini işitince: “Kıyamete dek dimdik duracak olan namazın ve şu mükemmel davetin Rabbı olan Allah'ım. Muhammed (S.a.v.)'e vesile ve fazilet ver; Ve Onu vâdettiğin Makamı Mahmud'a gönder.' duasını diyen hiç kimse yoktur ki, kıyamet günü onun için şefaat etmek vâcib olmasın.”
    İbn Mâce, Ezân, 4
    T211
    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلِ بْنِ عَسْكَرٍ الْبَغْدَادِىُّ وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ قَالاَ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ الْحِمْصِىُّ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِى حَمْزَةَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ إِلاَّ حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ » . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ جَابِرٍ حَدِيثٌ صَحِيحٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ حَدِيثِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ لاَ نَعْلَمُ أَحَدًا رَوَاهُ غَيْرَ شُعَيْبِ بْنِ أَبِى حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ . وَأَبُو حَمْزَةَ اسْمُهُ دِينَارٌ .
    Câbir b. Abdillah (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim müezzinin okuduğu EZANı dinledikten sonra: Allahümme Rabbe hazihidda’vetittammeti vessalatil kaimeti Ati Muhammeden elvesilete velfazilete vebeashü mekâmen mahmüden illezî veaddehû” derse kıyamet günü ona şefaat helal olur. “Ey şu tam ve mükemmel davetin ve dinimi ayakta tutacak namazın Rabbi olan Allah’ım Peygamber Muhammed (s.a.v.)’e Cennet’te vaat ettiğin övgüye layık en yüce makam ve en büyük dereceleri ver.” Tirmîzî: Câbir’in bu hadisi Muhammed b. Münkedir yoluyla geldiği için sahih hasen garibtir. Bu hadisi Şuayb b. ebî Hamza’dan başka Muhammed b. el Münkedir’den rivâyet eden birini bilmiyoruz. Ebû Hamza’nın ismi ise “Dinar” dır
    Tirmizi, Salat, 43
    T3614
    حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ حَدَّثَنَا حَيْوَةُ أَخْبَرَنَا كَعْبُ بْنُ عَلْقَمَةَ سَمِعَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ جُبَيْرٍ أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « إِذَا سَمِعْتُمُ الْمُؤَذِّنَ فَقُولُوا مِثْلَ مَا يَقُولُ الْمُؤَذِّنُ ثُمَّ صَلُّوا عَلَىَّ فَإِنَّهُ مَنْ صَلَّى عَلَىَّ صَلاَةً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ بِهَا عَشْرًا ثُمَّ سَلُوا لِىَ الْوَسِيلَةَ فَإِنَّهَا مَنْزِلَةٌ فِى الْجَنَّةِ لاَ تَنْبَغِى إِلاَّ لِعَبْدٍ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ وَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ أَنَا هُوَ وَمَنْ سَأَلَ لِىَ الْوَسِيلَةَ حَلَّتْ عَلَيْهِ الشَّفَاعَةُ » . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . قَالَ مُحَمَّدٌ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ جُبَيْرٍ هَذَا قُرَشِىٌّ مِصْرِىٌّ مَدَنِىٌّ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ شَامِىٌّ .
    Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, bizzat kendisi Peygamber (s.a.v)’den şöyle buyurduğunu işitti: “Müezzini EZAN okurken işittiğinizde onun söylediklerini aynen söyleyiniz. Sonra bana salavat getiriniz. Kim bana bir kere salevat getirirse Allah o kimseye on kere rahmet eder. Sonra bana vesileyi dileyiniz. Vesile; Cennet’te bir derecedir ki Allah’ın kullarından sadece bir kula layıktır. Onun da ben olmamı temenni ederim. Her kim bana vesileyi dilerse kendisine şefaatim helal olur.” Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.Muhammed Buhârî diyor ki: Abdurrahman b. Cübeyr, Kureşî’dir. Mısırlıdır ve Medînelidir. Abdurrahman b. Cübeyr b. Nüfeyr ise Şamlıdır.
    Tirmizi, Menâkıb, 1
    B4719
    حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِى حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ ، آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ ، وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِى وَعَدْتَهُ ، حَلَّتْ لَهُ شَفَاعَتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ » . رَوَاهُ حَمْزَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم .
    -....... Şuayb ibnu Ebî Hamza, Muhammed ibnu'1-Munkedir'den; o da Câbir ibn Abdillah(R)'tan tahdîs etti ki, Rasûlul-lah (S) şöyle buyurmuştur: "Her kim EZAN okunurken tamâmını işitip dinlediği (ve müezzinin söylediği kelimeleri söyleyip bitirdiği) zaman Allâhumme Rabbe hâzihVd-da'vetVt-tâmme ve's-salâtVl-kaaime âti Muhammeden eUvesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu makaa-men Mahmûdenellezî vaadtehu (= Yâ Allah! Ey bu tam da'vetin ve kılınmak üzere olan bu namazın Rabb'i! Muhammed'e vesîleyi, fa-dîleti ihsan et, bir de kendisine va'd ettiğin Makaamu Mahmûd'u verip oraya vardır -da şefaatçi kıl-) diye duâ ederse, o kişiye kıyamet gününde şefaatim ulaşır." Bu hadîsi Hamza ibnu Abdillah, babası Abdullah ibn Umer'-den; o da Peygamber(S)'den olmak üzere rivayet etti
    Buhari, Tefsir, (Benî İsraîl) 11
    HM14877
    حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَيَّاشٍ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِي أَنْتَ وَعَدْتَهُ إِلَّا حَلَّتْ لَهُ الشَّفَاعَةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Cabir b. Abdullah'tan (Radıyallahü anh): Rasülullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) dedi ki: "Kim EZANı dinleyip (bitirdiğinde) şöyle derse kıyamet günü şefaat kendisine mutlaka ulaşır/ faydalı olur: "Allah'ım! Ey bu mükemmel çağrının ve yapılan duanın Rabbi! Hz. Muhammed'e vesile ve fazilet (derecesi) ver! Vadettiğin şekilde onu yüce/ övgüye layık bir makamda haşret (dirilt)!"
    İbn Hanbel, III, 355
    Görüldüğü üzere vedderecete rafieh kısmı sonradan eklenmiş. Bari ekleme yapanlar hadise değil de altına yapsalardı bu kadar insan yanlış öğrenmezdi. Bidatlar ne kolay yayılıyor...
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 15 Ağustos 2013
Ezan Duası Ve Anlamı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Tesbih Namazı Duası Ve Anlamı nedir ?

    Tesbih Namazı Duası Ve Anlamı nedir ?

    Tesbih namazı duası, manası ve anlamı ile ilgili bilgiler arkadaşlarım. Namazın sonunda yapılan tespih namazının duasının içeriği ve ne anlama geldiğini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Tesbih namazı duası Tesbih namazı duası;Dört rekat namaz kilarsin, her rekatinda Fatiha suresini ve baska bir sure okursun. Birinci rekatta kiraati bitirdikten sonra, ayakta iken on bes defa:"Sübhanellahi...
  2. Rabbenağfirli duası ve anlamı

    Rabbenağfirli duası ve anlamı

    Rabbenağfirli Rabbenağfirli duası Rabbeneğfirli ayeti Melekler namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli ve Allahümme Bârik'ten sonra okunan rabbenağfirli ve anlamı sizler için paylaştım ‎"Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü'miniyne yevme yekuumül hisâab" Anlamı: Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği...
  3. Hasbiyallahü Dilek Duası ve Anlamı

    Hasbiyallahü Dilek Duası ve Anlamı

    Bu konu dilekler için hasbiyallahü duası ve anlamını içermektedir. Herkesin içinde mutlaka özlemini kurduğu bir takım dilekleri vardır. Eğer temiz bir kalple ve içtenlikle hasbiyallahü duasını okuduğuz da Allah mutlaka dileklerinizin karşılığını verecektir. Herkesin hakkın da hayırlı olan dileklerinin kabul olmasını dileyerek sizlere hasbiyallahü duasını ve anlamını paylaşıyoruz....
  4. Ferec (Kurtuluş) Duası ve Anlamı

    Ferec (Kurtuluş) Duası ve Anlamı

    bu konu ferec duası Arapça ve Türkçe anlam bilgilerini içermektedir. Okunduğun da birçok musibetten koruyan, fitnelerden fesatlardan uzak tutan dünya ve ahirette yine birçok faydasını göreceğiniz ferec duasının okunuşunu ve anlamını sizler için paylaşıyoruz. FEREC DUASI: BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM İlâhi, azum’el-belâu ve berih’al-hefâu v’en-keşef’el-ğitâu ve’ngata’er-recâu ve zâgati’l-arzu...
  5. Ya Vedut Duası okunuşu ve anlamı

    Ya Vedut Duası okunuşu ve anlamı

    Arkadaşlarım Ya vedut Diye bir dua varmış bu duanın okunuşunu ve anlamını son derece merak ediyorum. Tam olarak duada neler deniyor neler anlatılıyor. Kız arkadaşım duadan bahsediyor ama bende bilmemezliğe vermeden he şu dedim de anlamını okunuşunu ve içiriğini benimle paylaşabilecek herkese teşekküor ediyorum bekliyorum. bu arada iyi yıllak kızlar. Tamamınız Meleksiniz sitenizde melek gibi :)

Sayfayı Paylaş