gebe
  1. magical

    magical Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Aralık 2008
    Mesajlar:
    764
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum.

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında magical tarafından paylaşıldı.

    Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. -------------------------------------------------------------------------------- Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. Yüreğimi sana kanatlandırıp seni düşlüyorum kırık dökük hayallerimde.. Uzakları aşındıran kelimelerimi satırlara serip seni soluyorum mürekkebimle. Yine yokluğun düşüyor hecelerime yine yokluğun bir hançer gibi deliyor hücrelerimi.. Ne yapsam ne etsem fayda etmiyor. Sensizlikte kanayan dudaklarımı nehirlerde yıkasam da silinir mi yokluğunun acılarını ?. Zaman sanki hasretinde durmuş.. Herşey hasrete prangalı…


    Şakaklarımdan akıyor hasretinin alazları. Ayak uçlarıma düşen kangren geceyi kaldırıp yokluğunu yumrukluyorum sıvasız duvarlarda. Pervasızca yüzüme vuran yalnızlığın rüzgarları siliyor hasretinin kanla karışık terini… Olmuyor… Sensiz olmuyor işte. Hasretinde sesi kısılmış bir rüzgar gibiyim .. Yutkunuyorum acının kanlı gözyaşlarını… Yapamıyorum ne yapsam uyutamıyorum sensizliğin suskun kelimelerini… Ne zaman saçlarımı okşasa rüzgar ılık nefesin biliyorum. Ne zaman gecenin koynunu serinleten ılık bir meltem esse yüreğime doğru senin kokun diye ciğerlerimde soluyorum meltemleri.


    Bir gelsen karanlığı ezen yıldızları sayacağım birer birer.. Ne zaman seni düşünsem yıldızlar düşüyor saçlarına Bir gelsen yollarıma bir kez uğrasan gülümseyecek umutsuzluğa boyanmış geleceğim . Yokluk zindanı aşıp bir gelsen vuslatı giydireceğim ayazlara. Ah bir uğrasan şehrime seninle kır bahçesinde sıcak çaylarımızı aaaaaaarken sevincimden simitlerimizin kırıntılarıyla yavru kuşları doyuracağım.. Ellerim ellerine değdiğinde avuç içlerimin terini bırakacağım ılık meltemlerin koynuna … Bir gelsen bir dokunsan yüreğime mevsim ne olursa olsun gelişin bahar olacak dudaklarımda..


    Biliyorum imkansızlığın ötesinde seni yaşamak istiyorum.. Kana kana gülüşlerini içmek varlığının huzurunda. Hayallerimle gezinsem bir an ; kabullenip ama bir türlü ezemediğimiz gerçekler bir tokat gibi iniyor yüzüme.. Yıkılıyorum olduğum yere.Tutunmak için bir dal bir el arıyorum… Düşüyorum.. Acıyor yüreğim.. Kaldırımları öpen dudaklarımı siliyorum beyaz gömleğimle. Boynu celladın kanlı ellerinde suskunluğa vurulmuş bir mahkum gibi arkama bakmadan şehrinin karanlıklarına yürüyorum.. Ve kayboluyorum göğü çalınmış kuşlar gibi köhne sokaklarında ardında… Vuslat kelimeleri çalınmış yetim çocuklar gibi ağlıyorum yağmur bulutların avuçlarında. Kimse gözyaşlarımı görmesin diye gecenin karanlığını örtüyorum üzerime.


    Zaman akıyor gidiyor. Mevsimler değişiyor turnalar şehrimi terk ediyor.. Ama bir ben kalıyorum yokluğunda..Her düş kırıntısından sonra kirli sakallarımla vuslata isyan bayraklarını açıyorum. Yüzümü yıkadığımda aynalarla yüzleşmekten korkuyorum. Pencereleri bir açsam senin sesin diye fırlıyorum dışarıya. Ne zaman telefonum çalsa buğulu sesin diye koşuyorum. Ama her defasında yıkılıyorum olduğum yere..Gün pencerelerime vurduğunda ilk işim yokluğunda ıslanan gözbebeklerimi mandalla ipe asıp güneşte kurumasını bekliyorum.


    Biliyorum ağır aksak hayat yokuşunda hiçbir zaman seninle yürümeyeceğiz. Belki kelimeler hep dillerde saklı kalacak. Karanlıklar büyüyecek avuç içlerimizde. Ellerimiz hep yabancı kalacak birbirine. Ve yüreklerimiz hep yalancı baharlarda soluyacak isimlerimizi..Kuytu köşelerde sigaraya hasreti sarıp küllerinden umuda güller ekecegiz.. Hayat yükünü taşıyan sırtımız diye nemli duvarlara yaslanıp kendimizle dertleşeceğiz..Ağladığımızda dizlerimi arayıp seni seviyorum kelimelerini gözbebeklerimizde ıslatacağız.


    Ama ne olursa olsun hasret perdelerinden bir gün sevda türküleriyle uyanacağız vuslat sabahına.. Melek’lerin ağladığı gönül bahçelerinde delicesine gezip gülüşlerimizi delicesine soluyacağız. Sabırla umutla vuslatı bekleyecegiz. Vakit hasret zamanı. Ne olur ağlama. Ben senin icin bu satırları yazarsan hasretimize ağladım. Ne olur üzülme sen ağladığıma..Bırak aksın gözyaşlarım. Silemesem de ellerimle gözyaşlarımı yüreğimde umutlarla kurumuştur gözbebeklerim.. Ne olur dayan bu hasrete..Bir gün vuslatın bahar kokulu gecelerinde yıldızlarda gezineceğiz. Seni seviyorken ne olur gülümse…

    Birazdan yokluğunu sereceğim
    Hasretinin duvarlarına.
    Ve yüreğimi ateşleyeceğim
    Katransı yokluğuna..
    Ve gözbebeklerimi ıslatıp
    Seni sayıklayacağım
    Gecenin koynunda..
    Hasretini dudaklarımda öldürüp
    Güneşle boynuna sarılacağım
    Bahar kokulu sabahlarda.."

    alıntıdır.


     
Gecenin karanlığına yüreğimi asıp sana yazıyorum. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. sana seni yazıyorum

    sana seni yazıyorum

    Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.''Sana seni Yazmak'' Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle...
  2. Hep sana yazıyorum hurma gözlüm!

    Hep sana yazıyorum hurma gözlüm!

    Yazmanın en güzel yanı galiba, şu an senin bunları senin okuyor olman ve kalbine doldurduğum o sıcacık duygular ve dudaklarının arasındaki o gizli tebessümü görmek. Senden her ayrılışım kalbimdeki o aşkı büyütüyor. Tıpkı rüzgarların küçük ateşleri söndürüp büyük ateşleri körüklediği gibi. Sen de biliyorsun o ayrılıkların bana neler yaptığını... Biliyorsun Hurma gözlüm. Aşk tek başına...
  3. Sen Karanlıktayken Ben Geceyi Seviyorum

    Sen Karanlıktayken Ben Geceyi Seviyorum

    Sen Karanlıktayken Ben, Geceyi Seviyorum, Senin Olmadığın Akşamlarda Ömrüm Kısalıyor Sanki.. Onun İçin Bu Defa Az Kararttım Geceyi...Şimdi Ne Varlığın, Ne Yokluğun Belli.../ Bu Bulanık Siyah Hava, Seni Gizlemek..Ve Duymak İçin Yeterli.. Sana Dokunamadığım Akşamlarda, Bedenim Eriyor Sanki.. Kendime Yüklüyorum Bu Açlığın Kabahatini.. Sanki Varmışsın Da "Kızgınmışsın"...

Sayfayı Paylaş