gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Hubbi fillah ve buğdi fillah

    Konu, 'Tasavvuf' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    hubbi fillah hubbi tillah ne demek hubbe nedir Sevdiklerini sırf Allah rızası için sevmek, düşmanlık ettiklerine de sırf Allah rızası için düşmanlık etmek demektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İbadetlerin en kıymetlisi, Allah için sevmek ve Allah için düşmanlıktır.) [Ebu Davud]

    (Üç şey imanın tadını artırır: Allah ve Resulünü her şeyden çok sevmek, kendisini sevmeyen müslümanı Allah rızası için sevmek ve Allah’ın düşmanlarını sevmemek.)
    [Taberani]

    (İnsan, dünyada kimi seviyorsa, ahirette
    onun yanında olacaktır.) [Buhari]

    (Cebrail aleyhisselam gibi ibadet etseniz, müminleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirleri Allah için kötü bilmedikçe, hiçbir ibadetiniz, hayrat ve hasenatınız kabul olmaz!)
    [Ey Oğul İlm.]

    Allahü teâlâ, Hz.Musa’ya sordu:
    - Ya Musa, benim için ne işledin?
    - Ya Rabbi, senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekat verdim, zikrettim.

    - Ya Musa, kıldığın namazlar, seni Cennete kavuşturacak yoldur, kulluk vazifendir. Oruçların, seni Cehennemden korur. Verdiğin zekatlar, kıyamette, sana gölgelik olur. Zikirlerin de, o günün karanlığında, sana ışıktır. Bunların faydası sanadır. Benim için ne yaptın?

    - Ya Rabbi, senin için ne yapmak gerekirdi?
    - Sırf benim için dostlarımı sevip, düşmanlarıma düşmanlık ettin mi?

    Musa aleyhisselam, Allahü teâlâyı sevmenin, Onun için olan en kıymetli amelin, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillah olduğunu anladı.
    (Mektubat-ı Masumiyye)

    Cenab-ı Hak, Hz. İsa’ya da vahyetti ki:
    (Eğer yerlerde ve göklerde bulunan bütün mahlukların ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [K.Saadet]
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
    (Sevgi, sevgilinin dostlarını sevmeyi, düşmanlarına düşmanlık etmeyi gerektirir. Bu sevgi ve düşmanlık, aşıkların elinde ve iradesinde değildir. Seviyorum diyen bir kimse, sevgilisinin düşmanlarından uzaklaşmadıkça sözünün eri sayılmaz. Buna yalancı denir. Sevgi, sevgilinin her şeyini sevmeyi gerektirir. Büyükler, (Sevdiğin zatı inciten kimseye gücenmez isen, köpek senden daha iyidir) demişlerdir. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allah’tan uzaklaştırır. Onun düşmanlarından uzaklaşmadıkça, sevgiliye dost olunmaz.)
    [c.4, m.29]

    (Muhammed aleyhisselama uymak için, Onu tam ve kusursuz sevmek lazımdır. Tam ve olgun sevginin alameti de, onun düşmanlarını düşman bilip sevmemektir. Sevgiye müdahene [gevşeklik] sığmaz. İki zıt şeyin sevgisi bir kalbde, bir arada yerleşemez. Cem-i zıddeyn muhaldir. Yani iki zıddan birini sevmek, diğerine düşmanlığı gerektirir.)
    [m. 165]

    (Doğru imanın alameti, kâfirleri düşman bilip, onlara mahsus olan ve kâfirlik alameti olan şeyleri yapmamaktır. Çünkü İslam ile küfür, birbirinin aksidir. Bunlardan birisine kıymet vermek, diğerine hakaret ve kötülemek olur. Allahü teâlâ, habibi olan Muhammed aleyhisselama, İslam düşmanları ile savaşmayı ve onlara sertlik göstermeyi emrediyor. Allahü teâlâ, kâfirlerin, kendi düşmanı ve Peygamberinin düşmanı olduklarını bildiriyor. Allah’ın düşmanlarını sevmek ve onlarla kaynaşmak, insanı Allah’a düşman olmaya sürükler. Bir kimse, kendini müslüman zanneder, Kelime-i tevhidi söyleyip, inanıyorum der. Namaz kılar ve ibadet yapar. Halbuki, bilmez ki, böyle, [Allah’ın dostlarını sevmemek veya Allah’ın düşmanlarını “şu iyilikleri de var” diye sevmek] gibi çirkin hareketleri, onun imanını temelinden götürür.) [m. 163]

    Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
    (Kâfirleri sevmemek Kur’an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur’an-ı kerime uymamız farzdır.)
    [m.29]

    Kâfirleri sevmeyi haram eden âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyle:
    (Allah’a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa da, Allah’ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez.) [Mücadele 22]

    (Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.)
    [Âl-i İmran 28]

    (Ey iman edenler, Yahudileri de, Hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar,
    [İslam’a olan düşmanlıklarında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51]

    (Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin, onları sevmeyin!)
    [Mümtehine 1]
    Allahü teâlâ, Eshab-ı kiramı, (Kâfirlere gadab ederler, birbirlerine merhametlidirler) diye övmektedir. (Feth 29)

    Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
    (Allahü teâlâyı sevmeyen ve Onun düşmanlarını düşman bilmeyen, hakiki iman etmiş olmaz. Müminleri Allah için seven ve kâfirleri düşman bilen, Allah’ın sevgisine kavuşur.) [İ.Ahmed]

    (Allahü teâlânın dostunu seven, düşmanına buğzedenin imanı kâmildir.)
    [Ebu Davud]
    (İsyan edenlere düşmanlık ederek, Allahü teâlâya yaklaşın!) [Deylemi]
    (Bir kavmi sevip de onlarla dostluk kuran, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberani]

    Halife Ömer’e, (Hire’li bir hıristiyan var. Çok zeki, yazısı da çok güzel, bunu kendine katip yap) dediler. Kabul etmedi. Aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyup, (Mümin olmayan birini dost edinemem) dedi

    Ebu Musel Eşari hazretleri anlatır: Halife Ömer’e dedim ki:
    - Hıristiyan katibim çok işe yarıyor.
    - Niçin, bir müslüman katip kullanmıyorsun?(Ey müminler! Yahudi ve hıristiyanları sevmeyin) âyetini işitmedin mi?
    - Dini onun, katipliği benim.
    - Allahü teâlânın hakir ettiğine ikram etme! Onun zelil ettiğini aziz eyleme! Allah’ın uzaklaştırdığına yaklaşma!
    - Basra’yı onunla idare edebiliyorum.
    - Hıristiyan ölürse ne yapacaksan, şimdi onu yap! Hemen onu değiştir!
    Kâfirleri sevmemek gerekir ise de, dinimizin emri gereği, onlara eziyet etmek, kalblerini incitmek haramdır. Sevmemek ayrı, onları üzmek ayrı şeydir. Onlarla ticaret yapılır, aldatılmaz, kötülük yapılmaz. Herkese olduğu gibi onlara da iyi davranmak lazımdır. Hatta hidayete kavuşmaları, müslüman olmaları için dua da edilir.

    Dinimizde ırk üstünlüğü yoktur. Bir hadis-i şerifte, (İnsanlar [insan olarak] bir tarağın dişleri gibi eşittir) buyurulmuştur. (İbni Lâl)

    Bunun için kâfir de olsa, bir kimseden kendini üstün görmek caiz değildir. Çünkü kâfir, müslüman olup ebedi saadete kavuşabilir, müslüman da, Allah korusun küfre düşüp Cehennemlik olabilir.


     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Hubbi fillah ve buğdi fillah
    emeğine sağlık
     
Hubbi fillah ve buğdi fillah konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ve Fırtınalar

    Ve Fırtınalar

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Ve Kartvizitler

    Ve Kartvizitler

    kartvizite ne yazılır yılbaşı kartvizitleri Nerede, nasıl ve ne şekilde toplandığı ve saklandığı farklılık gösterebilir ama iş hayatındaki herkesin bir kartvizit koleksiyonu olduğu bir gerçek. Yüzlerce kart, hatta daha fazlası. Bu kartları elinize alın, sonra tek tek bu kartlara bakın. Kartın üzerinde ismi yazan kişiyi acaba hatırlayabildiniz mi? O gün, o toplantıda tanıştığınız kişilerden...
  3. Ve Postmodernizm...

    Ve Postmodernizm...

    POSTMODERNİZM Postmodernizm tartışmaları teori alanında modernist sanat biçimleri ve pratiklerinden koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel yapıntıyı tanımlayan mimari, edebiyat, resim vb. alanlarda yeni “postmodern” kültür biçimlerinin işaretleri olarak başladı. Bu tartışmalar zamanla diğer bir çok alanlara da yansımıştır. Bu alanlarda birisi de eğitimdir. Postmodernizm bilgi, doğru ve...
  4. Ve hayat..

    Ve hayat..

    Hayat hernedense anlamını kaybetmiş benim için Minimum anlarım canlanıyor gözümde mutlu oluyorum,seviniyor,üzülüyorum Sebebini bir türlü soramadım kendime Neydi yaşadığım korkaktım belkide... Yüzleşemedim kendimle.. Koskoca çölde önemsiz bir kum tanesi gibiyim sanki deniz beni alıp götürsün ait olduğum yere diye bekliyorum amansızca...! Saçmadır hayat amaçsızdır sevmeyince.. Peki...

Sayfayı Paylaş