gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.171
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    İlyada'nın Öyküsü,İlyada Destanınınn Yazılışı, Homeros'un yazdığı destan

    Konu, 'Eski Uygarlıklar' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    yunanistan yazılışı truvalı aşil ilyada tam metin ilyada efsanesi destanı tam metin ILYADA, Eski Yunan'da, şair Homeros'un {bak. HOMEROS) yazdığı varsayılan büyük bir destandır. Bir başka Homeros destanı olan Odysseia ile birlikte, batı edebiyatının en eski örneği ve tüm zamanların en güzel şiirlerinden sayılır. Hem îlyada hem de Odysseia, Truva Savaşı ve bu savaşta yer alan insanlarla ilgili söylenceleri dile getiren, koşukla yazılmış destanlardır {bak. Destan). Tarihçiler Yunanistan'daki Akhalar (Akalar) ile Batı Anadolu'da yaşamış olan Truvalılar arasındaki bu savaşın yaklaşık İÖ 1199'da geçtiği görüşündedir. Akhalar'ın Truva'yı kuşatmalarının ise 10 yıl sürdüğü sanılmaktadır. Bu konuda o kadar çok öykü ve söylence vardır ki, hangisinin gerçek hangisinin uydurma olduğunu bilme olanağı yoktur {bak. Truva Savaşi).
    Yunanca'da Truva'nın bir adının da İlios olmasından dolayı Homeros'un destanı İlyada adını aldı. Homeros, yaşadığı dönemde herkesin bu öyküyü bildiğini düşünerek, Truva kuşatmasını baştan sona anlatmaz; savaşın 10. yılında sadece dört gün içinde geçen olayları anlatır. Savaş nerdeyse bitmek üzeredir. Truva efsanesinin bu bölümü "Aşil'in Öfkesi" olarak bilinir.

    İlyada'nın Öyküsü
    Kral Agamemnon, Truva Savaşı sırasında Akhalar'ın (ya da Yunanlılar'ın) başkomutanıydı. Kralın en yiğit ve başına buyruk savaşçısı olan Asil, kimseye boyun eğmeden, kendi bildiğince hareket ediyordu. Aşil'in savaşta kaçırdığı Briseis adında Truvalı bir kız yüzünden Asil ile Agamemnon arasında anlaşmazlık çıktı. Tutsağı olan bir kızı babasına geri vermeye razı olan Agamemnon, onun yerine Aşil'in sevdiği Briseis'i istiyordu. Agamem-non'a boyun eğmek zorunda kalan Asil, kızı ona verdi. Ne var ki, hırsını alamayarak savaştan çekildi. Agamemnon'u cezalandırması için, deniz tanrıçası olan annesi Thetis'i çağırdı. Thetis, tanrıların kralı Zeus'tan yardım istedi. Böylece çok geçmeden yalnızca Asil ve Agamemnon değil, tanrı ve tanrıçalar da bu kavgaya karıştı.
    Tanrıların işe karışması Yunan askerlerini telaşlandırdı. Agamemnon, gördüğü bir düşe aldanarak, ordusuna artık Yunanistan'a dönüleceğini bildirdi. Askerlerin Truva'yı ele geçirmeden dönmek istemeyeceklerini sanar-ken, onların gitmeye can attıklarını görmek onu düş kırıklığına uğrattı. Yunanlı komutanlar orduyu yeniden savaş düzenine sokmakta güçlük çektiler. Bütün bu olaylar Yunan ordusunun savaş gücünü ve birliğini zayıflatmıştı.
    İki ordu arasında savaş yeniden başlarken, Paris'in kardeşi Hektor, savaşın nedeni Paris'in Sparta Kralı Menelaos'un kansı Helen'i kaçırması olduğuna göre, anlaşmazlığın Paris ile Menelaos arasında dövüşle çözümlenmesini önerdi. Bu dövüşte tam Paris yenilecekken, annesi olan tanrıça Afrodit onu son anda kaçırarak kurtardı. Böylece ordular arasında bir kez daha savaş başladı.
    Truva alanında her iki tarafın savaşçıları göğüs göğüse, yiğitçe çarpıştılar. Ne var ki, asıl kahramanlar ortada yoktu. Asil savaşa katılmama kararında diretiyordu; Truvalı Paris ise yenilginin acısını dindirmeye çalışıyordu. Truvalılar'ın en yiğit savaşçısı Hektor, kardeşi Paris'ten hesap sormak ve karısını görmek için geri çekilmişti. Hektor ve Paris sonunda savaş alanına döndükleri zaman, Truvalılar Akhalar'dan biraz daha güçlü durumdaydı. Cesareti kırılan Agamemnon, Aşil'in savaşa dönmesini sağlamaya karar verdi. Aralarındaki anlaşmazlığı gidermek amacıyla ona bir mektup gönderdiyse de Asil onun isteğini reddetti.
    Asil olmasa da Yunanlılar savaşı sürdürmek zorundaydı. Durum iyice kötüye gidiyordu. Agamemnon'la birlikte birçok savaşçı yaralanmıştı. Truvalılar'ın kıyıdaki Yunan gemilerine ulaşması an meselesiydi. Tam bu sırada Yunanlılar'ı koruyan tanrılar işe karışarak onları engelledi. Bunlardan yılmayan Truvalılar sonunda bir Yunan gemisini ateşe vermeyi başardılar. Aşil'in çok sevdiği dostu Patroklos olağanüstü bir cesaretle Truvalılar' in, gemilerin tümünü yakmasını engelledi. Bunun üzerine Asil kendi zırhını Patroklos'a vererek onun bu zırhla savaşa katılmasını önerdi. Geri çekileceklerini düşündüğü Tru-valılar'ı izlememesi için arkadaşını uyardı. Ne var ki, Patroklos savaş heyecanıyla onların peşine düştü ve Hektor, insanların yazgısını belirleyen tanrıların yardımıyla, onu öldürdü. Truvalılar zaferin coşkusuyla Patroklos'un zırhını kentte dolaştırdılar. Yunanlılar, Patroklos'un ölüsünü onların elinden almayı başardı.
    Patroklos'un ölümünden çok acı duyan Asil, bunun hesabını Truvalılar'a ödetmeye kararlıydı. Onu avutmak için gelen annesi Thetis, Aşil'e yeni bir zırh armağan etti ve öcünü almasına yardım edeceğine söz verdi. Asil vakit geçirmeden savaşa katıldı. Bu amansız savaşa bütün tanrılar karışmıştı. Asil çok sayıda düşmanını öldürdükten sonra sonunda, Truva surlarının dibinde Hektor'la karşı karşıya geldi. Bu son vuruşmada Hektor yenilerek öldürüldü. Asil, Hektor'un ölüsünü arkası "da sürükleyerek, arabasıyla Truva'nın çevresinde üç kez dolaştı.
    Homeros'un öyküsü, Yunan tarafında Patroklos'un cenaze töreniyle ve Truva'da yaşlı Kral Priamos'un, oğlu Hektor'un ölüsünü fidye karşılığı geri alışıyla son bulur. İlyada böylece sona erse de Homeros'un okuyucuları, Paris'in sonradan Aşil'i öldüreceğini ve Truva'nın öyküsünün kentin yerlebir olmasıyla son bulacağını bildikleri için, yüreklerinde gelecekteki acıların ve sorunların ağırlığını duyarlar.

    Destanın Yazılışı
    Günümüze ulaşan en eski yapıt olsa da, Homeros'un büyük Truva efsanesinin yalnızca bir bölümünü anlatmış olması ve sonrasını okuyucuların bildiğini varsayması, İlyada'mn Yunanca yazılmış ilk edebiyat ürünü olmadığını gösterir. Homeros'un bu destanından yıllarca önce, Truva Savaşı'na ilişkin pek çok öykünün anlatıldığı sanılmaktadır. Bu konuyla ilgilenen bazı uzmanlar İlyada'mn yetenekli bir yazarın derlediği bir baladlar ya da destanlar bütünü olduğunu ileri sürer. Homeros diye birinin hiçbir zaman yaşamadığı, Homeros adının, destanda yer alan baladları söyleyen, adı belli olmayan kişiler için kullanıldığı kanısında olanlar da vardır. Ne var ki, yapıtın tamamını okuyanlar bunu yazanın yalnızca bir kişi olabileceğini kavramakta güçlük çekmezler.
    Yaklaşık olarak İÖ 8. yüzyılda yazılan 24 bölümlük İlyada destanı altılı ölçüyle yazılmış toplam 15 bin dizeden oluşur.


     
İlyada'nın Öyküsü,İlyada Destanınınn Yazılışı, Homeros'un yazdığı destan konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bekleyişin Öyküsü

    Bekleyişin Öyküsü

    Bekleyişin Öyküsü Günler güz yaprakları gibi birer bir er dökülürken ayaklarımın Dibine ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. SEN YOKTUN... Binlerce adim attım bu kentin sokaklarında her köseyi her parkı her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmis her kaldirim tasinda senin adini aradim. SEN YOKTUN... Evlerin duvarlari birer bir er üzerime yikildi her bir...
  2. tarihlerin yazılışı

    tarihlerin yazılışı

    tarihlerin yazılışı tarih yazılış biçimleri tarih yazılışları yazılış biçimlerine göre çeşitleri yüzyılların yazılışı "gelir gelmez herşeye karışıyor"gibi olmazsam bir önerim olacak...sitede günün tarihi yazılırken ,örneğin 01-24-2008 de olduğu gibi önce "ay-gün-yıl"sıralamasıyla yazılıyor ...bildiğim kadarıyla "gün-ay-yıl" yani 24-01-2008 şeklinde yazılmalı :sad:...
  3. Dizinin Öyküsü

    Dizinin Öyküsü

    1. BÖLÜM Operasyon büyük bir yolcu gemisinin limana yanaşmasıyla başlar. Yolcular arasında görünen Yıldız, havalı ve güzel bir kızdır. Elinde bir çanta bulunmaktadır. Gümrükten geçip taksilere doğru gider ve o sırada yakışıklı polis Murat atılır. Murat, taksi şoförü kılığındadır. Kızı taksiye alıp yola çıkarlar. Cemil ve adamlarıyla buluşmak için Levent�te bir barın önüne yanaşırlar. Yıldız...
  4. Besmelenin arapça yazılışı

    Besmelenin arapça yazılışı

    Arapça Besmele Yazılışı Besmelenin arapça yazılışı Tüm Melek'lerimize ve bizi ziyaret eden siz sevgili misafirlerimize hayırlı günler diliyor ve bu yazımızda Euzu Besmele'nin Araçpa yazılışını ve Euzu Besmele'nin anlam ve okunuşunu sizlerle paylaşıyoruz Melek'ler. Besmele arapca yazılışı şu şekildedir; bismillahirrahmanirrahim yazısı arapca; بِسْـــــــــــــــــــــ ـمِ...
  5. Ülke bayraklarının İngilizce yazılışları nasıldır

    Ülke bayraklarının İngilizce yazılışları nasıldır

    Ülke bayraklarının İngilizce yazılışları nelerdir tüm ülkeleri içerirse çok iyi olur.

Sayfayı Paylaş