gebe
  1. AV. GÖKHAN ARICAN

    AV. GÖKHAN ARICAN Moderator

    Kayıt:
    22 Aralık 2011
    Mesajlar:
    176
    Beğenilen Mesajlar:
    8
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    ANKARA

    Iş hukukunda ibra sözleşmesi

    Konu, 'Toplu İş Hukuku' kısmında AV. GÖKHAN ARICAN tarafından paylaşıldı.

    İş hukukunda ibra sözleşmesi, ibraname adıyla yaygın bir uygulama alanı bulmaktadır İbraname, sözlük anlamıyla, aklama belgesi; alacaklının borçludan her türlü alacağını aldığını ve böylece borçludan her hangi bir alacağı kalmadığını ve onu ibra ettiğini gösteren belgedir.[FONT=&amp][1][/FONT] Bununla birlikte gerek öğretide gerek uygulamada ibraname, bir borcun tam ya da kısmen ifa edilmeden sona ermesini sağlayan özel sukut nedeni olarak kabul edilmektedir.[FONT=&amp][2][/FONT] İşçi, emeği karşılığında aldığı ücret ve diğer parasal hakları ile kendisinin ve ailesinin geçimini temin etmektedir. Bu açıdan bakıldığında bir işçinin nedensiz yere işvereni ibra etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. İş hukukunda ibra sözleşmeleri dar yorumlanmalı ve borcun asıl sona erme nedeni ifa olarak ele alınmalıdır.[FONT=&amp][3][/FONT] Borcun tatmin edilemeyen sona erme şekillerinden biri olan ibra sözleşmelerine İş hukuku açısından sınırlı biçimde değer verilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun[FONT=&amp][4][/FONT] 420. maddesinde, işçi ve işveren ilişkileri açısından ibra sözleşmesine dair bazı kurallara yer verilmiştir. Bahsi geçen düzenleme de, işçilik alacaklarını sona erdiren ibra sözleşmelerinin sınırlı biçimde ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bu itibarla Borçlar Kanunun irade bozukluğunu düzenleyen 30-39. maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade bozukluğu hallerinin İş Hukukunda ibra sözleşmeleri bakımında çok daha titizlikle ele alınması gerekir.

    Borçlar Kanunumuzun 420. maddesine göre; işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin;

    - yazılı olması,
    - ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması,
    - ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi,
    - ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması


    şarttır.
    Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

    İş ilişkisinin devamı sırasında düzenlenen ibra sözleşmeleri de geçerli değildir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak ya da bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmiş sayılmalıdır. Öte yandan yazılı yapılması öngörülen ibra sözleşmesinde ibra edilecek alacağın tür ve miktarının da belirtilmesi, ayrıca ödemelerin mutlak surette banka kanalıyla, noksansız yapılmış olmasının ibranamenin geçerliliği açısından gerekli görülmesi ibra sözleşmelerinde işçinin lehine olan ve yeni borçlar kanunu ile getirilmiş olumlu düzenlemelerdir.

    Ayrıca ibra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi de mümkün değildir.

    Yine yukarıda belirttiğim üzere miktar içeren ibra sözleşmelerinde, alacağın tamamen, noksansız ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir.




    [HR][/HR] [FONT=&amp][1][/FONT] Prof. Dr. Ejder YILMAZ, Hukuk Sözlüğü, 7. baskı, sh. 505

    [FONT=&amp][2][/FONT] Feyzioğlu, F.N: Borçlar Hukuku Umumi Hükümler, Cilt II, İstanbul 1969, sh. 351

    [FONT=&amp][3][/FONT] Yargıtay 9.Hukuk Dairesi Esas No: 2007/16918, Karar No: 2008/10275, Karar Tarihi: 25.04.2008

    [FONT=&amp][4][/FONT] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 11.1.2011 tarihinde TBMM'de kabul edilmiş ve 4.2.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

     
Iş hukukunda ibra sözleşmesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Eskİ Bİr İbranİ Hİkayesİ

    Eskİ Bİr İbranİ Hİkayesİ

    Bir zamanlar dağda, kızgın güneşin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış. “Bu hayattan bıktım artık. Yontmak! Devamlı mermer yontmak... öldüm artık! Üstelik bir de bu güneş, hep bu yakıcı güneş! AH! Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde her şeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” Diye söylenir dururmuş yontucu. Bir...
  2. ışın

    ışın

    Bir aydınlatma kaynağından çıkan ışık demetinin gözlerini kamaştırdığını görmek, sahip olduğu makam, mevki ve malla yahut yetenekleriyle aşırı derecede gururlanmaya, kendini aşırı derecede beğenmekten dolayı objektif karar verememeye, İnsanın görüş gücünnü etkileyen şua ve dış etkiler, egoistliğe ve görüş ve düşünce kısırlığına, Işınlanarak bir cismin yer değiştirdiğini görmek göz...
  3. Dedektiflik Sözleşmesi

    Dedektiflik Sözleşmesi

    DEDEKTİFLİK SÖZLEŞMESİ Bu iş akdi...................(bundan sonra başvurulan olarak anılacaktır) ile................................ (bundan sonra başvuran olarak anılacaktır) arasında imzalanmıştır. Başvuran tarafından yapılması istenen işin konusu...........(araştırma/takip/delil toplama/kayıp oto/kişi araştırılması vb) dur. 1.) Bu iş akdi (1) asıl başvurulan, (1) asıl başvuranda kalmak...
  4. İdare Hukuku - Yabancılar Hukuku

    İdare Hukuku - Yabancılar Hukuku

    Yabancı, bir devletin ülkesinde bulunan ve o devletin vatandaşlığını iddiaya hakkı olmayan kimsedir. Yabancılar hukuku ise, belli bir ülkede yabancıların sahip oldukları hakları ve ödevleri düzenleyen hukuk dalıdır. Yabancılarla ilgili eylem ve işlemler (örneğin yabancıya oturma veya çalışma izni verilmesi, yabancının sınırdışı edilmesi, vs.) idarî makamlardan (özellikle İçişleri...
  5. İdare Hukuku - Vatandaşlık Hukuku

    İdare Hukuku - Vatandaşlık Hukuku

    Vatandaşlık (daha doğru bir deyimle tabiiyet) bir kişiyi veya şeyi devlete bağlayan hukukî ve siyasî bağa verilen isimdir. Vatandaşlık hukukunun başlıca inceleme konusu vatandaşlığın nasıl kazanılması ve kaybedilmesidir. Vatandaşlığın gerek kazanılması, gerek kaybı birçok hâlde Bakanlar Kurulu kararı olur. Bu karar tamamıyla bir idarî işlemdir ve Danıştayın yargısal denetimine tâbidir....

Sayfayı Paylaş