İstanbul’un koruları

Konu, 'Memleketim' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.271
    Beğenilen Mesajlar:
    596
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    ayazağa istanbulun neresinde istanbuldaki korular istanbul koruları beykozdaki korular istanbul un koruları
    Emirgan, Yıldız, Ayazağa, Fethi Paşa ve Hidiv gibi koruluk alanlar, kentin gürültü ve karmaşasından kaçan İstanbullulara nefes alma olanağı sağlıyor.

    [​IMG]

    Yüzlerce yıllık tarihe tanıklık eden, Osmanlı dönemine ait önemli köşk ve sarayları barındıran, hanedanın dinlenme, avlanma ve gezi alanlarını da oluşturan koruluklarda, yüzlerce egzotik ve nadir bitki türü yer alıyor.


    AYAZAĞA KORUSU

    Sultan II. Mahmud döneminde (1808-1839) Hazine-i Hassa’ya ait olan ve padişahın sık sık avlandığı Haznedar Çiftliği’nin koruluğunu da barındıran Ayazağa Korusu, yaklaşık 8 hektarlık alanıyla çınar, ıhlamur, saplı meşe, at kestanesi ile akçaağaçların yanı sıra diğer korulardakinden farklı boy ve çapta dişbudak ağaçlarıyla dikkat çekiyor. Ayazağa Kasırları ve Av Köşkü’nü de barındıran yaklaşık 1300 ağaçlık koru içerisinde, tamamlandığında Türkiye’nin en büyük kültür merkezi olacak Ayazağa Kültür Merkezi inşaatına devam ediliyor.

    Bebek ile Rumelihisarı arasında, Sultan Abdülaziz döneminin Osmanlı Hariciye Nazırı Arifi Paşa’nın adıyla anılan 22 dönümlük korunun içerisinde zamanla yaşanan yapılaşma sonucu büyük bölümü kaybedilirken, Boğaziçi Üniversitesi yerleşkesine doğru çıkan yamaçtaki küçük bir bölümü bugün varlığını sürdürebiliyor.

    Büyük bir kısmı inşaatlarla kapatılan ve küçük ağaç kümeleri şeklinde ayakta kalan aynı bölgedeki Ayşe Sultan Korusu’nda ise Himalaya sediri, servi, mavi atlas sediri, erguvan, defne, ceviz, acem dutu, dişbudak, dağ akçaağacı, Macar meşesi, sakız ağacı gibi nadide ağaçlar bulunuyor.

    EMİRGAN KORUSU
    Bizans döneminde “Kyparates” adıyla anılan ve Baltalimanı’ndan İstinye’ye kadar uzanan geniş bir araziyi kapsayan bir servi ormanı olan bugünkü Emirgan Korusu’nun ismi de IV. Murat’ın İran seferinden dönerken yanında getirdiği Emirgune’nin oğlu Tahmasb Kulu Han’dan geliyor.

    “Emirgune Bahçesi” ve “Mirgün Bahçesi” diye de adlandırılan 472 bin metre karelik bu korunun içinde iki su göleti ile İstanbul Büyükşehir Belediyesince, halka açık şekilde işletilen Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk de yer alıyor. Çevresi duvarlarla çevrili olan Emirgan Korusu’nda 120’yi aşkın bitki ve ağaç türü arasında fıstık ç**** kızılçam, Halep ç**** ağlayan çam, veymut ç****sahil ç**** Japon kadife ç**** Londra ç**** Avrupa, mavi ve konik ladinler ile mavi atlas, Lübnan ve Himalaya sedirleri, kayın, dişbudak, sabunağacı, salkımsöğüt, Macar meşesinin yanı sıra Kolorado gümüşi köknarı, Çin mabet ağacı,kaymakağacı, Kaliforniya su sediri, sahil sekoyası ve kafur ağacı gibi ender bitki türleri bulunuyor.

    Ortaköy ile Kuruçeşme arasında, özellikle 1980’li yıllarda yapılan iki katlı köşklerin yapıldığı Naciye Sultan Korusu’nun da, bugün yeşil olarak kalan 3,3 hektarlık bir alanında sakız ağacı, fıstık çamları, kızıl çamlar, erguvan, gül ibrişim ve sedir ağaçlarıyla, aynı bölgedeki Naile Sultan Korusu ise fıstık çamları, kızıl çam, mavi atlas sediri, cehri, servi, mahlep, çiçekli dişbudak ve manolya ağaçlarıyla varlığını sürdürüyor.

    YILDIZ PARKI KORUSU
    Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan yaklaşık 46 hektarlık alanı ile kent içerisindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı, çeşitli tarih kaynaklarında adı geçen defne ormanları ve mitolojik öykülerdeki “Pan”ın Boğaziçi’nde flütünü çaldığı yeşillikler olarak da biliniyor. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemindeki kayıtlarda ilk kez ismine rastlanan ve 1600’lü yılların başında “Kazancıoğlu Bahçesi” olarak anılmaya başlanan Yıldız Korusu, lale devrinin masalımsı “Çerağaneğlenceleri”nin düzenlendiği yer olarak da tarihte yer alıyor. Yıldız Köşkü’nün de içinde yer aldığı korulukta, yeniçeri teşkilatı kaldırıldıktan sonra kurulan Asakir-i Mansureyi Muhammediye’nin eğitimlerinin de burada yapıldığı biliniyor.

    Bezm-i Alem Sultan’ın da bir kasır inşa ettirdiği ve Sultan Abdülaziz’in ise Çırağan Sarayı’nı yaptırdıktan sonra kendisinin de hayran kaldığı bu koruluğu, bugünkü ana cadde üzerinde bir kısmı halen ayakta duran taş ve mermer işlemeli köprüyle saraya bağladığı ve o dönemde sadece padişah ile yakın çevresinin kullanabildiği korunun “Mabeyn Bahçesi” adı ile anıldığı kaydediliyor.

    HER METRE KARESİNE ALTIN DÖKÜLDÜ
    Tahta çıktıktan sonra Yıldız Sarayı’na yerleşen II. Abdülhamid’in Malta, Çadır, Şale, Kaskat, Limonluk, Set ve Cihannüma köşkleri ile Saray Tiyatrosu’nu inşa ettirirken, yerli ve yabancı uzmanlara büyük paralar harcayarak düzenlettiği koru için hatıra defterinde “her metre karesine altın döküldü” ifadesine yer verdiği biliniyor.

    Cumhuriyetin ilanından sonra da Yıldız Korusu’nda yeni düzenlemeler yapılırken, 1925’te bir İtalyan işletmeciye verilen ve bir casino olarak kullanılan Şale Köşkü, Atatürk’ün emriyle bu işletmeciden alınıp boşaltılarak yanlış bir kullanımın önüne geçildi.

    1930’larda Yıldız Sarayı kompleksi üç bölüme ayrılırken, 1978’de Harp Akademisi’nin kendisine ayrılan bölümden ayrılmasıyla burası Kültür Bakanlığına bağlandı. Şale Köşkü TBMM’ye, koruluk ile içindeki Malta ve Çadır köşkleri ise İstanbul Belediyesine verildi. İmzalanan bir protokolle, 1940’tan itibaren koru “Yıldız Parkı” adını aldı. 1960-70’li yılları arasında bakımsız kalan park, 1979 yılında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Genel Müdürü Çelik Gülersoy ile İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil arasında imzalanan protokolle, içindeki köşkler restore edilerek yeniden düzenlendi ve kullanıma açıldı.

    400 YILLIK AĞAÇLAR
    1994’te kira mukavelesi yenilenmeyerek kullanımı İstanbul Büyükşehir Belediyesine geçen köşkler ve parkta, aralarında 400 yıllık olanlarla birlikte nadir bulunan sekoyaların yanı sıra çamlar, sedirler, köknar, ladin, dişbudak, porsuk, ardıç, akçaağaç, meşe, yalancı akasya, sofora, at kestanesi, menengiç, Çin şemsiye ağacı, Amerikan lale ağacı, acem dutu, sabunağacı, kaymakağacı ve oya ağacı gibi çoğunluğu yabancı kökenli 120’den fazla egzotik ağaç ve çalı türü bulunuyor.

    KÜÇÜK ÇAMLICA KORUSU
    Üsküdar’da 227 rakımlı Küçük Çamlıca tepesi üzerindeki koruluğu da, yamaçlarındaki Tomruk suları, II. Mahmut zamanında sosyal yaşama açılmasıyla biliniyor. Ancak 1970’li yıllardan sonra yaşanan yapılaşma sonucu büyük bir kısmı tahrip edilen koru, fıstık çamları, karaçam, kızılçam, servi, çınar, gürgen ve ıhlamur ağaçlarından oluşuyor.

    FETHİ PAŞA KORUSU

    Yine Üsküdar’da bulunan 26 hektarlık Fethi Paşa Korusu, 1960-1980 arasında mülkiyet sorunu nedeniyle bakımsız ve girilemez durumda iken, Büyükşehir Belediyesinin istimlak işlerini tamamlamasının ardından 1985-1987 de bakım alınarak gezinti yolları, koşu parkurları, seyir yerleri, kafeterya ve spor alanlarıyla hizmete açıldı.

    Çam, meşe, sakız ağacı, akçakesme, at kestanesi, Trabzon hurması, yalancı akasya, dişbudak, porsuk ve nadide bir ağaç olan Japon kadife çamından oluşan koru, halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunuyor.

    HİDİV İSMAİL PAŞA KORUSU
    “Çubuklu Korusu” olarak da bilinen Hidiv İsmail Paşa Korusu, Çubuklu’da sahilden yamaca doğru yükselen yaklaşık 17 hektarlık alan üzerinde kurulu bulunuyor ve bölgedeki yerleşimin Bizans dönemine dayandığı biliniyor.

    Bizans kaynaklarında Aziz Alexandır’ın kurduğu ve “Akimitis” olarak bilinen ve gece gündüz nöbetleşe ibadet etmeleri nedeniyle “uykusuz” olarak adlandırılan keşişlerin yaşadığı bir manastırın da o dönem bu bölgede kurulduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor.

    İtalyan mimarisinin hakim olduğu ve 1907’de yapılan “Hidiv Kasrı”nın da bulunduğu Çubuklu Korusu, gümüşi ıhlamur, at kestanesi, porsuk vefıstık çamları, ehrami serviler, saplı meşe, yaz ıhlamuru, dişbudak, yalancı akasya, Akdeniz defnesi, Trabzon hurması, kuş üvezi, erguvan, çitlembik ve Londra çınarı gibi ağaçlardan oluşuyor.
     
  2. ilkimsu

    ilkimsu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.186
    Beğenilen Mesajlar:
    119
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    San Juan
    Hidiv,Beykoz Korusu, vs. Beykozda daha çokgüzel yerler var..
     
  3. cadi_91

    cadi_91 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.377
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ankara
    çok güzel ya emeğine sağlık
     
  4. ilkimsu

    ilkimsu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.186
    Beğenilen Mesajlar:
    119
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    San Juan
    beykoz korusuuu :D
     
  5. Marin

    Marin Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    1 Ekim 2009
    Mesajlar:
    180
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Istanbulun her kösesi bir tarihin herkösi birbirinden güzel. Emirgan i görme firsatim olmadi ama bunu bugün gerceklestirecegim. Hava bugün ne kadar güzel olmasada kararliyim gidip gezecegim Emirgan i :D
     
  6. sdbyrk

    sdbyrk Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    fethi paşa korusunu çok severim.. nefes almak istediğimde gittiğim yerlerden.. insan bazen istanbulun kargaşasından kurtulup nefes almak istiyor gerçekten...allahtan buralar var, yoksa zor...
     
İstanbul’un koruları konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Mimar Zaha Hadid Kasım'da İstanbul’da

    Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi ilk kadın mimar olan ve Kartal Kıyı Kesimi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tasarımına imza atan Zaha Hadid, 14 Kasım'da İş Sanat Kültür Merkezi’nde bir konferans verecek. Hadid, Arkitera Mimarlık Merkezi’nin 2003’ten bu yana Türkiye’deki mimarlık kültürünün geliştirilmesi için düzenlediği uluslararası ARKIMEET Konferansı’nın 18’ncisinde mimarlık yaklaşımlarını ve...
  2. İstanbul’un toprağı altından da değerli

    İSMMMO'nun, "Türkiye Değerini Katlıyor" başlıklı araştırmasına göre, 2001’den bugüne kadar altın fiyatları 3,5 kat, enflasyon 3 kat artarken, İstanbul’un birçok semtinde konut fiyatları 7 ile 20 kat arasında değer kazandı İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası İSMMMO’nun, fiili araştırmasının yanı sıra Deloitte, Colliers gibi uluslararası denetim ve veri şirketlerinin...
  3. İstanbul’da gökdelen savaşları

    Dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul gökdelenleriyle de adından söz ettiriyor. Türkiye ve içinde bulunduğu bölgede en yüksek binalara sahip olan İstanbul’da yeni yapılacak yüksek binaların yüksekliği mevcutlarını gölgede bırakacak gibi görünüyor. Kentte 100 metrenin üzerinde çok sayıda gökdelen bulunurken, bunlar otelden ofise, konuttan alışveriş merkezine kadar değişik...
  4. İstanbul’da yıllık enflasyon yüzde 14.1

    İstanbulTicaret Odasının (İTO) 1995 bazlıİstanbul Ücretliler Geçinme Endeksine göre, perakende fiyatlar Mayıs ayında yüzde 0.63, toptan fiyatlar yüzde 1.22 arttı. Oda’nın İstanbul için 1995 yılı baz alınarak hazırladığı endekste, bir önceki yıl sonuna göre 5 aylık artış yüzde 6.24 olurken, 2007 yılı Mayıs ayı baz alındığında 12 aylık artış yüzde 14.16 ve 12 aylık ortalama artış yüzde 12.04...
  5. İstanbul’un en güzel mesire yerleri

    kemerburgaz ağaçlı köyü ağaçlı köyü kemerburgaz mesire yerleri sahili piknik yerleri İstanbul’da yaklaşık 242 mesire yeri var. Ancak biz en çok tercih edilen yerleri sizin için gezdik ve özelliklerini tespit ettik. Artık sıcaklar başladı, evde durulmaz, hele hafta sonu hiç durulmaz. Ailenizle güzel bir hafta sonu planı yapmaya ne dersiniz? Sıcak yaz günlerinde ailenizle ve sevdiklerinizle...

Sayfayı Paylaş