gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Kasimir Malevich - Suprematizm/De Stijl

    Konu, 'Resim Sanatı ve Ressamlar' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    süprematizm suprematizm süprematizm nedir sanat akımı akımı 1915'te Petrograd (Rusya)'da "Son Fütürist Resim Sergisi o,lo" adı altında açılan bir resim sergisinin baş köşesine büyük bir resim asılmıştı: beyaz zemin üzerinde bir siyah kare. Sergiyi gezenlerde bu resmin uyandırdığı tepki, şaşkınlıktan çok öfke olmuştu. Sanatçı seyirciyle alay mı ediyordu? Bu resmin resim olup olmadığı bile tartışılıyordu. Bir şeyin değil, hiçbir şeyin resmiydi bu. Resmi yapan Kasimir Malevich yapıtına "Sıfır-Biçim" adını vermişti. Bu adlandırmayla Malevich, yeni sanatın geçmişle bütün ilişkilerini koparıp sıfırdan, hiçten başlaması gerektiğini söylemiş oluyordu. Bu anlayış bu yıllarda Endüstri çağı bilincinin en karakteristik yanı olarak sanatta da belirginleşiyor ve De Stijl* olarak adlandırılıyor. Bu akımın bir sonucu olarak Malevich, nesneler dünyasının hiçlik içinde yok olması gerektiğine inanır. "Sıfır-Biçim" bu inancın bir sembolüydü. Bu yapıt herhangi bir nesneyi göstermiyordu, birşeyi anlatmıyordu. Yalnız nesnelerden değil, onların uyandıracağı duygular, çağrışımlar ve her türlü "ruhsal titreşim"lerden arınmış olan biçimdi. Malevich'in bir sözüyle bu resim "Susan Hiçliğin Sembolü" idi. Nesneler dünyası, Malevich'e göre insan tasarısının bir ürünüdür. İnsanın kendi çıkarı için tasarlamış olduğu bir dünyadır, kendi deyimiyle "yemlik" olarak tasarlanan bir dünya.

    "Suprematizm Çağı" Yaratıcılık Çağı

    Yemlik olarak tasarlanan nesneler dünyasından kurtuluşun sembolünü Maleviç "Sıfır-Biçim" de görüyor. "Sanatı nesneler dünyasının yükünden kurtarabilmenin çaresizliği içinde kare biçimine sığındım" diyor. Fakat "Sıfır-Biçim" Malevich'e göre yalnız sanat için değil, insanlık için de kurtuluşun sembolüydü. "Sıfır-Biçim" insanlık tarihinde nesnelerin, mal ve mülk hırsının yok olacağı yeni bir çağın, her türlü çıkarın, bencilliğin ötesinde insanlara mutluluk getirecek olan bir çağın habercisiydi. Bu çağa Malevich "Suprematizm - Nesnesiz Dünya" çağı diyor. Suprematizm çağında insanlar, yaşam kavgası içinde boğuşmayacak, yüksek değerler gerçekleşecek, eşitlik, kardeşlik ve barış içinde mutluluğa kavuşacaklardı.

    Suprematizm çağı yaratıcılık çağı olacaktı. Nesneler dünyasından sıyrılan insan, "Hiçlik" içine atılacak ve onun içinde eriyecekti. Fakat hiçlik içinde erime yok olma demek değildi. "Hiçlik" nesnelerin boyunduruğundan kurtulmaydı, özgürlüktü, evrene ve evrensel oluşuma açılma özgürlüğüydü. İrade ve isteklerin sustuğu. "Hiçlik" içinde insan, Malevich'e göre "evrensel titreşimler"in ürpertisiyle sarsılır, materyalizmin üstünde ve ötesinde yeni bir insanlık anlayışı içine girer.

    İçeriksizlik ve Kare

    Malevich şöyle ifade eder : “1913 yılında, sanatı nesnel dünyanın yükünden kurtarma yolunda göstermiş olduğum umutsuz çabada ‘kare’ biçimine sığındım” kare biçim dış dünyaya, nesneler dünyasına karşı insanın, sanat yaratmalarının, ‘yeni varlığı’ dayatabileceği bir temel olarak anlaşılır. Ama bir kare, şimdiye kadar alışılmış resim geleneğinin içinde hiçbir şey ifade etmeyecektir. Aslında bir karenin resim olup olmaması da tartışılabilir. Sanatçının kendi de böyle bir tartışmayı yaşar. “Suprematistik Kare’yi yarattığımda tepki çok büyük oldu. Beni resim alanının dışında olmakla suçladılar. Ama sorunun çekirdeği birinin her hangi bir şeyin içinde ya da dışında olup olmaması ya da bir şeyin neden meydana geldiği değildir önemli olan kanıttır.”
    Bu kanıt suprematik (kusursuz) bir gerçekliğin var olduğu kanıtıdır. Bu gerçeklik ilk kez sanatçının karesinde “beyaz bir düzlem üzerindeki siyah kare”sinde bir kanıt elde eder.
    Bu resim geometrik soyut bir varlığı ifade eder. Bu soyut-somut varlık, doğaya karşı evrendeki dengeyi sağlayan bir mutlaktır. Bu aynı zamanda resim için bir sıfır noktasıdır.
    Ama bu nokta tümüyle yeni bir soyut resim anlayışını ortaya koyar. İfadeci ve tasvirci soyut expresyonizm kaybolur, kostruktivist olan egemenlik kazanır.
    Düzlem üzerinde kare, ‘yalnız içeriksizliğin’ simgesi spontan simgesi değil, o aynı zamanda mutlak bir resminde ilk yapı taşı olarak kendini gösterir.
    Mutlak resim mutlak gerçekliğin resmidir.
    İçeriksizlik öğretisi, ‘beyaz bir düzlem üzerinde siyah bir kare’ , ‘sıfır noktası’ bütün bunlar yeni sanatın dayandığı varlık temelleridir.


    Malevich, "Sıfır-Biçim" diye adlandırdığı beyaz üzerine siyah kareden söz ederken ona "zamanımın çerçevelenmemiş çıplak ikonu" der.

    SÜPREMATİZM : 1913'te Rusya'da Malevich tarafından başlatılan bir soyut sanat hareketi. "Suprema" dünyası salt bir düzlem üzerindeki dikdörtgen dünyasıdır. Resim yabancı elemanlardan arındırılmıştır.

    DE STİJL : Amacı endüstriyel çağının gereklerine uygun, bireysel anlatımı ve ulusal anlayışları yadsıyan, tüm toplumlar için ortak bir sanat dili geliştirmektir. Heyecan dışı, mantıksal açık ve enerjik, hemen hemen bir mühendisin saltlığını ve nesnelliğini ön planda tutuyor. Doğanın geçiciliğini değil insanın ruhunu temsil ediyor.


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Alıntı

     
Kasimir Malevich - Suprematizm/De Stijl konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. deniz

    deniz

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Deniz

    Deniz

    Arzuların gerçekleşmesine, mala, işe, sanata; bitimsiz ihtirasa, tehlikeli iş ve dünya münasebetlerine; Denize girmek devlet yönetimine yakınlık peydah etmeye, denizin ortasında yatmak devlet hizmeti görmeye, Deniz suyundan içmek mülke, uzun ömre ve kuvvvete, ilim ve edep öğrenmeye, Denizde yıkanmak günahlardan arınmaya, Denizden su almak Allah Teala'dan gelecek ihsana, Denizi uzaktan şöyle...
  3. dede

    dede

    Dede olduğunu görmek uzun ömre delalet eder.Rüyada dedenizi görmek, beklediklerinizin gerçekleşeceğini simgelediği gibi, güzel bir bebeğede işaret eder. Akıllı bir akraba veya dostunuzun tavsiyelerini dinleyerek, karşınıza çıkan engelleri aşacak, bütün sorunlarınızı halledeceksiniz.Rüyada dede görmek, büyüklerinizden birinin size yaptigi tavsiyeye uymadiginiz için onu kirmis oldugunuza, bir...
  4. deniz

    deniz

    merhaba arkadaslar,ben 27.12.2010 tarihinde dusuk yaptim,ondan sonrada subatin 7 sinde adet gordum,daha ondan sonrada adet gormedim.idrar testi yaptim 3 defa ama negatif cikti ama yinede emin olamiyorum.sizce neden adetim gecikmis olabilir ve hamile olabilir miyim??(kasiklarimdaki nadir agrilar disinda bi belirti yok)sizzden cavap bekliyorum,tesekkurler:))

Sayfayı Paylaş