gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Konuşma Gelişimi, Basamakları ve Konuşma Bozuklukları

    Konu, 'Engelliler dünyası' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    İnsanlar arasında iletişimi sağlayan ve yalnızca insan türüne özgü olan en önemli araç konuşma eylemidir. Düşünceler ses denilen sembollere dönüştürülerek konuşma aracılığı ile iletilir. Bu beceri de vücutta uyumlu çalışan birçok sistemin kontrolü altındadır. Konuşma davranışı ve temelde konuşmanın temel birimi olan sesin çıkarılması insan vücudundaki pek çok organı içeren karmaşık bir eylemdir. Sesin çıkarılmasında en önemli organ, boyundaki dil kökü ile nefes borusu arasında yer alan gırtlaktır.


    Gırtlağın iki görevi vardır. Hem solunum sırasında nefes borusuna hava dışında yabancı bir cisim girmesini önler, hem de ses çıkmasında temel organdır. Sesin çıkarıldığı asıl bölge solunum sistemidir. Bu sistem de diyafram, akciğerler ve nefes borusundan oluşur. Düşüncelerin ses sembolleri ile kurulu cümlelere dönüşümü ise ön beyin (Broka alanı), orta beyin, arka beyin,beyin sapı, beyincik, işitme merkezi, spinal kord, subkortikal beyaz cevher gibi daha üst düzeyde beyin bölgeleri tarafından kontrol edilir. Bütün bu bölgelerde yer alan kaslar ve bölgeler arasındaki bağlantıyı kuran sinirler de önemli görevler üstlenirler.

    Akciğerlerden dışarı bırakılan hava vücudu terk ederken gırtlaktaki ses tellerinden ve ağız bölgesinden geçer; bu bölgelerin hareketine bağlı olarak biçimlenir ve ortaya çıkan tınlama ses olarak duyulur. Seslerin, ilgili beyin bölgelerinin kontrolünde bir araya gelmesi ise konuşmayı ortaya çıkarır.



    Konuşmanın Gelişimi



    Konuşulan lisan özelliklerine bağlı olarak önemsiz farklar görülebilirse de konuşmanın
    gelişim basamakları her çocukta aynıdır. Bir yaşına kadar olan döneme lisan öncesi dönem de denir. Bu dönemde anlama becerisi ifade becerisinden daha hızlı gelişir. İlk 6 aylık dönemde sese karşılık verme başlar, altı aydan sonra "seçici dinleme" gelişir, bazı sesler seçilip diğerleri ihmal edilebilir. İlk 4 ay boyunca sesler giderek tepkiselden daha amaçlı hale gelir, sonraki aylarda bebeğin ses mekanizması üzerindeki kontrolü artar, seslerle oynama başlar.

    8-12 aylık dönemde ilk anlamlı kelimeler duyulur.
    1.5-2 yaş arası dönemde iki kelimeli aşama başlar ve cümle kurma becerisi gözlenir.
    3- 4 yaşlar arasında hızlı bir gramer gelişimi varken,
    4-6 yaşlar arasında kazanılan bütün beceriler pekişir.
    2 yaşında iken seslendirmenin %50'si, 3 yaşında % 75'i, 4 yaşında % 95'i anlaşılır. İlk yılın
    sonuna
    kadar basit cümleler kavranabilir, 2 yaşında yaklaşık 25 kelime kullanılır ve basit emirler
    anlaşılabilir.
    3 yaşında karmaşık emirler, anlam grupları kavranabilir,
    4 yaşında basit hikayeler anlatılır.
    5 yaşında özetleme becerisi gözlenir ve gramer hataları oldukça azalmıştır. Çocuk 8 yaşına geldiğinde erişkinlere özgü gramer yapısı tamamlanmıştır.

    Bu gelişim basamakları hem erkek hem de kız çocuklarda aynıdır; konuşma gelişiminin cinsiyet farklılığı ile ilgisi yoktur. Belirtilen gelişim seyrini zamanında ve uygun olarak başaramayan veya çok geç başaran çocuğun konuşma becerisinde problem var demektir.

    Konuşma Problemine Genel Bakış



    Konuşma becerisi ilk yıllarda çok hızlı geliştiği için konuşma problemleriyle de en sık çocukluk çağında karşılaşılır. Çocuğun konuşmasında sorun olup olmadığını farketmek için öncelikle gelişimini iyi izlemek ve bir aksaklık halinde kuşkulanmak gerekir.



    Aşağıdaki genel durumlar konuşmada sorun olduğunu düşündürür ve zaman geçirmeden yardım aranmalıdır:

    1) Yaş, cinsiyet ve fiziksel gelişiminden beklenen düzeyde akıcı
    ve anlaşılır konuşamama,
    2) Konuşmanın zor duyulması ya da zor anlaşılması,
    3) Kulağa hoş gelmeyen bir konuşma tarzının olması,
    4) Ses tonu ve kelime vurgularında uygunsuzluk,
    5) Sesleri tam ve uygun olarak çıkaramama,
    6) Konuşmanın akıcılığında bozukluğun veya konuşmada
    eksikliklerin olması,
    7) Kelimeleri anlamına uygun ve yerinde kullanamama,
    8) Daha önceden ulaşılan konuşma düzeyinde dikkati çekecek ölçüde gerilemenin olması,
    9) İsteklerini konuşma yoluyla anlatamama, diyalog başlatmakta ve sürdürmekte başarısızlık,
    10) İlk haftalarda çevreden gelen seslere, tepki vermeme, 8 nci aya kadar anlamsız ve bebeksi sesleri çıkaramama, ilk yılın sonuna kadar anlamlı kelimeleri söylemeye başlayamama,1.5 yaşına kadar iki kelimeyi bağlayamama ve 2 yaşına kadar anlamlı cümle kuramama, 3 yaşından sonra da sesleri uygun çıkarma, gramer becerisi ve kelime hazinesinin yaşıtlarının gerisinde kalması.

    Konuşma Probleminin Değerlendirilmesi



    Çocukta herhangi bir konuşma probleminin varlığından kuşkulandıktan sonra hemen bir
    çocuk hekiminden, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanından veya çocuk gelişim
    uzmanı(pedagog)ndan yardımı istenmeli, konuşma sorununun şiddeti ve eşlik eden başka
    bozuklukların olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Değerlendirme basamakları şu şekilde özetlenebilir:



    1) Öncelikle çocuğun çevresiyle olan sözel iletişimi değerlendirilir. Çocuğun gelişiminde sorun olmayabilir ancak çevresiyle sözel iletişimi uyaran eksikliğine bağlı olarak desteklenmiyor olabilir, gördüğü bakım ve ilgi yetersiz olabilir, önemli noktalarda konuşma gelişimini aksatabilecek sıkıntılarla karşılaşmış olabilir. Bütün bu durumlar çocuğun doğal gelişimini aksatabilecek sosyal engellerdir.
    2) Takip ve tedaviyi yönlendirmek için çocuğun ne tür bir konuşma problemi
    yaşadığının belirlenmesi gerekir. Konuşma hiç başlamamış olabilir, çok yavaş (geç) gelişiyor
    olabilir, sesler uygun çıkmayabilir, konuşma akıcılığı bozuk olabilir, kelimelerin kullanımı
    uygunsuz, cümle kuruluşları bozuk olabilir. Konuşma becerisi tam olsa bile düşünüleni ifade
    etmekte, diyalog başlatmakta ve sürdürmekte beceriksizlik görülebilir.
    3) Çocuk doğuştan veya sonradan ortaya çıkan bir nedenle hiç duymuyor veya az
    duyuyor olabilir. Bu nedenle çocuğun işitme becerisi odyolojik ölçümlerle değerlendirilir ve
    işitme sorunu varsa gerekli tedavi için yönlendirilir.
    4) Konuşma dışı alanlarda da gelişiminin yaşa uygun olup olmadığına bakılmalıdır.
    Bunun en iyi yolu da çocukla ilgili geniş bir özgeçmiş, gelişim ve aile öyküsü almak ve bütün
    vücut sistemlerini içeren ayrıntılı bir fizik muayene yapmaktır. Unutulmamalı ki, konuşma
    bozuklukları tek başına görülebildiği gibi başka gelişimsel ve sistemi hastalıkların bir parçası da
    olabilir. Böyle durumlarda uygulanacak takip ve tedavi de değişir.
    5) Çocuğun konuşma sorunları ve ilave sorunlar saptandıktan sonra uygun tedaviye
    geçilir. Uygulanacak tedavi yöntemleri çok çeşitli olabilir. Problemin şiddetine göre öncelikli olarak ayaktan veya yatarak tedavi planlanır ve çocuğun gereksinimine göre ilaç tedavileri, cerrahi operasyonlar, yetersizliklerle başa çıkma eğitimi(özel eğitim), psikoterapiler denenebilir.



    Konuşma Probleminin Tedavisi



    Konuşma sorunlarının öncelikli tedavisi konuşma terapisidir. Eğer çocuk, yaşından beklenen düzeyde akıcı ve uygun konuşmakta geç kalmışsa bir uzmana başvurmak için asla beklenmemelidir. Çocuğun tedaviden göreceği yarar belirli koşullara bağlıdır:



    1) Öncelikle konuşma için gerekli organ sistemlerinin sağlıklı ve uyumlu çalışması ön
    koşuldur. İlgili beyin bölgeleri, solunum sistemi, gırtlak, ilgili kaslar ve sinirlerin yapısı ne kadar sağlam ise tedaviden de o kadar çok yarar görür. Bu bölgeleri etkileyebilecek bütün
    hastalıklar konuşmanın farklı boyutlarını geçici veya kalıcı olarak bozabilir.

    2) Tedaviye olabildiğince erken başlanmalıdır.Vücut gelişimi henüz büyüme aşamasında iken
    tedaviye başlanırsa çocuğun kapasitesinden fazlası ile yararlanma şansı bulunur.
    3) Tedavinin sağlayacağı yararın en önemli belirleyicisi çocuğun gelişme potansiyelidir. Bu
    da çocuktaki problemlerin büyüklüğü ile ters orantılıdır. Hasar ne kadar yüksekse tedavinin ararı da o kadar azalır.
    4) Anne-baba çocuğunun sınırlarını kabullenmeli ve tedaviden beklentileri de çocuğun
    kapasitesi ve verilen destekle orantılı olmalıdır. Yüksek beklenti anne-babanın hayal kırıklığını
    arttırır, düşük beklenti ise çocuğun kapasitesinin iyi desteklenmemesine yol açabilir.
    5) Uygulanacak tedavilerin çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak planlanmasına, gereken
    sıklık ve yoğunlukta verilmesine dikkat edilmelidir. Kapasitenin altında uygulama yetersiz
    kalacak, üzerinde yüklenme ise isteksizlik ve bıkkınlık yaratacaktır.
    6) Konuşma bozukluğu gibi gelişimsel problemlerin tedavisi uzun sürelidir, çocuğun yoğun
    çabasını ve anne-babanın aktif katılımını gerektirebilir. Bu durum anne-babanın da enerjisini tüketebilir. Gerektiği zaman psikolojik danışmanlık ve hatta psikiyatrik tedavi
    desteği alınmalıdır.



    Konuşma Bozukluklarının Bilinen Nedenleri
    Çocuklarda konuşma problemi doğurabilecek belli başlı bozuklukları aşağıdaki
    maddeler içinde özetleyebiliriz:



    1) Konuşulanı anlamakta zorlukla karakterli "alıcı dil bozukluğu", anlama ve konuşma
    sorunlarının birlikte gözlendiği "karışık dili anlama-sözel anlatım bozukluğu", sesleri
    uygun çıkaramamayla karakterli "fonolojik bozukluk" ve konuşmada takılmalar, tekrarlarla
    karakterli "kekemelik" ağırlıklı olarak konuşmanın bozulduğu durumlardır.
    2) Dovvn sendromu, Prader-VVilli sendromu, frajil X sendromu gibi birçok genetik geçişli astalık ve fenilketonüri, Lesch-Nyhan hastalığı, galaktosemi gibi birçok metabolik hastalık
    genellikle zeka geriliğine neden olarak ve bazen de konuşmayla ilgili organları doğrudan
    etkileyerek çeşitli konuşma problemlerine yol açabilirler.
    3) Nedeni açıklanamayan zeka gerilikleri ve gelişme gerilikleri de konuşmanın gelişiminde ve
    etkili kullanımında engeldir.
    4) Kas-iskelet-sinir sistemi hastalıkları: Serebral palsi, nörofibromatozis, muskuler
    distrofi gibi genetik geçişli veya sonradan kazanılan pek çok hastalık solunum sistemini
    doğrudan etkileyerek konuşmayı ileri derecede bozabilir.
    5) Ağız, diş ve çene yapısını, solunum kaslarını etkileyebilecek yarık damak gibi
    yapısal anormallikler, diyafram kusurları, diş oklüzyonları konuşmanın anlaşılmasını orlaştırabilir.
    6) İşitmenin olmaması ya da zayıf olması konuşma becerisinin sağlıklı gelişimine engeldir.,
    7) Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar, ilaç kullanımı, erken doğum, doğum güçlükleri çocuğun
    konuşma gelişimini etkileyebilir.
    8) Doğumdan sonra, ilk yıllarda ve özellikle konuşma açısından kritik yaşlarda yaşanan ve
    konuşmayla ilgili bölgeleri etkileyebilecek hastalıklar (enfeksiyonlar, havaleler, kalp hastalıkları,
    kazalar, zehirlenmeler, vs.) konuşmanın gelişimine engel oluşturabilir.
    9) Otistik bozukluk ve diğer yaygın gelişim bozuklukları kendilerine özgü etişimkusurlar*nedeniyle konuşma bozukluğu nedenleri arasında özel bir yere sahiptir.
    10) Seçici konuşmazlıkta yalnız iyi tanıdığı kişilerle konuşma, konversiyon bozukluğunda
    ses kısılması veya konuşamama, istemli fısıldamada kısık sesle konuşmanın tercih edilmesi,
    temaruzda bilinçli olarak konuşmama durumu söz konusudur.
    11) Sosyoekonomik yetersizlikler, anne-babanın sağlık sorunları, çocuğun bakımında ihmal
    derecesinde yetersizlikler, sözel uyaranların yoksunluğu çocuğun konuşma pratiği
    yapabileceği ortamlar bulamaması anlamına gelir.



    *** Uzm. TbpAtğm. Ahmet ÇEVİKASLAN Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
    Anabilim Dalı

     
Konuşma Gelişimi, Basamakları ve Konuşma Bozuklukları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Konuşma gelişiminde 5 önemli basamak

    Konuşma gelişiminde 5 önemli basamak

    Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak herhangi bir gelişim geriliğinin olup olmadığını anlamak için kendi çocuğunuzu dikkatle gözlemeniz gerekir... Çocuğunuzun dil gelişimi konusunda endişeleriniz varsa ve aşağıda belirtilen gelişim basamaklarına zamanında ulaşmadıysa, gelişim açısından değerlendirilmesi için bir uzmana başvurmanız çok önemli... Unutmayın bazı gelişimsel...
  2. Konuşmada akıcı konuşmada bozukluk

    Konuşmada akıcı konuşmada bozukluk

    konuşmada nefes İletişim sırasında düşüncelerin aktarılmasına yarayan konuşmanın oluşturulduğu dil ve dudak gibi aktarma organları ise henüz bu hıza yetişememektedir. Böylesi durumlarda konuşmanın başlangıcında bazı sözcükleri bulmada zorluk, takılma, gereksiz duraklama ve nefes düzenleme ile ilgili güçlükler ortaya çıkmaktadır. Eğer sesin oluşumu ile ilgili beyin işlevlerinde ya da aktarma...
  3. Down Sendromu ve Konuşma Bozuklukları

    Down Sendromu ve Konuşma Bozuklukları

    Down Sendromlu Çocuklarda Konuşma BozukluklarI Hepimizin bildiği gibi, kimse konuşarak dünyaya gelmiyor. Konuşma; öğrenerek, taklit yoluyla sonradan kazanılan bir beceri. Bu nedenle çocuklarımızla doğuştan itibaren konuşmaya başlayabiliriz. Eğer çocuklarımızın konuşmasını kendine bırakır, sadece öz bakımları ile ilgilenirsek konuşması çok gecikebilir. Onun için biz anne ve babalara...
  4. Dil ve Konuşma Bozukluklarında Tedavi Ünitesi

    Dil ve Konuşma Bozukluklarında Tedavi Ünitesi

    DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI TEDAVİ ÜNİTESİ DİL EGZERSİZLERİ (Aşağıdaki egzersizleri beşer kez tekrarlayın ) 1- Ağzınızı açın ve dilinizi dışarı çıkartın,yanlara kaydırmamaya dikkat edin. Tutun bırakın.Dilinizi her defasında daha ileriye uzatarak tekrarlayın. 2- Dilinizi dışarı çıkartın,yavaş dudaklarınızın bir köşesinden bir diğerine hareket ettirin. Her köşede biraz tutun ve...
  5. Bebeklerin konuşma gelişimi ve ay olarak takibi

    Bebeklerin konuşma gelişimi ve ay olarak takibi

    24 aylık bebek konuşması Sevgili melekler; bebeklerin konuşma gelişimi ve ay olarak takibi...Bebeklerin konuşma süreçleri cinsiyet sağlık durumu zeka düzeyi aile ilişkileri ve genetik faktöre göre farklılık gösterebilir.Peki meleğimin konuşması ne şekilde olacak diyorsanız buyurun; Bebeklerin konuşma gelişimi ve ay olarak takibi Bebeğin konuşma aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz 2-5 Ay (a...

Sayfayı Paylaş