gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.168
    Beğenilen Mesajlar:
    2.222
    Ödül Puanları:
    113

    Kul Tıgın Anıtı

    Konu, 'Eski Uygarlıklar' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Yukarda mavi gök, aşağıda yağız yer yaratıldıkta, ikisi arasında "insanoğlu" yaratıldı.İnsanoğlu üstüne soy'umun başbuğu "Bumin" ve "İstemi" kağan tahta oturdu.Onlar, Türk ulusunun ülkesini büyültüp töresini yücelttiler.O zamanlar
    Türk ülkesinin dört yanı düşman'la doluydu. Yüce bir ordu düzenlediler.Türk
    erleri, dört bir yandaki düşman'la savaştı.Tümüne boyun eğdirdi. Yenik düşen
    ulusları egemenliğine kattı.Ecdadım "Bumin kağan" doğu'da "kadırkan" ormanı'na,
    batı'da "Demirkapı" ya kadar tüm yerleri Türk ulus'una yurt yaptı.O güne dek
    başsız, örgütsüz ve yurtsuz kalan Göktürkleri ülkeli, düzenli ve mutlu
    kıldı.İşte, öylesine Bilge Kağan'dı o.Yöresindeki "Beğ" ler de bilge'ydiler,
    yiğittiler.Türk ulus'unun tüm töre'sine uygunca yürüdüler.Öyle oldukları için,
    Türk ülkesi büyüdü.Bunca ulus, böyle mutlu ve böyle güçlü oldu. Onlar, sonra
    göğ'e uçtular.<<Gök Tanrı>> onları aldı. Türk ulus'unun bu yasını, dost uluslar,
    düşman uluslar bizimle beraber olup tuttular.Doğu'dan, gündoğusundan, ormanlarda
    ve çöllerde oturanlardan yas'çılar, ağlayıcılar ve ağıtçılar geldi. Çinli'ler,
    Tibetli'ler, Aparlar ve Apurumlar, Kırgız'lar, üç kurıkanlar, otuz Tatar'lar,
    işte hep bunca uluslar geldiler ve bizimle birlikte yas tuttular.Onlardan sonra
    gelen bilgesiz, ülküsüz kağanlar <<Tahta>> çıkıp ülkenin düzenini, ulus'un
    töre'sini bozdular.Soy'ları gibi, Türk soy'unun uluları gibi yaratılmadıkları
    için, bilgeli, yiğit ve ülkülü olmadıkları için, küçük kardeşler büyüklerine ve
    oğul'lar babalarına benzemedikleri için, yüce Türk ülke'si çökmeğe, bunca toplum
    dağılmaya başladı.Ülke'ye ve ulus'a yararsız, ama zararlı buyrukları yüzünden
    birlik bölündü, dirlik kalmadı. Dost ve düşman uluslar, egemenliğimize göz dikip
    başkaldırdılar.Türk ulus'unun büyük düşman'ı Çinli'ler böyle bir fırsat
    bekliyorlardı. Kardeşi kardeş'e, oğul'u babaya düşman ettiler.Çünkü, Çin ulus'u
    kurnazdı, hileciydi. Düşmanlarını ipek'le, tatlı sözle, güzel yüz'le
    kandırmasını biliyorlardı.Ülke'leri ve ulus'ları bölüp parçalamasını, sonra da
    tutsak etmesini kolay başarıyorlardı. İşte böylece, tüm ulus birbirine düşman
    oldu. Kağan'larla ulus'un arasında karanlık uçurumlar açıldı.Kağanlığa göz
    dikenler, kağanları öldürdüler. Ülke'nin düzeni, ulus'un esenliği kalmadı. Türk
    ulus'unun kan'ı, can'ı ve o'nca uğraşımı sonucunda elde edilmiş Türk ülke'sinde
    düşmanla anlaşmış kişiler vardı. Ve, O'nlar ülke'yi batırıyorlardı.
    <<Buyruklar>>, <<Tiğinler>>, <<Beğ'ler>> Çin hükümdarına boyun eğdiler. Türk
    ulus'u Çin ulus'una kul oldu. Türk Beğ'leri, kendi Türk ad'larını atıp, Çin
    Beğ'lerinin adlarını aldılar.Özbenliklerini yitirdiler. Çin hükümdarına sığıntı
    oldular Özgürlük ve egemenlikten yoksun ve tutsak olarak 50 yıl süren bir
    felaketli yaşam'dı o!Çin ülkesi için, Çin ulus'unun mutluluğu için, Türk erleri
    Çin ülke'sinin düşmanlarına karşı savaşa sokuldu. Türk'ün egemenliği, yurdu ve
    töre'si unutuldu.Kara vicdanlılar, tüm ulus'u düşmana Kul-Köle ettiler.O, elli
    yıllık tutsaklıkta Türk Ulus'u yas
    tuttu.<<Ülke'liUlus'tuk,Haniülkemiz?<<Kağan'lı Ulus'tuk, Hani Kağanımız?<<Şimdi
    biz, hangi Kağan'a başvuralım?<<İş'imizi kime gördürelim?>> dediler.Egemen bir
    ülke'de o'nca yıllar Özgür yaşamış Ulusumuz, tutsak olmanın kahrını 50 yıl
    çekti. Çin Ulus'una düşman oldu. Hınç'ı, Kin'i büyüdü. Ama, gene de bir araya
    gelemiyor, birleşemiyorlardı.Öteyanda, Çin Hükümdarı öç almamış sayıyordu
    kendini. Türk Ulus'unun yok edilmiş Egemenliğini, yitirilmiş özgürlüğünü
    yeterlibulmuyordu.<<Türk'lerintümünüyokedip soyunu kök'ünü kurutmalıyım,>>
    diyordu. Ama, yukarda <<Türk Tanrısını>> Türk Ulus'unun yokolmasını değil, gene
    özgür ve egemen olmasını istiyordu. Gök Tanrı işte onun için babam <<İlteriş
    Kağan'ı>> Annem <<Elbilge Katun'u>> Türk Ulus'unun başına getirdi.Babam <<17>>
    er ile Çin Hükümdarına başkaldırıp önder oldu.Düşman boyunduruğunda olmanın,
    tutsak yaşamanın ne olduğunu bilenler, hep babam Kağan'a katıldılar.Sonra,
    70eroldular.<<Gök Tanrı>> dilediği ve güç verdiği için, düşmanlar koyun, babamın
    erleri kurt oldu. Doğu'ya ve Batı'ya yürüyüp çoğaldılar. 700 er oldular. 700 er
    olup, Ülkesiz, Kağan'sız kalmış Türk ulus'unu babam <<İlteriş Kağan>> gene
    ülke'li, özgür ve Egemen kıldı. Sonra,<<Tolis>> ve <<Tarduş>> haklarını
    düzenekoydu. Onlara <<Yapgu>> ve <<Şad>> verdi.Çinli'lerle, Kuzey'de <<Bazlar>>
    la, <<Dokuz Oğuz>> larla, <<Kırgız>> larla, <<Kurıkanlar>> <<Otuz Tatar>>,
    <<Kıtan>> ve <<Tatabı>> larla savaştı.Babam <<İlteriş Kağan>> 47 kez sefere
    çıktı.27 kez düşmanla savaştı.<<Gök Tanrı>> öyle istediği için, ellileri elsiz
    kıldı. Dizlilere diz çöktürdü.Kağan'lıları Kağan'sız, düşmanları güç'süz
    bıraktı. Babam <<İlteriş Kağan>> bunca Ülke'yi ve bunca Ulus'u Egemenliğine
    katıp birlik kurduktan sonra göğe uçtu.(M.S. 691)<<Baz>> Kağan'ı, Babam Kağan
    için <<birinci balbal>> dikti. Ben, babam <<İlteriş Kağan>> göğe uçup gittiğinde
    8 yaşındaydım. Töre'miz gereğince, amcam <<Kağan>> oldu. Türk Ulus'u daha da
    yüceldi. Amcam Kağan, yoksulları varlıklı ve mutlu kıldı. Az toplumu
    çoğalttı.Ben <<Tiğin>> olduğum sürece, amcam Kağan'a tüm gücümü verdim. O'na,
    yardımcı oldum.<<Gök Tanrı>> buyruğunca, 14 yaşımda <<Tarduş>> Ulus'u üzerinde
    <<Şad>> oldum. Amcam Kağan'la <<Yeşil Irmak>>, <<Altun Dağ>> ve <<Şantuk
    Ovası>>na, batı'da <<Demir Kapı>>ya ve <<Gökmen>>i aşarak <<Kırgız>> ülkesine
    kadar 25 kez sefer ettik. 13 kez savaştık. Gene ellileri elsiz, Kağan'lıları
    Kağansız koduk. Dizlilere diz çöktürdük, başlılara başeğdirdik. <<Türgiş
    Kağan'ı>> Türk'tü, kendi soyumuzdandı. Ama o bunu düşünmediği, ya da yanıldığı
    için biz'e karşı durdu, başkaldırdı. İşte bu yüzden Türgiş Kağan'ı, buyruk
    begleri, hep yok oldular. Onları biz yokettik. <<Onok>> halkı onlara uyduğu için
    çok zahmet çekti. Ecdadımızın hüküm sürdüğü yerler, Ülkeler sahipsiz kalmasın,
    yurdunda düzen kurup öz halkını doğru yolda yüceltsin diye, <<Bars Beg>>i
    halkının üstüne <<Kağan>> yaptık O'nu <<taht>> a çıkardık. Küçük kızkardeşimizi
    o'na verdik. <<Katun>> yaptık.Ama, o bütün bunları unuttu, yanıldı. Ve biz'e
    aşkaldırdı. O Kağan da yokoldu. Cezasını gene biz verip yokettik. Halkının Kız
    ve Kadınları <<Cariye>> Erkekleri <<Köle>> oldu.Öz Kırgız halkının Türk olduğunu
    anlayınca <<Gökmen>> ili sahipsiz kalmasın diye, yurtlarını geri verdik.Doğu'da,
    <<Kadırkan>> ormanında dağılmış ve perişan olmuş Kırgız Ulus'unu gene yurtlu ve
    ülkeli kıldık.Batı'da <<Tarmank'a>> dek, Türk Ulusu'nun ülkesini ve egemenliğini
    büyültüp, yücelttikYoksulluk kalmadı. Herkes mutlu oldu Esenliğe kavuştu. O
    vakte dek sürüp giden savaşlar yüzünden küçük kardeş büyük kardeşi, oğul
    babasını bilmez olmuştu. Sefer'den Sefer'e, savaş'tan savaş'a gidenler ya döner,
    ya da dönmezlerdi. İşte, öyle kazanıldı bu Vatan, Türk töre'si öyle korundu.Ey
    Türk Beğleri, Milletim, işitin! Yukarda Gök çökmedikçe, aşağıda yer
    delinmedikçe, Türk ulus'u, senin Ülken'i kim alabilir? Töre'ni kim bozabilir?Ey
    Türk ulus'u Titre, kendine dön!Niçin yanılıyorsun?Özgür ve egemen'ken, mutlu ve
    güçlüy'ken niçin kendi kendine, kendi ülke'ne ve töre'ne ihanet ettin?Niçin
    düşman'la bir oldun?Seni kim yanılttı?O tuzakları sana kimler kazdı?O can alıcı
    silahlar nereden geldi, kim soktu yurduna?Onları düşmanlarına dağıtan
    kimlerdi?Seni, tutsaklığın mezarına götüren süngüler, nereden girdi ülkene?Ey,
    kutsal Ötüken kent'inden kaçıp ileri doğu'ya varanlar, Batı'ya göçenler, ne
    kazandınız?O yaban il'lerde kanınız su gibi aktı, kemikleriniz dağ örneği
    birbiri üstüne yığıldı.Beğ'ler erkek evlatlarını <<Kul>> ve <<Köle>> ettiler.
    <<Pakize>> tertemiz Kız evlatlarınız şerefsiz birer <<Cariye>> oldular.Ey Türk
    ulusu, bütün bunlar, kendinden, kendi öz benliğinden uzaklaşıp düşman'a dönük
    yaşadığın için oldu!Ülke'ni, Töre'ni artık korumaz olduğun için, düşman'ı dost
    bellediğin için amcam Kağan, kahrından uçuverdi, gitti.Ama gene böyle felaketli
    bir ortamda, Türk Ulus'unun adı-sanı yokolmasın diye, <<Gök Tanrı>> babam
    <<İlteriş Kağan>>ı ve Annem <<Bilge Katun>>u, Türk Ulus'unun başına nasıl
    getirdiyse ve ulus'umuzun güçlenip yücelmesini nasıl sağladıysa, <<Gök Tanrı>>
    beni de, işte o amaçla <<Taht>> a çıkardı.Ben, Türk ulus'unun güçlü ve muhteşem
    bir devrinde Kağan olup taht'a oturmadım. İçerde ve dışarda ezilmiş, güçsüz
    kalmış, o ünlü erliği göçürülmüş, başsız ve yoksul, yıkılmış bir ulus'a Kağan
    oldum.Küçük kardeşim <<Kül-Tiğin>> ve iki <<Şad>>ımla anlaşmaya vardık.
    Babamızın ve Ecdadımızın yaptıkları gibi, milletimizi, ülkü'de ve inançta
    birleştirecek, bir araya getirecektik. Tıpkı onlar gibi devleti gene
    bağımsızlığa, özgürlük ve egemenliğe kavuşturacaktık, Ülkü'müz and'ımız oldu.
    Ben, geceleri uyumadım, gündüzleri oturmadım. Yurdum ve ulus'um için
    çalıştım.Kardeşim <<Kül-Tiğin>> ve <<Şad>>larımla durup dinlenmeden uğraştık,
    gerektiğinde savaştık.Ülke'mi ve Ulus'umu Çin boyunduruğundan kurtarmak
    amacımdı, kutsal görevimdi.Ben, Kağan olduğumda, dört bir yan'a dağılmış olan
    ulus'um perişandı. Bitikti ve en kötü bir durumdaydı.Toplanıp and içtik. Gene
    özgür, gene egemen olacaktık. Türk ulus'u böyle yoksul ve perişan kalamazdı.
    Hain, hileci Çin ulus'unun kahredici boyunduruğunda ezik ve tutsak
    yaşayamazdı.Dört yanımızda pusu kurmuş, başkaldırmış öteki düşman beğlikleri de
    yola getirmek, boyun eğdirmek gerekiyordu. Güçlü bir ordu düzenledim. Kuzeydeki
    Oğuzlara, Doğu'daki Kıtan'lara ve Tatabı'lara Güneydeki Çin'lilere karşı
    savaştık.O savaşların hepsinde zafer bizim oldu. Düşmanlarımızı yendik.
    Ulus'umun öc'ü alındı. <<Gök Tanrı>> nın isteği ve benim dileğim yerini
    buldu.Göçmek üzere olan ulus'umu dirilttim ayağa kaldırdım.Fakir ulus'umu
    varlıklı, mutlu kıldım. Esenlik getirdim.Az ulus'umu çoğalttım. Başka ülke'lerin
    hükümdarlarından çok çalıştım. Bizi yoketmek için fırsat kollayan düşmanlarımıza
    başeğdirip egemenliğimize kattım. Düşmansız kaldık.Ben ulus'uma bütün bu
    hizmetleri, kardeşim Kül-Tiğin'le beraber yaptım. O'nun tükenmez gücü, yüce
    kahramanlıkları en büyük yardımcım oldu. Kardeşim Kül-Tiğin 16 yaşından 47
    yaşına kadar durmadan, dinlenmeden düşmanlarımızla savaştı. Her savaş
    düşmanlarımızın yenilgisiyle son buldu. Ülkü'müz ve amacımız tek'ti. Ulus'umuzu
    tutsaklıktan kurtarıp egemenliğe kavuşturmak ve yüceltmekti. Biz bu amaca
    vardık, gerçek kıldık.Ama bir gün, Kül-Tiğin kardeşim, göğe uçuverdi, gitti
    (M.S. 731).Babam Kağan'ın göğe uçtuğunda kardeşim Kül-Tiğin yedi yaşındaydı.
    Annem Bilge Katun'un ve ulus'umuzun kaderleri ne güzelmiş ki, koruyucu ve
    yetiştirici annemin çabasıyla kardeşim yüce bir kahraman oldu.Babam Kağan'ın
    yerine tahta çıkan amcam Kağan'ın düşmanlarla yaptığı savaşlarda kardeşim
    Kül-Tiğin daha 16 yaşındayken ordunun başına geçti. Ülkemiz için, ulusumuz ve
    töremiz için savaştı.6 kez <<Suğduk>> lara karşı sefere çıktık, savaştık. Onları
    bozguna uğratıp yendik. Büyük düşmanımız Çinlilerle tutuştuğumuz savaş'ta,
    kardeşim Kül-Tiğin yaya ordumuzun en önündeydi, en önde savaştı. Çin'in ordusunu
    dört yandan kuşattık. O orduyu orada yokettikKardeşim Kül-Tiğin 21 yaşındayken
    <<Çaça-Senünke>> lere karşı sefere çıktı. Boz renkli bir atın üstünde olarak
    düşmana hücum etti. Düşmanın okları kardeşimin atına rasladı, at öldü. Kardeşim
    bir başka at üstünde olarak gene düşmana karşı savaşa girdi. Düşman okları gene
    atına saplandı. At öldü. Sonra, gene bir başka atla hücum etti. Yüzlerce ok
    birden saplandı atına. O at da orada öldü. Kardeşim Kül-Tiğin'e gene bir şey
    olmadı. O çetin savaş sonunda, o düşman ordusunu da orada yokettik.Daha sonra
    <<Bayırku>> ların Beğ'i <<Ulug İrkin>> sağ kalanlarla kaçtı.Kardeşim Kül-Tiğin
    26 yaşındayken <<Kırgız>> lara karşı savaştık. Her yan, mızrak batımı kar'la
    örtülüydü. O kara kışta gökmen ormanında Kırgız'ları uykuda bastırdık.
    Kırgız'ların Kağan'larıyla <<Songa>> ormanında savaşa tutuştuk. Kardeşim
    Kül-Tiğin, Ak bir aygır üstünde düşmana hücum etti. <<Kırgız>> hükümdarını
    öldürdü. Ordusu dağıldı. Tüm Kırgız ülkesini aldık.O yıl <<Türgiş>> lere savaş
    açtık. <<Altun Ormanı>> nı, <<Ertiş>> ırmağını geçerek düşmana karşı
    gittik.Türgiş'leri de apansız, uykuda bastırdık. Ama, düşman kendini çabuk
    toparladı. <<Bolçu>> bölgesinde ateş ve su gibi üstümüze saldırdı. Kardeşim
    Kül-Tiğin gene ordumuzun başındaydı. Ve düşmana en ilkin gene o hücum etti.
    Türgiş'lerin Kağan'ını öldürdü. Ordularını tutsak ettik, ülkelerini aldık.
    Türgiş halkı hep boyun eğdi. Bu halkı, <<Tabar>> bölgesinde
    yerleştirdik.Töre'si, düzeni bozulmuş olan <<Suğdak>> ülkesini ve halkını düzene
    koymak için <<İnci Irmağı>> nı geçerek <<Demirkapı>> ya kadar gittik.Seferde
    oluşumuzu fırsat belleyen <<Türgiş>>ler güçlü bir orduyla bize karşı yürümekten
    çekinmedi. O vakte dek, savaştan savaşa koşan ordumuz gerçekten zayıf düşmüştü.
    Erlerimiz yorgun ve yılgındı. Yiyecek tükenmişti. Yorgunluk ve savaştan
    usanmışlığın doğurduğu korku, ordumuzu düşmandan önce bastırdı.Düşman güçlüydü,
    cesurdu, çoktu.Ama, düşman ordusunda Kül-Tiğin gibi bir kahraman yoktu. Onun
    için <<Kara Türgişler>> yenildi. Sağ kalanlar başeğdiler. Kül-Tiğin o savaşta 27
    yaşındaydı.Daha sonra <<Karluk>> halkı da isyan etti. Bütün bu başkaldırmalar,
    sonu gelmeyen savaşlar, hain ve hileci düşmanımız Çin'lilerin
    kışkırtmalarıylaoluyordu.Kutsal<<Tanag>>başında<<K arluklar>> la savaştık.
    Kardeşim Kül-Tiğin Alpsalcı adındaki at'ının üstündeydi. Ve gene ordumuzun
    başında savaşıyordu.Düşmanı orada yendik. Karluklar başeğdi. Kardeşim 30
    yaşındaydı o savaşta. Amcamın yönetimindeki <<İzkul>> halkı, başkaldırdığında
    onlarla da savaştık. Kül-Tiğin'in Alpsalcı adındaki at'ı o savaşta vurulup
    öldü.<<Dokuz Oğuz>> lar Türk'tü. Kendi soyumdan, ulus'umdandılar. Ama, gök ve
    yer Tanrıları öyle istedi. Bir yılda 5 kez, Dokuz Oğuzlarla savaştık. En ilki
    <<Toğu-Balık>> kentinde oldu. Kardeşim Kül-Tiğin savaş öncesi düşmanın 7 erini
    birden kılıçladı. Onları da orada yendik. Ülkelerini aldık. Sonra <<Kuşlagakta>>
    Edizler'le savaşa girdik. Kardeşim Kül-Tiğin Dokuz düşman erini Ardarda
    mızrağına taktı. Her savaşta olduğu gibi, gene zafer bizim oldu. Bunca savaşlar
    ve zaferler sonrasında Türk ulusunun kaderi ters döndü. Gücü tükendi. Yılgın ve
    ürkek oluverdi. Çünkü hain ve hileci düşmanımız Çinliler boş durmuyor, bizi
    kendi içimizden ele geçirip tüketiyorlardı.<<Tonga-Tiğin>> in cenaze töreninde
    <<Tonglar>> dan bir birliği ve <<Alpagu>> lardan 10 eri yokettik. Sonra
    <<Ezgenti Kadaz>> da gene Oğuz'larla savaşa girdik.Kardeşim Kül-Tiğin'in ordusu
    Oğuz ordusunu bozguna uğratıp yoketti. O yıl, <<Amga>> Kalesinde kışladık.
    İlkbaharda düzenli bir orduyla Oğuz'lara karşı yürüdük. Ordumuzun başkumandanı
    kardeşim Kül-Tiğin'di. Hiç umulmadık bir anda, Oğuzların baskınına uğradık. Ama
    kardeşim ordumuzu bozgundan korudu.Ey Anam, büyük analarım, ablalarım,
    gelinlerim, kızlarım, eğer kardeşim Kül-Tiğin olmasaydı, siz, hepiniz düşmana
    adi ve şerefsiz birer cariye olacaktınız. Ölüleriniz yerde, yolda, yataklarda
    kalacaktı. Kül-Tiğin olmasaydı, hepiniz zelil, sefil olup yokolacaktınız!
    Kardeşim Kül-Tiğin uçup gitti. Ben, yas içinde kaldım. Görür gözüm, görmez oldu.
    Bilir bilgim, bilmez oldu. Ben, yasla tükendim.<<Gök Tanrı>> insan oğlunu ve tüm
    canlıları hep yok olmak için yaratmış, Ölüm vaktini yalnız o bilirmiş.Ben, yasla
    tükendim. Gözlerimden yaslar boşanarak, yüreğimden feryat ederek, yanıp
    yıkıldım. Yasla boğuldum.İki Şad'ımla beraber küçük kardeşlerimin, kardeş
    oğullarımın, beğlerimin ve tüm ulus'umun ağlamaktan gözleri kör olacak
    sandım.<<Yas'cılar>>, <<ağlayıcı'lar>> ve <<Kıtan>>, <<Tatabu>> halklarının
    hükümdarı <<Udar-Sengün>> geldi. <<Çin>> ülkesinden <<İsi'yi-Liken>> geldi. O'nu
    imparator yolladı. Gelirken bir tümen altun ve gümüş getirdi. <<Tibet>>
    ülkesinden <<Bölen>> geldi. Beride, günbatısından <<Sugd>>, <<Berçeker>> ve
    <<Buhara>> ülkesinden <<Nen-Senün>> ile oğlu <<Tarkan>> geldiler. <<Onok>> dan
    oğlum Türgiş Kağan'ı nişancı <<Makaraç>> ile <<Oğuz Bilge>> yi gönderdi.
    <<Kırgız>> Kağanlığından <<Tarduş İnançu-Çur>> geldi. <<Bark>> yapmak <<Bediz
    yaratmak>> Ve Anıt taşını yonmak için, Çin İmparatorundan <<Can Senün>>
    geldi.Kül-Tiğin <<Koyun yılının 17 sinde uçtu>>. Bark'ın nakışlı taşlarını, anıt
    taşını <<Maymun yılının 27 sinde>> yaptık. O'nu tüm ulusça takdis ettik. Bize
    unutulmaz anıları kaldı. Kül-Tiğin 47 yaşında göğe uçtu.<<Bunda yazıları bu
    taşın üstüne, Kül-Tiğin'in kız kardeşinin oğlu, ben, Yuluğ-Tiğin yazdım>><<yirmi
    gün bu taşta oturup, ben, Yuluğ-Tiğin, bu yazıları taşa yazdım. Onlar, bu ülkeyi
    Sadık Oğullarından ve Toygunlarından daha iyi yönetip, yücelttiler. Sonra uçup
    gittiler. Ama, Tanrı dirilticidir.>>
    <<YULUĞ-TİĞİN>>


     
Kul Tıgın Anıtı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Şampiyon Fenerbahçe'ye anıt sözü

    Şampiyon Fenerbahçe'ye anıt sözü

    01 Haziran 2007Şampiyon Fenerbahçe'ye anıt sözü A.A. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, 100. yılında ligde mutlu sona ulaşan Fenerbahçe'nin, Şampiyonlar Ligi veya UEFA Kupası'nda şampiyon olması durumunda, ilçede büyük bir anıt yapacağının sözünü verdi. Büyükçekmece'deki “Şampiyonlar Anıtı”na törenle bu sezon şampiyon olan Fenerbahçe'nin bayrağını asan Akgün, sarı-lacivertli...
  2. Anıt mezar

    Anıt mezar

    Ünlü bir yakınınızın hastalık veya ölüm haberini alacağınız anlamına gelir. Eğer kendinizi bir anıt mezarda gördüyseniz hastalanacağınızın işaretidir.
  3. şehit anıtları ve anıt mezarlar

    şehit anıtları ve anıt mezarlar

    şehit anıtları Başta Türkiye topraklarında olmak üzere bugünkü devlet yapısına göre 42 ülkede Türk Şehitlikleri bulunmaktadır Afyon Zafer Anıtı (Merkez) Zafertepe Anıtı Çiğiltepe Şehitliği Dumlupınar Şehitliği Mehmetçik Anıtı Yüzbaşı Ağah Efendi (Kurtkaya) Şehitliği Yıldırım Kemal Şehitliği Üç Tepeler Şehitliği (Büyük Aslıhanlar Şehitliği) Giresunlular Alay Şehitliği Anıtkaya Şehitliği Şuhut...
  4. jandarma şehitler anıtı

    jandarma şehitler anıtı

    jandarma şehitleri kıbrıs şehitleri isim listesi kurtuluş savaşı isim listesi 1998 jandarma şehitlerimiz Beytepe'de 10 bin şehit Şehitlerin anıtları Beytepe’de yaşıyor Jandarma Genel Komutanlığı, vatanın korunması uğrunda canlarını feda edip, şehit olan personelinin anılarını, Beytepe’deki Jandarma Eğitim Komutanlığı Korgeneral İsmail Selen Kışlası’nda yaşatıyor. Açılışı 18 Ağustos...
  5. Anıt ağaçlar'daki muhteşem hafıza

    Anıt ağaçlar'daki muhteşem hafıza

    Anıt ağaçların "iklim arşivi" yaptığı ortaya çıktı. Türkiye'de varlığını yüzyıllardır sürdüren anıt ağaçların enine büyümeleri sırasında oluşan halkaların, ait oldukları yılın meteorolojik olaylarını da yansıttığı, iklim değişmelerine ilişkin bilgi içerdiği ortaya çıktı. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Amenajmanı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Asan, yaş,...

Sayfayı Paylaş