gebe
  1. juju

    juju Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4.779
    Beğenilen Mesajlar:
    223
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    mutlulugun gizi

    Konu, 'Çöplük' kısmında juju tarafından paylaşıldı.

    Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.
    Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manz...arayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayda bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.
    Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi’ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.

    “Ama, sizden bir ricada bulanacağım”, diye eklemiş, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. “Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.”

    Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. “Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumda ki acem halılarını gördünüz mü?
    Bahçıvan Başı’nın yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü?
    Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?
    Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itraf etmek zorunda kalmış. çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.
    “Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı”, demiş ona bilge, “oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.”
    İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.
    “Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş bilge.
    Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

    “Peki”, demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, “sana verebileceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan…
     
mutlulugun gizi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mutlulugun Sirri

    Mutlulugun Sirri

    Toplanın, mutluluğun sırrını veriyorum! Bir kere şu ortaya çıktı: Para, mutluluk getirmiyor kardeşim! Modern dünya, sadece ’daha zenginlerin’, ’daha az zenginlerden’ biraz daha mesut olduğunu, bu saadetin de ’üstünlük’ hissinden kaynaklandığını ve uzun sürmediğini keşfetti! Psikologlar ’mutluluk’ konusuna takmış durumdalar. Temel ihtiyaçları karşılandığı sürece, daha fazla para ekstra bir...
  2. mutlulugun resmı

    mutlulugun resmı

    Mutluluğun Resmi Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? işin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? 1961 yazı ortalarındaki Küba'nın resmini yapabilir misin?...
  3. mutlulugun kokusu.....

    mutlulugun kokusu.....

    ne zaman boş bir sayfa acsam yazmak istediğim tek şey AŞK oluyor....bu hayatta kim aşık degil kii...Dünya üzerinde daha güzel bir duygu var mı kiii... sevdiğimizi kokladıgımızda tenine sinmiş o parfümü değilde onu her kokladıgımızda mutlulugun kokusunu alırız çünküü o mutluluk kokar ....o aşk kokar...sevgi kokar.... Dostum birden soruverdi; — Bir insanın mutlu olduğu nasıl anlaşılır?...

Sayfayı Paylaş