gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Neo-Liberalizm

    Konu, 'Ekonomi-Finans-Borsa' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Klasik liberalizme reform getiren ve devletin daha aktif bir müdahalesini savunan ekonomist ve filozofların temsil ettiği düşünce akımıdır. Klasik liberalizm açık piyasaların gereğini ve üretim araçları-nın desantralize kontrolünü kişi hürriyetleri bakımından savunan toplumsal bir felsefedir. Klasik liberalizmin babası John Locke’dur. Ancak öğretisinin bazı unsurlarını İ.Ö. 4. yüzyılda Romalı Stoacıların düşüncelerinde bulmak mümkündür. 1690 yılında yayınlamış olduğu "Second Treatise on Government" adlı kitabında Locke, kişi ile devlet arasındaki ilişkiler hakkında üç önemli kavram geliştirmiştir. Birincisi, sivil hükümetler kurulmadan önce kişiler, işbirliği içinde bulunan sosyal gruplaşmalar halindedir. İkincisi, kişiler, siyasi topluma girerken doğal bazı hakları beraberinde getirmektedir; bu haklardan ticari mübadelelerle vazgeçilemeyeceği gibi, devlet de bu hakları kaldıramaz. Üçüncüsü, hükümet, bu hakları himaye edemiyorsa veya buna istekli değilse, toplumun üyeleri bu hükümeti devirmekte ve daha etkili bir hükümet getirmekte haklı olurlar.

    18. ve 19. yüzyıllarda, ekonomistler, piyasalarda mevcut olan ve kendi kendini düzenleyen faktörler sayesinde kaynakların sürekli olarak en fazla değer verilen kullanımlara yöneldiğini ve ekonomik kalkınma sağladığını açıklamışlardır.

    Açık piyasaların, israfı kaldırmak ve tüketici isteklerindeki değişmeleri süratle cevaplandırmak hususundaki rolüne ağırlık veren klasik liberaller, piyasaya girişi önleyen ve rekabeti sınırlayan tertiplere karşı çıkmışlardır.

    Klasik liberaller, belediye hizmetlerinin kurulmasına, mesleklere girmek için lisans mecburiyetinin konmasına, dış ticarete sınırlamaların getirilmesine, göçlere kota konmasına ve devlet kuvvetinin rekabeti önlemesine karşı çıkmaktadır. Bunlara rağmen klasik liberaller, tam "laissez faire" nin savunucuları değildir. Devletin yapmasını istedikleri şeyler milli savunma, polis kuvvetleri, sağlık, sanayi güvenliği liman ve baraj gibi yatırım projelerinin yapımı, yaratıcılığı teşvik etmek için patent sistemi, sağlam ve emniyetli bir paranı sağlanmasıdır.

    Klasik liberalistler gibi neo-liberalistler de kişinin ekonomik ve manevi yükselmesini savunmaktadır. Klasik liberalistlerden farklı olarak neo-liberalistler, devletin piyasada fırsatlar yaratmak ve kişilerin, özellikle toplumun en fakir üyelerinin durumlarını düzeltmek için daha aktif bir rol oynamasını ileri sürmektedirler.

    Jeremy Bentham, John Stuart Mill, T.H. Green, Alfred Marshall, A.C. Pigou, J. A. Hobson, John Dewey, John Maynard Keynes, John Kenneth Galbraith ve John Rawls gibi neo-liberalistler, gelirden ve servetten artan oranlı vergi alınmasını, devletin eğitim, sağlık, park ve şehir plancılığını finanse etmesini, çeşitli sanayilere sübvansiyon vermesini (marjinal bir arz birimi üretmenin sosyal maliyetinin sosyal faydasına eşit veya ondan büyük olması şartıyla), miras yolu ile intikal eden servetin vergilendirilmesini ve kaynak işsizliğini azaltmak için toplam talebin yönetilmesini savunmaktadırlar.

    Neo-liberalistler, kişisel hürriyeti pozitif bir şekilde tanımlamakta ve sosyal reform için kanunların kullanılmasına karşı çıkmaktadırlar. Klasik liberalistlerden farklı olarak, neo-liberalistler kişilerin topluma doğal bazı haklarla girdiklerini kabul etmemektedir. Özel mülkiyeti, kişisel hürriyeti ve açık piyasaları en geniş kitleler için en büyük faydayı sağladıkları için savunmaktadır.

    Uygulamada müdahalenin boyutlarını ve sınırlarını tespit konusunda sezgiyle hareket etmesine karşın, neo-liberalizm Batı demokrasilerinde son yüzyılda çok büyük etki yapmıştır. Ancak neo-liberalizm, zamanla sosyalist programlara yakınlaşmış ve sanayiyi millileştirmeye doğru kaymıştır.

    Çok az kontrol ile süratli sonuçlar sağlayan programlar, zamanla daha fazla kontrole ihtiyaç yaratmış, sanayinin millileştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Hükümet kontrolünün tırmanma eğilimi klasik liberalistler tarafından tahmin edilmiştir. 1944 yılında "The Road to Serfdom" adlı eserinde Friedrich A. Hayek ve 1951 yılında "Socialism" adlı eserinde Ludwig von Mises, müdahalenin bu şekli alacağını önceden tahmin etmişlerdir.

    Müdahale sonucu kurulmuş olan bürokrasiler, ekonominin bir çok sahasında özel karar vermenin yerini almışlardır. Bunun sonucunda teşebbüs gayreti çok gerilemiş bulunmaktadır. Neo-liberalizm refah devletinin içinde bulunduğu karışıklık ortamında gerilememiş olsa bile, başlangıçtaki çekiciliğinden çok şey kaybetmiştir.

    Alıntı

     
Neo-Liberalizm konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Neo-Enstitüsyonalizm

    Neo-Enstitüsyonalizm

    Amerikan ekonomik düşünce tarihinde, Thorstein Veblen, John Commons ve Wesley Clair Mitchell’in kurmuş oldukları kurumcu (enstitüsyonalist) ekonomi okulunda, kurucuları izleyen ekonomistlerin oluşturdukları kuşaklardır. En tanınmış neo-kurumcular (neo-enstitüsyonalistler) Richard Ely, J.M. Clark, Rexford Guy Tugwell ve Gardiner Means’tir. Walton Hamilton, Robert Hoxie, Selig Perlman, A.B....
  2. Neo-Klasik Ekonomi

    Neo-Klasik Ekonomi

    İngiltere'de Alfred Marshall, Fransa'da Léon Walras ve Avusturya'da Carl Menger etrafında oluşan okulları içine alan bir genel düşünce çerçevesidir. Neo-klasik ekonominin en önemli özelliği piyasa olaylarıyla ilgili geniş kategorileri kişisel düşüncelere indirgemesi, ekonomi biliminin alternatifler arasında sübjektif seçim yapmanın, kişinin temel aksiyonuna bağlı bulunduğunu iddia etmesidir....
  3. Liberalizm

    Liberalizm

    Kökleri Rönesans ve Reforma dayanmakla birlikte ilk defa 19. yüzyılda siyasi teminolojiye girmiştir.1 18. yüzyılın ortalarına ve sonlarına doğru kavram siyaset sözlüğüne iyice yerleşerek.( laissez faire laissez passor ) ifadesinin yerini almış ve düşünce özgürlüğünü, ifade hürriyetini basın özgürlüğünü, üretim araçlarını özel mülkiyet konusu oluşunu ve serbest ticareti savunanların...
  4. Hayek ve Liberalizm

    Hayek ve Liberalizm

    GİRİŞ Bütün bilim adamlarını, filozofları, eleştirmenleri, mucitleri hasılı insanlar için bir şeyler yapma sevdasında olanları anlayabilmek için öncelikle onların hangi ortamda ve hangi şartlarda yaşadıklarına bakmak gerekmektedir. Böyle bir yol ve gidişat izlersek inceldiğiniz veya anlamaya çalıştığımız kişiyi tanımada kolaylık sağlamış oluruz. Friedrich August Von Hayek'i de bu çerçevede...
  5. xperia neo-neo v-arc-arc s

    xperia neo-neo v-arc-arc s

    arkadaşlarrr bu telefonlar hakkında bilgisi olan var mı?? varsa neo ile neo V arasındaki veya arc ve arc s arasındaki farkları yazarmı?? xperia kullanıcıları lütfenn yardımm!!

Sayfayı Paylaş