gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Selâhaddin Pınar

    Konu, 'Biyografi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Selâhaddin Pınar, 22 Ocak 1902 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası eski hukukçulardan Sadık Bey'dir. İlkokulu okuduğu yıllarda Sadık Bey, Çal'a tayin olduğundan Selâhaddin Pınar ilk öğrenimini burada tamamladı. Buradan sonra sırasıyla önce Saros adasına, sonra Edirne'ye tayin oldular. Ortaokulu burada okuduktan sonra 1918 yılında İstanbul'a geldiler. Babası oğlunun ciddi bir öğrenim görmesini istiyordu. Bu mümkün olamadı; çünkü o mûsıkîşinas olmağa karar vermişti. Bir süre İtalyan Ticaret Okulu'nda okudu ise de yarıda bıraktı. Musıkî çalışmalarına on iki yaşında iken, Udî Sami Bey'den Ud dersleri alarak başladı. 1920 yılında kurulan, daha sonra "Üsküdar Musıkî Cemiyeti" adını alacak olan "Darü'l-Feyz-i Mûsıkî"nin kurucuları arasında bulundu. Burada Telgrafçı Ata Bey, Udî Sami Bey, Tanburî Cemil Bey'in öğrencilerinden Kadıköylü Fuad Bey gibi kimselerle ciddi çalışmalar yapılırdı. Üsküdar Mûsıkî Cemiyeti olduktan sonra bu çalışmalara Necati Tokyay, Emin Ongan, Şükrü Tunar, Hâfız Burhan ve daha nice isim yapmış ve yapacak olan sanatkârlar katılmıştı. Bestenigâr Ziya Bey, Mızıkalı Celâl Bey, Udî Sami Bey, Hanende Hüsameddin Bey, Kâzım Uz ve Ali Rifat Çağatay hoca olarak görev yapıyordu. Selâhaddin Pınar bütün bu hocaların çeşitli yönlerinden yararlandı. 1919 yılında Tanbur çalmağa yöneldi. Udî Selâhaddin Bey'likten ayrılmış, tanburî Selâhaddin Pınar olmuştu. Aynı zamanda kendine özgü bir uslûp ve boğuk sesi ile okurdu. Bestekârlığa on sekiz yaşlarında başladı. İlk eseri sözleri adliyeci Senihî'nin olan Kürdilihicazkâr makamından ve aksak usülünde bestelediği "Mülkün ne yaman şule-i ikbâli karardı" güfteli şarkısıdır. En çok bu makamı sevdiğini her fırsatta dile getirdiğini yakınları bilirlerdi. Yıllar ilerledikçe mûsıkî repertuvarımıza birbirinden güzel şarkılar hediye etti. Çok temiz giyinen, zarif, efendi, güzel ve esprili konuşan Selâhaddin Pınar gerek mûsıkî çevreleri nde, gerekse dostları arasında sevilen, sayılan bir kimseydi. Ölümünden iki yıl önce Bursa'da ciddi olarak hastalanmış, bir kalp krizi geçirmişti. Pınar, 6 Şubat 1960'da Todori'nin lokantasında, yanında söz yazarı Selim Aru olduğu halde, yemek yemek üzereyken yine bir kalp krizi sonucu öldü. alıntı

     
Selâhaddin Pınar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kütahya'nın Pınarları

    Kütahya'nın Pınarları

    Bundan 100-120 yıl önce Kütahya'da bir ailenin genç yakışıklı, sözü dinlenir, temiz kalpli bir oğulları varmış. Orta halli bir ailenin de güzel, boylu poslu uzun saçlı bir kızları varmış. Kız biraz hoppa olduğu, ele, avuca sığmadığı için arkadaşları ona "deli düve" ismini vermişlerdi (düve: buzağı doğurma zamanı gelmiş yeni ineklere bazı yerlerde düve denirmiş). İşte genç yakışıklı...
  2. Pınar

    Pınar

    Şeref ve itibara, uzun ömre; Çeşme ve kaynak görmek nimete, hayır ve berekete, mansadın hasıl olmasına; Berrak ve tatlı sulu, akar vaziyette bir pınar görmek kerem ve iyilik sahibi, kadri yüce kimseye, Bulanık ve acı sulu pınar, aşağılık, zelil kimseye, Pınarın suyunun taşması, orada meydana gelecek musibete, Pınar suyu ile yıkanmak yahut onu vücuduna sürmek gam ve kederden kurtulmaya, Suyu...
  3. pınar

    pınar

    handan merhaba sana ulaşamıyorum ben parasal durumumu sordum canım bana biraz bilgi verirmisin lütfen bide genel bişeyler söylersen sevinirim öptüm seni :dosya:
  4. Bende Pınar

    Bende Pınar

    Bende Pınar İstanbuldan 25 yaşındayım...:dancing:
  5. Pınar Altuğ Korumasız Gezmiyor!

    Pınar Altuğ Korumasız Gezmiyor!

    pınar altuğ haberleri, pınar altuğ hakkında, pınar altuğ koruması Sevgili melekler, geçtiğimiz hafta eşi Yağmur Atacan'ın silahlı saldırıya uğramasının ardından Pınar Altuğ da artık eşi gibi korumasız gezmemeye başladı. Geçtiğimiz hafta silahlı saldırıya uğrayan Yağmur Atacan’ın zor günler geçiren eşi Pınar Altuğ, “Can güvenliğiniz için koruma tahsisinde bulundunuz mu?” sorularına yanıt...

Sayfayı Paylaş